Anahtar kelimeler: Havuz Üstlenildiğini İskenderun İmalatları Sistem Nakliye Edimlerinin Üstlendiği Akdedildiğini Kdv

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:I. DAVADavacı vekili, taraflar arasında davalının yükleniciliğini üstlendiği İskenderun ... Projesi kapsamında 71.593,00 Euro + KDV bedelli Havuz Elektromekanik Sistem İmalatları Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında havuz işlerine ilişkin malzeme temini, nakliye, işçilik ve uygulama edimlerinin müvekkili tarafından üstlenildiğini, davalı şirketin sözleşme kapsamındaki bir iş kaleminden vazgeçmesi üzerine düzenlenen zeyilname ile sözleşme bedelinin 24.165,00 Euro indirildiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini eksiksiz şekilde yerine getirerek havuz imalatlarını tamamladığını ve teslim tutanaklarıyla işin kusursuz olarak davalıya teslim edildiğini, buna rağmen ikinci hak ediş raporunun taraflarca imzalanmasına karşın davalı tarafından ödeme yapılmadığını, bu nedenle İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, davacının müvekkili firma nezdinde muaccel hale gelmiş ve ödenmemiş hiçbir alacağının bulunmadığını, davacının tüm talepleri gibi icra inkar tazminatı isteminin de reddinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece iddia, savunma, taraf beyanları, icra dosyası, sözleşme ve zeyilname, hakediş raporları, taraf ticari defter ve kayıtları ile bilirkişi kök ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın alacağa dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu, taraflar arasında █████/2016 tarihli yüklenici sözleşmesi ve █████/2016 tarihli zeyilname ile iş bedelinin belirlendiği, düzenlenen hakediş raporlarının davalı işveren yetkililerince imzalanarak kabul edildiği, bu kapsamda düzenlenen █████/2017 tarihli 14.737,57 Euro bedelli faturanın tarafların ticari defterlerinde karşılıklı olarak kayıtlı bulunduğu ve kayıtların birbirini doğruladığı, davacının takip tarihi itibarıyla asıl alacak yönünden bu miktar kadar alacaklı olduğu, faiz yönünden ise bilirkişi ek raporunda TTK 1530. maddesi uyarınca hesaplama yapıldığı, davalının borca yönelik itirazının haksız olduğu ancak alacak miktarının yargılama ile belirlenmiş olması nedeniyle likit nitelikte bulunmadığı, bu nedenle icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinafında, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı şirketin işin bir kısmından vazgeçmesi üzerine bedelin zeyilname ile düşürüldüğü, müvekkil şirketin sözleşmeden doğan edimlerini eksiksiz şekilde yerine getirerek havuz imalatını tamamladığı ve teslim tutanaklarıyla eseri ayıpsız olarak davalıya teslim ettiği, buna rağmen düzenlenen ikinci hakediş raporunun davalı yetkililerince imzalanmasına ve 14.02.2018 tarihli fatura ile alacağın talep edilmesine karşın ödeme yapılmadığı, aksine davalının elektronik posta yazışmalarıyla borcu açıkça ikrar ettiği halde icra takibine haksız şekilde itiraz ettiği, yerel mahkemece itirazın iptaline karar verilmiş ise de icra inkâr tazminatı talebinin “alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği” gerekçesiyle reddedilmesinin hatalı olduğu, oysa dava konusu alacağın tarafların ticari defterlerine işlendiği, hakediş raporlarının imzalandığı, faturaya itiraz edilmediği ve davalı şirket yetkililerinin yazışmalarında borcun kabul edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde alacağın likit olduğu ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi için gerekli tüm şartların somut olayda mevcut bulunduğu ileri sürülerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme kapsamındaki tüm imalatları eksiksiz şekilde tamamlayarak teslim ettiğini, düzenlenen hakedişlerin taraflarca imzalanmasına rağmen bakiye iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiş; davalı ise davacının muaccel hale gelmiş herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraflarca imzalanan hakedişlerin davalı tarafından kabul edilmiş olduğu, faturanın her iki tarafın ticari kayıtlarında da yer aldığı ve kayıtların birbirini doğruladığından davanın kabulüne, ancak alacağın likit nitelik taşımadığı gerekçesiyle icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verildiği, alınan bilirkişi raporunda takip dayanağı faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun, taraf kayıtlarının birbirini doğruladığının ve davacının davalıdan alacaklı bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Dava, itirazın iptali davası olup, davacı alacaklı tarafından icra takibinde takip dayanağı olarak fatura gösterildiği, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine açılan işbu davada ayrıca icra inkâr tazminatı talebinde de bulunulduğu görülmektedir. Takip dayanağı faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olması, taraf ticari kayıtlarının birbirini doğrulaması karşısında alacağın miktarının belirli ve hesaplanabilir nitelikte olduğu, bu nedenle alacağın likit olduğu anlaşılmakla, mahkemece şartları oluştuğu halde davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, ilk derece mahkemesi kararının icra inkar tazminatı yönünden kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kablüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı tarafından İstanbul 18. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 14.737,57 EURO asıl alacak ve 549,61 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.287,18 EURO üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,a)Davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN1-Alınması gereken 7.343,28 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.111,39 TL harçtan mahsubu ile geriye kalan 6.231,89 TL nispi harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,2-Davacı tarafından yatırılan 1.111,39 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından yapılan 215,50 TL tebligat ve posta gideri, 800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.015,50 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 957,47 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 6.467,60 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 44,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 206,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.