Anahtar kelimeler: Geçmişini Detaylı Tablolara İsim İhlalinin Bilançosunu Açtıklarını Pek Finansal İstemli

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: davacı vekili özetle; şirketin ortaklık geçmişini detaylı olarak dilekçesinde beyan ettiklerini, davacıların davalı şirkette pay sahibi olmaları nedeniyle kendilerine sunulan 2022 yılı faaliyet raporu ve mali bilançosunu incelemeleri neticesinde pek çok şüpheli işlem fark ettiklerini, bu şüpheli işlemler nedeniyle Kastamonu .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile iptal davası açtıklarını, ancak davacıların haklarının ihlalinin devam ettiğini, finansal tablolara ilişkin şüpheli hususların anlaşılabilmesi adına davaya konu █████/2025 tarihli genel kurul öncesi düzenlenen █████/2025 tarihli genel kurulun TTK 420. Maddesi uyarınca ertelenmesinin talep edildiğini, ve ertelendiğini, şirkete yönetilmiş sorularına yeterli cevap verilmediğini, talep ettikleri belgelerin kendileri ile paylaşılmadığını, █████/2025 tarihli genel kurulu TTK 420/II uyarınca yine erteleme talep ettiklerini ancak bu talebin reddedildiğini beyanla 17davalı şirkete denetim kayyımı atanmasına, /███████ tarihli 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan ... numaralı kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, ayrıca her halde █████/2025 tarihli 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan ... numaralı kararların iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:
Davalı 2023 yılı faaliyetlerine ilişkin olağan genel kurul toplantısının █████/2026 tarihinde yapılacağının TTK 414 uyarınca ilan edildiğini, sürelere uyularak 2023 yılına ilişkin faaliyet raporu, bilanço, gelir tablosu, bağımsız denetim raporu, davacıların temsilcilerine teslim edildiğini, ardından toplantının gerçekleştirildiğini, TTK 420 uyarınca toplantının ertelenmesinin talep edildiğini, davacıların hisse oranlarının yüzde 10 üzerinde olduğundan, şirkette azınlık pay sahibi olduklarını, erteleme talebi üzerine, finansal tabloların müzakeresi, yönetim kurulu üyelerinin ibrası, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi, kar dağıtımı, yönetim kurulu üyelerine yapılacak huzur hakkı ödemeleri ve denetçi seçimine ilişkin maddelerin görüşülmesinin ertelendiğini, ertelenen genel kurul toplantısının ardından davacıların ihtarname ile sorularını davalı şirkete bildirdiğini, iletilen sorulara yine davalı şirket tarafından ihtarname keşide edilerek usulüne uygun cevap verildiğini, davacıların kötü niyetli olarak yeniden ihtarname gönderdiklerini ve davalı tarafından bir kez daha dürüst resim ilkesi çerçevesinde detaylı şekilde cevaplandırıldığını, bu süreçte yeni toplantının █████/2025 tarihinde yapıldığını, davacıların ikinci erteleme talebinin oy çokluğu ile reddine karar verildiğini, iş bu genel kurulda alınan ... no'lu kararlara karşı davacılar adına muhalefet şerhi konularak olumsuz oy kullanıldığını ancak oy çokluğu ile kabulüne karar verildiğini, davacıların davalı şirketi zarara uğratma amacı taşıdığını TTK 448 uyarınca teminat kararı verilmesini talep ettiklerini, toplantı tutanağına derç edilen muhalefet şerhlerinin peşin muhalefet niteliğinde olduğunu, davanın bu nedenle usulden reddi gerektiğini, █████/2025 tarihli genel kurulun .... nolu genel kurul kararının yoklukla malul olduğu iddiasının kadük olduğunu, iptali gerektirir bir sebep de yoktur, finansal tablolarda herhangi bir hile bulunmadığını, .... nolu genel kurul kararlarının iptali talebinin maddi ve hukuki hiçbir dayanağı olmadığını, kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık bulunmadığını, yasal yedekler hesabı bakiyesi ile ilgili iddiaların karşılığı bulunmadığını, yasal yedek rakamları TTK 519 ve esas sözleşme hükümlerine uygun şekilde ayrıldığını, kar payı dağıtılmaması yönündeki karar yönünden de şirketin mevcut durumu nazara alındığında iptali gerektirir bir sebep bulunmadığını, huzur hakkı ödemelerinin fahiş olmadığını, tüm yönetim kurulu üyeleri yönünden değil sadece icracı yönetim kurulu üyelerine bu huzur hakkı ödemesine karar verildiğini, ... alacağının davacılarda imzalanan kredi sözleşmesinden kaynaklandığını ve ... .... herhangi bir ödemenin yapılmadığını, ... alacağına transfer fiyatlandırmasını hükümlerine uygun olarak faiz işletildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Ticaret sicil kayıtları, davaya konu genel kurul toplantı tutanağı, hazirun cetveli, davacıya ait muhalefet şerhi, davete ve gündeme ilişkin belgeler, mahkememizce aldırılan █████/2026 tarihli bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava 17.03.2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan ... numaralı kararların yoklukla malul olduğunun tespiti ve .... ve ...no'lu kararların iptali isteminden ibarettir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan █████/2026 tarihli bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.
