Anahtar kelimeler: Edimlerini Faturayı Faturaya Ödemeye İfa Kurulduğunu İlişki Takibi Etmediğini Yüklenici

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:I. DAVADavacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Alt Yüklenici Sözleşmesi ile ticari ilişki kurulduğunu, bu ilişki neticesine müvekkilinin sözleşme gereği edimlerini ifa ettiğini, davaya konu faturayı davalıya tebliğ ettiğini, davalının davaya konu faturaya itiraz etmediğini ve kısmi ödeme yaptığını, bakiye ödemeye ilişkin müvekkilinin icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini beyanla, davalının haksız itirazını iptalini, takibin devamını ve davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında 08.05.2020 tarihinde Ordu -... Yol Yapım İşi ne ait Köprü, Tünel, Sanat yapıları ile ilgili mühendislik jeolojisi, jeolojik-jeoteknik ve geoteknik proje ve raporlarının, güzergah projelerinin yapılması ve onaylatılması işi kapsamında alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşme konusunu tam anlamıyla yerine getirmediğini, itirazın iptaline ilişkin ödeme emrinde belirtilen toplam 135.048,77 TL bedelli borca itiraz ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın faturaya dayalı alacak istemiyle başlattığı icra takibinin davalı şirketin ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde yapılan itirazı nedeniyle durduğu, itirazın iptali davasının kanuni süre içinde ikame edildiği, mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmekle, tarafların davacı tarafın fatura alacağı talebine ilişkin 2021 yılına ait ticari defter ve belgelerini ibraz ettiği, ibraz edilen ticari defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ibraz edilen ticari defterlerin delil vasfını haiz olduğu, anılı faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ilgili fatura e-fatura mahiyetinde olup davalı şirkete GİB portalı üzerinden tebliğ edildiği, dava konusu 158.570,52 TL bedelli faturanın taraflar arasındaki Alt Yüklenici Sözleşmesine istinaden düzenlenen hakedişin davalı şirket tarafından onaylanması üzerine kesildiği, davalı şirketin faturaya süresinde itiraz etmediği gibi fatura bedelinin 30.570,52 TL'lik kısmını ödediği, böylece dava konusu faturaya ilişkin davacı tarafça hizmetin verildiğinin davalı yanın da kabulünde olduğu, bakiye fatura alacağı sebebiyle davacı şirketin davalıdan alacaklı bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinin fatura tarihinden itibaren 30 gün içinde ödeme yapılacağına ilişkin hükmüyle vade belirlenmiş olmakla, belirli vadede ödenmeyen meblağ bakımından davalı şirketin temerrüde düştüğü, süre bakımından davacı talebi nazara alınarak ve güncel avans faizi oranı üzerinden bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre davacı talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile itirazın iptaline, faturaya dayanmakla likit olan alacağa istinaden davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinafında; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 08.05.2020 tarihli alt yüklenici sözleşmesi kapsamında Ordu-... Yol Yapım İşine ilişkin mühendislik ve proje hizmetlerinin üstlenildiğini, ancak davacı tarafın sözleşme kapsamındaki edimlerini gereği gibi ve tam olarak yerine getirmediğini, buna rağmen alacak talebinde bulunulduğunu, sözleşmenin 11. maddesi uyarınca hakedişlerin ancak işveren onayı ve yüklenici imzasından sonra fatura edilip 30 gün içinde ödenebileceği düzenlenmiş olmasına rağmen, bu usule uygun şekilde onaylanmış ve imzalanmış bir hakediş bulunmadan icra takibine konu 128.000,00 TL asıl alacak ve 7.048,77 TL faiz olmak üzere toplam 135.048,77 TL’nin talep edildiği, bu nedenle alacağın gerçek ve mevcut olmadığı, 05.05.2022 tarihli bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığı, sözleşme hükümleri ve taraf itirazları dikkate alınmaksızın davacı iddialarının esas alındığı, süresinde sunulan itiraz dilekçelerinin de mahkemece değerlendirilmediği; bu haliyle hükme esas alınan raporun denetime elverişli olmadığı, buna rağmen rapor doğrultusunda karar verilmesinin hatalı olduğu, alacak likit olmadığı halde icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğu belirtilerek, yerel mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlığın, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında alt yüklenici ilişkisine dayalı bakiye iş bedeli alacağına ilişkin itirazın iptali istemine yönelik olduğu, davacının yüklenici, davalının ise iş sahibidir.Davacı vekili, taraflar arasında alt yüklenici sözleşmesine dayalı ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturadan kaynaklanan bakiye alacak nedeniyle başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiş; davalı taraf ise davacının sözleşme konusu işi gereği gibi yerine getirmediğini savunmuştur.İlk derece mahkemesince, dava konusu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği, ayrıca kısmi ödeme yapılmak suretiyle verilen hizmetin kabul edildiği, bu nedenle bakiye alacağın mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve alacağın likit nitelikte bulunduğu kabul edilerek icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, tarafların ticari kayıtları, bilirkişi incelemeleri ve toplanan diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece tarafların iddia ve savunmalarının tartışıldığı, mevcut delillerin usulüne uygun şekilde değerlendirildiği ve hükme esas alınan tespitlerin dosya kapsamıyla uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Özellikle dava konusu faturanın her iki tarafın ticari kayıtlarında yer alması, davalının faturaya süresinde itiraz etmemesi ve ayrıca kısmi ödeme yapmak suretiyle hizmeti zımnen kabul etmiş olması karşısında, davacının bakiye alacak talebinin yerinde olduğu yönündeki mahkeme değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Ayrıca, alacağın taraf ticari defterleri, fatura kayıtları ve yapılan ödemeler dikkate alınarak belirlenebilir nitelikte olduğu, bu nedenle likit alacak niteliği taşıdığı anlaşılmakla, mahkemece icra inkâr tazminatına hükmedilmesi de yerinde görülmüştür.Bu itibarla, mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden herhangi bir yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, verilen kararın usul ve yasaya uygundur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2022 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Alınması gereken 9.225,18 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan nispi ve maktu harç toplamı 2.306,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.918,89 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.