Anahtar kelimeler: Bayisi Dönme Satımdan Aşden İthalatçı Model Satım Yılına Ayıp Firma

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Ayıp nedeniyle satımdan dönme ve satım bedelinin iadesi
Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;
Davacı şirketin █████/2013 tarihinde davalı ithalatçı firma olan ...Şirketi'nin .... bölge bayisi olarak faaliyet gösteren diğer davalı ....A.ş'den 2013 yılına ait ... marka ... model bir araç satın aldığını ve aracın █████/2013 tarihinde davacı şirkete teslim edildiğini, araç teslim alındıktan on gün sonra █████/2013 tarihinde aracın hızlanma sırasında moturunun stop etmesi fark edildiğini ve aynı gün aracın servise götürülerek durumun davalı ....A.Ş'ye bildirildiğini, bu olaydan 5 gün sonra yani █████/2013 tarihinde yine aynı problemle karşılaşıldığını, bunun üzerine ....Noterliğinin █████/2013 tarih ve ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile durumun davalı tarafa ihtaren bildiriliğini ancak sonuç alınamadığını, aracın █████/2014 tarihinde ve █████/2014 tarihinde tekrar arızalandığını, bu kez █████/2014 tarihinde dava konusu aracın aylardan beri sabahları ilk çalışmadan sonra stop etmesi sebebi ile aracın davalı ....A.Ş çalışanı ... tarafından teslim alındığını, yerine tamir süresince kullanılmak üzere yeni bir araç tahsis edildiğini ve bu hususun tutanak altına alındığını, aracın tamir edildiği bildirilerek davacıya teslim edildiğini, sonrasında █████/2014 tarihinde aracın tekrar arıza yaptığını, dava konusu aracın aylardan beri sabahları ilk çalışmadan sonra stop etmesi, bu durumun servise gidip gelmesine rağmen sürekli olarak devam etmesi sebebi ile aracın davalı ....AŞ çalışanı ... tarafından tekrar teslim alındığını, yerine tamir süresinde kullanmak üzere yine bir araç tahsis edildiğini ve bu hususun tutanak altına alındığnı, son olarak █████/2014 tarihi itibariyle aracın yeniden arızalandığını ve davalı ....A.Ş çalışanı ... tarafından tekrar teslim alındığını, yerine tamir süresinde kullanmak üzere araç tahsis edildiğini ve bu durumun tutanak altına alındığını, aracın ....A.Ş'de bırakıldığını, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4.maddesinde de belirtildiği üzere; ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen ve satandardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis ve kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren malların ayıplı mal olarak kabul edildiğini, aracın sıfır kilometre alınmış olduğunu ve söz konusu hatanın aracın orjinalliğini bozduğunu, fiyatını düşürdüğünü ve can güvenliğini tehlikeye attığını, aracın garanti kapsamında olduğunu, bu nedenle davacının bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarımı isteme haklarından; aracın bedelinin iadesini talep ettiğini, ancak davalılarca şu ana kadar problemi çözücü herhangi bir adım atılmadığını belirterek, taraflar arasında █████/2013 tarih ... numaralı fatura ile satışı yapılan ... marka ...model araç satış sözleşmesinin feshine, ayıplı satılan aracın geri alınarak araç satış bedelinin satış tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekili, savunmasında özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görev yönünden itirazları olduğunu, davacının tacir olup, tüketici sıfatına haiz olmadığını, iş bu davada TTK hükümleri gereğince BK hükümlerinin uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu aracı ayıptan ari olarak tam ve eksiksiz teslim ettiğini, dava konusu aracın ayıplı olmadığını, davacının iddialarını somut deliller ile ispatlayamadığını, davacının bedelinin iadesini talep etme hakkı bulunmadığını, aksi kanaate varılması