Anahtar kelimeler: Anayol Şarampolden Takla Ayarlamadığı Hızını Tedbirsizlik Atması Ambulans Dikkatsizlik Çıkarak

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 07.07.2023 Tarihinde ... plakalı aracın davalı sürücüsünün dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucunda aracın yoldan çıkarak anayol üzerinden yaklaşık 4 metre aşağıda bulunan şarampolden aşağı giderek takla atması sonucunda, yolcu kısmında bulunan müteveffa ...'un yaralanmış ve ambulans ile götürüldüğü hastanede yapılan müdahalelere rağmen 10.07.2023 tarihinde vefat etmiş olduğunu, ...'un ölümüne sebep olan bu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın davalı sürücüsü ...'un 2918 sayılı kanunun 52/1-b maddesini ihlal etmiş ve hızını yolun özelliğine göre ayarlamadığı ve aracı çok hızlı kullandığı için aracın 5. viteste kalmış olduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma no.lu dosyası kapsamında; yapılan soruşturmada ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın ...tarihli raporunda “şüpheli ...'un sevk ve idaresindeki otomobil ile yağışlı havada seyri sırasında geldiği olay yeri tehlikeli eğimli ve tehlikeli virajlı kesimde yola gereken dikkatini vermediği, yol ve hava şartlarına göre hızını ayarlamayıp, direksiyon hakimiyetine gerekli önem ve özeni göstermediği, sevk ve idare hatası göstermesi nedeniyle olayın oluşumunda dikkatsizliği ve tedbirsizliği nedeniyle Asli Kusurlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas dosyası ile yapılan ve şuan devam eden kovuşturmada; trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 22.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda da, sürücü ...'un bu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu, ... A.Ş. nezdinde ... no.lu .../Trafik Sigortalı olan .... plakalı araç sürücüsü ...'un sevk ve idaresinde 07.07.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda vefat eden müteveffa ...'un desteğinden davacı ... ve ...'un yoksun kalması sebebiyle, destekten yoksun kalmamış, yaşanan ölümlü trafik kazası nedeniyle müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğramış olduklarını, Müvekkillerinin maddi durumu kötü olup kısıtlı imkanlara sahip olduğundan müteveffanın maddi ve manevi desteğine ihtiyaçları olduğunu, müteveffa ...'un çalışan bir kadın olup ailesine maddi destekte bulunduğunu, işbu kaza neticesinde ...'un desteğini kaybetmiş ve müteveffanın desteğinden yoksun kalmış olduklarını, Trafik kazasında cenaze giderlerinin, TBK.'nun 53. maddesinde, ölüm halinde uğranılan zararlar arasında sayılmış, dolayısıyla zarar sorumlusunun ölüm sebebiyle ortaya çıkan trafik kazasında cenaze giderleri açısından tazminat ödeme zorunluluğunun bulunduğunu, Müvekkilinin manevi olarak zarara uğradığını ve bu zararın giderilmesi gerektiğini, zira Müvekkillerinin yaşanan trafik kazası sonrası gencecik bir evlat kaybetmiş olduklarını, evlat acısının hiç geçmeyecek ve dinmeyecek acılardan olup müvekkillerini psikolojik olarak çok kötü etkilemiş olduğunu, kazanın etkilerini üzerinden atamayan müvekkillerinin böylesine korkunç bir olayın içinde yer aldığı için psikolojik durumlarının oldukça kötüleşmiş olduğunu, davalıların haksız eylemi sonucu manevi olarak telafisi mümkün olmayan zarara uğrayan müvekkillerine ruhsal yıkımın tam karşılığı olmamakla birlikte davalıdan 40.