Anahtar kelimeler: Israrlı Uzunca Durdurduğunu Aradan Satımdan Yirmi Borcuna Bin Çeki Fakat

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının ticaret yaptıklarını, davalının müvekkiline olan borcuna karşılık icra takibine konu █████/2013 30.04.2013 tarihli ve ------ çek no.lu yirmi beş bin Türk Lirası bedelli çeki müvekkiline verdiğini, fakat davalının o tarihlerdeki ısrarlı talepleri üzerine müvekkilinin çeki bankaya ibraz etmediğini, aradan uzunca zaman geçtiğini ve çekin davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine davalı ve diğer borçlular hakkında -- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ise 10.04.2015 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlu davalı böyle bir borcunun olmadığını iddia etmekte ise de; davalının, müvekkiline olan borcuna karşılık icra takibine konu █████/2013 30.04.2013 tarihli ve ----- çek nolu yirmi beş bin Türk Lirası bedelli çeki müvekkiline verdiğini, borcunun da çek ile sabit olduğunu, davalının kötüniyetli olup bile isteye borcuna itiraz ettiğini belirterek borçlunun --- İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline, takibin borçlu yönünden devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya herhangibir borcunun bulunmadığını, davacının, taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişki neticesinde müvekkili tarafından borcuna karşılık davacı yana 25.000,00 TL. bedelli çek verildiğini ve müvekkilin ısrarı üzerine davacı tarafça bu çekin tahsile konulmadığını, ancak çok uzun zaman geçmesine rağmen müvekkili tarafından ödeme yapılmadığından bahisle müvekkili hakkında ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosya ile aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının iddialarının gerçeklerle örtüşmediğini, müvekkilinin, taraflar arasında gerçekleşen alacak /borç ilişkisi sebebiyle davacı tarafa tüm borçlarını ödediğini, bu borçların icra kanalıyla daha önceden tahsil yoluna gidildiğini ve davacı tarafından alacaklarının fazlasıyla tahsil edildiğini, dava konusu çekin müvekkili tarafından davacıya verildiğini, ancak bu çekin müvekkilinin davacıya olan borcu sebebiyle değil tamamen iyi niyet çerçevesinde aksi bir durum ile karşılaşılması halinde nakde çevrilmek amacıyla verildiğini, bu durumda müvekkilinin iyi niyetinin davacı tarafından suistimal edildiğini ve davacı yanın tamamen asılsız beyanlarıyla müvekkili suçlayarak hakkı olmayan bir parayı tahsil etmeye çalışarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, bu durumunda davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, dava konusu takibin 2015 yılına ait olup; müvekkilinin takibe itiraz tarihi ise 10.04.2015, davacının huzurdaki davayı açma tarihinin ise 21.06. 2018 olduğunu, geçen süre zarfı 3 yıl olup; davacının bunca zaman itirazı bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle huzurdaki dava süresi içerisinde açılmamış olup zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının itirazın iptali davası açmada hak düşürücü süre olan 1 yıllık süreyi kaçırdığını belirterek öncelikle zamanaşımı itirazları nedeniyle davanın usulden reddine aksi halde müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığından davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyasının incelenemesinde; █████/2013 30.04.2013 tarihli ve ----- çek no.lu yirmibeşbin Türk Lirası bedelli çekin tahsili istemi ile icra takibi başlattıkları, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
--- İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine █████/2013 tanzim ve █████/2013 vade tarihli 10.000,00 TL. Bedelli bono dayalı alacağın tahsili istemi ile takip başlattıkları görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut bulunduğunun belirtildiği ve davalının davacıya olduğu iddia olunan borcuna karşılık takibe konu 25.000 TL bedelli çekin davacıya verildiği, ancak davalının belirtilen tarihlerde ısrarlı talepleri neticesine iş bu çekin bankaya ibraz edilmediğini, aradan geçen süre zarfında da iş bu çek bedelinin ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine ---- İcra Dairesinin ------ sayılı dosyasıyla takip başlatıldığı, ancak takibe itiraz edildiği belirtilerek itirazın iptali, takibin devamı ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının talep edildiği, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde davalının davacıya takibe konu çekle ilgili olarak herhangi bir borcunun bulunmadığı ve aynı zamanda davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği talep edilmiş olmakla mahkememizce öncelikle usulü itirazların değerlendirileceği ve daha sonra oluşacak duruma binaen oluşacak davalının takip dosyasında belirtilen borçla ilgili olarak davacıya herhangi bir ödemesi gereken meblağ bulunup bulunmadığı , gerek tarafların sunacağı deiller ve gerekse bilirkişi incelemesi vasıtasıyla araştırılarağı hususu noktasında toplandığı görüldü. Mahkememiz dosyası; davacı tarafça ----. İcra Dairesi'nin ---- sayılı dosyasında davalı aleyhine başlatılan takiple ilgili alacağının mevcut bulunup bulunmadığı, bulunuyor olması halinde miktarın davalı tarafça cevap dilekçesinde de ileri sürülen ödeme konusundaki itirazları ve dosyamız arasına alınan icra dosyaları da incelenmek suretiyle bu hususları kapsayacak şekilde rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2020 tarihli rapor düzenlettirilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan raporun sonuç bölümünde; alacaklı vekilinin anılan icra dosyasında (---- İcra Mürlüğü'nün ----- esas) 18.5.2017 tarihinde talep açtığı anlaşılmakla ödeme emrine itirazın bu tarihte öğrenilmiş sayılması gerekeceği değerlendirilmekle, 21.6.2018 tarihinde derdest tasarrufun iptali davasının açıldığı, bu yönlü ile 1 yıllık hak düşürücü süresinin sona erdiği ve davanın süre yönünden ve esastan reddinin lazım geldiğinin mütalaa edildiği, somut olayda davalının davacıya yaptığı ciro ile semedi davacı yan elinde bulundurduğuna göre, davacının hangi hukuki ilişki sebebi ile bu senedi eline geçirdiği, alacak hakkının hangi hukuki ilişkiye dayandığını, bu hukuki ilişki sebebi ile davacıya düşen yüklerin (mal teslimi ya da hizmet ifasının) davacı tarafından yerine getirilmiş olup olmadığının davacı tarafından ispatı gerekir ise de somut olay yönünden, davacının bu yönde hiçbir delil sunmadığı, bu yönü ile takibe konu alacağın ispata muhtaç kaldığı mütalaa olunduğu bildirilmiştir.