durumunda bedel indirimini talep ettiklerini, davacı tarafın faizin -talep edilen araç bedilene ilişkin – başlangıç tarihi olarak satış tarihinin esas alınması talebini kabul etmediklerini, bu talebin yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, faiz talebinin reddedilmesi gerektiğini, iş bu davanın kesinlikle kabulü manasına gelmemek şartı ile davanın kabulü halinde dava tarihi itibari ile davacıya ait aracın üzerindeki tüm takyidatların kaldırılarak müvekkil şirkete iadesine, devrine, tesciline karar verilmesini, dava konusu aracın kullanımı sebebi ile amortisman tutarının ve elde edilen menfaatlerin hesaplanarak iade edilmesi gerektiğini belirterek, davanın öncelikle görevsizlik, husumet yönünden, hak düşümü ve zamanaşımına uğramış olması, muayene ve ihbar sürelerinin kaçırılmış olması sebebi ile reddine, esastan inceleme yapılması halinde esas yönünden de davarın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; Mahkemenin görevsiz olduğunu, araçta gizli veya açık herhangi bir ayıp olmadığı gibi, imalat hatası da bulunmadığını, ayıp varsa bile davacının süresi içerisinde müvekkiline ya da bayisine herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını, Kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının da dava konusu araçtan elde ettiği yararları iade etmesi gerektiğini, bedel iadesi durumunda aracın kullanım bedelinin ve hasara uğraması nedeniyle değer kaybının araç bedelinden düşülmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı, davalı ... ...Ltd Şirketinin... Bölge bayisi olan ....A.Ş'den ... marka ... model araç satın aldığını, bu aracın hızlanma sırasında motorunun stop ettiğini, durumun servise bildirildiğini, arızanın 5 gün sonra bir daha tekrarladığını, ihtarname ile davalı tarafa bildirildiğini, █████/2014, █████/2014,29/0/2014 ve █████/2014 tarihinlerinde tekrar aynı arızanın meydana geldiğini, bu nedenle araç satış sözleşmesinin feshi ile ayıplı satılan aracın geri alınarak araç satış bedelinin satış tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... .. Ltd Şirketi tanığı ...ve ... beyanlarında; davacının aracının sabahları hava soğuk iken stop ettiği şikayeti ile geldiğini, yazılım güncellemesi yapılarak sorunun giderildiğini, bundan sonra 4-5 defa daha servise aynı şikayet ile getirilmesine rağmen yapılan incelemede herhangi bir sorunun olmadığının tespit edildiğini beyan etmiştir. Davacı tanıkları ... ve ... adına usulüne uygun tebligat çıkarılmasına rağmen duruşmaya katılmadıklarından tanıklar dinlenememiş, ayrıca davacı vekili █████/2017 tarihli duruşmadaki beyanı ile; tanık ... ve ...'nın dinlenmesi hususundaki taleplerinden vazgeçtiklerini, alınan ilk bilirkişi raporunda üretim hatası olduğu belirlendiğinden davanın kabulüne karar verilmesi talep etmiştir. Bilirkişiden alınan █████/2016 tarihli rapor, █████/2016 tarihli, █████/2017 tarihli ve █████/2017 tarihli ek raporlar alınmıştır. Alınan bu raporlara göre; dava konusu aracın █████/2013, █████/2013, █████/2014, █████/2014, █████/2014 ve █████/2014 tarihlerinde servise müracaat ederek aracın sabahları stop ettiği şikayetinde bulunulduğu, ilk müracaatta yazılım güncellenmesi ve enjektör adaptasyonu yapıldığı, █████/2013 tarihli müracaatta bir sorunun görülmediği belirtilerek enjektör adaptasyonu yapıldığını, █████/2014, █████/2014 tarihli müracaatlarda yazılım güncellemesi yapıldığı, diğer müracaatlarda enjektör adaptasyonu yapıldığını, █████/2014 tarihli servis müracatında klimadan ses gelmesi sebebiyle müracaat yapıldığının belirlendiğini, araçta yapılan incelemede herhangi bir sorunun tespit edilmediği belirtilmiştir. █████/2016 