Anahtar kelimeler: Küçükçekmece İtirazda Başlattığı Menfi Takibi Göstererek Dayanak Sınırlı Milleti İstanbul

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Menfi TespitKARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı aleyhine Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D. İş sayılı dosyasından alınan █████/2018 tarihli bilirkişi raporunu dayanak göstererek İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, takip dayanağı bilirkişi raporuna karşı itirazda bulundukları, raporun aleyhe delil teşkil etmeyeceği, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin birlikte hazırladıkları bir tasfiye protokolü ile sonlandırıldığı ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve alacaklarından birbirlerini karşılıklı olarak ibra ettikleri, söz konusu tasfiye protokolünün taraflar arasındaki borç ilişkisini ortadan kaldırdığı, mevcudiyeti kalmayan bir borç ilişkisini dayanak göstererek davacının aleyhine icra takibi başlatılmasının haksız ve kötü niyetli olduğu, delil tespitine konu aksaklıklar ve problemlerin sözleşmenin devam ettiği dönemde davacın tarafından giderildiği, sözleşme ilişkisinin sonrasında ortaya çıkan zararlardan davacının sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle öncelikle tedbir kararı verilerek icra takibinin durdurulmasına, davacının davalıya borcu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında █████/2015 tarihinde imzalanan sözleşme ile davalı şirketin İOSB Mah. .... No: ... Başakşehir/ İstanbul adresindeki merkezine 7 adet asansörün imal ve temin edilerek montajının yapılması ve çalışır vaziyette teslim edilmesi hususunda anlaşıldığı, davacının █████/2016 tarihinde 7 adet asansörü çalışır vaziyette davalıya teslim ettiği, söz konusu asansörlerin teslim tarihinden sonra olağan arızaların çok üstünde arıza yaptığını ve kullanıcıların mağduriyetine neden olduğu, elektrik kesintisi yaşandığında asansörlerin devre dışı kaldığı jeneratörlerin çalışması ile asansörlerin devreye girmediği, asansör ray montajlarında işçilik hatası yapılması ve rayların dengelenmemesinden kaynaklı asansör içinde iniş çıkışlarda sallantılar meydana geldiği;asansör panolarının ayıplı monte edildiği, 14. Katta bulunan asansör panolarının tam olarak kapanmadığı, 7 adet asansörün 4 tanesinin yolcu asansörü olduğu, yolcu asansörü çağrıldığı kata gelip panelde görüldüğü halde diğer asansörlerin gelmesini beklediği, asansör hareket halindeyken kabin içerisinde sürtme sesleri, gıcırtılar ve sallantılar meydan geldiği; asansörlerdeki eksikliklerin tespiti amacıyla Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D. İş sayılı dosyasından tespit yapıldığı ve rapor uyarınca her asansör başına 5.000,00 TL tamir masrafı olduğunun tespit edildiği, itirazlar sonucu ek rapor alındığı ve ek raporda da aynı sonucun ortaya çıktığı, alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattıkları, davacı söz konusu icra takibine konu borcu olmadığını iddia ederek dava açtığı ve tarafların birbirini ibra ettiğini beyan ettiği ancak doğmamış bir haktan dolayı feragat edilemeyeceği bu nedenlerle davanın reddine ve davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, davalı vekilinin duruşmada alınan beyanları ile █████/2024 tarihli dilekçesinde takip başlatıldıktan sonra davacı şirket tarafından 3 adet asansörün tamir edildiği, davacı şirketin icra takibine itiraz ettikten sonra davayı ikame edip süreçte bakımları yaptığını beyan ettiğinin anlaşıldığı, davacı vekili her ne kadar İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş ise de davacı tarafından davaya konu 3 adet asansörün dava açılmadan takip başlatıldıktan sonra davayı ikame edip süreçte tamir etmesi nedeniyle gerek değişik iş dosyası gerek bozma ilamı öncesi alınan raporda gerekse bozma ilamı sonrası alınan raporda asansör başı 5.000 TL bedelin kadri maruf olduğu anlaşılmakla, 3 adet asansör yönünden 3*5.000= 15.000 TL yönünden davayı ikame edip tamir etmesi nedeniyle iş bu miktar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, 4 adet asansör yönünden asansörlerin düzensiz kurulumundan/montajından (rayların dengelenmemesinden) kaynaklı olarak asansörün hareketinde yatay yönde salınımlara sebep olan arızası olduğu, herbir asansörün onarımı için daha önceki bilirkişilerce belirlenen 5.000,00TL olan onarım bedelin (4 adet asansör için toplam 20.000,00TL) kadri maruf olduğu değerlendirildiğinden davalının 28.06.2018 takip tarihi itibari ile davacı taraftan 20.000,00 TL asıl alacaklı olması nedeniyle davacının borçlu olduğu anlaşıldığı, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu 35.000,00 TL asıl alacak yönünden 20.000,00 TL borçlu olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle, iş bu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla takibin devamına, davacının kötü niyetli olduğu hususu ispatlanamadığından davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkemenin taraflar arasında imzalanan 25.05.2017 tarihli “tasfiye