Anahtar kelimeler: Sakarya Kocaeli Devrinin Başkan Yazim Katip Hisse Etkili Üye Sonuca

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVA TÜRÜ
: Ticari Şirket (Hisse devrinin iptali ve tescili)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026KR. YAZIM TARİHİ
: █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 2012 yılında davacı, abisi ... ve diğer üç ortakla beraber Kocaeli merkezli ... Tavukçuluk adlı şirket kurduklarını, davacının Eskişehir'de şirketten ayrı olarak yapmış olduğu bir başka iş esnasında bir çeteyle karşı karşıya kaldığını ve yaşanan olaylardan ötürü yakalandığını, ancak suçsuzluğu ortaya çıkıp beraat ettiğini, davacının cezaevinde bulunduğu dönemde şirkete zarar gelmemesi ve şirketin işlerinin yürüyebilmesi için %20'lik ortaklık hissesini eşi ... ... ya da abisi ...'a devir etmesi için vekalet verdiğini, eşinin hisseyi kendisine ya da abisine devretmeyip, kardeşi üzerine devrettiğini, kararın deftere iki kere işlendiğini, davacının cezaevindeyken hem eşi hem de şirketin avukatına güvenerek imza at denilen yere imza atarak imzaladığını, karar defterinde imzasının bulunmadığını, davacının, davalı olduğu aile mahkemesinde görülen boşanma davasında kurnazlık yapılarak şirket hissesinin davalıya satıldığının ikrar edildiğini, davalının ekonomik koşullarının %20 hisseyi devir alacak ve şirket ihtiyaçlarını karşılayacak durumda olmadığını, davalının gerçek hissedar olmadığını, emanetçi olduğunun ortada olduğunu, davacı tarafından verilen vekaletin kötüye kullanıldığının açık olduğunu beyan ederek hisse devrinin iptali ile adına tescilini ve HMK 389/1 hükmü gereğince şirketin ilgili hisselerinin üçüncü kişilere devrini engellemek amacıyla tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalının davaya konu hisseleri ve pay devrini davacının eşi müvekkilin de ablası olan ... ...’dan eşinden aldığı vekaletname ile yaptığı işlem sonucu satın aldığını, ...’ıntutuklanıp cezaevine alınması ile sermaye bedeli ödeyemez durumda olmaları nedeniyle davalının ablası, davacının da eşi olan ... ... davacıyla ile birlikte aldıkları karar ile ve davacının eşine verdiği vekaletname ile satış işleminin gerçekleştiğini, davacının abisi olan ...’ın ...Tavukçuluğun diğer ortağı olarak, davalının ablasından sermaye parası talep ettiğini, davalının ablasının o dönemde ikiz çocukları olduğu ve eşinin Eskişehir’deki şantiyesindeki işlerin metrajlarınınalıp tutanaklar tutmak ve sözleşmenin feshi işlemleri ve şantiyede eşinin şirketine ait malzemeleri toparlayıp naklini yapmak, bir yandan da Çengelköy’de eşinin başka bir şirkette yaptığı iş gereği sözleşme yaptığı şirket yetkilisi ile sözleşmeyi sonlandırmak, bu şantiyedeki işin yapımı için alınmış ama iş yarım kaldığı için kalan malzemeleri toplamak ve naklini yapmak gibi vs. eşinin işleri ile uğraşmaktan çalışamadığından parası olmadığı ve şirket hisselerini eşinin onayı ile ondan aldığı vekaletname ile satmak durumunda kaldığından, davalıya satmayı önerdiği ve davalının eşinin birikim amaçlı aldığıaltın ve baldızından, kayınvalidesinden ve teyzesinden aldığı dolar, Euro ve altınların bir kısmını ablasınavererek şirket paylarını satın aldığını, ayrıca davalının annesi ve babası da maddi katkı sunduklarını, davalının 100.000,00 TL değerinde altın ve dövizi ablasına verdikten sonra 130.000,00 TL civarında da sonrasında şirkete sermaye bedeli ödendiğini, davacının tutuklanmasına neden olan işin, kendisine aitLikya Peyzaj şirketin işi ile ilgili olduğu ve bu şirketin ... Tavukçulukla hukuken bir bağı bulunmadığı,davacının eşine verdiği vekaletnamede şirket hisse devrini ve satışını gerçekleştirmesi için genel yetki verdiğini, davacı eşinin kendine veya ...’a hisse devrini ve satışını gerçekleştirmesini istemişolsaydı, vekaletnamede yetkiyi bu doğrultuda vermiş olacağı, davalının ablası davacı olan eşine şirkethisselerinin satışını kardeşi ...’e yapacağını söylediği, davacının hisselerin