tarihli bilirkişi raporunda; herhangi bir sorunun olmadığı belirtilmesi rağmen üretim hatası olduğu belirtilerek çelişki oluşturmasından dolayı █████/2016 tarihli rapor alınmış, bu raporda da arızaya sebebiyet veren ... isimli makinadan kaynaklandığı açıklanmış ancak yine çelişkili şekilde sonuç kısmının bağlanmış olduğu görüldüğünden bu hususun tam olarak açıklanması ve çelişkinin giderilmesi için █████/2017 ve █████/2017 tarihli ek rapor alınmış, alınan bu raporlarda çelişkinin giderildiği, önceki raporlarda anlatım hatası yapıldığı, buna göre; araçta herhangi bir arızanın tespit edilemediği, davacının iddiası değerlendirildiğinde bunun ... denen parçanın arızasından kaynaklandığını, davacının şikayeti ve iddiasına göre değerlendirme yapıldığında ... arızasının üretim hatası olduğu şeklinde açıklama yapılmış olduğu görülmüştür. Buna göre; davacıya satılan araçta sabahları ilk çalıştırdığında stop ettiği ve servis tarafından yazılım güncellemesi netecesinde bu arızanın giderildiği, bilirkişi tarafından aracın üç gün boyunca test edilmesine rağmen herhangi bir arızaya rastlanılmadığı belirlenmiştir. Buna göre; davacının, iddiasını ispat edemediği, iddiasının aksine araçta herhangi bir arızanın mevcut olmadığı görülmüştür.
Bilirkişi tarafından ... isimli parçanın arızaya sebebiyet vereceği belirtilerek, bu parçadaki arızanın üretim hatası olduğu ve değiştirilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, en son alınan raporda bu açıklamasının davacının belirtmiş olduğu arıza şikayetine göre yapıldığı ancak araçta herhangi bir arızanın mevcut olmadığı belirtilmiştir. Mahkememizce üretim hatası olduğu iddia edilen hatanın ne olduğu, bu hatanın giderilmiş olup olmadığı, araçtaki arızanın neden kaynaklı olduğunun açıklanması için önceki bilirkişiden ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir.Alınan █████/2016 tarihli bilirkişi ek raporunda; dava konusu araçta, sabahları ilk çalıştırmada stop etme arızasının altı kez tekrarladığı ve sez konusu arızanın ...'dan kaynaklandığı, fiili olarak arızanın sürekli olarak devam etmediği, belirsiz aralıklarla ortaya çıktığı, bu arızaların tekrarlanan arıza olduğu gibi, aracın ayıplı olduğu, dolayısıyla araçta üretim hatasının mevcut olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce davalıların itirazlarının değerlendirilmesi, ayrıca ilk raporda herhangi bir arızaya rastlanılmadığı bildirilmiş ise de ek raporda ... denen sensörün arızalı olduğu belirtilmiş olduğundan bu çelişkinin giderilmesi ve ... denen sensörün değişmesi ile sorunun giderilmesinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise değiştirme giderinin tespiti için önceki bilirkişiden ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Alınan █████/2017 tarihli bilirkişi ek raporunda; dava konusu araçta; sabahları ilk çalıştırmada stop etme arızasının ...'dan kaynaklandığı ve komple yenisi ile değiştirilmesi ile arızanın giderilebileceği, tamir ve onarım tutarının 4.871,00 TL KDV dahil ( dört bin sekizyüz yetmiş bir lira) olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememiz ████████ E.sayılı dosyası... Bam 16.HD'nin █████/2020 tarih, █████████ E. █████████ K.sayılı ilamı ile bozularak mahkememize gönderilmekle, mahkememiz yukarıda esası belirtilen sırasına kaydı yapıldı.Mahkememizce dosyanın otomotiv alanında uzman 2 Mak. Müh. Ve 1 Hesap Uzm. Bilirkişiye tevdi ile istinaf kararı da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere davacının servis başvuruları ve serviste sorunun giderilmesi için yapılan uygulama dikkate alınarak bu durumun üretim hatası olarak kabul edilip edilemeyeceğinin