Anahtar kelimeler: Satımdan Bam Alındıktan Esaskarar Görüşleri Başkan Yazim Konya Katip Üye

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ..... (...)ÜYE
: ..... (...)ÜYE
: ..... (...)KATİP
: ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ... Esas - ... KararDAVACI
: ........VEKİLİ
: Av.....İSTİNAF EDENDAVALILAR
: 1- ........2- ........VEKİLİ
: Av.....DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ
: █████/2026YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında █████/2025 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Konya'da asansör parçaları üretim ve ticareti ile uğraştığını, davalıların ise adi ortaklık çatısı altında inşaat yaptıklarını, müvekkili ile davalı iş ortaklığının bir takım asansör parçaları satımı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin davalı iş ortaklığına toplam 496.588,84 TL fatura keserek malların satımını gerçekleştirdiğini, adi ortaklığın müvekkilinin kestiği faturaya yasal 8 günlük süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu nedenle davalı iş ortaklığının mal alımını ve borcu kabul ettiğini, ayrıca malların gönderimini belgeleyen sevk irsaliyelerin de elektronik ortamda iş ortaklığı tarafından kabul edildiğini, davalıların ödemeye yanaşmadıklarını, paranın değer kaybetmesi için çeşitli bahaneler sunarak ödemeyi geciktirdiklerini, müvekkilinin Aksaray İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı iş ortaklığı hakkında icra takibi başlattığını, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyan ederek davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalıların müştereken ve müteselsilen takip borcunu ödemelerine, dava tarihinden itibaren alacağa ticari faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin tazminat hakları saklı kalmak üzere davalıların icra takibine kötüniyetli olarak itiraz ettiğinden ve alacağın likit olması sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya bakmakla yetkili mahkemenin Aksaray Mahkemeleri olduğunu, davacının belirttiği Darıca'daki inşaatta dava konusu fatura içeriğinde ileri sürülen malzemeler kullanılmadığından ve davacıdan herhangi bir malzeme alınmadığından müvekkillerinin oluşturduğu iş ortaklığınca ticari teamül uyarınca iade faturası düzenlenerek davacıya gönderildiğini, davacının gönderdiği faturalara karşılık ticari teamül olduğu üzere müvekkillerinin oluşturduğu ortaklık tarafından █████/2022 tarih 496.588,84 TL bedelli iade faturası düzenlendiğini, bu iade faturasını alan davacının ticari defterlerine de işlediğini, müvekkillerin oluşturduğu ortaklığa faturalarda belirtilen malların teslim edilmediğini ve herhangi bir iş de yapılmadığını, dava konusu faturanın davacı ile herhangi bir şekilde irtibat kurulmasını gerektirecek hiçbir bilgi içermeyen, ........ isimli kişi tarafından müvekkili adi ortaklığı muhatap alarak düzenlenen bir fatura olduğunun görüleceğini, davacının adı geçen kişi tarafından düzenlenen faturanın kendilerine düzenlendiğini belirtse de fatura incelendiğinde muhatabının müvekkillerinin oluşturduğu adi ortaklık olduğunun görüleceğini, bu faturada da nakliye olduğu ileri sürülen malların davacı tarafından gönderildiğini ortaya koyabilecek hiçbir ibare bulunmadığını, davacının faturalar içeriğinde belirtilen malları teslim ettiğini ve ayrıca ispatlaması gerektiğini, davacı ile müvekkiller ya da adi ortaklık arasında yapılan herhangi bir sözleşme bulunmadığını, tek taraflı düzenlenen faturada belirtilen malzemelerin de müvekkillerine teslim edilmediğini, herhangi bir sözleşme olmaksızın tek taraflı olarak düzenlenen faturaya dayanılarak alacağın var olduğundan bahsedilemeyeceğini, davacının var olduğunu ileri sürdüğü sözleşmeyi yazılı olarak ispat etmesi gerektiğini, ayrıca alacağın likit olmadığını, tek taraflı düzenlenen ve müvekkilleri tarafından da içeriğinin kabul edilmediği bir belgeye dayanarak likit bir alacağın varlığından bahsedilemeyeceğini, müvekkillerinden alacak talebinde bulunan davacının kötüniyetli olduğunu beyan ederek davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN █████/2024 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava ve cevap dilekçeleri ile taraflar arasındaki ticari ilişki ve malzeme alım satım sözleşmesi yapıldığı kabul edilmiştir. HMK 10 