Anahtar kelimeler: Şifai İban Iban Davadavacı Dekontu Hesaptan Durduğunu Havale Düşülerek Tlyi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil, banka havale dekontu ile █████/2021 tarihinde -------- Bankası --------- IBAN nolu hesaptan borç kaydı düşülerek, davalı şirketin -------- bankası-------- ıban nolu hesabına, 166.000,00 tlyi havale yoluyla borç olarak gönderdiğini, müvekkil uyuşmazlığa konu borcu ödemesi adına davalı taraf ile yaptıkları tüm şifai görüşmeler neticesiz kaldığını Borçlu davalı şirket hakkında borcunu ödemesi konusunda ---------- İcra Dairesinde --------- Esas numaralı icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacaklı olduğunu iddia eden davacı ile müvekkil arasında herhangi bir ticaret ya da borç ilişkisi söz konusu olmadığını, müvekkil şirkete borç verdiğinden bahisle alacaklı olduğunu iddia eden davacı --------- ile müvekkil arasında bu zaman kadar herhangi bir şekilde borç ilişkisi, ticaret ya da başkaca herhangi bir ilişki kurulmadığını, şirket sahibi --------- davacıdan borç almak bir kenara dursun yüzünü dahi görmemiş, aynı zamanda davacının şirketle uzaktan yakından bir alakası bulunmadığını, borca dayanak olarak gösterilen havale başka bir amaçla şirkete gönderilmiş olmasına rağmen açıklamaya kötü niyetli kazanç elde etme amacıyla borç ibaresi düşüldüğünü, davacı yeğeni ---------- ile müvekkil şirket ticari birlikteliklerini sürdürürlerken, yusuf akbulak tarafından şirkete gönderilmesi gereken para amcası davacı ---------- adına kayıtlı hesaptan müvekkil şirket hesabına borç kaydı ibaresi düşülerek gönderildiğini, Müvekkil şirket yetkilisi ilk başta bunu sorun etmemiş ancak aralarında geçen konuşmalardan şüphelenen ve yaptığı araştırmalar neticesinde --------- kötü ticari şöhretinin kulağına gelmesi ile bu durum ---------- dikkatini çektiğini, İlerde şimdiki gibi bir dava veya başka türlü bir sıkıntıyla karşılaşmamak için yeğeni adına göndermiş olduğu parayı borç kaydı düşerek gönderen --------- alacaklıymış gibi gözükmesinin önüne geçebilmek adına kendisine şirket tarafından █████/2022 tarihli fatura kesildiğini, ancak davacı kötü niyetli olarak ilerde başvuracağı yöntemi planlamış olarak hareket ettiğini düşündüğümüzden ---------- Noterliği ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını da belirterek faturaya açıkça itiraz edildiğini tüm bu nedenlerle tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle, ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.İtirazın iptali istemine konu, ---------- İcra Müdürlüğünün --------- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; "Davacı tarafından ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyasına dayanak yapılan havale işleminde, -------- Bankası aracılığıyla davalı şirket hesabına 'borç verme' açıklaması ile para transferi yapıldığı görülmektedir. Ancak söz konusu havale işlemi, davacının 2021 yılına ait ticari defter kayıtlarında yer almamaktadır. Davacınin ticari defterlerinde, bu işleme ilişkin olarak --------- hesabı altında davalı şirket unvanına dair herhangi bir kayda rastlanmadığı, Öte yandan, davalı şirket tarafından düzenlenmiş olan 29.04.2022 tarihli ve --------- numaralı faturaya ilişkin olarak, davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, şirket yetkilisinin yeğeni olan dava dışı -------- adına gönderilen bedelin, ileride herhangi bir hukuki uyuşmazlığa konu edilmemesi amacıyla ---------- adına borç kaydı düşülerek gönderildiğini, bu nedenle söz konusu faturanın düzenlendiğini beyan ettiği, Bu beyan doğrultusunda, faturanın gerçekte taraflar arasında kurulmuş bir ticari ilişkiye dayanmadığı; dava dışı -------- ile davalı şirket arasında mevcut ticari ilişkiden kaynaklandığı anlaşıldığı, Nitekim, davacı da söz konusu fatura içeriğine noter kanalıyla itiraz etmiş olup, 2022 yılı ticari defterlerinde de bu faturaya ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı Taraflar arasında bu fatura dışında düzenlenmiş başka bir faturanın da mevcut olmadığı tespit edildiği, Davacının ibraz etmiş olduğu ticari defterlerin kâğıt ortamında tutulduğu, yasal süresi içinde noter tasdik işlemlerinin yapıldığı, ancak --------- yer alan hesaplara defterlerde yer verilmediği Davacı tarafından, ---------- Bankası nezdindeki hesabından, aynı bankada hesabı bulunan davalı şirkete 29.04.2021 tarihinde “borç verme” açıklamasıyla gönderilen 166.000,00 TL tutarındaki havaleye ilişkin işlemin, 2021 yılı defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşıldığı, Davalı tarafından sunulan ve tespitler bölümünün 2. maddesinde belirtilen faturanın içeriğine, davacı tarafından noter aracılığıyla itiraz edildiği, SÖZ konusu faturanın davacının 2022 yılı ticari defter kayıtlarında yer almadığı ve taraflar arasında bu fatura dışında başka bir fatura düzenlenmediği görüldüğü hususları beyan ve rapor edilmiştir.Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşması ile davalı tarafın defterlerinin incelenmesi için █████/2025 günü saat 11:00'a inceleme günü verildiği davalı vekilinin duruşmada hazır olduğu ancak inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmediği anlaşılmıştır.Somut olayda alacağın varlığının değerlendirilmesi için tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davaya konu edilen banka dekontunda açıklama kısmında "borç verme" ibaresinin yazılı olduğu bu ibarenin doğrudan borç verme ilişkisinin kanıtı olduğu bu aşamada ispat yükü yer değiştirerek davalının söz konusu parayı almadığını yahut ödediğini ispat etmesi gerekmektedir. Davalı tarafından borcun alınmadığının aksi ispat edilmediğinden davanın asıl alacak kabulüne karar vermek gerekmiştir. Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır(TBK m. 117/1,2). Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar(TTK m. 10). Davacının davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne ilişkin somut delil sunulmadığından işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1 -Davalının --------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 166.000,00 TL asıl alacak, üzerinden devamına, işlemiş faiz talebinin reddine,2-Alacak likit olduğundan kabulüne karar verilen asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,3-Karar harcı 11.339,46 TL 'den davacı tarafça yatırılan 427,60 TL Peşin harç ve 1.028,87 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 9.882,99 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç 1.028,87 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.884,07 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.395,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 3.958,37 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.289,18 TL'nin davalıdan, 830,82 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalı vekilinin yüzüne karşı yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026