Anahtar kelimeler: Katını Arttığını Tanziminden Edimlerinin Gelerek İmalat Akdedildiğini Proje İstirdat Geçtiğini

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 18.09.2012 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme tanziminden sonra proje üzerinde değişiklik meydana gelerek inşaat ve imalat miktarlarının iki katını geçtiğini, bağlı olarak müvekkil şirketin edimlerinin arttığını, bu durumun taraflarca bağımsız bölümlerin paylaşımında dikkate alındığını, 16.01.2017 tarihinde “... Sitesi ... Plaza Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi Teslim Tutanağının imza olunduğunu, buna göre müvekkil şirketin 31.12.2016 tarihi itibari ile hem sözleşmelerle ilgili hem de kiracılıkla ilgili karşılıklı alacak vereceği olmadığının taraflarca kabul edildiğini, müvekkil şirketin kat karşılığı sözleşmede yapılması gereken eksik imalatlar ve iklimlendirme sistemine istinaden toplam 1.050.000.- TL ödemeyi kabul ettiğini ve ileri vadeli kira ödemelerini mahsup ederek 875.000 TL bedelli 5 adet çeki verdiğini, böylece davalıya inşaatın tam ve eksiksiz olarak tespitinin kabul edildiğini, sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerin yerine getirilmiş olduğundan sözleşme ile davalıya teslim edilmiş bulunan 250.000.- USD bedelli teminat çekinin iadesinin talep edildiğini, ayrıca davalının kullanımına bırakılan büronun yapım ve kira giderleri için harcanan toplam 80,000-TL’nin talep edildiğini, davalı yanın sözleşme konusu edimlerin yerine getirilmediğinden bahisle teminatın iade edilmediğini, dava konusu çeke ihtiyati tedbir kararının verilmesini, davanın kabulüyle, teminat çekinin davalıdan istiradına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil (Arsa Sahibi) ile davacı şirket (yüklenici) arasında akdedilen Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi ile İstanbul Küçükçekmece 2. Bölge İkil 780 ada, 1 parselde 5 katlı binanın 12 ay içerisinde yapımının üstlenildiğini ve bitirilmiş toplam değer üzerinden %48 Yüklenici Şirkete, %52 Arsa Sahibine olmak üzere taşınmazın paylaşım şeklinin belirlendiğini, ancak davacı şirketin sözleşmeden doğan bir çok edimini halen yerine getirmediğini, ayrıca kararlaştırılan paylaşım oranına da aykırı davrandığını, dava dilekçesinin usul yönünden hukuka uygun olmadığını, sözleşmeye göre imzasından sonra inşaat sahasının genişletilmesi söz konusu olduğunda yüklenici şirketin müvekkilinden herhangi bir talebi olmadan gerekli inşaatı yapmak zorunda olduğunu, yüklenici şirketin sözleşmeye göre inşaatın 12 ay içerisinde tüm alt yapı ve çevre düzenlemesi ile tamamlanmış ve teslime hazır hale getirmediğini ve inşaat süresinin 2 yıl daha uzatıldığını, 18.12.2015 tarihinde imzalanan ek protokol gereği davacı şirketin 17 maddelik eksikleri 1 Ağustos 2019’a kadar tamamlayacağını taahhüt edip 250.000-$ değerinde çek verdiğini, yine 16.01.2017 tarihinde imzalanan teslim tutanağına göre sözleşmeye göre eksik imalatlara istinaden 1.075.000-TL değerinde 5 çek vermeyi taahhüt ettiğini, davacı şirketin 01.01.2017 tarihinden itibaren 3 yıl boyunca bina izolasyon tamiratlarını yapacağını, 16.01.2018 tarihine kadar doğalgaz tesisatını tamamlanacağının kararlaştırıldığını, ancak bugüne kadar yapılmadığını, ek protokolde tahdidi sayılan edimlere karşılık 250.000.- USD değerinde çek verildiğini, son olarak da davacı şirket tarafından 1.075.000.-TL değerinde değil yalnızca 875,000.-TL değerinde 5 adet çek verdiğini, Müvekkilin Davacı Şirketten 200.000.