Davacıların davalı şirkette hissedar oldukları, dava konusu █████/2025 tarihli olağan genel kurul kararına katıldığı, kararlara muhalif oldukları ve şerhlerini tutanağa geçirdikleri ve yasal süresinde davayı ikame ettikleri anlaşılmıştır.
İptal edilebilirlik ve butlan hallerinin yanı sıra, genel kurul kararlarının hükümsüzlük hallerinden birisi de yokluktur.
Genel kurul kararlarının yokluğu, bir kararın meydana gelmesi için kanunun öngördüğü unsur ve şartların hiçbirisinin mevcut olmaması durumunda gerçekleşen sakatlık halidir. Bir başka deyişle, bir kararın doğabilmesi için uyulması gerekli bulunan kurucu-şekli nitelikte emredici hukuk kurallarına aykırılık halinde söz konusu olan durumdur. Bu sakatlık hali şekil ve usul hakkındaki emredici hükümlere aykırı kararlar hakkında uygulanmakta ve bu şekilde alınan kararlar “yok” sayılmaktadır. Kurucu unsurlar olan “kurul” ve “karar”ın birlikte bulunmadığı bir genel kurul kararının, artık genel kurulca alınmış bir karar niteliğinde değil, ancak orada bulunan paysahiplerindeki “hakim fikir”in belirlenmesi niteliğinde olduğu kabul edilmektedir. Bir başka deyişle, genel kurul kararlarının oluşabilmesi için iki kurucu unsur gereklidir. İlk olarak genel kurul toplantısının yapılması, ikinci olarak da toplantıda karar alınmasıdır. Bunlardan birisinin eksik olması halinde, karar baştan itibaren yoktur. Genel kurul toplantıya davet edilmeden karar alınmış ise, çağrısız genel kurul toplantısında bütün paysahipleri hazır olmadığı halde karar alınmış ise, genel kurul toplantısına sadece belirli paysahipleri çağrılmış ise, toplantıya davette toplantı yeri yanlış gösterilmiş ise, bir genel kuruldan sözedilemeyeceği için karar da yoktur. Ayrıca toplantıya yeterli paysahibinin katılmaması sebebiyle toplantı veya karar yeter sayılarının (şeklen, görüntüde dahi) oluşmadığı hallerde de alınan kararlar açısından yokluk durumu söz konusu olur (..../...., ...., C. I, Ankara 2013, 336-337)
Buna karşılık, karar alındığı sırada hak sahibi olup olmadığı tespit edilemeyen bir takım kişilerin, aslında genel kurula katılma veya oy hakkından yoksun bulunmalarına karşın, genel kurul sırasında bu husus anlaşılmadığından bunların karara katıldığı hallerde alınan kararların iptal davasına konu edilmesi gerekir. Çünkü bu halde görüntüde şekli kurucu unsurları bulunan bir kararın varlığı söz konusudur. Aynı şekilde toplantıya davet, yetkisiz kişiler tarafından yapılmışsa ya da davet usulüne uygun yapılmamışsa, bir başka deyişle usulsüz de olsa bir davetin varlığından sözedilebiliyorsa alınan genel kurul kararlarının hukuki sonucu iptaledilebilirliktir (Üçışık/Çelik, s. 337-338).
Türk Ticaret Kanunu m. 446/1-b hükmünde, “toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren paysahipleri(ne)” anılan kararlar aleyhinde iptal davası açma hakkı tanımak suretiyle, belirtilen ihlallerin genel kurul kararının butlan veya yokluk sonucunu doğurmadığını belirtmiş olmaktadır (Üçışık/Çelik, s. 343-344). Yargıtay TTK. m. 414 hükmünü emredici nitelikte bir hüküm olarak kabul ettiği halde, bu hükme aykırı bir davet üzerine toplanan genel kurulda alınan kararların iptaledilebilir kararlar olduğunu ifade etmiştir. (Y.11.HD’nin 10.11.1989 tarih ve E. ...., K. ... sayılı kararı - YKD, C. XVI, S. 3, s. 390 vd.). Kararın eleştirisi için bkz.; .... , ..., s. 50 vd.-. Ayrıca bkz.; Y.11.HD’nin 10.12.2002 tarih ve E. ...., K. ... sayılı kararı)
Yokluk ve butlan hallerinin yanı sıra genel kurul kararlarının hükümsüzlük hallerinden birisi de iptal edilebilirliktir.