ve TBK 89/1. maddeleri gereğince para borçlarının tahsili amacı ile açılacak davalarda alacaklının yerleşim yeri mahkemeleri de yetkili olduğundan davalı vekilinin yetki ilk itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.Taraflar arasındaki ticari alım satın nedeni ile davacı tarafından davalı adına düzenlenen 496.588,84 TL bedelli iki adet faturanın taraf defterlerinde, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 496.588,84 TL bedelli iadesi faturanın da davalı defterlerinde kayıtlı olduğu alınan bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. HMK'nın 222/4. maddesi gereğince taraf defterlerindeki kayıtlar sahibi aleyhine delil teşkil edecektir. Bu nedenle taraflar arasındaki temel uyuşmazlık davalı tarafın davacıya kestiği iade fatura içeriğinin davacıya teslimi noktasında toplanmaktadır.Bu çerçevede mahkememizce toplanan deliller ve özellikle mahkememizce temin edilen bilirkişi raporları nazara alınarak taraflar arasında ticari ilişkinin varlığının kabulü gerekmiştir. Taraf ticari defterlerinin incelendiği sözü geçen bilirkişi raporlarına göre; davacı tarafından düzenlenen davalı kayıtlarında da yer alan iki adet faturadan kaynaklı olan alacak miktarının 496.588,84 TL olduğu, davalı tarafından kesilen iade faturasının takip tarihinden sonra kesilmesi ve davacı ticari defterlerinde yer almaması nedeniyle davalı lehine delil teşkil edemeyeceğinden dikkate alınmadığı, davacı tarafça kesilen faturalardaki malların davacı şirket ile ........ arasında yapılan nakliye sözleşmesi gereğince davalılara teslim edildiği ve davalılar adına kesilen nakliye bedeli faturası bedelinin davalı tarafından ödenmesi ve bu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olması karşısında davacının teslimine ilişkin yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü gerekmiş, ancak davalı taraf iade faturasındaki malları davacı tarafa tekrar iade ettiğine dair kesin mehil içinde herhangi bir belge sunamamıştır. Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamına göre davacının davalıdan 496.588,84 TL alacaklı olduğu tarafların usulüne uygun tutulan defter ve kayıtlarından anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulüne, takipten önce davalı taraf usulüne uygun temerrüte düşürülmediği için faiz talebinin ise reddine ve neticeten davalı borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın 496.588,84 TL üzerinden kısmen iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %15,75 oranında faizi ile birlikte devamına, kabul edilen 496.588,84 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının da davalıdan tahsiline, davalı tarafın ise şartları bulunmayan kötü niyet tazminat talebinin ise reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı borçluların Aksaray İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 496.588,84 TL asıl alacak üzerinden iptaline ve takibin 496.588,84 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık 15,75 oranında faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen 496.588,84 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 99.317,76 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı tarafın şartları bulunmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.DAİREMİZİN █████/2024 TARİHLİ, ... ESAS, ... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI: İlk derece mahkemesinin █████/2024 tarihli kararına karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin █████/2024 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; "..Dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalılar aleyhine Aksaray İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile █████/2022 tarihli 10.620,00 TL bedelli ve █████/2022 tarihli 485.968,84 TL bedelli iki adet faturaya dayalı olarak 496.588,84 TL asıl alacak, 16.499,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 513.088,51 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez. Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmamakla birlikte faturanın kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması ve faturayla ilgili olarak Vergi Dairesi'ne BA-BS bildirimi verilmesi faturaya konu malın teslim edildiğine veya hizmetin gerçekleştirildiğine karine teşkil etmektedir.