Anahtar kelimeler: Ayıptan Zaptından Satımdan Tbknın Satılan Satılandaki Rayiç Marifeti Kriterlere Piyasa

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; işbu dava ile, TBK'nın satılan zaptından ve satılandaki hukuki ayıptan kaynaklanan sorumluluğu uyarınca davacının zararının giderilmesi için----- plakalı aracın dava tarihindeki değerinin tespiti ile dava tarihindeki rayiç bedelinin faizi ile birlikte müvekkile ödenmesinin talep edildiğini, dava konusu aracın dava tarihindeki rayiç bedelinin tespit edilebilmesi dava tarihindeki piyasa koşulları, aracın özellikleri gibi çeşitli objektif kriterlere bağlı olarak bilirkişi marifeti ile tespit edilebilecek bir husus olması ve teknik bilgi gerektirmesi sebebiyle dava açıldığı anda objektif olarak bu değerin tam ve kesin şekilde belirlenebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ile davalı şahıs arasında --- plakalı------ şasi numaralı ------ model aracın satışına ilişkin---- Noterliği'nin 18.10.2022 tarih, ------ yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesinin imza altına alındığını, müvekkilinin davalıdan belirtilen aracı 8.000.000,00 TL bedelle satın aldığını, müvekkilinin söz konusu satış işlemini noterde ve resmi/yazılı şekilde gerçekleştirmiş olup aracı kullanmaya başladığını, daha sonra müvekkilinin hiçbir şeyden haberi bulunmazken söz konusu araca ----. Ağır Ceza Mahkemesi'nin --- Esas sayılı dosyası kapsamında CMK 128/4 e göre ----- plakalı araç üzerine tedbir konulduğunu, müvekkilinin hiçbir şeyden habersiz olarak satın almış olduğu aracına ilgili ceza dosyası kapsamında tedbir konulması ve aracın zapt edilmesinin büyük mağduriyetine neden olduğunu, ----- Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'nün de suçtan zarar gören olarak katılmış olduğu kamu davasında birçok aracın yurt dışından kaçak getirildiği ve evrakta sahtecilik yapıldığına ilişkin görülen dosya nedeniyle araç satıcısı olan davalının müvekkiline karşı hukuki ayıptan ve zapttan doğan sorumluluğunun ortaya çıktığını, satılanın tamamen zapt edilmesi üzerine, satış sözleşmesinin, geçmişe etkili olarak kendiliğinden ortadan kalkacağını, müvekkilinin bahsi geçen ceza davasında suçtan zarar gören olarak yer almış olsa da mağduriyetinin devam ettiğini, davalı satıcının TBK'nın ilgili zapta karşı tekeffül maddeleri uyarınca satılan araç üzerinde sorumluluğunun bulunduğunun, davalıya bildirildiğini, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi adına aracın dava tarihindeki rayiç bedelinin faizi ile birlikte müvekkilin ödenmesi gerektiğini, somut olayda, dava konusu aracın ithalat işlemlerinin hukuka aykırı olması sebebiyle araç üzerine---- Ağır Ceza Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasında verilen karar neticesinde ihtiyati tedbir şerhi konulmuş olması ve bu şerh sebebiyle müvekkilin satın aldığı araçtan elde elde edeceği faydanın ortadan kalkmış olduğunun açık olduğunu, müvekkil işbu davanın açılması ile seçimlik haklarından olan bedel iadesi talep etme hakkını kullanmakta olup aracın dava tarihindeki rayiç bedelinin bilirkişi aracılığı ile tespit edilerek işleyecek ticari faizi ile birlikte kendisine ödenmesi karşılığında aracı davalıya iade etmeye hazır olduğunu, müvekkilinin dava konusu araçtaki hukuki ayıp ve zaptı sebebiyle uğradığı doğrudan ve dolaylı diğer zararlarının tazmini için talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, ilgili kanun hükümleri gereği davacı müvekkilinin zararının tam anlamıyla giderilebilmesi için davalının satış sözleşmesine konu -----plakalı aracın dava tarihindeki rayiç bedelinin bilirkişi aracılığı ile tespit edilerek işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkile ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin satılanın zaptı ve satılandaki ayıp dolayısıyla uğramış olduğu diğer doğrudan veya dolaylı zararlarına ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile; zapta ve ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayalı olarak, ------ plakalı aracın dava tarihindeki rayiç bedeli için şimdilik 200.