Genel kurul kararlarına karşı iptal davasını açma hakkını düzenleyen TTK. m. 446 hükmüne göre:
“a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,
b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren paysahipleri, … iptal davası açabilir”
Sözkonusu hükümden de açıkça anlaşıldığı üzere, kural olarak paysahiplerinin iptal davası açabilmeleri için toplantıda hazır bulunmaları, iptale konu ettikleri karara karşı olumsuz oy kullanmaları ve bu muhalefetlerini tutanağa yazdırmaları gerekir. Toplantıda hazır bulunan, karara muhalif olan ve keyfiyeti zapta geçiren paysahiplerinin açmış oldukları iptal davasının kabul edilebilmesi için ayrıca bu kararların yasaya, esas sözleşmeye veya iyiniyet kuralına aykırı olduklarının da kanıtlanması gerekir (TTK. m. 445).
Yapılan davete rağmen toplantıya katılmayan ve muhalefet şerhini tutanağa yazdırmayan bir pay sahibi ancak;
- usulüne uygun toplantı davetinin yapılmamış olması,
- gündemin gereği gibi ilan edilmemiş olması,
- genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmemesi,
- genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullanmaları,
- müktesep hakların ihlal edilmiş olması, hallerinden birinin varlığı ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu kanıtlaması durumunda, iptal davası açabilir (..../...., s. 366 vd.).
Ancak genel kurul kararlarının iptaline ilişkin TTK. m. 445 uyarınca yasaya, esas sözleşmeye veya iyiniyet kuralına aykırı kararlara karşı iptal davası açılabilir. Dolayısıyla anılan kararların iptalinin sağlanabilmesi için bu kararların kanun, anasözleşme veya afaki iyiniyete aykırı olması da gerekir. Gerçekten de Yargıtay vermiş olduğu bir kararında bu hususu şu şekilde dile getirmiştir: “…TTK.nun 381 maddesinde yazılı olduğu üzere toplantıda alınan kararların yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddia ve ispat edildiği takdirde iptale karar verilmesi mümkün bulunmaktadır. Sadece usulsüz çağrıya dayanılarak açılan davada iptal kararı verilemiyeceğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir…” (Y. 11. HD.’nin E. ..., K. ....... sayı ve 01.02.1993 tarihli kararı).
Davaya konu █████/2025 tarihli genel kurul kararları incelendiğinde;
Mali tablo ve raporların onaylanmasına ilişkin gündemin 3. maddesiyle alınan karar ile ilgili olarak; mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişinin inceleme ve tespitleri neticesinde ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduklarının tespit edilmiş olması, yine davalı şirketin ödenmiş sermayesinin özvarlık miktarı içinde fazlası ile koruması ve yüksek oranda bir kar tutarını elde etmesi, mali tablo ve raporların gerçeği yansıtmadıklarına ve örtülü kazanç aktarımı yapıldığına ilişkin dosya ve incelenen davalı şirket kayıtlarında herhangi bir somut veriye rastlanmaması, genel kurul toplantısının bir kez ertelenmiş olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; anılan karara ilişkin iptal talebinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin TTK. m. 437 hükmüne göre, finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur.
Somut olayda davalının finansal tablo ve raporları en az onbeş gün önceden şirket merkezinde hazır bulundurmadığına ilişkin herhangi bir somut delile rastlanmamıştır. Bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında finansal tablo ve raporların pay sahiplerine gönderilmesine ilişkin bir zorunluluk bulunmadığından, davacının bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiğine dair iddiası da yerinde olmamaktadır. Kaldı ki bu konuda talebi yerine getirilmeyen azınlık paya sahip ortakların mahkeme aracılığıyla bilgi alma haklarını kullanabilmeleri ve hatta özel denetçi atanmasını talep etmeleri de mümkündür.
Kar payı dağıtılmamasına ilişkin gündemin 5. maddesiyle alınan karar ile ilgili olarak; Karın dağıtılıp dağıtılmayacağı ve dağıtılacaksa ne ölçüde dağıtılacağı hususunda genel kurulun geniş takdir yetkisi bulunmaktadır.
Somut olayda kar payının hangi gerekçelerle tam olarak dağıtılmadığı hususunun somut bir şekilde davalı tarafından ortaya konulması gerekmektedir. Türk Ticaret Kanunu’nda ise esas itibariyle, sermaye şirketlerinde yıllık kâr dağıtımı bir zorunluluk olarak kabul edilmiştir. TTK'nun 507.nci maddesine göre her pay sahibi, kanun ve esas sözleşme hükümlerine göre, pay sahiplerine dağıtılması kararlaştırılmış "Net Dönem Kârına" payları oranında katılma hakkına sahiptir.