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduklarını ve davalıların müteselsilen ve müştereken sorumlu olduklarını, Davalı sigorta şirketine 24.07.2023 tarihinde destekten yoksun kalınan tazminat için başvuruda bulunduklarını, ayrıca 20.04.2024 tarihinde cenaze giderleri ve defin için başvuru yapmalarına rağmen, taleplerini zımni reddettiğinden dolayı müvekkillerinin zararının giderilmemiş olduğunu, Arabuluculuk başvurusunda bulunulmuşsa da anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalı sigorta şirketi müvekkillerinin zararını gidermeyi red ettiğinden dolayı iş bu davayı açmış olduklarını, Davacı müvekkillerinin belli bir yaşta olup çalışamadıklarını, yargılama masraflarını, giderlerini ödeyecek durumda olmadıklarını, müvekkillerinin adli yardım talebi kabul edilmezse eğer bu maddi olarak müşkül olan müvekkillerini daha da müşkül duruma sokacağını belirterek sonuç olarak, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, davacıların şimdilik 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiilin meydana geldiği 07.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan alınarak müvekkillerine ödenmesine, adli yardım taleplerinin kabulüne, davacıların yapmış olduğu cenaze ve defin masraflarına ilişkin şimdilik 1.000,00 TL cenaze ve defin masraflarının, haksız fiilin meydana geldiği 07.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan alınarak müvekkile ödenmesine, ayrıca davacı anne...'un genç yaşta kızını kaybetmesi sebebiyle yaşamış olduğu manevi üzüntü ve çöküntü sebebiyle 400.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı baba ...'un genç yaşta kızını kaybetmesi sebebiyle yaşamış olduğu manevi üzüntü ve çöküntü sebebiyle 400.000,00 TL manevi tazminatın, davalı ...'tan haksız fiilin meydana geldiği 07.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; başvurununu öncelikle usulden reddini, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, taraf kusurlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, müvekkili şirkete sigortalı aracın fotoğraflarından sağ ön lastiğinin patlak olduğunun görüldüğünü, kazaya lastik patlamasının sebep olduğunun aşikar olduğunu, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, İfade tutanaklarında dava konusu kazada davacılar desteğinin sigortalı araçta Hatır için taşındığının anlaşıldığını, dava konusu kazada davacılar desteğinin sigortalı araçta Hatır için taşındığı tespit edildiğinden, yerleşik Yargıtay Kararları doğrultusunda “hatır indirimi uygulanması" gerektiğini, İfade tutanaklarında dava konusu kazada davacılar desteğinin kemer takmadığının açıkça ortada olduğunu, başvuru sahibinin kaza sırasında “emniyet kemeri takmaması” sebebiyle kaza sonucu oluşan zarara müterafik kusuru ile sebep olmasından dolayı, BK.'nun Tazminat İndirilmesi başlıklı 52. maddesi hükmü gereğince söz konusu dahili kusuru oranında tazminat miktarında indirim yapılması gerektiğini, ... Genel Şartları gereğince hesaplamada, TRH 2010 Tablosu ve 1,65 Teknik Faiz esas alınarak hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, Başvuran tarafça temerrüt tarihinden itibaren avans faizi isteminde bulunulmakla birlikte, KTK.'nun 97. maddesi ile belirlenen usule aykırı şekilde yapılan başvuru sebebiyle Müvekkili şirketin herhangi bir temerrüdü söz konusu olmadığından dolayı, işbu başvurudan dolayı müvekkili şirketin faiz sorumluluğu bulunmadığını, bunun yanı sıra da başvuru sahibi ile müvekkili şirket arasındaki ilişki ticari nitelik arz etmemekte ve tazminat isteminin haksız filden kaynaklandığını, ayrıca kazaya karışan sigortalı aracın da hususi kullanıma mahsus olduğunu, bu sebeple aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde dahi Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, “Cenaze ve Defin Gideri” doğrudan doğruya meydana gelen bir zarar olmadığını, riskin gerçekleşmesinden sonra oluşan dolaylı bir zarar olduğunu, dolaylı zararlar Sigorta Genel Şartları gereğince poliçe teminatı dışında tutulduğundan “cenaze ve defin giderine" ilişkin tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, Tazminat hesaplanmasında son derece önemli olan kusur oranları tam olarak belirlenmeden yapılacak tazminat hesaplamasının hatalı olacağını, bu sebeple ceza yargılamasının sonucu beklenilmeli ve ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunmuş; davanın öncelikle esasa girilmeksizin usuli itirazları doğrultusunda usulden reddine, kusur ve tazminat miktarı bakımından aktüer aracılığı ile bilirkişi incelemesi yapılmasına, taraf kusurlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevkine, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınmasına, tazminat raporunun hazineye kayıtlı aktüer aracılığı ile yaptırılmasına, müterafik kusur indirimi yapılmasına, hatır taşıması indirimi yapılmasına, her halükarda usule ilişkin itirazlarının kabul görmemesi durumunda ise başvurunun arz edilen sabit gerekçelere istinaden esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Olaya ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesi ...Esas dava dosyasının açılmış olup yargılamanın devam ettiğini, ilgili dosya kapsamında halihazırda savcı mütalaası dahi Verilmemiş olduğunu, müvekkilinin kusur durumuna ilişkin hiçbir inceleme yapılmamış olup dosya içeriğinde herhangi bir rapor da bulunmadığını, ilgili dava dosyasının celbini talep ettiklerini, Müteveffa ...'un müvekkili davalı ... ile abi-kardeş durumunda bulunan bir kişi olduğunu, tamamen taksirle meydana gelen, mevcut yol durumu neticesinde oluşan koşullardan kaynaklı işbu kazada müvekkilinin asli hiçbir kusurunun bulunmadığını, Müteveffaya yalnızca mirasçı olmak, fiilen sağlanmayan destekten dolayı maddi kazanç kapısı teşkil etmediğini, ne müteveffanın ailesine ne de ailesinin müteveffaya yaşadığı esnada sağladığı bir destek bulunmadığını, müteveffanın ailesini sevmediğini, kendisine yapılan muameleden her daim kaçtığını herkese her daim söylediğini, Destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür" ilkesinin benimsenmiş olduğunu, Manevi tazminata ilişkin olarak; TBK.'nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarının adalete uygun olması gerektiğini, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermesi gerektiğini, Olayın oluş şekli, müteveffa ile davacı ailesinin kişisel ilişkileri göz önüne alındığında manevi tazminat ile hedeflenen amacın somut olayda varlık bulamayacağını, kızlarının ölümünden üzüntü duymalarının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, ancak kızlarını sağlığında, onun en zor günlerinde kendisine maddi manevi hiçbir destek göstermeyen bir ailenin, müteveffanın ölümünden kaynaklı derin ıstırap ve üzüntü içinde bulunmasının normal olmadığını, müteveffanın uzun zamandır kendisi ile arasında hiçbir kan bağı olmayan müvekkilinin ablasının evinde sığıntı gibi yaşamaya ailesi tarafından mecbur bırakılmış olduğunu, Her ne kadar davacıların taleplerinin tümü kötü niyetli ve hukuka aykırı olsa da Mahkeme aksi kanaatte ise bu alacak kalemlerinin sigorta şirketi tarafından karşılanabileceğini, bu nedenle kazaya karışan ... plakalı araca ait kaza tarihinde mevcut olan sigorta poliçesinin kapsam ve içeriğinin açıkça görülebilmesi adına, diğer davalı ... A.Ş. tarafından bir an evvel poliçenin dava dosyasına sunulması gerektiğini, sigorta poliçesinin celbini talep ettiklerini; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili █████/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Dava dilekçelerinde, HMK 107/2 gereği, davacılar için 10.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiklerini, ( davacı anne ...için 5.000,00-TL, davacı baba ... için 5.000,00-TL) 15.03.2026 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda, işbu talebimizi ıslah etme zorunluluklarının hasıl olduğunu, davalı sigorta şirketinin kaza tarihi olan 07.07.2023 tarihi itibariyle, poliçe limiti 1.200.000,00-TL olduğunu. Davalı sigorta şirketi poliçe teminatları dahilinde sorumlu olduğunu, taraflarınca 26.12.2025 tarihinde bedel artırımı dilekçesi sunulmuş ise de; gelinen aşamada taleplerini ıslah yoluyla artırma zorunluluklarının