Anahtar kelimeler: Yidk Bam Esaskarar Sinai Sınai Fikri Hükümsüzlüğü Haklar Layihalar Marka

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ E. - ███████ K.DAVANIN KONUSU
: Marka YİDK Kararının İptali ve HükümsüzlüğüTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve ████████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkilinin ███████████ sayılı ve "..." ibareli markasının bulunduğunu, bu markayı mesnet göstererek davalı şirketin ███████████ sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... YİDK'nın 2023-M-2059 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzediğini ve tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, dava konusu edilen markada yer alan "..." ibaresinin başvuruya konu hizmetler açısından markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunmadığını, işarette yer alan "..." ibaresinin de bir anlamı olmaması nedeniyle tüketiciler tarafından bir şekil unsuru olarak algılanacağını, dolayısıyla dava konusu edilen markada esas unsurun "..." kelimesi olduğunun kabulünün gerektiğini, bu ibarenin de müvekkilinin markasının esas unsuru olan "..." ibaresinden türetilmiş bir kelime olduğunu, ayrıca taraf markalarının birebir aynı hizmetlerde kullanılacağını, ileri sürerek, ... YİDK’nın 2023-M-2059 sayılı kararının iptali ile ███████████ sayılı marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalı Şirket vekili, dava konusu markada bulunan "..." ibaresinin, Türk Dil Kurumu’nun güncel Türkçe sözlüğünde "Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi veya birçok kimsenin toplanıp el birliğiyle bir kişinin veya bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi" anlamlarına geldiğini, müvekkilinin müşterilerine sunduğu tasarruf finansman hizmeti nedeniyle, "..." kelimesinin tasarruf finansman hizmetini tanımlamaya yarayan, herkes tarafından kullanılabilecek nitelikte, ayırt edici niteliği oldukça düşük ve bu sebeple de bir markada ancak yardımcı unsur olarak kullanılabilecek bir ibare olduğunu, dava konusu markadaki ana unsurun "..." ibaresi olduğunun kabulünün gerektiğini, taraf markalarında geçen "..." ibaresinin ortaklığından hareketle açılmış olan huzurdaki davanın davacının kötüniyetini gösterdiğini, ayrıca davacının markasının sigorta hizmetlerinde kullanıldığını, davalının ise markasını finansman hizmetlerinde kullanacağını, müvekkili adına tescilli "..." ibareli seri markaların da bulunduğunu, davacının davasına mesnet aldığı markasının tescili üzerinden 5 yıl geçmiş olmasına rağmen markayı kullanmadığını, ayrıca da taraf markalarının hitap ettiği tüketici kesiminin bilinç ve dikkat seviyesinin yüksek olduğunu, bu yüzden de taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, davacının mesnet markasının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, dava konusu markadaki "..." ibaresinin de, "..." kelimesinden türetilmiş bir ibare olduğu, dava konusu edilen markada zaten de, kelime öbeğine nispeten büyük puntolarla ve kalın harflerle, işaretin baş kısmına yazılmış olan “...” ibaresinin, iki harften müteşekkil olmasına rağmen, en azından işaretin görsel algısında, baskın unsur olarak algılandığı; "..." kelimesinin, Türkçe’de "birçok kimsenin toplanıp el birliğiyle bir kişinin veya bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi" yerleşik anlamını haiz olduğu, anlamı herkes tarafından bilinebilecek, kullanımı yaygın ve yarattığı algı aynı olan, ayırt edici niteliği zayıf ibarelerden oluşan markalarla iltibasın yapılacak küçük bir değişiklikle bertaraf edilebileceği, karşılaştırılan işaretlerde ortak olan "..." ibaresinin markasal hüviyette ayırt ediciliği düşük/zayıf bir ibare olduğu, davacının bu ibareye markasal anlamda korunması gereken ekonomik bir değer kattığının yeterli nitelikte/ nicelikte/içerikte delil ile ispat edilemediği, dava konusu edilen markanın kapsamına giren tüm hizmetler yönünden emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği ancak dava konusu edilen markanın kapsamına giren hizmetlerin hitap ettiği tüketici/alıcı kesiminin, bu emtiaları satın aldıkları anda bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin düşük olmadığı, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu marka ile müvekkilinin mesnet markasının "..." esas unsurlu markaların SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğunu, mal ve hizmet benzerliğininde oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğüistemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının "..." ibareli markasıyla davalının "..." ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira, dava konusu edilen marka kompozisyonunda markada kapsadığı yer ve yazım şekli itibariyle "..." ibaresinin markasal algıyı üzerinde topladığı, öte yandan, "..." ibaresinin ayırt ediciliği de düşük olup, zayıf nitelikteki bu ibarenin ortaklığının somut uyuşmazlıkta taraf markaları arasında iltibasa sebebiyet verebilecek mahiyette olmadığı, iptali istenen YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.