ve ayıp olarak kabul edilmesi halinde ayıbın niteliğinin ve aracın mevcut haliyle kabulünün mümkün olup olmadığının tespiti için davacının itirazlarını da karşılayacak şekilde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili █████/2022 tarihli duruşma beyanında; müvekkili tarafından davaya konu aracın yıllar önce satıldığından dolayı araç üzerinde bilirkişi incelemesinin yapılması mümkün olmadığından, müvekkili tarafından bilirkişi masrafı yatırılmadığını, dosyadaki mevcut beyan, İstinaf kararı ve deliller doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nın 324. maddesinde, (1) "Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler."(2) "Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü mevcuttur.Davacı tarafça verilen kesin süreye rağmen bilirkişi incelemesi için takdir edilen ücret yatırılmadığına göre davacı bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılır. Davacı vekili duruşmadaki beyanında dava konusu aracın yıllar önce satılması nedeniyle araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması mümkün olmadığından bilirkişi masrafını yatırmadıklarını beyan etmiştir. Bu aşamada artık dosya içerisindeki rapor, bilgi ve belgelere göre karar vermek gerekmektedir.O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden ; davacıya satılan araçta sabahları ilk çalıştırdığında stop ettiği şikayetinin olduğu, servis tarafından yazılım güncellemesi yapıldığı, bilirkişi tarafından aracın üç gün boyunca test edilmesine rağmen herhangi bir arızaya rastlanılmadığı, bu suretle; davacının, iddiasını ispat edemediği, araçta herhangi bir tespit edilen arızanın mevcut olmadığı... " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dosyasına ibraz edilen █████/2016 tarihli kök raporda; söz konusu araçta bulunan arızanın araç seyir halinde iken meydana gelmesi durumunda can ve mal güvenliğini tehlikeye atabileceği, bu arızaların tekrarlanan arıza olduğu gibi aracın ayıplı olduğu, dolayısıyla araçta üretim hatasının mevcut olduğu kanaatine varıldığını, mahkemece üretim hatası olduğu iddia edilen hatanın neden kaynaklandığının açıklanması için bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiğini, 15.12.2016 tarihli ek raporda da; sabahları ilk çalıştırmada stop etme arızasının altı kez tekrarladığı ve söz konusu arızanın ...’dan kaynaklandığı, bu arızaların tekrarlanan arıza olduğu gibi, aracın ayıplı olduğu, dolayısıyla araçta üretim hatasının mevcut olduğu kanaatine varıldığını, mahkemece tarafların herhangi bir itirazı olmamasına rağmen tekrar ... hakkında ayrıntılı bilgi verilmesi noktasında aynı bilirkişiden ek bir rapor daha istendiğini, dava dosyasına ibraz edilen 24.03.2017 tarihli ek raporda ise daha önceki raporların aksine; tespit edilen bir arızanın olmadığını, ancak servisçe 6 kez müdahale edilmesine rağmen giderilemeyen sabahları ilk çalıştırmada stop etme şikayetinin ...’dan kaynaklandığı ve komple yenisi ile değiştirilmesiyle arızanın giderilebileceği kanaatine varıldığını, müvekkili lehine olan bu değerlendirmeler dikkate alınmaksızın davanın reddine hükmedilmesi nin kabul edilemeyeceğini, sıfır alınan bir aracın ... sensörünün arızalı olmasının üretim hatası sayılmamasının abesle iştigal olduğunu, araçta bulunan ayıbın tüketicinin farkına varamayacağı gizli ayıp olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle, TBK'nın 219 ve 227. maddeleri uyarınca, satılanın ayıbı nedeniyle satımdan dönme ve satım bedelinin iadesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasındaki satım sözleşmesi ilişkisinde, davacının, 03.12.2013 tarihinde 2013 model ... ...aracı 108.450,01 TL bedelle satın aldığı sabittir. Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporu ve servis faturalarından satın alınan aracın 13.12.2013 tarihinde aracın hızlanma sırasında stop etmesi nedeniyle servise götürüldüğü, yazılım güncellemesi yapılarak enjektör adaptasyonunun yapıldığı ve aracın teslim edildiği, yine 18.12.2013 tarihinde aynı nedenle servise getirildiği, aracın test edildiği, sorun görülmediği, enjektör adaptasyonu yapıldığı, 25.02.2014 tarihinde 10.000 km bakımının yapılması için ve aracın sabahları ilk çalıştırmada stop etmesi nedeniyle servise götürüldüğü, bakımının yapılarak ... yüklendiği, 27.05.2014 tarihinde 20.000 km bakımının yapılması için ve klimadan ses gelmesi nedeniyle servise götürüldüğü, aracın bakımının yapılarak yazılımın güncellendiği, 07.07.2014 tarihinde aracın sabahları ilk çalıştırmada stop etmesi nedeniyle servise götürüldüğü, enjektör adaptasyonunun sıfırlanıp tekrar adapte edildiği ve sorunun giderildiği, 05.08.2014 tarihinde 30.000 km bakımı için ve sabahları stop etmesi nedeniyle servise götürüldüğü, bakımı yapılarak ... yüklemesi yapıldığı, en son 29.08.2014 tarihinde sabahları stop etmesi nedeniyle ve sağ arka çamurlukta hasar bulunması nedeniyle servise götürüldüğü, enjektör adaptasyonu yapıldığı ve hasarın giderildiği ve davacıya teslim edildiği belirlenmiştir. Mahkemece araç üzerinde keşif yapılarak alınan raporda ve ek raporlarda araçtaki arızanın fiili olarak devam etmediği, araçta herhangi bir arıza tespit edilmediği, araçtaki arızaların, motorun ve çeşitli sistemlerin işleyişini yöneten elektronik beyin ve bilgisayar ünitesi olduğu anlaşılan ... dan kaynaklandığı, aracın ayıplı olduğu ve üretim hatasının mevcut olduğu belirlenmiştir. Tacirler arası satım sözleşmelerinde TTK’nun 23. maddesi ile bu madde yollamasıyla TBK’nun satış sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Dava konusu araçta açık ayıp veya olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılabilecek bir ayıp değil, gizli ayıp yani kullanımla ortaya çıkan bir ayıp söz konusu olduğundan ayıp ihbar süreleri bakımından TTK’nun 23. maddesi hükmü değil, yine TBK’nın 223. ve 225.madderi hükümleri dikkate alınacaktır. TBK’nın 223/2.maddesi “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında, sonradan ortaya çıkan ayıpların bildirilmesi üzerine, ayıpların davalı yanca ücretsiz onarım kapsamında kalıcı olarak giderildiği ve araçta kullanımı engeller veya araçtan beklenilen faydayı azaltacak nitelikte bir ayıp bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında aracın sonradan tekrar arıza yapıp tekrar servise götürüldüğüne ilişkin servis formlarına rastlanmadığı gibi, davacı tarafından aracın yıllar önce satıldığı beyan edilmiştir.
Öte yandan, TBK’nın 227.maddesi, "(1)Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.(2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.(3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. (4)Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. (5)Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükmünü haizdir.
Arızanın ortaya çıkması üzerine alıcı, anılan maddenin 3. bendindeki aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme hakkını kullanmış, ve ücretsiz onarılma kapsamında araçtaki tüm ayıp ve eksiklikler giderilmiştir. Gerek TBK'nın 227. maddesinde ve gerekse garanti sözleşmesindeki seçimlik haklardan ücretsiz tamir hakkının seçilmesi ve araçtaki ayıbın giderilerek aracın ayıpsız şekilde davacıya teslim edilmiş olması karşısında, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 28.04.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!