Anahtar kelimeler: Konutta Eklentilerinde Bolu Süreç Yağma Edenin Görüşü Kez Neticesinde Yoksunluklarının
6. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E. █████████ K.
SUÇ
: Konutta veya Eklentilerinde Yağma
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; yapılan inceleme sonucunda, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2023 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, 62, 53... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir.
B. İstinaf
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.11.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, faydalanma ve mülk edinme kastının bulunmadığı, sanığın menfaat temin etmediği, emsal Yargıtay içtihatları doğrultusunda sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği, şikâyetçi beyanlarının çelişkili olduğu, şikâyetçi ile nişanlısı arasında ayrılık sürecinde yaşanan olayların arasında kalan sanığın yağma kastıyla hareket etmediği, nişanlı kişiler arasında kişisel eşyaların değişiminden ibaret bir olay olduğu, sanık ile birlikte olay yerine giden tanıkların beyanlarının yok sayılmasının hukuka aykırı olduğu ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yağma suçunun oluşabilmesi için, suça konu malın, elinde bulunduran kişiden cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle alınması veya mağdurun malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınması gerekir. Dolayısıyla yağma suçunda mağdur, cebir veya tehdit kullanılması ve bunun sonucunda malın alınması, teslimi ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılmaktadır. Cebir veya tehdit, bir kimseyi, malını teslim etmeye veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak için yapılmalıdır. Cebir veya tehdidin bu amaçla ve bu şekilde yapılması, yağma suçunu, malvarlığına karşı işlenen diğer suçlardan ayırmaktadır.
Hırsızlık suçunun başlangıcından tamamlanıncaya kadar, zilyedin tasarruf olanağının kalkmasına kadarki aşamada kullanılan cebir veya tehdit, hırsızlığı yağmaya dönüştürür.
Tehdit ve cebrin malı, şikâyetçinin hakimiyet alanından çıkarmaya yönelik olması gerekir. Sonra gerçekleşen cebir ve tehdit, eylemi yağmaya dönüştürmez.
Cebir ve tehdit, malın kendisine teslimine yada geri alınmasını engellemeye yönelik ise eylem yağmaya dönüşecek, tamamlandıktan sonra kendini kurtarmaya, olay yerinden kaçmaya yönelik ise tamamlanan hırsızlık ve ayrıca tehdit veya müessir fiil suçlarından ceza verilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; olay tarihinde müşteki .... ile tanık ...'un evli oldukları ve boşanma sürecinde oldukları, tanık ....'un müşteki ...'nin alyans, ziynet eşyaları ve cep telefonunu alıp gittiğini belirterek sanık ...'tan müştekinin ikametine gidip bu eşyaları istemesi konusunda yardım istediği, sanık ...'un yanında tanıklar .... ve ... ile birlikte müştekinin anne babası ve kardeşiyle yaşadığı ikamete gittikleri, ikamet içerisinde ziynet eşyalarına yönelik bir süre konuştuktan sonra müşteki ....'nin odasına girip kapıyı kilitledikten sonra eşi ... ile cep telefonuyla konuşmaya başladığı, bunun üzerine sanık ...'ün müştekinin bulunduğu odanın kapısına vurup, kapıyı tekmeleyip açmasını istediği ve açmaması halinde kıracağını beyan ettiği, müştekinin kapıyı açması üzerine sanığın ani bir hareketle müştekinin elinde bulunan cep telefonunu çekip aldığı, müştekinin telefonu geri almak için uğraştığı ancak geri alamadığı, bu aşmada müştekinin beyanına göre sanığın şikâyetçiye hitaben "Seni Bolu'da yaşatmam, gezdirmem" dediği, ancak şikâyetçinin annesi olan Tanık...'