protokolü” başlıklı ibranameyi dikkate almadan hatalı ve eksik karar verdiği, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin yine tarafların birlikte hazırladıkları bir tasfiye protokolü ile sonlandırıldığı ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve alacaklarından birbirlerini karşılıklı olarak ibra ettikleri, bütün bir borç ilişkisini ortadan kaldırmayı hedefleyen ve bu yönüyle uygulama ve öğreti tarafından “ikale” olarak nitelendirilen söz konusu tasfiye protokolünün, taraflar arasındaki borç ilişkisini bir bütün olarak ortadan kaldırdığı, bilirkişiler tarafından yeni bir inceleme yapılmadığı ve eski raporlar üzerinden aynı yönde değerlendirmelerin rapora eklendiği, dava açılmadan önce yapılan delil tespitine konu edilen aksaklık ve problemlerin, sözleşme ilişkisinin devam ettiği dönemde müvekkili şirketçe giderildiği, sözleşme ilişkisinin sonrasındaki sebeplerle ortaya çıkan zararlardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, bilirkişilerin bir yandan kusurlu imalatların olmadığı veya bunların giderildiği şeklinde görüş belirtip ardından ağır bakım yapılması gerektiği ve kusurlu imalatların yapılabilmesi için gereken bedeli tespit etmesinin bilirkişi raporunun çelişkili ve hukuka aykırı olduğunu açıkça gösterdiği, yerel mahkemece yapılan görevlendirmeye aykırı olarak düzenlenen teknik incelemeye ilişkin olarak raporda asansörlerdeki mevcut arıza ve sıkıntıların neler olduğunun açıklanmadığı ve bilirkişi tarafından tespit edilen problemlerin müvekkile isnat edilebilecek bir kusurdan mı yoksa hatalı kullanımdan mı kaynaklandığı irdelenmediği, herhangi bir hak kaybına sebep olmamak ve icra tehdidi ile karşılaşmamak adına dosyada verilen ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesi gerektiği, kısmen kabul kararı ve alacağın bir kısmı için karar verilmesine yer olmadığına dair karar gereği davacı vekili olarak hükmedilmesi gereken avukatlık ücretine hükmedilmediği iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Davacı tarafın, davalının binasında asansör kurulumu yaptığını, davalının değişik iş dosyasından aldığı rapora dayalı olarak aleyhine başlattığı icra takibi nedeniyle borcunun bulunmadığını iddia ederek, icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı, █████/2019 tarihli, davanın kısmen kabulüne dair kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, dairemizin ████████ E., ████████ K. Sayılı dosyası ile yapılan inceleme sonunda; "Buna göre, mahkemece davalı tarafın ayıplı ifa iddiasına ilişkin olarak, davalı tarafça dava öncesinde yaptırılan delil tespiti dosyası da dosya arasına getirtilerek, HMK'nın 288 vd. Maddeleri gereğince, taraf vekillerine de bildirimde bulunularak mahallinde usulüne uygun keşif yapılıp, bunlara dair tespit ve gözlemlerin keşif tutanağına yazılması suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken, kendilerine sadece HMK'nın 218 maddesi kapsamında yerinde defter ve belge incelemesi için yetki verilen bilirkişilerin, kendiliğinden mahallinde yaptıkları incelemeye dayalı olarak hazırladıkları rapora dayalı olarak karar verilmiş olması ve davalının ayıp iddialarının mahkemenin denetim ve kontrolünde olmayacak şekilde bir incelemeye tabi tutulması yerinde olmamıştır. Bilirkişi heyetince yapılan işlem HMK'nın 278/4 kapsamında bir inceleme olarak da değerlendirilemez. Mahkemece bu şekilde usule aykırı olarak yapılan inceleme üzerine hazırlanan bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır. Mahkemece, davalı tarafça dava öncesinde yaptırılan delil tespiti dosyası da dosya arasına getirtilerek, mahallinde belirtildiği şeklide usulüne uygun olarak keşif yapılıp, taraf vekillerinin mevcut rapora yapmış oldukları itiraz dilekçeleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınması gerekmektedir." şeklinde gerekçeyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.İlk derece mahkemesince kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada, bilirkişi heyeti eşliğinde keşif yapıldığı, yapılan keşif sonrasında tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle, dava konusu 4 adet asansörün raylarındaki düzensiz kurulumundan/montajından (rayların dengelenmemesinden) kaynaklı olarak asansörün hareketinde yatay yönde salınımlara sebep olan arızası olduğu, her bir asansörün onarımı için daha önceki bilirkişilerce belirlenen 5.000,00TL olan onarım bedelin ( 4 adet asansör için toplam 20.000,00TL) kadri marufunda olduğu değerlendirildiği, yapılan teknik değerlendirmelere göre davalının 28.06.2018 takip tarihi itibari ile davacı taraftan 20.000,00-TL alacaklı olacağı nazara alındığında davacının iş bu davaya konu 35.000,00 TL’lik takip ile ilgili olarak davalı tarafa 15.000,00 TL kısmı ile ilgili borçlu olmadığının belirlendiği, davacı tarafın rapor içeriğinde de belirtildiği üzere 28.06.2018 takip tarihi itibari ilemütemerrit olduğu, davalının 35.000,00-TL’lik takip miktarı ile karşılaştırıldığında davalının 15.000,00 TL fazla