yabancıyagitmeyeceği ve ailede kalacağı için sevindiğini, davalının ablasının davacı adına kesinlikle sahte imza atmadığını, davalıya hisse satışından sonra alınan genel kurul kararına, hisse devir ve satışıvekaletnamesi olduğundan ... ... davacının vekili olarak imza attığını, şirketmuhasebecisinin, kararın aynısını davacının kendisine imzalatılması gerektiğini söylediği için aynı karardavacının kendisine imzalatıldığını, davalının ablası ...'in şirketinin dava ve hukuki birkaç işinişirket vekili olarak yaptığını, şirketin Genel Kurul kararlarının alınmasında veya karar defterinin tutulmasında şirket avukatı olarak hiçbir hukuki yardımı olmadığı, davalının şirket hisselerini satın aldığında, kendisi Ataşehir Belediyesinde şoför olarak çalıştığından, aynı binada oturanserbest kendi işini yapan biri olarak ablası ... ... kendilerine yardımcı olduğunu, davacıve Abisi ... birlikte hareket ederek, davalının hem %20 hissesini hem de şikayetten feragatve hukuk davası açmamak kaydıyla eski ortakların bedelsiz devrettiği ve emaneten ...’adevredilen %30 hissesini ele geçirmeye çalıştıklarını, 15.09.2020 tarihli hisse satış sözleşmesinin davacı, davalı ve ablası birlikte notere giderek düzenletildiğini, ancak, davacı ve eşi hisse satış bedelini davalıya ödeyemediğinden yapılan devir sözleşmesi şirket genel kuruluna sunulmadığı ve hukuki bir geçerlilik arz etmediği ve ablası ile de arasında da bu anlamda bir anlaşmazlık olmadığından davalının fesih yoluna gitmediğini, davalının eşinin birikim amaçlı olarak aldığı altınları, kayınvalidesinden,baldızından, annesi, babasından ve teyzelerinden aldığı altın ve döviz ile 100.000 TL karşılığında hisselerisatın aldığını, aldığı borç döviz ve altınlardan kalan ile ve ailece çalışarak elde ettikleri gelirleri ile 130.000TL'nin üstündeki bir sermayeyi kendisi ve ablasının aracılığıyla şirkete ödendiğini beyan edilerek, açılandavanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ...1-Davanın KABULÜNE,2-Kocaeli 4. Noterliğinin █████/2013 tarihli ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesinin iptaline,3-Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğünün ███████████ sicil numarasında kayıtlı ... Tavukçuluk Besicilik Gıda Ürünleri Üretim ve Pazarlama San. Ve tic. Ltd. Şti.'ndeki davalı adına kayıtlı 3360 adet hissenin davalıdan alınarak davacı adına kayıt ve tesciline,4-Karar kesinleştiğinde Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğünden kararın tescil ve ilan edilmesi için müzekkere yazılmasına .. " karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin, beyanları çarpıtarak, kararda görgü tanığının beyanını değerlendirmeksizin ve hiç bir şekilde kararda yer vermeyerek delilleri değerlendirmede hataya düştüğünü, yanlı davranıp tarafsızlığını gölgeye düşürecek şekilde hüküm kurduğunu, yerel mahkeme davacının şirketin idaresi için vekilin kendisine veya şirketin diğer ortaklarından ...’a satış için değil şirketi kendi adına idaresi için vekalet verebilecekken satış için vekile genel vekalet vermesinin mantık dışı olduğunu değerlendirmesi gerekirken vekilin boşanma davasında söylediği ikrar içermeyen bir cümleden ikrar edildi yorumu yapmasının mantıklı olmadığı gibi hakkaniyet kurallarına da aykırı olduğunu, yerel mahkemenin maddi olaylar örüntüsünün tutarlılığını, 4 tanığın beyanını, banka hesap hareketlerini, davalının şirkete gerekli paraları yatırmasını gözardı ettiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilgili istinaf sebepleri ise hem maddi olarak hem de usulen bir istinaf sebebi dahi sayılamayacağından sayın mahkemeden ilamın onanması kararı vermesi gerektiğini beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.DELİLLER
