Anahtar kelimeler: Hissedar İşgal Vakıf Mülga İli Ecrimisil Yapmak Konya Hastane Birleştirilen

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.DAVACI - BİRLEŞTİRİLEN DAVADADAVALI - BİRLEŞTİRİLEN DAVADAİLK DERECE MAHKEMESİ
: .... 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı - birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hissedar olduğu taşınmazı davalının hastane yapmak suretiyle işgal ettiğini belirterek ecrimisil talep etmiştir.2. Davalı - birleştirilen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalı Vakıf ile müvekkili İdare (mülga .... İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği) arasında .... Devlet Hastanesi acil önü kantin yeri ihalesiyle 3l.0l.2014 ve ... Devlet Hastanesi Merkez Kantin (A-B-C Blok ortası Hastane Bahçesi- Ziyaretçi Girişi Yanı) yeri ihalesiyle 18.06.2014 tarihinde sözleşme imzalandığını, yapılan tüm sözleşmelerde belirlenen kira bedeli kantin işletmesini alan Vakfın hastane arazisi üzerindeki payı düşülerek, yalnızca müvekkili Kurum payı oranında belirlendiğini, ancak davalı Vakıf ile yapılan sözleşme vakfın taahhüdünü şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi nedeniyle mülga .... İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğinin 11.05.2016 tarihli Olur'u ile feshedildiğini, açıklanan nedenlerle dava tarihinden geriye dönük olarak hesaplanacak ecrimisil alacaklarının, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 902.014,27 TL’nin işgalin ortaya çıktığı tarihten bu yana yasal faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsilini, davacı tarafın her ne kadar ecrimisil alacağı yok ise de Mahkeme aksi kanaatte ise talep olunan alacakların takas yoluyla mahsup edilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; Vakfın kuruluş amacı gözetildiğinde müvekkilinden ecrimisil talep edilemeyeceğini, hastane içerisindeki kantin gelirinden pay aldığını ve müvekkilinin kantin gelirinden davacıya fazla ödeme yapılmış olması nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu, müvekkilinin davacının bilgisi ve muvafakati dışında yer işgalinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay incelemesinden de geçip kesinleşen Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında belirlenen 16.08.2011-16.08.2010 dönemine ilişkin yıllık 24.000,00 TL'ye ÜFE uygulanmak suretiyle güncellenerek eldeki davanın açıldığı tarihe kadar ecrimisil tazminatı hesaplaması yapılması ve bu hesaplama içinden de davaya konu olan dava tarihinden geriye doğru beş yıllık döneme ilişkin isabet eden kısımdan davacı vakfın kantinlerden elde ettiği gelir belirlenip mahsup edilmek suretiyle hazırlanan 21.11.20 24... .12.2024 tarihli bilirkişi ek raporlarında davacı vakfın 52.677,19 TL alacağı tespit edildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 52.677,19 TL'nin dava tarihi olan 07.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen dava yönünden ise, istinaf kaldırma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda Sağlık Bakanlığının dava konusu uyuşmazlığa ilişkin ecrimisil alacağı tespit edilmediği gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleştirilen dava yönünden yapılan değerlendirmede; İlk Derece Mahkemesinin daha önce verilen 31.03.2021 tarihli kararının istinafı üzerine Dairenin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kaldırma ilâmında belirtildiği üzere; birleştirilen dosya davalısı Vakfın eldeki davanın da dava konusu olan 19.06.2014-30.09.2018 tarih aralığına ilişkin dönem itibariyle davacı Bakanlığın gönderdiği ecrimisil bedeli ödenmesine yönelik ihbarnamelerinin iptali için Aksaray İdare Mahkemesinin ███████ Esasında dava açtığı, İdare Mahkemesince taşınmazda vakfın da paydaş olmasından ve payından fazla yer kullanmadığından dolayı kendisinden ecrimisil istenemeyeceğinden bahisle davanın kabulü ile ecrimisil ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği, verilen kararın istinafı üzerine de istinaf