ın hazırlık ifadesinde sanığın şikâyetçiye hitaben "Sen bu şekilde devam edersen seni Bolu'da durdurmam, kendine gel" şeklinde beyanda bulunduğu, kovuşturma aşamasında ise "Seni Bolu'da yaşatmam, gezdirmem minvalinde söylemde bulunduğunu" beyan ettiği, mütekinin kardeşi olan tanık .... ise soruşturma aşamasındaki beyanında sanığın şikâyetçiye hitaben "Seni Bolu ilinde gezdirmem, rahat rahat gezemezsin, caddeye bile çıkamazsın" şeklinde tehditte bulunduğunu beyan ederken kovuşturma aşamasında alınan beyanında ise sanığın şikâyetçiye "Seni Bolu'da barındırmam, rahat rahat gezemezsin" şeklinde tehditte bulunduğunu beyan ettiği, sanık ile birlikte olay yerine gelen tanıklar ise aşamalarda sanığın şikâyetçiye yönelik tehditte bulunmadığını beyan ettikleri, şikâyetçi ile tanıklar .... ve....'nin sanığın şikâyetçiden cep telefonunu çekip aldığına dair anlatımlarının aşamalarda istikrarlı ve birbiriyle uyumlu olduğu, sanığın şikâyetçinin rızası olmadan şikâyetçinin kullanımında olan cep telefonunu çekip almak suretiyle aldığı hususunun sabit olduğu, ancak müştekinin annesi olan tanığın soruşturma aşamasında alınan beyanında ve şikâyetçinin kardeşi olan tanığın aşamalarda sanığın şikâyetçiye hitaben sair tehdit niteliğinde sözler söylediğini beyan ettikleri, bu husus yönünden tanık beyanları ile şikâyetçi beyanının çeliştiği, sanığın şikâyetçiye hitaben söylediği tehdit içeren sözlerin yağma suçunun unsurunu oluşturacak nitelikte olup olmadığı hususunun şüpheli kaldığı ve bu şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, sanığın şikâyetçiye yönelik eyleminin hırsızlık ve sair tehdit suçlarını oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan cezalandırılmasına dair verilen hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.02.2026 tarihinde karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Olay tarihinde, şikâyetçi ile tanık ...'un boşanma aşamasında oldukları, taraflar arasında ziynet eşyaları ve şikâyetçinin kullanımındaki cep telefonunun teslimine yönelik anlaşmazlık olduğu, olay günü ziynet eşyalarının şikâyetçiden alınması amacıyla sanığın, tanık ...'un ricası üzerine yanında eşi .... ve tanık .... olduğu halde şikâyetçinin ailesiyle birlikte kaldığı ikamete gittikleri, şikâyetçinin annesi olan tanık ....'ın kapıyı açarak sanık ve beraberindeki tanıkları ikamete davet ettiği, sanık ile şikâyetçi arasında ziynet eşyalarına yönelik konuşma sırasında şikâyetçinin odasına gittiği ve eşi tanık ... ile konuşmaya başladığı, bu sırada şikâyetçinin annesi tanık .... ile şikâyetçinin kardeşi tanık ....'nin beyanına göre sanığın şikâyetçinin elinde bulunan cep telefonunu çekip aldığı, sanıkla birlikte olay yerine gelen tanıklar ... ve....'nin beyanına göre ise şikâyetçinin rızaen cep telefonunu sanığa verdiği, şikâyetçi olay sırasında sanığın kendisini "Seni Bolu'da yaşatmam, gezdirmem" şeklinde söz söyleyerek tehdit ettiğini beyan etmiş ise de tanıkların buna dair beyanın olmadığı, yalnızca şikâyetçinin annesi olan tanık ....'ın kovuşturma aşamasında değişen beyanında bu minvalde bir sözün söylendiğinin beyan edildiği, yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, olay günü sanık ve beraberindeki tanıkların şikâyetçi ile boşanma aşamasında olan tanık ...'un isteği üzerine olay yerine gitmeleri ve onun taleplerini şikâyetçiye iletmiş olmaları, tanık ... ile şikâyetçi arasında boşanma süreci olması ve bu süreçte ziynet eşyaları ve şikâyetçinin kullanımındaki cep telefonu ve sim kartın tesliminden kaynaklı anlaşmazlık olması, sanığın aşamalarda cep telefonunu müştekinin rızaen verdiğini savunması ve sanıkla birlikte olay yerine gelen tanıkların da şikâyetçi tarafından cep telefonunun rızaen sanığa verildiğinin beyan edilmesi ve şikâyetçinin olaydan 6 gün sonra kolluk birimlerine başvurması karşısında, olay sırasında sanığın şikâyetçiden cep telefonunu çekip aldığına dair şikâyetçi ve şikâyetçinin yakınları olan tanıkların beyanlarına üstünlük tanınmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, suça konu cep telefonunun şikâyetçinin tarafından rızaen mi verildiği yoksa sanık tarafından ani bir hareketle şikâyetçinin elinden çekip mi alındığı hususunun şüpheli kaldığı, bu şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, sanığın isnat edilen eylem nedeniyle yalnızca sair tehdit suçundan cezalandırılması gerekirken sanığın eyleminin sair tehdit ve hırsızlık suçunu oluşturduğuna dair sayın çoğunluğun bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. 02.02.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!