: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih - ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; hisse devrinin iptali ile tescil davası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.Dosyanın incelemesinde; davacının, ortağı olduğu şirketteki %20 oranındaki hissesini, ceza evinde bulunduğu dönemde eşine verdiği vekaletnameye dayanılarak davalıya devredildiğini, ancak söz konusu devrin davacının gerçek iradesini yansıtmadığını, vekaletin amacına aykırı kullanıldığını ve işlemin inançlı işlem niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle, Kocaeli 4. Noterliğinin █████/2013 tarih ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesinin iptalini talep ettiği, davalının hisselerin bedeli karşılığında alındığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Eldeki davada, tüm dosya kapsamı, taraf beyanları, tanık anlatımları, ticaret sicili kayıtları, noter belgeleri, bilirkişi raporları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiştir.Uyuşmazlığın, davacıya ait limited şirket hissesinin vekaletnameye dayanılarak davalıya devredilmesine ilişkin işlemin, vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.Dosya arasına alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dışı ... Tavukçuluk Besicilik Gıda Ürünleri Üretim Paz. Ltd. Şti.'nin Kocaeli Ticaret Siciline20.11.2012 tarihinde tescil edildiği ve şirket sermayesinin her biri 25,00 TL olan 16800 paydan oluşan420.000,00 TL olduğu ve davacı ...’ın, 3360 pay karşılık 84.000,00 TL sermaye ve %20hissesi ile şirketin kurucu ortağı olduğu, davacı ..., dava dışı şirketteki 3360 paya karşılık 84.000,00 TL sermaye hissesini, notertasdikli limited şirket hisse devir sözleşmesi ve 25.11.2013 tarihinde, Eskişehir 8. Noterliğinin 11.09.2013tarih ve ... yevmiye numarası ile tasdikli vekaletname ile vekili ... ... tarafındandiğer ortak ...’e devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı, devir sözleşmesinde devirbedelinin nakden ve tamamen ödendiğinin yazılı olduğu, hisse devri ve alınan ortaklar kurulu kararının10.12.2013 tarihinde ticaret sicilinde tescil edildiği ve Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı,daha sonra yapılan hisse devirleri sonucunda, 08.11.2016 tarihi itibariyle 420.000,00 TL şirketsermayesinin 336.000,00 TL ...’a ve 84.000,00 TL ise ...’e ait olduğu, dosyaya sunulan banka kayıtlarının incelenmesinden,davalı ... tarafından davacı ... ve dava dışı ... ... adınayapılan para transferi ve hisse devir karşılığı bir ödeme kaydına rastlanmadığı, sadece ... ...’ın Garanti Bankası Kadıköy şubesindeki hesabından, ...adına, 25.09.2014 tarihinde hisse devir bedeli açıklamalı 4.500,00 TL ve 28.11.2014 tarihinde de... adına açıklamalı 3.000,00 TL olmak üzere, toplam 7.500,00-TL ödeme kaydı görüldüğü,ayrıca davalı ... tarafından, davacı ... ve dava dışı ... MetinErdoğan’a hisse devir karşılığı yapılmış bir ödeme belgesinin dosyada mevcut olmadığı yönünde görüş belirtildiği görülmüştür.6102 sayılı TTK'nın 595-(1) maddesinde esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılacağı ve tarafların imzalarının noterce onaylanacağı, aynı maddenin 2. fıkrasında ise şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayının şart olduğu, devrin bu onayla geçerli olacağı düzenlenmiştir.Dosya kapsamından, davacının ... Tavukçuluk Besicilik Gıda Ürünleri Üretim Paz. Ltd. Şti.'ndeki %20 oranındaki payın sahibi olduğu, Eskişehir 8. Noterliğinin █████/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vekaletnamesi ile eşi ... ...'ı vekil tayin ettiği, anılan vekaletnameye dayanılarak vekil tarafından Kocaeli 4. Noterliğinin █████/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi düzenlenerek davacıya ait payların 84.000,00 TL bedelle davalı ...'e devredildiği ve bu devrin şirket ortaklar kurulu kararıyla onaylandığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında vekaletnamenin varlığı ve hisse devrinin şekli anlamda geçerliliği konusunda uyuşmazlık bulunmamakta olup, uyuşmazlık vekalet yetkisinin davacının gerçek iradesine uygun kullanılıp kullanılmadığı ve vekalet görevinin kötüye kullanılıp kullanılmadığı hususunda olduğu görülmektedir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 