başvurusun reddine kesin olarak karar verilerek kesinleştiği, bu durumda davalı Vakfın taşınmazda paydaş olması ve payından fazla yer kullanmaması nedeniyle kendisinden ecrimisil istenemeyeceğinden birleştirilen davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu, asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; Dairenin kaldırma kararında davacı Vakfın davalı Bakanlıktan ecrimisil isteyebilmesinin mümkün olduğu, ancak ecrimisil bedelinin belirlenmesi sonrasında davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan kantinlerin Vakıf tarafından işletilmesi nedeniyle elde edilen gelirlerin mahsup edilmesi varsa fazla ecrimisil alacağı bunun hüküm altına alınması gerektiğine karar verildiği, eldeki dosyada dava tarihinden geriye doğru beş yıl için ecrimisil talep edilmiş olup Dairenin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ikinci kaldırma kararında da ecrimisil bedelinin hesaplanmasına ilişkin alınan bilirkişi raporundaki hesaplama yönteminin hatalı olduğunun belirtildiği, akabinde alınan 21.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda ise hesaplanan ecrimisil bedelinin 173.207,00 TL olduğunun rapor edildiği, Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında 16.08.2011-16.08.2010 tarihleri arasındaki 24.000,00 TL'ye ilişkin ecrimisil hesaplaması davacının taşınmazdaki payına isabet eden tutar olup hesaplanan 173.207,00 TL'nin tamamının da davacının payına düşen miktar olduğu, dolayısıyla bu miktardan yani 173.207,00 TL’den davacıya ödendiği tespit edilen kantin gelirleri olan 127.156,20 TL'nin mahsubuyla (173.207,00-127.156,20) 46.050,80 TL yönünden davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı-birleştirilen davada davacı vekilinin asıl dava dosyasına yapmış olduğu istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne 46.050,80 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı-birleştirilen dosyada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; arsa payı sahibi bulunan davalı Vakıftan talep edilen ecrimisil bedelinin vakfın hastane içerisinde işletmekte olduğu kantinlerin sözleşmede belirlenen alandan daha fazlasını işgal etmiş olması nedeniyle olduğunu, karşı tarafça ileri sürülen gerekçelerin yerinde olmadığını, davalı Vakfın işletmekte olduğu kantinden hissesi oranında pay aldığını, yapılan sözleşmelerde belirlenen kira bedeli kantin işletmesini alan Vakfın hastane arazisi üzerindeki payı düşülerek yalnızca müvekkili kurum payı oranında belirlendiğini, ilgili düzenlemenin uygulanması hâlinde davalı Vakıf arsa payı nedeniyle hem kira gelirinden arsa payına düşen karşılığını almış olacağını, hem de yine aynı pay nedeniyle işgal hakkına sahip olacağını, bu durumda davalı tarafın iki kez menfaat elde edeceğini, bu nedenle müvekkilinin talebinin hukuka uygun olduğunu, arsa payı üzerinde pay sahibi bulunan davalı vakıftan talep edilen ecrimisil bedelinin, Vakfın hastane içerisinde işletmekte olduğu kantinlerin, sözleşmede belirlenen alandan daha fazlasını işgal etmiş olması nedeniyle istendiğini, davalı Vakıfın acil önü kantin için 10,85 m² ve merkez kantin için 109 m² alanı kiralamış olmasına rağmen acil önü kantin bakımından 57,99 m² ve merkez kantin bakımından 66,38 m² kapalı alan ile 40,59 m² kapalı depo alanı ve 21,63 m² açık alanı işgal ettiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada ecrimisil istemine ilişkindir.1. Asıl dava yönünden yapılan incelemede;Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Somut olayda, asıl davada hükmedilen ve temyize konu olan ecrimisil bedeli 46.050,80 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ilişkin kararının tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.2. Birleştirilen dava yönünden yapılan incelemede;Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Asıl dava yönünden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,Birleştirilen dava yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.