Anahtar kelimeler: Adp Tramere Tramer Müzakere Kaydın İşlenmiş Gözetim Araçta Hasar Heyetince

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ (E) - ████████ (K)
DAVANIN KONUSU
: TRAMER kaydının değiştirilmesi/düzeltilmesi
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait araçta trafik kazası sonucu oluşan hasar miktarının 49.279,56 TL olmasına karşın hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne(TRAMER) 53.464,39 TL olarak işlenmiş olduğunu ileri sürerek müvekkiline ait 61 ADP 273 plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 49.279,56 TL olduğunun tespitine, karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER'e) gönderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin sorumluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tramer kaydının düzeltilmesini talep ettiği, düzeltilmesi gereken kayıt TRAMER'de olduğundan bu davanın TRAMER'e (Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yahut bağlı bulunduğu kuruluşa) açması gerektiğinin açık olduğunu belirterek husumet itirazında bulunmuş, davacı taraf hak sahibi olduğundan kayıtların düzeltilmesini Sigorta Bilgi Merkezinden isteyebilecekken kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeden doğrudan işbu davayı açmış olmasının başka amaç ve niyetlerle açıldığı kanaatinde olduklarını, aracın hasar kaydı incelendiğinde bir hatanın olmadığının görüldüğünü belirterek hatalı kayıt olmadığından davanın reddine yahut konusuz kalmasına karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, tespit davası yönünden davacının korunmaya değer güncel hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili özetle; uyuşmazlığın niteliğine göre davanın tespit davası olduğunu, müvekkilinin, hasar kaydının tespiti ve bu durumun TRAMER'e bildirilerek düzeltilmesinde hukuki yararı bulunuğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, TRAMER kaydının düzeltilmesi ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne bildirilmesi istemine ilişkin olup niteliği itibarıyla bir inşaî davadır.
Bilindiği üzere inşaî dava ile davacı, var olan bir hukukî durumun değiştirilmesini veya kaldırılmasını veya yeni bir hukukî durumun yaratılmasını ister. Somut uyuşmazlıkta da davacı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne davalı tarafından bildirilen kaydın değiştirilmesini talep etmektedir. Davacı, değiştirilmesini/düzeltilmesini talep ettiği kayıt ile gerçekte kayıt edilmesi gereken kaydın örtüşmediğini, kayıt edilmesi gereken tutarın, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasında belirlenen tutar olduğunu ileri sürmektedir. Bu durumda, davanın değeri (uyuşmazlık konusu değer), var olan (ve düzeltilmesi istenilen) kayıttaki tutar ile olması gerektiği ileri sürülen kayıttaki tutar arasındaki fark olan 4.184,83 TL'dir.
HMK'nin 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. HMK'nin 341/4. maddesine göre ise alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü  üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Ayrıca HMK'nin ek 1. maddesinin 1. fıkrasında; "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için █████/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır.
Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu ilk derece mahkemesinde davanın açıldığı 2024 yılı için HMK'nin 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 28.250 TL'dir.
Somut uyuşmazlıkta, dava değeri (yukarıda açıklandığı üzere 4.184,83 TL), davanın açıldığı 2024 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesince verilen karar için HMK'nin 341/4. maddesi gereğince istinaf hakkı yoktur. Yerel Mahkemece, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nin 352/1-b maddesi gereğince reddine,
2.İstinaf incelemesi esastan yapılmadığından, istinaf başvurusu sırasında yatırılan istinaf karar harcının istek halinde mahkemesince yatırana iadesine,
3.İstinaf aşamasında yapılan masrafların istinaf eden üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine,
4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!