Anahtar kelimeler: Şasi Satımdan Model Savcılığı Noterliğinin Yevmiye Bakırköy Aracı Anadolu Plakalı

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ticari satımdan kaynaklı)Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 24.04.2015 tarihinde davalı adına kayıtlı ...plakalı ... şasi numaralı ...model aracı .... Noterliği’nin ... yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile satın aldığını, aracın, müvekkilinin kullanımındayken Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan soruşturmaya konu edildiğini, işbu soruşturma akabinde iddianame tanzim edilerek Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, mezkur davanın konusu aracın ithalatı sırasında yapılan sahtecilik ve 5607 sayılı kanuna muhalefet olduğunu, iddianame tanzimi ile birlikte aracın trafik kaydına ihtiyati tedbir şerhinin de konulduğunu, Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyası üzerinden aracın ithalatını yapan firma yetkilileri yargılanmaya devam etmekte iken 5607 sayılı yasaya geçici 11. madde eklendiğini, araç maliklerine tanınan hak sebebiyle af niteliğindeki yasadan yararlanan müvekkilinin 138.823,00 TL ÖTV farkı bedelini ... Hava Limanı Gümrük Sayman Müdürlüğüne yatırdığını, ödenen bu bedel sonrasında müvekkiline ait araç üzerindeki ihtiyati tedbir şerhinin kaldırıldığını, müvekkilinin aracına ihtiyati tedbir koyulması sonrasında malikin tasarruf hakkı kısıtlanmış olup, davalının satmış olduğu aracın ayıplı olması sebebiyle ayıba karşı tekeffül hükümleri doğrultusunda sorumlu olduğunu, TBK'nın 219. maddesine göre davalının ayıbın varlığını bilip/bilmemesinin soumluluğunu ortadan kaldırmadığını, müvekkili tarafından ödenen bedelin, .... Noterliğinin 19.08.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı yandan rücuen tahsilinin talep edilmiş olmasına karşın davalının ödeme yapmaktan kaçındığını, bugüne dek davalı şirket yetkilisi ile yapılan görüşmelerden de netice alınamadığını belirterek, taraflar arasındaki satım akdi gereği davalının edimini tam ve ayıpsız yerine getirmemesi nedeni ile kamu kurumuna ödenen 138.823,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; TTK'nın 23/1.c maddesi uyarınca müvekkili şirkete süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığını, tarafların her ikisinin de tacir olduğundan taraflar arasındaki araç satış sözleşmesinin ticari nitelikli bir satış olduğunu, bu sebeple uygulanması gereken kanun hükmünün Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesi olduğunu, Kanun'a göre; alıcı açık ayıp durumunda iki gün içinde, açık nitelikte bir ayıp söz konusu değil ise sekiz gün içinde incelemek ve incelettirmek suretiyle malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa derhal satıcıya ihbar etmek zorunda olduğunu, aksi hâlde malı kabul etmiş sayıldığını, davacının yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığından artık bu hakkını kaybettiğini; Mahkemece olaya Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesi hükmünün uygulanmasına karar verilmesi hâlinde de müvekkiline süresi içinde bildirilmiş bir ayıptan söz edilemeyeceğini, müvekkili şirketin kullanmakta olduğu davaya konu aracı sattığını, müvekkili şirketin ana faaliyet konusunun araç alım-satım işleri olmadığını, söz konusu aracın müvekkili tarafından bir başka kişiden satın alındığını, satın alındığı hâliyle davacıya satılmış olup; müvekkili tarafından davacıya ayıplı olduğu bilinerek bir aracın satılmadığını, bu sebeple müvekkilinin ağır kusurundan da bahsedilemeyeceğini, müvekkili şirketin de aracın ayıplı olduğunu bilmediğini, bu sebeple müvekkili şirkete sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, davacının, en geç 18.12.2019 tarihinde ayıbı öğrenmiş olmasına rağmen müvekkiline yasal süresi içinde (ayıbı öğrenir öğrenmez/hemen) ayıp ihbarında bulunmadığını, davacının ayıp ihbarında bulunduğu tarihin ise.... Noterliğinin 19.08.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarın tebliğ edildiği tarih olduğunu, davacının ayıbı öğrendikten tam sekiz ay sonra ayıp ihbarında bulunduğunu belirterek gerek Türk Ticaret Kanunu gerekse Türk Borçlar Kanunu'na göre süresi içinde bir ayıp ihbarında bulunulmadığından ve bu suretle müvekkilinin iddia olunan ayıptan hukuken sorumluluğunun bulunmadığından, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, satış sözleşmesine bağlı ayıp nedeniyle tazminat davasıdır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davacının davalıdan ...model ... plakalı aracı satın aldığı, ancak daha sonra aracın 5657 sayılı kanuna muhalefet nedeni ile davacının 138.823 TL. ÖTV farkı ödediği, bu bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesi istemi noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin UYAP üzerinden gönderilen ███████ esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Bakırköy C. Başsavcılığı Kaçakçılık ve Mali Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından; şüpheli ... aleyhine resmi belgede sahtecilik, ihracatı gerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibi göstermek ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstermek suçlarından Ticaret Bakanlığı .../███████ günlü ... sayılı onayı kapsamında ... adına işlem gören ihracat beyannamelerinde "..." Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonunda "Karot Segment Soket Ucu" olarak beyan edilen eşyaların, "Karot Segment Soket Ucu" ile alakası olmadığı, gönderilen eşyaların karot ucuna benzetilmiş sahte metal saiki, suçu işleyiş biçim ve zamanlaması ile kullandığı araçlar, kusurluluğunun ağırlığı, suç konusunun önem ve değer düzeyi göz önü edilerek uygulanması gereken kanun maddeleri uyarınca iddianame ile sunulan delillerle muhakemesini takiben sübut bulacak hukuka aykırılık teşkil eden davranışlarına uyan bu maddelerde öngörülen cezalarla mahkumiyetine karar verilmesi talebi ile iddianamenin düzenlendiği, iddianamenin kabulü ile sanık hakkında kovuşturmaya başlanmasına karar verildiği ve dosyanın halen derdest olduğu görülmüştür. .... İl Emniyet Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen █████/2020 tarihli cevabi yazıda; ...plakalı aracın █████/2018 günü ...model ... marka hususi otomobil olarak .... Şti. Adına kayda alındığı, █████/2019 günü.... Noteri'nin ... sayılı kati sözleşmesi ile ekte .... Şti. Adına ...plakada araç kaydının devam ettiği bildirilmiştir. .... Noterliği'nin █████/2020 tarihli cevabi yazısında; dava konusu aracın satımına ilişkin █████/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi örneğinin gönderildiği, sözleşmesinin incelenmesinde, ...plakalı ... marka, ...hususi otomobilin 580.000,00 TL. Bedel ile ... tarafından ...ne █████/2019 tarihinde satıldığı görülmüştür.... Bölge Müdürlüğü'ne yazılan yazıya ...Gümrük Müdürlüğü tarafından verilen cevabi yazıda; dava konusu ...plakalı araca ilişkin ... şasi numaralı ... marka ... tipi ...model aracın müdürlükten ... vergi kimlik numaralı .... Ltd. Şti. Adına 23.07.2014/.... tarih/sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile ithalatının yapıldığı bildirilmiştir. Taraflar arasında.... Noterliğinin █████/2019 tarihli ... plakalı araç satış sözleşmesi imzalandığı, davalı tarafından davacıya satılan 950.893,00 TL kasko bedelli aracın kaçak yurda sokulduğundan bahisle, Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ███████ esasında dava açıldığı, aracın ithalatı sırasında gümrük vergilerinin eksik ödendiği gerekçesiyle araç üzerine tedbir konulduğu, davacının tedbirin kaldırılması için ....Havalimanı Gümrük Saymanlık Müdürlüğü'ne 138.823,00 TL ÖTV yatırmış, yatırılan bu paranın davalıdan tahsilini talep etmiştir. 5607 sayılı kaçakçılık kanuna eklenen geçici 10. Maddesine yönelik █████/2007 tarihli .... sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren yasaya göre,... Havalimanı Gümrük Saymanlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen makbuzda, davacının 138.823,00 TL ÖTV yatırdığı anlaşılmıştır. Aracın satış tarihi itibariyle gümrük vergisinin eksik ödenmesi, satış tarihinde davacının tespit edebileceği ayıp niteliğinde değildir. Bu nedenle gizli ayıp niteliğindeki ayıptan dolayı davacı TBK m. 227'de belirtilen seçimlik haklarından zararın tamamının giderilmesini isteme hakkını kullandığı anlaşılmaktadır.Bilindiği üzere Borçlar Kanunu 219. maddesi ''Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.'' şeklindedir. Satıcının satılan ürünlerini borçlar kanunu 214 ve devamı maddeleri gereğince zapta karşı alıcıya karşı sorumluluğunun bulunduğu, dava konusu aracın davalıdan satın alınmış olması nedeniyle satıcının üründe bulunan ayıpların varlığından haberdar olmasa bile sorumlu olduğu, dava konusu aracın ithalat aşamasındaki sorunları nedeniyle tedbir konularak ÖTV nedeniyle davalının sorumlu olduğu, anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar aracın gümrük dava dışı .... Şti. Tarafından ithal edilmiş ise de davalı ile davacı arasında satış sözleşmesi bulunduğu, davalının bu miktardan sözleşme kapsamında sorumlu olacağı, davalının davacıya ödeyeceği bu miktarı aracı satın aldığı 3. Şahıslara her zaman rücu edebilecektir. " gerekçesiyle, davanın kabulü ile 138.823,00 TL'nin ödeme tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararının gerekçe kısmında, hem satıcının zapta karşı alıcıya karşı sorumlu olduğundan (TBK 214 vd.) bahisle davanın kabulüne karar verildiğini, hem de