Anahtar kelimeler: Filtrasyon Eurokdv Ataşehir Baca Firmaya Firma Şubesinde Ödeneceğinin Bankası İmza

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ███████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Alacak
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili firma ile davalı arasında Baca Filtrasyon Sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşme ile baca filtrasyon bedeli için müvekkili tarafından davalı firmaya 25.000,00-Euro+Kdv ödeneceğinin imza altına alındığını, sözleşme uyarınca müvekkili tarafınca davalının ... Bankası Ataşehir Şubesi'nde bulunan hesabına, █████/2017 tarihinde 50.000,00-TL ödeme yapıldığını, aynı zamanda █████/2018 keşide tarihli 60.000,00-TL bedelli çek, █████/2017 tarihli 3.500,00-TL bedelli çek, █████/2018 keşide tarihli 6.000,00-TL bedelli çek ve █████/2017 keşide tarihli 8.500,00-TL bedelli çekler de müvekkili tarafından keşide edilerek davalı firmaya teslim edildiğini, sözleşmeye konu baca filtrasyon sisteminin █████/2019 tarihinde müvekkili firmaya teslim edildiğini ve davalı firma tarafından kurulumunun yapıldığını, sistemin kurulmasından sonra, davalı firma ile anlaşmalı ... A.Ş firması tarafından inceleme yapılığını ve █████/2019 tarihli durum raporu düzenlendiğini, sözleşme konusu filtrenin kurulumu yapıldıktan sonra, müvekkili firmanın işletmesini duman kaplamaya başladığını ve işletme sıcaklığının önlenemez şekilde artmaya başladığını, bu durumun da işyerindeki faaliyetlerin aksamasına ve durmasına sebep olduğunu, iş bu filtrenin ayıplı olması sebebiyle meydana gelen aksaklıkların ve bu aksaklıklar sebebiyle oluşan maddi zararın tespiti ile iş bu zarar tutarının da davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ettiğini, sözleşme konusu ayıplı baca filtresinin kullanılması sırasında işletmeyi duman kaplamakta ve bu filtreden fabrika içerisinde bulunan bacaya yakın yerlere yağ sızmakta ve fabrika zeminine yağ aktığını, bu nedenle filtrenin güncel durumunun belirlenmesi yönünden, ayıplı mal üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili firma tarafından davalı tarafa şifahi olarak başvuru yapılmış ve ayıplı malın iade alınması ve ödenen bedelin de müvekkiline iade edilmesi talep edilmiş ise de herhangi bir netice elde edilemediğini, bunun üzerine Bursa 10.Noterliği'nin █████/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek 6502 sayılı yasa gereği, müvekkilinin sözleşme konusu satılanı geri vermeye hazır olduğu ve müvekkilinin sözleşmeden dönme hakkını kullandığını bildirmiş ve ödenen bedelin iadesi talep edilip, ihtarnamenin █████/2019 tarihinde davalı tarafa tebellüğ edildiğini, davalı firma tarafından keşide edilen Kartal 23. Noterliği'nin █████/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname cevabında iddiaların kabul etmediklerini bildirdiklerini, akabinde arabuluculuğa başvuru yapılmış ise de, olumsuz sonuçlandığını, anılan bu sebeplerle; fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla, haklı davanın kabulüne, müvekkili firmanın sözleşme konusu filtrasyon sistemini teslime hazır olduğunu ayıplı filtrenin davalı tarafça iade alınmasına ve sözleşmenin feshi ile 25.000,00-Euro+Kdv'nin (karar tarihindeki döviz kurunun dikkate alınmasını) ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekaleti ücretin davalı tarafa üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin davalı müvekkili firma tarafından yapılıp teslim edilen, baca filtrasyon sisteminin ayıplı olduğundan bahisle geri alınması ve sözleşme uyarınca ödenen bedelin iadesi isteminden ibaret olduğunu, davacı firmanın taleplerinin 6502 Sayılı Tüketicinin korunması Hakkında Kanun hükümlerine dayandırılmış olup, yapılan baca filtresi uygulaması da nihai