hasıl olduğunu, ek rapor ile alacak miktarı somut, belirlenebilir ve denetime elverişli şekilde ortaya konulduğunu böylelikle dava konusu alacağın miktarı ilk kez tam ve kesin olarak belirlenebilir hale geldiğini, dava açılış aşamasında mevcut verilerle alacağın net olarak tespit edilebilmesi mümkün olmadığından, taraflarınca talep sonucu sınırlı şekilde belirtildiğini, yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporları ile birlikte gerçek alacak miktarı açıklığa kavuştuğunu, her iki davalının da temerrüde düştüğü tarihin değişiklik gösterdiğini, ... A.Ş. bakımından temerrüt tarihinin dava konusu alacak, hem karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları hem de Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. Maddesi gereği hasarın ihbarından itibaren 8 iş günü sonra muaccel hale geleceğinden faiz başlangıç tarihi █████/2023 tarihi olması gerektiğini, davalının, temerrüde düştüğü █████/2023 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte ödeme yapması gerektiğini belirterek ek dava açma, ıslah ve fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla , davacı anne ... için talep etmiş olduğumuz 5.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatını 681.713,89-TL arttırmak suretiyle 686.713,89-TL'ye arttırdıklarını, davacı baba ... için talep etmiş oldukları 5.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatını 508.286,11-TL arttırmak suretiyle 513.286,11-TL'ye artırdıklarını, toplam 1.403.843,95-TL (... için 686.713,89-TL, ... için 513.286,11-TL ) destekten yoksun kalma tazminatının ( 1.200.000,00-TL'sinden davalı sigorta şirketi poliçe teminatı kapsamında █████/2023 tarihinden itibaren sorumlu olduğunu, geri kalan 203.843,95-TL'den █████/2023 tarihinden itibaren yalnızca davalı ... sorumlu olduğunu ) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkillerine verilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Talimat yolu ile dinlenen davalı ... tanığı ...:"...Ben müteveffayı tanırım kendisi ...'ye üniversite okumaya gelmişti. Ardından ...'den evlendi. Biz de bu şekilde kendisiyle samimiyet kurduk. Müteveffa çok candan biriydi. Kendisiyle aile dostu olmuştuk. Ailesi ...'de ikamet etmekteydi. Bu evliliğe çok karşı çıktılar. Hatta evlendikten sonra da ailesi ...'ye bir ya da iki kez gelmiştir. Bir süre sonra eşiyle arasında anlaşmazlık çıktı. Boşanmaya karar verdi. Biz boşanmasına engel olmaya çalıştık ancak kararını vermişti. Boşandıktan sonra ailesinin yanına döndü. Yaklaşık 2 sene ailesinin yanında kaldıktan sonra onlarla anlaşamadığını,...'de yapamadığını beyan ederek ... dönmek istedi. ...'den kendisine ev tuttu. Bir süre sonra evini su bastığı için evi oturulamaz hale geldi. Benim yanıma yerleşti. Bu süre zarfında kendisine ...'de iş ayarladım. Ardından ... Merkez'de iş ayarladım. ...'da da benim evimde kaldı. Vefatına kadar birlikteydik. Ancak kendi ev kirasını ödemeye devam ediyordu. Ailesine herhangi bir maddi yardım da bulunmuyordu. Elinde parası kaldığında bana vermişliği de olmuştur. Ailesiyle arası kötüydü. Ailesinin küçüklükten beri kendisini sevmediğini, hatta ölünce ...'ye kimsesizler mezarlığına gömülmek istediğini söylemişti. Vefat ettikten yaklaşık 15 gün sonra taziye için ..'e gittik. Burada ailesiyle görüştük. Bize çok iyi davrandılar. ...'un bir hatasının olmadığının takdiri ilahi olduğunun beyan ettiler. Bizden herhangi bir cenaze masrafı vb. Talepte bulunmadılar, çünkü cenaze masraflarını en son çalıştığı iş yerindeki patronu ... üstlenmişti. Hatta mezar taşını bile yaptırmıştı. ... kazadan sonra çok etkilendi. Bugün bile uyuduğunda rüyasında gördüğünü beyan eder. Benim bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talimat yolu ile dinlenen davalı ... tanığı ...:"...Ben müteveffayı tanırım kendisi ...'ye üniversite okumaya