satıcının ayıptan sorumlu olduğundan bahsedildiğini (TBK 219), gerekçenin çelişkili olduğunu, davacı tarafından Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesi uyarınca ve Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesi uyarınca süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığını, müvekkili şirketin kullanmakta olduğu aracı sattığını, aracı başkasından satın aldığını ve alındığı haliyle davacıya satıldığını, davacıya ayıplı olduğu bilinerek bir araç satılmadığını, bu sebeple müvekkilin ağır kusurunun da bulunmadığını, davacıya Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Talimat sayılı dosyasından 18.12.2019 tarihinde iddianame ve tensip zaptını içerir tebligat yapıldığını ve aynı dosyadan 27.01.2020 tarihinde duruşma yapıldığını ve duruşmaya davacı şirket yetkilisi ...'ın ve vekilinin katıldığı, duruşma sırasında imza sirküleri ile avukatlık vekaletnamesinin sunulduğunu, davacının en geç 18.12.2019 tarihi itibariyle araç üzerinde tedbir şerhi bulunduğunu öğrendiğini, davacının ayıbı öğrendikten 8 ay sonra ayıp ihbarında bulunduğunu, somut olayda zapta karşı tekeffül hükümlerinin uygulanamayacağını, Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında satılan aracın müsaderesine karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde ancak Türk Borçlar Kanunu'nun 214 vd. maddelerinin uygulanmasının söz konusu olacağını, zapttan sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği yönünde bir kanaat oluşması halinde ise; davacının Türk Borçlar Kanunu'nun 215 ve 216. maddelerinde yazılı yükümlülüklerin davacı tarafından yerine getirilmediğinin gözetilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, davalı tarafça davacıya satışı yapılan aracın ithalinde gümrük vergilerinin eksik ödenmesi nedeniyle, araç kaydına 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında konulan şerhin kaldırılması için ödenen vergi tutarının, satıcının zapta karşı tekeffül borcu kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut olayda dava konusu aracın 24.04.2015 tarihinde davalı tarafından davacıya satışının yapıldığı, aracın sıfır araç olarak ithal edildiği, ayrıca aracın fatura değeri düşük gösterilerek vergi kaçırıldığı tespit edilerek başlatılan ceza soruşturmasında, aracın trafik kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulduğu, resmî belgede sahtecilik ve 5607 sayılı kanuna muhalefet suçlarından aracın ithalatçısı hakkında Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı ve davanın derdest olduğu, davanın yargılaması sırasında araç üzerinde şerh bulunduğunu öğrenen davacının 5607 sayılı Yasa'ya eklenen geçici Geçici 11. maddesinden yararlanarak 138.823,00 TL ÖTV tutarını gümrüğe ödediği ve ilgili şerhin kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Satım sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül borcunu düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 214. maddesine göre, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada varolan bir hak dolayısıyla satılanın tamamı veya bir kısmı üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olur. Aynı kanunun 217. maddesinde ise; satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa satış sözleşmesinin kendiliğinden sona ermiş sayılacağı ve alıcının satıcıdan; satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini, satılanı elinden alan üçüncü kişiden isteyemeyeceği giderleri, davayı satıcıya bildirmekle kaçınılabilecek olanlar dışında kalan bütün yargılama giderleri ile yargılama dışındaki giderleri, satılanın tamamen elinde alınması yüzünden doğrudan doğruya uğradığı diğer zararları isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Davacı tarafından yapılan ödeme sonucunda araç üzerinde tasarruf imkânını ortadan kaldıran şerhin kaldırılması suretiyle, zararın minimuma indirilmesi sağlanmıştır. Her ne kadar davalı vekili aracın davacının elinden alınmadığını ileri sürmüş ise de satın alınan araç, üzerine konulan tedbir nedeniyle hukuki ayıp özellikleri taşımakla beraber; aracın kaydına konulan ihtiyati tedbir ile davacının araç üzerindeki tasarruf imkânı ortadan kalkmış, ayrıca araca el konulmuş olması nedeniyle zapta karşı tekeffül hükümlerinin uygulanması gerekmiştir. Mevcut durum itibariyle davacının yapmış olduğu ÖTV ödemesinden, satıcının zapta karşı tekeffül borcu kapsamında davalının sorumlu tutulması gerekmektedir. Bu nedenle davalının süresinde ayıp ihbarı bulunmadığına dair istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usule ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 7.112,30 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, █████/2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.