alıcı sıfatı ile davacı firma tarafından alınmış bir ürün olup, yeniden ticari anlamda pazarlamaya konu olması da söz konusu olmadığından, uyuşmazlığı Tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini, imzalanan sözleşmenin 11. Maddesi son cümlesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair Yetki Şartı konulduğunu, HMK'nın 17. Maddesi uyarınca dava sadece sözleşme ile belirlenen İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi ya da davaya Ticaret Mahkemesince devam olunması halinde İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, bu nedenle dosyada yetkisizlik kararı verilerek yetkili İstanbul Nöbetçi Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleme her iki tarafın aynı anda hem alacaklı hem de borçlu konumunda bulunduğu tam iki taraflı sinallagmatik olarak isimlendirilen sözleşme niteliğinde olduğunu ve bu tip sözleşmenin haklı bir sebep olmaksızın tarafların tek taraflı iradesi ile sonlandırılamayacağını, taraflarca işin yapımı için imzalanan sözleşme özel şartlarının 7.maddesinde tüm ekipmanların bacanın % 100 performansla çalıştırılacağı varsayımı ile yapıldığını, yine davalı müvekkil firma tarafından ayıpsız ve eksiksiz olarak yapılıp teslim edilen bacanın işletim süresi boyunca sağlam , temizliği yapılıp,gerekli ise bakımının sağlanıp çalıştırılacağı varsayımı ile sistem önerilmiş olduğunu, davalı müvekkil firma tarafından yapımı üstlenilen iş , sözleşmenin lafzına ve ruhuna uygun olarak ayıpsız ve eksiksiz şekilde yerine getirilip teslimi sağlandığını,2019 yılı Mayıs ayında davacı iş sahibi firma tarafından sistem kullanılmaya başlandığını, (Çevre Bakanlığına akredite / tarafsız bir laboratuar tarafından yapımı üstlenilen işin koku parametresi ve voc parametlerinin sınır değerlerin altında olduğuna dair rapor alındığını, sözleşmeye uygun şekilde iş yapıldığı belgeye bağlandığını, davacı firma vekilince davadan önce gönderilen Noter İhtarnamesinde ve dava dilekçesinde sistemin % 70 devir ile çalıştırıldığı ikrar edildiğini, taraflarca imzalanan sözleşmenin 7.maddesinde sistemin % 100 devir ile çalıştırılması taahhüt edilmiş ve sistemin bu türde çalıştırma ile sorunsuz olacağı taahhüt edildiğini, müvekkil firmanın taahhüdüne aykırı çalıştırma nedeniyle davalı müvekkil firmanın sorumlu tutulması olanaksız olduğunu, müvekkil firmanın , dava konusu edilen sistemi çalışır vaziyette, ayıpsız, eksiksiz olarak 2019 yılı Mayıs ayında tesliminin sonrasında belirli periyodik aralıklarla değişmesi gereken sistem parçalarının usulüne uygun şekilde değiştirilip değiştirilmediği, sistemin bakım ve temizliğinin uygun periyotlarla yapılıp yapılmadığı da davalı müvekkil firma tarafından bilinmediğini, anılan bu sebeplerle; Sayın Mahkemenin görevsizliğine, istem halinde dava dosyasının görevli Bursa Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmesini, Mahkemenin yetkisizliğine, davanın tarafları arasında imzalanmış sözleşmenin 11.maddesi son cümlesi uyarınca yetki şartı konulmuş olduğundan , HMK ' nın 17.maddesi uyarınca dava dosyasının taraflarca yapılmış irade gözetilerek İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi ya da Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair hüküm olunmasını, davanın esası hakkında yapılacak inceleme sonrasında davanın reddine dair karar verilmesini, her türlü yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, alınan bilirkişi raporlarına göre davalının teslim ettiği baca filtrasyon sisteminin sözleşmede taahhüt edilen nitelikleri karşılamadığı, tespit edilen arıza ve ayıpların üretimden kaynaklı olduğu, meydana gelen arıza ve ayıpların kullanıcıdan kaynaklanmasının mümkün görülemeyeceği, filtrenin ayıplı ürün olarak değerlendirilmesi