Anahtar kelimeler: Süreç Mükerrirlere Özgü Yağma Görüşü Gaziantep İstemlerinin Edenlerin Neticesinde Yoksunluklarının
6. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Nitelikli yağma
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; yapılan inceleme sonucunda, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d, 53... . maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir.
B. İstinaf
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 14.10.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri
... ilişkisinden kaynaklı bir iftira nedeniyle mahkûmiyet hükmü kurulduğu, bu durumun tanık beyanıyla sabit olduğu, yağmaya konu telefonun katılanın evinde bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, müşteki ile sanığın ikameti arasındaki mesafenin 150 cm olması, müvekkile ait ikametin penceresinde parmaklık olması, müştekiye ait evin penceresinin yerden 5.5 metre yükseklikte olması ile müştekinin sanığın bir elinde taş, bir elinde bıçak olduğuna dair beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın pencereden içeri girmesinin mümkün olmadığı, müştekinin beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğu, bilirkişi raporu ile müşteki beyanlarının çeliştiği, müştekinin sanığın kendisini darp ettiğini beyan etmesine rağmen adli raporda darp cebir izine rastlanılmadığı, sanık ile müştekinin komşu olması, müşteki ile aynı konutta oturan F.A. ile sanık arasında ... ilişkisi olması sebebiyle müştekinin sanığı sürekli görmesi ve iki ailenin ortak kararından kaynaklı olayın olması da dikkate alındığında teşhis işleminin delil niteliğinin bulunmadığı, sanık yakalandığında suça konu telefonun sanık üzerinde çıkmadığı gibi HTS kayıtlarında da telefonun takılıp kullanıldığı bir hattın bulunmadığı, ...'in 17.01.2025 tarihli dilekçesiyle olayın yaşanmadığını belirtmesine rağmen kovuşturma aşamasında dinlenmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, tanık F.A. nın olayın iftira olduğuna dair anlatımları müşteki Ş.G. ye sorulmadan eksik soruşturma ile karar verildiği, dosya içerisinde hukuka uygun, kesin somut ve şüpheden uzak bir delil olamadan doğrudan müvekkilim hakkında ceza vermesi hukuka aykırı olduğu, müşteki tarafça sanık ile F.A arasında olan ... ilişkisinin sona erdirmek için çok sayıda şikayette bulundukları, bu şikayetlerden sonuç alamadıkları, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a ve 149/1-d maddelerinin uygulanma olanağını bulunmadığı, yargılama sırasında tanık F.A.nın 14.04.2025 tarihli dilekçesi dosya arasına alınmadan ve değerlendirilmeden karar verildiği, talep edilen para miktarının belli olmaması ve suça konu cep telefonunun değeri araştırılmadan sanık hakkında değer azlığı nedeniyle indirim yapılmamasının hukuka aykırı olduğu, mala zarar verme suçunun oluşturuğunu gösterir delil bulunmadığı, beraat kararı verilmesi gerekirken düşme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesi sonucunda; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu, suçun konusunu oluşturan cep telefonunun marka ve modeli ile müştekinin 2.000,00 TL zararı olduğunu belirtmesine göre, 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca sanığın cezasından indirim yapılmamasında isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararında, sanık ve sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Olay tarihinde, sanığın müşteki....'ın ikametine ikametin camını kırarak girip ikamet içerisinde bulunan katılan ...'ye bıçak çekip "paran var mı?" şeklinde söz söyledikten sonra müşteki .....'a ait olan ve olay sırasında şarjda takılı bulunan cep telefonunu aldığı, katılan ...'ın cep telefonunu geri almak için hamle yapması üzerine sanığın katılan ...'ın karnına tekme atıp ikamete girdiği pencereden kaçtığı şekilden kabul edilen olayda, her ne kadar sanığın nitelikli yağma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanığın aşamalardaki savunmalarında ...'ın baskı ile sanık aleyhine ifade verdiğini, böyle bir yağma olayının yaşanmadığını, sanığın suça konu eve zaman zaman gelip gittiğini, ikametin evinin anahtarının sanıkta bulunduğunu, sanığın ikamete pencereden girmesini gerektirir bir durumun bulunmadığını beyan ettiği, müşteki....'ın 17.01.2025 tarihli dilekçesinde ise suça konu cep telefonunun olaydan sonra ikamette kapalı vaziyette bulduğunun beyan edildiği, katılan ...'ın sanığın ikametine girişine dair aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğu, keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuyla katılan ...'ın hazırlık beyanının çeliştiği, katılan ...'ın hazırlık aşamasında sanığın camı kırmak suretiyle ikamete girdiğini beyan etmesine karşın kovuşturma aşamasında sanığın evden çıkarken taş atıp camı kırdığını beyan ettiği, bilirkişi raporunda ise camın çift cam olduğu ve bir camın köşe kısmından kırıldığının tespit edildiği, HTS kayıtlarında cep telefonun suç tarihinde kullanımının kesintiye uğradığı tespit edilmiş ise de bu durumun tek başına sanığın isnat edilen suçu işlediğini göstermeyeceği, yine katılan ile sanığın komşu olması ve birbirlerini tanımaları nedeniyle katılanın yaptığı teşhis işlemine de tek başına itibar edilemeyeceği, taraflar arasında sanığın müşteki....'ın evli kızı tanık .... ile olan ilişkisini sonlandırmamasından kaynaklanan husumet bulunduğunun sabit olduğu, husumet nedeniyle müşteki ve katılanın beyanlarına itibar edilemeyeceği, sanığın isnat edilen suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak somut ve kesin bir delil bulunmadığı anlaşıldığından sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğinden, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanmasına yönelik sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. 02.02.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!