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özettle; söz konusu ----- plakalı aracın tarafınca davacıya satışı yapılırken, aracın yurt dışından gümrük işlemleri tamamlanmaksızın sahte evraklarla ve kaçak şekilde ülkeye sokulduğu hususlarının tarafınca bilinmediğini, tarafınca bilinmeyen bu hususlar sebebiyle tarafının hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davaya konu ----- plakalı araç, 18.10.2022 tarihinde tarafınca ... isimli kişiden aracın ithalat işlemlerinin hukuka aykırı şekilde gerçekleştirilmiş olduğu hususlarından habersizce satın alındığını, bu sebeple, araçtaki hukuki ayıplardan ve aracın bu sebeple zapt edilmesinden aracın tarafına ayıplı şekilde satışını yapan ...'in sorumlu olduğunu, bu sebeple davanın ...'e ihbar edilmesini talep ettiğini belirterek dava konusu ----- plakalı aracın tarafına satışını gerçekleştiren ...'e ihbar edilmesine ve davacının haksız ve hukuka aykırı dava konusu taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, davacı ile davalı arasında akdedilen Araç Satış Sözleşmesi uyarınca satın alınan araç üzerine tedbir konulması nedeni ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.----Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı, ------ Ticaret Odası ve vergi dairesine müzekkere yazılarak davacının tacir/esnaf kaydının bulunup bulunmadığı ile gelir vergisi beyannamesinin sorulduğu, müzekkere cevaplarının dosya içine alındığı, davacının şirket ortağı olsa da gerçek kişi olup tacir olmadığı, ticar sınırında iş ve işlem yapmadığı görülmüştür. ----Ticaret Sicil Müdürlüğü, ----- Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliğine müzekkere yazılarak davalının tacir/esnaf kaydının bulunup bulunmadığı ile gelir vergisi beyannamesinin sorulduğu, müzekkere cevaplarının dosya içine alındığı, davalının gerçek kişi olup tacir olmadığı, ticari sınırında iş ve işlem yapmadığı görülmüştür.HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.6102 sayılı TTK 'nun 4. maddesine göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede altı bent halinde sayılan davalar, ticari dava sayılır. Taraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, TTK' nda ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlenmiştir.
6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile Değişik 6102 sayılı TTK' nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı TTK’ndan ve 6102 sayılı TTK’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında akdedilen araç satış sözleşmesi ile davalıdan araç satın aldığı ve bedelini 8.000.000,00 TL olarak ödediği, davacının satın aldığı araca ----- Ağır Ceza Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası kapsamında CMK 128/4 e göre ---- plakalı araç üzerine tedbir konulması ve araca ilgili ceza dosyası kapsamında tedbir konulması ve aracın zapt edilmesinin büyük mağduriyetine neden olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusu nazara alındığında davanın mutlak ticari dava olmadığı, nispi ticari dava olabilmesi için her iki tarafın da tacir olması gerekmektedir. Bu hususta ilgili kurumlara müzekkereler yazılmış, davacının tacir olup olmadığı yönünde araştırma yapılmış, davalının vergi mükellef kaydının bulunmadığı, yine davalının esnaf ve sanatkar kaydının bulunmadığı bu haliyle davalının tüketici olduğu anlaşıldığından eldeki davada mahkememizin görevli olmadığı, yargılamayı yapmaya görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden veya kanunyoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulduğu takdirde dosyanın görevli ----- ADLİYESİ NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!