gerektiği, test aşamasında ve raporda yer verilen fotoğraflardan sürekli, kesiksiz ve ayıpsız standartlara uygun üretimin gerçekleştirilemediği ve olağan gözden geçirmeyle anlaşılabilecek türden ayıplar olmadığının tespit edildiği, taraflar arasındaki ihtar ve yazışmaların teslim edilen filtrenin tesliminden itibaren filtrenin kurulumu, arızası, iadesi gibi konuların taraflar arasında sürekli gündemde olduğunu gösterdiği, teknik bilirkişi tarafından yapılan tespitler ve taraflar arasında yapılan yazışmalara göre tespit edilen kusurların TTK.m.23/1-c’deki süreler içinde tespit edilerek satıcıya bildirilmesi gereken ayıplardan olmadığı, TBK.m.223/2 anlamında “satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp” mahiyetinde olduğu, teknik bilirkişi raporundan da detaylı olarak belirtildiği üzere filtredeki sorunların taraflar arasında sürekli müzakere konusu yapıldığı, tespit edilen ayıbın niteliği itibariyle, muayene ve ayıp ihbar sürelerinin TTK.m.23/1-c’de belirtilen 2 ve 8 günlük sürelere tabi olmadığı, davacı alıcının TBK.m.227’de düzenlenen seçimlik haklarını kullanmasının koşullarının oluştuğu kabul edilerek sözleşmesinin feshinin tespiti ile ayıplı filtrenin iadesi ile filtre için ödenen bedelin davacıya iadesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacı vekilinin 09.07.2020 tarihli dilekçesindeki "davaya konu baca, müvekkilimin fabrikasının bahçesinde beklemektedir" şeklindeki ifadesi ile, müvekkili firma tarafından sözleşmeye uygun şekilde kurulumu yapılıp, çalışır vaziyette teslim edilen baca filtre sisteminin, ayıp iddiasını ispatlar şekilde teslim edildiği hali ile tespitinin yapılmadığı, tam tersine teslim edilen orijinal halinin bizzat davacı firma tarafından bozulmuş olduğu, sistemin parçalanarak, fabrika bahçesine alınmış olduğu da tartışmasız durumda olduğu, hal böyle olunca, davacının, kendisine sözleşme ile çalışır vaziyette teslim edildiği tartışmasız bulunan baca filtre sisteminin, ayıplı şekilde teslim edildiğine dair iddiasının (sistemin orijinal hali korunarak tespit yapılmamış olduğu maddi vakıasına dayalı olarak) ileri sürülmesinin ve böyle bir iddianın, mahkemece kabul edilmesinin hukuken olanaksız bulunduğu, davacının, ayıplı olduğunu iddia ettiği, müvekkili firma tarafından çalışır vaziyette teslim edilen ürünü aynen korumadığı, tam tersine orijinal halini bozduğu, sistemi parçaladığı ve açık havanın etkilerine maruz bıraktığı, davacı tarafın, 2019 yılı Mayıs ayında baca arıtma sistemini sözleşmeye uygun olarak çalışır vaziyette teslim aldığı ve sözleşmede % 100 devir ile çalıştırılacağını açıkça kararlaştırılmış olmasına karşın, noter İhtarnamesinde bizzat kendi beyanı ile ikrar olunduğu üzere % 70 devir ile sistemi çalıştırdığı, 2019 yılı Mayıs ayında sistemi çalışır vaziyette aldıktan sonra değişmesi gereken parçaları değiştirmediği, yapılması gerekli bakımı yaptırmadığı, aleyhlerine rapor veren bilirkişi heyetinin dahi hizmet kusurunun davalı firma tarafından proje çalışması ve sistemin dizaynı ile giderilebileceği yönünde görüş bildirmiş olduğu, bedel iadesi yönünde görüş bildirmediği, 2019 yılı Mayıs ayında kurulumu tamamlanan sistem çalışır vaziyette teslim edildiği, 2019 yılı Kasım ayına kadar tek bir şikayet iletilmediği, gizli ayıp söz konusu olmadığı, ayıp olgusunun mahkemece dikkate alınması için davadan önce yapılması gereken tespit yapılmadığından orijinal sistemin davacı firma tarafından bozularak yok edildiğinin tartışmasız olduğu, ayıbın niteliğinden veya ayıbın ileri sürülmesi için gerekli zaman diliminden söz edilmesinin de anlamsız, yersiz ve dayanaksız olduğu, kararın bu nedenle de haksız ve hukuka aykırı olduğu iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.