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Somut olayda mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporlarına göre takibe konu 2 adet faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın kestiği █████/2022 tarihli 496.588,84 TL bedelli iade faturasının davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının ticari defterlerine göre davacının davalılardan takibe konu faturalardan dolayı 496.588,84 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.Davalılar her ne kadar takibe konu faturalardaki malların teslim edilmediğini, sehven faturaların işlendiğini bu sebeple iade faturası düzenlendiğini savunmuşlar ise de yukarıda belirtildiği üzere faturanın ticari deftere kaydedilmiş olması faturaya konu malın teslim edildiğine karine teşkil etmektedir. Davalı taraf takibe konu faturaları ticari defterlerine kaydettiği için karine olarak faturalara konu malların davalı tarafa teslim edildiği ispatlanmış durumdadır. Davalı tarafça kesilen iade faturası da davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı için davalı tarafın faturalara konu malları teslim almadığını miktar itibariyle yazılı delillerle ispat etmesi gerekir. Davalı taraf bu konuda yazılı bir delil ibraz etmemiş, ancak yemin deliline de dayanmıştır. İlk derece mahkemesince davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan karar verildiği görülmüştür. Bu sebeple davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde olmamıştır.Davalı taraf ayrıca mahkemenin yetkili olmadığını yetkili mahkemenin Aksaray Mahkemeleri olduğunu savunarak bu konuyu da istinaf sebebi olarak belirtmiş ise de; itirazın iptali davasının icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde açılması gerektiğine dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. HMK'da düzenlenen yetki kuralları gereğince yetkili mahkeme belirlenecektir. Taraflar arasında akdi ilişki bulunması şartıyla 6100 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yerde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi gereğince tespit edilir. 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğundan ve davacı para alacağı talebinde bulunduğundan anılan kanun hükmü uyarınca davacı kendi yerleşim yerinde de dava açabilecektir. Bu sebeple davalıların mahkemenin yetkisine yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.Davalı taraf, icra inkar tazminatına da hükmedilmemesi gerektiğini savunarak bu konuyu da istinaf sebebi olarak belirtmiş ise de; takibe konu fatura alacağı likit olup, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için gerekli şartlar somut olayda mevcuttur. Bu sebeple davalıların icra inkar tazminatına yönelik istinaf sebebi de yerinde değildir.Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde olmadığından davalıların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine..." şeklinde karar verilmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU █████/2025 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Kaldırma kararına istinaden yapılması gereken, faturalara konu malların teslim edilmediği ve davacının bu faturalara dayalı olarak alacağının bulunmadığı savunmasının ispatına ilişkin olarak davalı tarafa yemin delilinin hatırlatılmasından ibarettir. Bu konuda davalı tarafa yemin delili hatırlatılmış, yemin teklifinde bulunulması üzerine davacı şirket temsilcisi yemin isticvap davetiyesi ile duruşmaya davet edilmiş, davacı şirket temsilcisi tarafından da faturalara konu malların teslim edildiğine ve bu faturalar nedeniyle davacı şirketin alacaklı olduğuna dair yemin edilmiştir.Davalı tarafın davaya konu faturaları defterlerine işlemesi karşısında kaldırma kararında da bahsedildiği üzere karine olarak faturalara konu malların teslim edildiğinin kabulü gerekir. Bu karinenin aksi ise davalı tarafça ispatlanmalıdır. Her ne kadar iade faturası tanzim edilmiş ise de bu iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle iadenin başkaca delillerle ispatı gerekir. Ancak, davalı tarafça bu yönde yazılı bir delil ibraz edilmediği gibi, davalı tarafın yemin teklifini kabul eden davacı şirket temsilcisi faturalara konu malların teslim edildiğine ve davacının alacaklı olduğuna dair yemin etmiştir. Bu kapsamda davalı tarafın iade savunmasını yemin delili ile de ispatlayamadığı sonucuna