Anahtar kelimeler: Çeşmenin Yapıdaki Duvardaki Taşkınlığının Lüleburgaz Dallarının Asma Yapılaşma Ağaç Parsele
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., 2022/8 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 7 48... parsel sayılı taşınmaz davacı adına tapuda kayıtlı olduğunu, komşu 195 parsel sayılı taşınmazın ise davalılara ait olduğunu, her iki taşınmaz üzerinde konut amaçlı yapılaşma olduğunu, davalılara ait yapı içindeki asma ve ağaç dallarının davacı parsele taşkınlığının önlenmesi, davalılara ait yapıdaki su giderlerinin ve ortak duvardaki çeşmenin davacı parsele zarar vermeyecek hâle getirilmesi, davalıya ait yapının davacıya ait yapıya bakan pencerelerinin aile mahremiyetine uygun hâle getirilmesi, yapılaşmanın çekme mesafesine uygun hâle getirilmesi ve taşkınlıkların önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ D. İş. sayılı dosyası kapsamında alınan raporu kabul etmediğini, ayrıca keşif yapılmasını talep ettiğini, taşınmazları ayırmak için duvar çekildiğini, taşınmazına ait yapının iskan ruhsatının ve imar mevzuatının bulunduğunu, inşaatın bunlara uygun olarak yapıldığını, davacının iddialarının varsayımlara dayandığını, haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın, davalılara ait yapı içindeki asma ve ağaç dallarının davacı parsele taşkınlığının önlenmesi, davalılara ait yapıdaki su giderlerinin ve ortak duvardaki çeşmenin davacı parsele zarar vermeyecek hâle getirilmesi ve davalıya ait yapının davacıya ait yapıya bakan pencerelerinin aile mahremiyetine uygun hâle getirilmesi istemleri yönünden esastan reddine, davanın yapılaşmanın çekme mesafesine uygun hâle getirilmesi istemi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında alınan ilk kök ve ek raporlarda duvarın çekme mesafesinde olmadığı, imar mevzuatına aykırı olduğu, sol yan cephedeki pencerelerin onaylı projeye uygun olmadığı, imar planına aykırı olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, yargılama aşamalarında belediyeden yeniden proje ile bilgi istenildiğini ve yeniden aynı bilirkişiden ek rapor alındığını, en son düzenlenen ek raporda, yer almayan ve raporların tümünü yadsıyan çelişkili beyanlara yer verildiğini, projenin güncellenmesinden söz edildiğini, ne İmar Kanununda ne de bağlantılı tüzük ve yönetmeliklerde “projenin güncellenmesi” diye bir terminolojiye rastlanmadığını, zemin üstü katlara ilişkin herhangi bir bilgi ve belge olmadığını, ruhsat olmadığını, ...’in bu hususu 28.09.2021 tarihli ve 7 No.lu celsede doğruladığını, davalının sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğunu, istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri de tekrar ettiğini belirterek kararın bozulması talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, komşuluk hukukundan kaynaklı müdahalenin men'i, muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!