-TL alacaklı olduğunu, binadaki eksikliklerin değerini ve kira gelirini azalttığını, huzurdaki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, dava konusu teminat çekinin ek protokolde belirlenen eksik işlerin tamamlanması için teminat olarak verildiği, işlerin eksiksiz tamamlanması halinde iade edileceğinin kararlaştırıldığı, teslim tutanağının bu nedenle uyuşmazlığın kilit noktasını oluşturduğu, tutanağın ilk kısmında sözleşme ve ek sözleşmelerdeki yükümlülüklerin tamamlandığının belirtildiği ve 2. kısmında eksik imalatlar ve iklimlendirme sistemine istinaden ifa yerine geçen ödeme taraflarca ve özellikle davalı tarafça kabul edildiği, her ne kadar davanın açıldığı tarih itibariyle gerek tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda gerekse mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarında sabit olduğu üzere eksik işlerin ve doğalgaz hattı işlemlerinin yargılama devam ederken tamamlandığı anlaşılmış ise de, davalı tarafın teslim tutanağını imzalayıp içeriğini kabul edip eseri teslim alırken eksik kalan işler yerine geçen ödemeyi kabul etmiş durumda olduğu, çeklerin alındığı ve davacı tarafından ödemenin yapıldığı hususunun zaten ihtilaflı olmadığı, teslim tutanağının 3. kısmına gelinecek olursa daha önceden kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 15 maddesinde garanti süresi 10 yıl içinde imalatta gelecek yapım ve imalat bozukluklarından ve teknik hatalardan doğan zararlardan yüklenicinin sorumlu olacağı kararlaştırılmış ise de bu kerre teslim tutanağında █████/2017 tarihinden itibaren 3 yıl boyunca bina izolasyonu için gerekli tamiratların yapılacağı hususunda garanti verildiği, doğalgaz hattı için de 1 yıllık süre belirlendiği, yani teslim tutanağının 3 kısmı yüklenicinin ileriye dönük garanti taahhüdünü kapsamakta olup dava konusu teminat çeki ile ilgisi bulunmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda █████/2020 tarihi teminat çeki yönünden iade edilebilir tarih olarak belirlenmiş ise de, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda bu husustaki bilirkişi raporunun hükme esas alınmadığı, davalı tarafça teslim tutanağında ifa yerine geçen edim kabul edildiğinden ve davalı tacir olup basiretli bir tacir gibi iradesi ile bağlı olacağından eserin tamamlanması, teslimi ve ifa yerine geçen çeklerin ödenmiş olması ile teminat çekinin iade koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, 16.01.2017 tarihli belgenin 3. paragrafında yer alan işlerin halen yerine getirmemesine rağmen bir an için yerine getirildiği kabul edildiği takdirde bunların dava tarihinden sonra yapıldığı davacı tarafça beyan edildiğinden ve Yerel Mahkemece de kabul edildiğinden davanın reddi gerekirken veya en kötü ihtimal ile davacının müvekkil aleyhindeki davayı açmakta haksız olduğundan konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden müvekkilinin sorumlu tutulmaması gerekirken aksi yönde karar verildiği, sözleşmelerin birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceği, kendi içerisindeki paragrafların da ayrı ayrı değerlendirilemeyeceği, zira 18.12.2015 tarihli sözleşmede 17 madde halinde eksik iş olarak sayılan işlerden 10. ve 12. maddede belirtilen işlerin 16.01.2017 tarihli sözleşmenin 3. paragrafında belirtilen işler olduğu bu sözleşmelerin birbirleri ile bağlantılı olduğu, 16.01.2017 tarihli belgenin 3. Paragrafında sayılan işlerden biri akan suların giderilmesi(izolasyon) diğeri ise doğalgaz tesisatının yapılması olduğu, mahkemenin diğer sözleşme ile bu sözleşmeleri birlikte değerlendirmemekle, aynı belgedeki paragrafları