506. maddesi uyarınca vekil, vekalet borcunu vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yerine getirmekle yükümlüdür. Vekilin en temel yükümlülüğü, vekalet verenin yararına ve onun iradesine uygun hareket etmek, onu zarara uğratacak işlem ve davranışlardan kaçınmaktır. Temsil yetkisinin kapsamı her ne kadar vekaletname ile belirlenmiş ise de, vekilin sahip olduğu yetkileri dürüstlük kuralına uygun şekilde ve vekalet verenin menfaatleri doğrultusunda kullanması gerekmektedir.Somut olayda, davacının hisse devrinin gerçekleştiği tarihte ceza infaz kurumunda bulunduğu, Eskişehir 1. ACM'nin ████████ E. Sayılı dosyasındaki kayıtlar uyarınca █████/2013 ile █████/2014 tarihleri arasında tutuklu olduğu sabittir. Bu durumda davalının, hisse devrinin davacının bilgisi ve huzurunda gerçekleştiği yönündeki savunmasının dosya kapsamındaki resmi kayıtlarla çeliştiği görülmektedir. Öte yandan, dosya içerisinde yer alan ve davacı tarafından İstanbul 20. Aile Mahkemesinde görülen boşanma davasında sunulan █████/2022 tarihli beyan dilekçesinde yer alan "...şirket hisselerini kaynımın yaptığı kurnazlık nedeniyle ona değil kardeşim ...'e sattım..." şeklindeki açıklama da dikkate alındığında, vekilin hisse devrini davacının yararını gözeterek gerçekleştirmediği, aksine davacının iradesi dışında hareket ettiği yönündeki kanaati güçlendirdiği anlaşılmıştır. Yine dosya kapsamından, davacının kardeşi ... ile davalı arasında aynı şirket ortaklığına ilişkin uzun süredir devam eden uyuşmazlıkların bulunduğu, şirket genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davaların açıldığı ve taraflar arasında ciddi ihtilafların yaşandığı anlaşılmaktadır. Bu husus da dava konusu hisse devrinin olağan bir ticari işlemden ziyade taraflar arasındaki ihtilafların gölgesinde gerçekleştirdiğini göstermekte olduğu değerlendirilmiştir.Öte yandan davalı taraf, hisse devir bedeli olan 84.000,00 TL'nin davacıya ödendiğini savunmuş ise de, bu savunmasını ispata elverişli herhangi bir yazılı delili sunamamış olduğu görülmüştür. Dosyada yapılan bilirkişi incelemesinde, davalı tarafından ileri sürülen ödemelerin önemli kısmının davacı şirkete yapılan ödemelerden ibaret olduğu, dava konusu hisse devri ile ilişkilendirilmeyeceği, davacı adına tespit edilebilen ödemelerin ise toplam 7.500,00 TL seviyesinde kaldığının belirlenmiş olduğunun bildirildiği, buna karşılık sözleşmede kararlaştırılan devir bedeli 84.000,00 TL'nin de ödendiği yönündeki savunmanın dosya kapsamıyla doğrulanmamış olduğu anlaşılmıştır.Eldeki davada, hisse devir bedelinin ödendiğinin ispatlanamaması, davacının işlem tarihinde ceza evinde bulunması, vekilin boşanma dosyasındaki beyanları, taraflar arasındaki mevcut ihtilaflar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, vekalet ilişkisinin dayandığı sadakat ve güven unsuruna aykırı davranıldığı, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı ve dava konusu hisse devrinin davacının gerçek iradesini yansıtmadığı yönündeki ilk derece mahkemesi kabulünün bu haliyle yerinde olduğu değerlendirilmiştir.Eldeki davada, ilk derece mahkemesince toplanan delillerin değerlendirilmesinde, tanık anlatımlarının takdirinde ve bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, varılan sonucun da dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, bu itibarla, dava konusu hisse devrinin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirildiğinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, bu yöne ilişkin davalı vekilince yapılan istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 5.738,04 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.434,51 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.303,53 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026...Başkan ...¸e-imzalıdır....Üye ...¸e-imzalıdır....*Üye ...¸e-imzalıdır....Katip ...¸e-imzalıdır.* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*