varılmış ve davacının takip tarihi itibariyle takibe konu faturalara dayalı olarak 496.588,84 TL tutarında alacaklı olduğu kabul edilmiştir.Davacı aynı takip ile işlemiş faiz alacağının da tahsilini istemiş ise de, davalı tarafın takipten önce usulüne uygun olarak temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından ve önceki hüküm davacı tarafça istinaf edilmemesi nedeniyle davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek davacının takip tarihi itibariyle işlemiş faiz alacağının bulunmadığı kabul edilmiştir.Anılan nedenlerle, davalı tarafın takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 496.588,84 TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.Tarafların feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın kısmen de olsa haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş, (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin ████████ E █████████ K sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davalıların adi ortaklık ilişkisine istinaden davacıya karşı icra inkar tazminatı ve yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu oldukları düşünülmüş ise de önceki kararın davacı tarafça istinaf edilmemesi nedeniyle artık bu hususun davalılar lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği kabul edilerek bu yönde hüküm tesis edilmemiştir.) davalı tarafça takibin kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, Aksaray İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibine davalılar tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 496.588,84 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 15,75 oranında temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 496.588,84 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 99.317,76 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalıların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu faturaların düzenlenmesinin nedeni olduğu belirtilen Darıca Sağlık Kompleksi asansör yapım işi sözleşmesinin █████/2021 tarihli olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sözleşmeye istinaden gönderilmesi gereken malzemelerin davacı tarafça gönderildiğinin kabul edilmesi halinde dahi sözleşme tarihinden ve dolayısıyla malzemelerin gönderileceği tarihten 14 ay sonrasında faturalar düzenlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, faturanın, teslim edileceği ileri sürülen malın tesliminden 14 ay sonrasında tarihlenerek düzenlendiğini, VUK'un açık hükmü karşısında hiç düzenlenmemiş sayılıp yok hükmünde olması gerektiğini, sözleşme gereği ilk ödemenin █████/2021 tarihli çek ile yapıldığını, dava konusu faturanın VUK'un açık hükmü gereği düzenlenmesi gereken 7 günlük süreden çok daha sonra düzenlendiğini ve bu nedenle düzenlenmemiş sayılacağını, kabul manasına gelmemek kaydıyla bir an için yasal süresinden çok sonra düzenlenen faturanın kanun hükmüne rağmen geçerli olduğu düşünülse dahi davacının 02.06.2021 tarihli sözleşmeye göre teslim ettiğini ileri sürdüğü malzemelerin bedelini 19.08.2022 tarihindeki fiyatlara göre istemesi ve mahkemece tüm bu hususlar görmezden gelinerek davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, mahkemece icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesinin de doğru olmadığını, tek taraflı düzenlenen ve müvekkillerince de içeriğinin kabul edilmediği açık olan bir belgeye dayanarak likit bir alacağın varlığından bahsedilemeyeceğini, ortada bir alacağın olup olmadığı dahi belli değil iken yapılan takipteki alacağın likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, mahkemece davacının müvekkillerini temerrüte düşürmediği, herhangi bir ihtarname göndererek alacağının varlığından bahsetmediği belirtilerek faiz talebinin reddine karar verildiğini, bu durumun icra inkar tazminatı açısından düşünülmemesi ve talebin kabulüne karar verilmesinin çelişki doğurduğunu, faiz alacağı açısından mahkemece kabullenilen temerrüde düşürme olgusunun icra inkar tazminatı açısından da uygulanması gerektiğini, ayrıca bilirkişi incelemesinin her iki tarafın defterleri üzerinde aynı anda ve karşılaştırmalı olarak yapılması gerektiğini, müvekkili ortaklık ile davacı arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, ancak bu ilişkinin dava konusu faturalardan kaynaklanmadığını, yapılan