Davacı tarafın, davalıyla imzalanan baca filtrasyon sözleşmesine istinaden iş yerindeki bacaya filtre takıldığı ancak filtre takıldıktan sonra bacanın gereği gibi çalışmadığı iddiasıyla filtrenin davalıya iadesiyle bedelinin kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında alınan █████/2022 tarihli raporda, davalı tarafından davacı şirketin ram bacalarına takılan filtrelerin taraflar arasında hazırlanmış baca filtrasyon sözleşmesi kapsamımda voc – koku – yağ tutulması hususlarını temin etmek üzere baca filtresi dizaynının talep edildiği, ram bacalarından gelen dahili aspirasyon hattı ile ilintili davalı yanın yükümlülüğüne
ilişkin herhangi bir sözleşme metni bulunmadığı, dolayısıyla davalı yanın sistemin işleyişindeki diğer hizmetlerden sorumlu olmadığı ve bu nedenle yapılan baca filtreleri
üzerinde ayıp niteliği taşıyan bir unsur olmadığı yönünde görüş bildirildiği, █████/2023 tarihli raporda ise davalı şirket tarafından davacı şirkete ait ram bacalarına takılan filtrelerin montajında proje eksikliği olduğu, filtrelerden dolayı baca sisteminde karşı basınç oluştuğu ve baca aspirasyonun bu basıncı yenemediği işletmeye duman ve gaz verdiği, kurulan sistemin bu şekli ile hizmet kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, itiraz üzerine alınan █████/2024 tarihli ek raporda ise kök rapordaki görüşte bir değişiklik olmadığı, hizmet kusurunun davalı firma tarafından proje çalışması ve sistemin dizaynı ile giderilebileceği, yönündeki görüş eklendiği, ilk derece mahkemesince filtrelerin ayıplı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, ilk derece mahkemesindeki yargılama sırasında alınan raporlar, ilk derece mahkemesi kararı ve karara karşı ileri sürülen istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sırasında tanzim ettirilen raporlar arasında çelişki var gibi görünse de, uyuşmazlığın TBK 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda dava konusu filtrelerde ayıp bulunmamakla birlikte, dava konusu filtrelerin davacıya ait bacalara uyumlu olmadığı, bu nedenle raporlar arasında çelişki de bulunmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu gözetilerek, filtrelerin bacalarla uyumlu olmadığı, davalı tarafın, davacıya ait bacaların uygun olmaması nedeniyle filtre montajı yapmaktan imtina ettiği veya gerekli uyarıyı yaptığı ve davacıyı aydınlattığı, ancak davacının bu şekilde montaj yapılmasını talep ettiğine dair delil de sunmadığı göz önünde bulundurularak, filtrelerin gerektiği gibi çalışmamasından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, taşınır satım sözleşmesinde satılanın ayıplı çıkması durumunda alıcının seçimlik haklarının düzenlendiği TBK. m. 227 gereği davanın kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin gerekçe yönünden kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir eksiklik bulunmadığından dairemizce hüküm kurularak yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin gerekçe yönünden KABULÜNE,
2-İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 Sayılı Yasanın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekle;
3.1-Davanın KABULÜ ile, dava konusu filtrenin davalıya İADESİNE, davacı tarafından ödenen 25.000 Euro'nun █████/2020 tarihinden itibaren olmak üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca 1 yıllık Euro mevduatına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek oran üzerinden faiz işletilerek davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken 11.237,00 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.809,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.427,75 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafından yapılan 2.809,25-TL peşin harç, 1.846,80 TL keşif harcı, 13.750,00 TL bilirkişi ücreti, 9.085,00 TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 27.491,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davalı tarafından yatırılan 3.236,85 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,
2-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!