gelmişti. Onun yakın arkadaşı ile benim kuzenim arasında gönül ilişkisi vardı. Bizde bu şekilde kendisiyle samimiyet kurduk. Ardından ...'den evlendi. Müteveffa çok candan biriydi. Ailesi ...'de ikamet etmekteydi. Ben onun bütün sırlarını bilirdim. Bana ailesiyle arasının kötü olduğunu, ona teyzesinin baktığını söylemişti. Ailesi uzak olduğu için bu evliliğe çok karşı çıktı. Vefat etmeden bir yıl önce erkek kardeşinin geldiğini gördüm. Onun haricinde ailesinden...'ye gelen olmamıştır. Bir süre sonra eşiyle arasında anlaşmazlık çıktı. Boşanmaya karar verdi. Boşanma sürecinde bile teyzesinin yanına ...'e döndü. Boşandıktan sonra eşiyle altın paylaşımı yaptığı sırada ben yanındaydım. Kendisine düşen altınları erkek kardeşine verdi. Kardeşi bir kamyon alıp bu kamyona onu ortak edeceğini söylemişti. Ancak böyle bir şey gerçekleşmedi. Boşandıktan sonra ailesinin yanına döndü. Bir süre ...'de, bir süre ablasının yanında ..'da kaldı. Onların yanında yapamadığını, içtiği bir sigaranın bile dert olduğunu söyleyerek ...'ye dönmek istedi. ...'den kendisine ev tuttu. Bir süre sonra evini su bastığı için evi oturulamaz hale geldi. ...'in yanına yerleşti. Bu süre zarfında kendisine ...'de iş ayarladık. Bu işten ayrılınca İliç İlçesinde bir süre çalıştı. Ailesine herhangi bir maddi yardım da bulunmuyordu. Vefatına kadar ...'in yanındaydı. . Ancak kendi ev kirasını ödemeye devam ediyordu. Ailesiyle arası kötüydü. Boşandıktan sonra ailesinden ona herhangi bir maddi yardım yapıldığını görmedim. Ailesinin küçüklükten beri kendisini sevmediğini, hatta ölünce ...'ye kimsesizler mezarlığına gömülmek istediğini ben ailesine hastanede söyledim. Ailesi ben bunu söyleyince tepki ile karşıladı. Vefat ettikten yaklaşık 15 gün sonra taziye için ...'e gittik. Burada ailesiyle görüştük. Ben müteveffanın eşyalarını toplayıp kendimi de psikolojik olarak arkadaşımın öldüğünü hazırlayıp geç gitmek istemiştim. Ailesi taziyeye geç geldiğimiz için ilk başta biraz soğuk davrandı. Ancak müteveffanın babası evden ayrılırken ...'a sarıldı. Onun bir hatasının olmadığının takdiri ilahi olduğunu, şikayetçi olmayacaklarını beyan ettiler. ...'dan herhangi bir cenaze masrafı vb. Talepte bulunmadılar, çünkü cenaze masraflarını en son çalıştığı iş yerindeki patronu ... üstlenmişti. Hatta mezar taşını bile yaptırmıştı. Cenazesi ... Belediyesi tarafından ayarlanan araç ile ...'e gönderilmişti. ... kazadan sonra çok etkilendi. Geceleri uyuyamadığını, rüyasında sürekli kaza yaptığını gördüğünü beyan etmiştir. Bir süre evden çıkamadı. Benim bildiklerim bundan ibarettir."şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davacı taraf █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ... idaresindeki ... plakalı aracın şarampolden aşağı takla atması neticesinde araçta yolcu olarak bulunan ...'un vefat ettiğini belirterek davacılar için destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin masrafı ve manevi tazminat talep etmiştir.
Destekten yoksun kalanın talep hakkı, bir miras hakkı olmayıp, bir tazminat hakkıdır. Gerçekten yoksun kalanların çevresi, mirasçıların çevresi ile aynı olmayıp, daha geniştir. Yoksun kalan, desteğin aynı zamanda mirasçısı olsa ve mirası reddetse dahi, şartlar gerçekleşmiş ise, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Destek tazminat talebinde bulunanan, fiilen ve düzenli olarak bakan veya ileride bakması kuvvetle muhtemel olan kimsedir. Bu anlamda destek kavramı, hukuki ilişkiyi değil, fiili durumu hedef alır. Ölüm anında, başkasına fiilen ve düzenli olarak bakan kimseye gerçek destek denir. Somut olayda, davacılar, müteveffanın ebeveynleridir. Ölüm gerçekleşmemiş olsaydı gelecekte de müteveffanın anne babası olan davacılara bakacağı muhtemel olup davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği sonucuna varılmıştır.