talebinin olduğu, fazlalığın teknik değerlendirme kapsamında belirlenen onarım bedelinden daha fazla tutarda talep edilmesinden kaynaklandığı yönünde görüş bildirildiği, ilk derece mahkemesince rapora itibar edilerek, davacının İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu 35.000,00 TL asıl alacak yönünden alacağın 15.000,00 TL'si bakımından karar verilmesine yer olmadığına, davacının İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu 35.000,00 TL asıl alacak yönünden 20.000,00 TL borçlu olduğu anlaşılmakla iş bu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla takibin devamına, davacının kötü niyetli olduğu ispat edilmediğinden davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafça, ilk derece mahkemesince, taraflar arasında imzalanan 25.05.2017 tarihli “tasfiye protokolü” başlıklı ibraname dikkate alınmadan hatalı ve eksik karar verildiği hususu istinaf nedeni olarak ileri sürülmüşse de, dairemizin ████████ E., ████████ K. Sayılı kararında, "Davacı tarafça dayanılan 25.05.2017 tarihli tasfiye protokolü incelendiğinde, bu protokol ile sadece, taraflar arasındaki başka bir sözleşme ilişkisine konu olan "Express 34 projesine" ilişkin sözleşmenin fesholunduğu ve ibralaşmada bulunulduğu, o sözleşme kapsamında davalı iş sahibine iade edilmesi gereken bir kısım avansın davacı yüklenicinin işbu davaya konu olan "... - sözleşmesine" mahsup edildiği görülmüştür. Buna göre, bu protokol dava konusu olmayan başkaca bir sözleşmeye ilişkin olduğundan davalı iş sahibinin davaya konu "..." kapsamındaki asansörler için (eğer mevcut ise) ayıp bedeli talep etmesine engel teşkil etmeyecektir. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir." şeklinde gerekçeyle, protokolün dava konusu olmayan başkaca sözleşmeye ilişkin olduğu, davalı iş sahibinin davaya konu "..." kapsamındaki asansörler için (eğer mevcut ise) ayıp bedeli talep etmesine engel teşkil etmeyeceği belirtilmiş olup, davacı tarafın bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Dosya kapsamı, ilk derece mahkemesi kararı, karara karşı ileri sürülen istinaf nedenleri ve dairemizce re'sen gözetilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, alınan bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından 7 adet asansörün kurulumunun yapıldığı, asansörlerin onarım bedelinin 5.000,00-TL olarak tespit edildiği bu bedelin kadri maruf olduğu, 3 asansörün onarımının yapıldığı, takip tarihi olan █████/2018 itibariyle davalının davacıdan 20.000,00-TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirildiği, davacı tarafça her ne kadar raporun yine değişik iş dosyasından yapılan tespitteki verilere göre hazırlandığı iddia edilmişse de, aradan uzun zaman geçtiği ve keşif tarihi itibariyle asansörlerin çalışır durumda olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu durumun olağan olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, icra takibine konu edilen toplam 35.000,00-TL asıl alacağın 15.000,00-TL'lik kısmı ve ferileri yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesince, menfi tespit davasında olumlu yönde hüküm kurulamayacağı göz önünde bulundurularak, menfi tespit hükmü kurulması gerekirken bu husus gözetilmeden, karar verilmesine yer olmadığına ve takibin devamına karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin re'sen gözetilen nedenlerle kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir eksiklik bulunmadığından yeniden hüküm kurularak, davanın kısmen kabulüne, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takip nedeniyle davacının davalıya 15.000,00-TL asıl alacak ve fer'ileri yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair talebin ve şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE,2-İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-6100 Sayılı Yasanın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekle;3.1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takip nedeniyle davacının davalıya 15.000,00-TL ASIL ALACAK VE FER'İLERİ YÖNÜNDEN BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,3.2- Fazlaya dair talebin reddine,3.3 Şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN1-Alınması gereken 1.024,65 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 697,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 326,91 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,2-Davacı tarafından yatırılan 697,74 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından yapılan 877,00 TL tebligat ve posta gideri, 5.200,00 TL bilirkişi ve keşif masrafları olmak üzere toplam 6.077,00 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 2.604,42 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 15.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 20.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 290,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.459,4 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere█████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.