Davacının sunmuş olduğu █████/2020 tarihli dilekçesinde belirtilen itirazları karşılar nitelikte ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç bölümünde; kök raporda tespit edilen sonuçlardan dönmeyi gerektirecek hiçbir durumun olmadığı mütalaa edildiği bildirilmiştir.
Davacı davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasından örnek ---- nolu ödeme emri gönderdiği, davalı ----. İcra Hukuk Mahkemesinin ---- esas,---- sayılı dosyasında usulsüz ödeme emri tebliği şikayeti davası açtığı, mahkemece borçluya ödeme emrinin usulsüz olduğunun tespit edilip █████/2015 tarihin tebliğ tarihi olarak kabulüne karar verildiği, kararın tarafların temyiz etmemesi üzerine █████/2016 tarihinde kesinleştiği, davacı alacaklının --- İcra Müdürlüğünün ---- sayılı dosyasında diğer borçlu ----Ait tebligata yarar adresinin tespiti için talepte bulunduğu, talep tarihinin █████/2017 tarihi olduğu, artık bu aşamada ödeme emrine itirazın davacı tarafça bu tarihte öğrenildiğinin kabulü gerekeceği, iş bu eldeki itirazın iptali davasının █████/2018 tarihinde açıldığı, bilindiği üzere İİK 67 vd maddelerinde itirazın iptali davasının borçlunun ödeme emrine itirazından itibaren 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, hakimin hak düşürücü süreyi re'sen nazara alması gerektiği, bu nedenle süresi içerisinde açılmayan itirazın iptali davasının reddine dair verilen mahkememizin █████/2021 tarih, ---- esas ve ---- sayılı kararı ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih, ---- karar sayılı ilamı ile "Somut olayda ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı takip dosyasında davalının itiraz dilekçesi davacıya tebliğ edilmemiştir. İcra Hukuk Mahkemesince ödeme emrinin tebliğ tarihinin düzeltilmesi davasında verilen kararın alacaklıya tebliği, borçlu tarafından icra takibine yapılan itirazın alacaklıya tebliği mahiyetinde olmadığı gibi haricen öğrenme de itirazın iptali davası için kanunda düzenlenen bir yıllık dava açma süresini başlatmaz. Bu durumda işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebebinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." denilmekle mahkememiz kararı kaldırılmış ve mahkememiz esas defterinin ---- esas sırasına kaydı yapılmıştır. Dava İİK 67. Md düzenlenen itirazın iptali davasıdır. Davacı █████/2013 tarihli ------- numaralı 25.000,00 TL bedelli çeke ilişkin olarak takip talebinde bulunduğu, davalının borca itiraz ittiği, takibin borçlunun itirazı ile durduğu iş bu davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Davalı her ne kadar takibe konu hatır çeki olarak verildiğini iddia etmiş ise de bunu ancak bir protokol ile ispat etmesi gerektiği ancak ispat edemediği, yine çekin davalının cirosu ile davacıya geçtiği, çekin davacının elinde bulunduğu, çekin illetten mücerret olduğu, aradaki ticari ilişkiye dair davalı tarafından açılan bir davanın bulunmadığı, davalının çekin altındaki ciroya itiraz etmediği, davalının bu aşamada ancak ödemeyi ispat etmesi gerektiği, davalının --- icra dairesinin ---- sayılı dosyası ile --- İcra Dairesinin ---- sayılı dosyalarında ödeme yaptığını savunmuş ise de --- icra dairesinin----- sayılı dosyanın alacaklısının yine davacı olduğu, takibe dayanak 10.000,00 TL bono olduğu, yine ---. İcra dairesinin ---- sayılı dosyanın taraflarının farklı olduğu ve örnek --- takip olduğu takibin genişletilme yasağı bulunduğu anlaşıldığı --- İcra dairesinin ----- sayılı dosyası ile aynı olmadığı, asıl takibin çeke dayalı olduğu, bu haliyle davalının ödemeleri ispat edemediği, takip tarihi ile çekin keşide tarihi arasında işlemiş faizin 3.988,36 TL olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Asıl alacak çeke dayalı olması nedeniyle likittir. İcra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN KABULÜNE,
2-Davalının ---- İcra Dairesinin ------ sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
3-Asıl alacak olan 25.000,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.980,19 TL harçtan peşin alınan 350,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.630,08 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ve 350,11 TL peşin harç olmak üzere toplam 386,01 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 800,00 TL bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 222,10 TL olmak üzere toplam 1.022,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca kabul edilen dava yönünden 28.988,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!