Anahtar kelimeler: Mandıra Ambar Yıkımına Kasabasında Boşaltmadığını Aksaray Binaların Dönüşüm Men Valilik

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Aksaray 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... Kasabasında bulunan ... numaralı mera parselinin davalı tarafından mandıra ve ambar yapılmak suretiyle kullanıldığının tespit edildiğini, Valilik men kararına rağmen davalının mera arazisini boşaltmadığını ileri sürerek el atmanın önlenmesine, arazi üzerindeki binaların yıkımına ve 3.057,15 TL mera geri dönüşüm bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalıya, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; keşif tarihi itibariyle el atmanın devam ettiği, dinlenen mahalli bilirkişilerin mandırayı ve ambarı davalının yaptığını belirttikleri, davaya konu meraya tecavüz olduğunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının el atmasının önlenmesine, yapıların kâl'ine ve tespit edilen 7.581,05 TL eski hâle getirme bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasında istikrar bulunmadığını, benzer dosyada maktu harç alınırken bu dosyada nispi harç alınmasının hatalı olduğunu, bu nedenle nispi alınan harcın iadesi gerektiğini,2. Dava konusu alanın davalı tarafından belediyeden satın alındığını, ödemenin bağış adı altında yapıldığını,3. Dava konusu yerin mera olduğunu belirten bir sınır işareti bulunmadığını, yapılara elektrik ve su bağlantılarının ilgili kurumlar tarafından yapıldığını,4. Davalı tarafından büyük emek ve para harcandığını bunların davalıya ödenmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, meraya el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hâle getirme bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 sayılı Mera Kanunu m. 3, 4)Hukuki nitelikleri itibariyle devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olan meralar özel mülkiyete konu olamazlar. Bu nedenle de mülkiyeti devlete ait olan yerlere ilişkin davayı Hazine açabileceği gibi meraların sınırları içinde bulunduğu ve yararlanma hakkı olan köy tüzel kişilikleri ve belediyelerin de dava açma hakları vardır.Mera, yaylak, kışlak niteliğindeki taşınmazlar kamunun yararlanılmasına tahsis edilmiş olup alım satıma konu olamayacağından bu tür taşınmazlarla ilgili davalar maktu harca ve vekâlet ücretine tabidirHer ne kadar Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamakta ise de, meraların kamunun yararlanmasına tahsis edildikleri, ekonomik olarak alınıp satılamadığı göz önüne alınarak davalılar aleyhine maktu vekâlet ücreti ve maktu harca hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücreti ve nispi harca hükmedilmesi bozmayı gerektirir.Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;(4) numaralı bendinde yer alan “85.017,331 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “615,40 TL” ibaresinin yazılmasına,(6) numaralı bendinde yer alan '' 166.903,92 TL'' ibaresinin çıkartılarak yerine '' 30.000,00 TL '' ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.