Bunun yanında TTK’nun 523.ncü maddesine göre genel kurul;
a) Aktiflerin yeniden sağlanabilmesi için gerekliyse,
b) Bütün pay sahiplerinin menfaatleri dikkate alındığında, şirketin sürekli gelişimi ve olabildiğince kararlı kâr payı dağıtımı yönünden haklı görülüyorsa, Kanunda ve esas sözleşmede öngörülenlerden başka yedek akçe ayrılmasına da karar verebilir.
Davalı şirketin önemli derecede kısa ve uzun vadeli borçlarının bulunduğu ve bu borçların yapılandırıldığı görülmektedir. Anılan borçlar dikkate alındığında, kar payı dağıtılmamasına ilişkin gündemin 5. maddesiyle alınan kararın iptali şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmaktadır.
Yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin gündemin 6. maddesiyle alınan karar ile ilgili olarak; Ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduklarının mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan tespitler ile ortaya konulmuş olması, yine davalı şirketin ödenmiş sermayesinin özvarlık miktarı içinde fazlası ile koruması ve yüksek oranda bir kar tutarını elde etmesi, mali tablo ve raporların gerçeği yansıtmadıklarına, örtülü kazanç aktarımı yapıldığına ilişkin herhangi bir somut veriye rastlanmaması, yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğrattıklarına ilişkin bir delil bulunmaması gibi hususlar dikkate alındığında yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine ilişkin kararın iptali şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Yöneticilere huzur hakkı verilmesine ilişkin gündemin 7. maddesiyle alınan karar ile ilgili olarak;
Yönetim Kurulu Üyelerine dağıtılan ücretlerin Şirket Net Satışları ile kıyaslaması yapıldığında; şirket net satışlarının % 0,07 oranına , şirket vergi sonrası dönem karına kıyaslaması yapıldığında ise % 1,10 oranına tekabül ettiği, dağıtılan huzur hakkı ücretinin sektörel ortalaması ile üst düzey yöneticilerinin tekstil sektöründeki ücretlere ilişkin genel müdürlerin aylık gelir ortalamasının 48.000,00 TL ile 192.000,00 TL arasında olduğu, bu iki tutarın ortalamasının ise yaklaşık 120.000,00 TL’ye tekabül ettiği, davalı şirketçe ödenen huzur hakkı ücretlerinin uygun olduğuna kanaat getirildiği, alınan kararın iptali şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Yönetim kurulu üyelerinin seçilmesine ilişkin gündemin 8. maddesiyle alınan karar ve Yönetim kurulu üyelerine TTK. m. 395 ve 396 hükümleri uyarınca yetki verilmesine ilişkin gündemin 9. maddesiyle alınan karar ve bağımsız denetçi seçilmesine ilişkin ilişkin gündemin 10. maddesiyle alınan karar ile ilgili olarak;
Davacıların toplantı tutanağına derç ettikleri muhalefet şerhleri doğrultusunda,
Seçilen yönetim kurulu üyelerinin şirketi kötü yönettiklerine ve zarara uğrattıklarına, şirketle rekabete girdiklerine ilişkin somut bir delil bulunmadığı, davacıların bu yönlü iddialarını dava kapsamında ve davalı şirketin ticari kayıtları incelendiğinde ispat edemediği, bu nedenle gündemin 8. Maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi ve gündemin 9. Maddesi ile yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396. Hükümleri uyarınca yetki verilmesine ilişkin olarak alınan 8 ve 9 nolu kararların da ayrı ayrı iptalini gerektirir bir durum bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bağımsız denetçi seçilen şirketin/kişinin seçilme engellerinin bulunduğuna ilişkin bir mahkeme kararı bulunmadığı, bağımsız denetçinin seçilmesini engeller mahiyette bir delil de bulunmadığı, bağımsız denetçi seçilmesinin ise şirket açısından bir zorunluluk olduğu, seçilen şirketin görevini gereği gibi yapmadığı yönünde de davacının davasını ispat eder bir somut bir delil ve dosya kapsamında bir bulgu bulunmadığı, gündemin 10. Maddesiyle ilgili de iptal şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen;
Somut olayda
:
Davacıların iş bu davayı açma hakkına haiz oldukları ve süresi içinde davayı ikame ettikleri, davalı şirketin █████/2025 tarihli olağan genel kurul toplantısına usulüne uygun olarak devet edildikleri, toplantıya davet yapıldığından, davacılar bu davete uygun olarak genel kurula katıldıklarından kararların yokluğuna ilişkin davacı talebinin yerinde olmadığı, yokluk iddiası yönünden ve davalı şirketin █████/2025 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan ... ve ... nolu kararların iptali yönünden yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere iptal koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harç peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacılara iadesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından dosyaya depo edilen masraftan harcama yapılmadığı nazara alınarak bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ....
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!