başka işlerden kaynaklandığını, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, ayrıca bilirkişilerin sadece evrak üzerinde inceleme yaptığını, müvekkili tarafından iade faturası düzenlenen dava konusu faturalarda belirtilen malzemelerin müvekkiline teslim edilip edilmediği incelenmeden fatura içeriğine göre düzenlendiğini, davacı her ne kadar faturalar içeriğinde belirtilen şeyleri satarak teslim ettiğini ileri sürmekte ise de müvekkillerinin oluşturduğu ortaklığa faturalarda belirtilen şeylerin teslim edilmediğini, herhangi bir iş yapılmadığını, ayrıca ileri sürülen işin bir kamu işi olması ve müvekkilince tamamlanarak idareye teslim edilmesi de göz önüne alınarak yerinde yapılacak bir keşif neticesinde fatura içeriğinde belirtilen malzemelerin teslim edilip edilmediğinin de görülebileceğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya bakmakla yetkili mahkemenin Aksaray Mahkemeleri olduğunu, davacının belirttiği Darıca'daki inşaatta dava konusu fatura içeriğinde ileri sürülen malzemeler kullanılmadığından ve davacıdan herhangi bir malzeme alınmadığından müvekkillerinin oluşturduğu iş ortaklığınca ticari teamül uyarınca iade faturası düzenlenerek davacıya gönderildiğini, davacının gönderdiği faturalara karşılık ticari teamül olduğu üzere müvekkillerinin oluşturduğu ortaklık tarafından █████/2022 tarih 496.588,84 TL bedelli iade faturası düzenlendiğini, bu iade faturasını alan davacının ticari defterlerine de işlediğini, müvekkillerin oluşturduğu ortaklığa faturalarda belirtilen malların teslim edilmediğini ve herhangi bir iş de yapılmadığını, dava konusu faturanın davacı ile herhangi bir şekilde irtibat kurulmasını gerektirecek hiçbir bilgi içermeyen, ........ isimli kişi tarafından müvekkili adi ortaklığı muhatap alarak düzenlenen bir fatura olduğunun görüleceğini, davacının adı geçen kişi tarafından düzenlenen faturanın kendilerine düzenlendiğini belirtse de fatura incelendiğinde muhatabının müvekkillerinin oluşturduğu adi ortaklık olduğunun görüleceğini, bu faturada da nakliye olduğu ileri sürülen malların davacı tarafından gönderildiğini ortaya koyabilecek hiçbir ibare bulunmadığını, davacının faturalar içeriğinde belirtilen malları teslim ettiğini ayrıca ispatlaması gerektiğini, davacı ile müvekkilleri ya da adi ortaklık arasında yapılan herhangi bir sözleşme bulunmadığını, tek taraflı düzenlenen faturada belirtilen malzemelerin de müvekkillerine teslim edilmediğini, herhangi bir sözleşme olmaksızın tek taraflı olarak düzenlenen faturaya dayanılarak alacağın var olduğundan bahsedilemeyeceğini, davacının var olduğunu ileri sürdüğü sözleşmeyi yazılı olarak ispat etmesi gerektiğini, taraflar arasında yapılmış herhangi bir sözleşme bulunmadığını, herhangi bir sözleşme olmaksızın tek taraflı olarak düzenlenen faturaya dayanılarak alacağın var olduğundan bahsedilemeyeceğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya dairemizde istinaf aşmasında iken Ankara İflas Dairesi ... İflas tarafından dairemize gönderilen █████/2025 tarihli ve "Dağıtım Yerlerine" başlıklı yazı ile davalılardan ........'nin Ankara .. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarih ... Esas sayılı kararı ile iflasına karar verildiği bildirilmiştir.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 194. maddesi “Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir" hükmünü amirdir. Bu durumda davalılardan ........ yönünden İİK'nın 194. maddesi uyarınca yargılamanın ikinci alacaklılar toplantısı yapıldıktan on gün sonrasına kadar durması, daha sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davalıların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalıların istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf başvurusunda bulunan davalılar tarafından yatırılan toplam 16.962,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davalılara iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,5-İstinaf başvurusunda bulunan davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-Konya .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırılan teminatın yatırana iadesine,7-Aksaray İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırılan teminatın yatırana iadesine,8-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır.....