birbirinden ayırarak hata etmiş olmakla birlikte birde bunun üzerine bir hata daha yaparak bu işlerin garanti sorumluluğu kapsamında olduğunu belirttiği, buradaki garanti sorumluluğu kapsamındaki Yerel Mahkemenin değerlendirmesinin hatalı olduğu zaten müteahhitin anahtar teslimi sözleşme gereğince 10 yıl garanti taahhüdü var iken müvekkilin bu hükmü yazarak garanti süresini azaltmasının kendisinden beklenmeyecek olmasından dahi görüldüğü, 16.01.2017 Tarihli belgenin 1. paragrafı diğer alt başlıklarla birlikte değerlendirildiğinde, 2. paragraftaki bedelin ödenmesi, 3. paragraftaki işlerin yapılması şartlarına bağlı olarak bir ibralaşmanın söz konusu olabileceği, salt orada ibra ifadesinin geçmesinin hukuki bir sonuç doğurmayacağı, yerel mahkemenin ibralaşıldığı, ifa yerine bedelin kabul edildiği ve 3. Paragraftaki işlerin garanti sorumluluğunun yeniden düzenlenmesi olduğu yönündeki değerlendirmelerinin tamamı hatalı olduğu, bu haliyle de yerel mahkemenin usule ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettikleri, yerel mahkemenin kararında zikredildiğinin aksine 16.01.2017 tarihli sözleşmenin 3. paragrafındaki işlerin halen tamamlanmadığı, bu konu ile ilgili hüküm kurmaya elverişli bir bilirkişi raporu da olmadığı, yerel mahkemenin kararının gerekçesinde zikredildiğinin aksine izolasyon hataları ve su sızıntısı problemleri halen giderilmediği, her davanın en geç açıldığı tarihteki maddi vakıalarla bağlı olduğu, bu haliyle yerel mahkemece davanın açıldığı tarihte davacının edimini yerine getirmediği sabit olduğundan davasının reddi gerekirken aksi hüküm kurmuş olması hatalı olduğu iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesine, davanın açıldığı tarihte davacının edimlerini yerine getirmediği sabit olduğundan dava açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise arsa sahibidir.
Davacı tarafın, davalıyla olan sözleşme ve ek protokol gereği davalıya teslim edilen 250.000-USD bedelli çekin iadesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, ilk derece mahkemesi kararı ve karara karşı ileri sürülen istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlık davacı tarafından davalıya teminat olarak verilen çekin iadesi şartlarının bulunup bulunmadığı hususundadır.
İlk derece mahkemesince de kabul edildiği üzere, sözleşmeler, ek sözleşme, tarafların beyanları ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu çekin 18.12.2015 tarihli ek sözleşmeye göre listelenmiş eksikliklerin teminatı için verildiği anlaşılmış olup, taraflarca bu ek sözleşmeden yaklaşık olarak 1,5 yıl sonra 16.01.2017 tarihinde yapılan teslim tutanağına ilişkin protokolde, tarafların ana sözleşme ve ek sözleşme ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, karşılıklı alacak ve borçlarının olmadığını kabul ettikleri ve bununla da dava konusu teminat çekine ilişkin iş ve işlemler yönünden ibralaştıkları anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle 16.01.2017 tarihli teslim tutanağına göre davalının iş bu çeki iade etmesi gerekir. Her ne kadar anılan tutanağın 2. paragrafında eksiklikler için yeniden çek verilmesi kararlaştırılmış ise de, az yukarıda yapılan açıklamalar nedeniyle bunun teminat çekinin verilmesine sebep olan eksikliklerle bir ilgisinini bulunmadığı anlaşılmış olup davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 101.798,97 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 25.449,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 76.349,23 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!