Dosya 1 Aktüer, 1 Kusur ve 1 sigortacı bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller ve dosya incelenerek kusur durumunun oransal olarak belirlenmesi, davacıların talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze defin tazminatı olup olmadığı husunda rapor tanzim etmeleri istenilmiş ve bilirkişiler dosyaya sunduğu █████/2025 tarihli raporda; Kazada ... plakalı araç sürücüsünün %100 asli kusurlu olduğu, müteveffa ...'un kusurlu olmadığı; Davacı hak sahiplerinin murisi konumunda bulunan Müteveffa ...'un vefatı sebebiyle murislerinin desteğinden yoksun kaldıkları ve bu sebeple uğramış oldukları maddi zararların baba ... için 576.254,89 TL, anne ... için 753.275,89 TL olmak üzere toplam 1.329.530,78 TL olarak hesaplandığı;
Olay Tarihinde Geçerli Sigorta Poliçesi; ... plakalı aracın; 04.04.█████████ vade tarihini kapsamak üzere ... sayılı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) sigorta poliçesi ile ... AŞ. 'den sigortalı olduğu, dosyaya sunulan ilgili poliçeye göre; Sakatlanma ve ölüm kişi başına: 1.200.000,00 TL teminat verildiği,
Davalı sigorta şirketi sigortalamış olduğu aracı kusuru oranında poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumluluğu bulunması sebebiyle hesaplanan DYK tutarının 1.200.000.-TLsinden sorumlu olduğu, Poliçe teminat limitini aşan tutardan ise davalı sürücü ...'un sorumluluğunda bulunduğu,
Davacının cenaze ve defin giderlerine ilişkin maddi zarar kalemi, ilgili belediyeden alınacak bilgiye istinaden hesaplanabileceği,
Davacıların manevi tazminat talepleri konusundaki takdir Sayın Mahkemeye ait olduğu şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Dosya Aktüerya bilirkişisi...'e tevdi ile 2026 asgari ücret tarifesi dikkate alınarak davacının talep ettiği kalemler yönünden yeniden rapor tanzim edilmesi istenilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu █████/2026 tarihli ek raporda baba ...'un destekten yoksun kalma tazminatının 600.478,00 TL, anne ...'un destekten yoksun kalma tazminatının 803.365,95 TL olmak üzere toplam tazminatın 1.403.843,95 TL olduğu, Olay Tarihinde Geçerli Sigorta Poliçesi; ... plakalı aracın; 04.04.█████████ vade tarihini kapsamak üzere ... sayılı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) sigorta poliçesi ile ... AŞ. 'den sigortalı olduğu, dosyaya sunulan ilgili poliçeye göre; Sakatlanma ve ölüm kişi başına: 1.200.000,00 TL teminat verildiği, Davalı sigorta şirketi sigortalamış olduğu aracı kusuru oranında poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumluluğu bulunması sebebiyle hesaplanan DYK tutarının 1.200.000.-TLsinden sorumlu olduğu,
Poliçe teminat limitini aşan tutardan ise davalı sürücü ...'un sorumluluğunda bulunduğu, Davacının cenaze ve defin giderlerinin...Mezarlıklar Daire Başkanlığı tarafından karşılanmış olduğundan davacıların bu konuda herhangi bir giderleri olmadığı, Davacıların manevi tazminat talepleri konusundaki takdir Sayın Mahkemeye ait olduğu, yönünde ek rapor ibraz etmiştir.
Davacı vekili █████/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile ... için 753.275,89 TL destekten yoksun kalma tazminatı,...için 576.275,89 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir. Davacı vekili █████/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı talebini 1.403.843,95 TL'ye artırmıştır.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu ve müteveffa ...'un kusursuz olduğunun rapor edilmesi karşısında davacıların çocukları olan ...'in muhtemel desteğinden yoksun kalması sebebiyle davalılardan destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği anlaşılmış ve davalının müteveffayı ücret almadan ve bu işlemden ekonomik bir çıkar sağlamadan taşıdığı anlaşılmakla olayda %20 oranında hatır taşımacılığı indirimi uygulanmış davanın kısmen kabül kısmen reddi ile davacı ... için 642.692,76 TL davac...için 480.382,40 TL olmak üzere 1.123.075,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'tan █████/2023 tarihinden davalı ...yönünden █████/2023 tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş, davacıların cenaze ve defin için bir masraf yapmadığı anlaşılmakla davacıların cenaze ve defin gideri tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... gün ve ... sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacıların evlatlarının kaza neticesinde vefat ettiği ve vefat ettiği tarihte ...'un yaşının genç oluşu, kaza olayının ağırlığına ve olayın meydana geldiği tarihe göre duyduğu elem ve üzüntü sebebiyle manevi tazminatın koşulları oluştuğu anlaşılmakla, davacıların manevi tazminat talebinin Kısmen Kabulüne, 250.000,00 TL manevi tazminatın █████/2023 tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine 250.000,00 TL manevi tazminatın █████/2023 tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm
: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabül kısmen reddi ile davacı ... için 642.692,76 TL davacı ... için 480.382,40 TL olmak üzere 1.123.075,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'tan █████/2023 tarihinden davalı ... yönünden █████/2023 tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine
2-Davacıların cenaze ve defin gideri tazminatı taleplerinin reddine
3-250.000,00 TL manevi tazminatın █████/2023 tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine
4-250.000,00 TL manevi tazminatın █████/2023 tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine
5-Maddi tazminat yönünden; Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 76.717,26 TL karar harcından peşin olarak yatırılan 4.510,00 TL tamamlama harcın mahsubu ile bakiye 72.207,26 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
6-Manevi tazminat yönünden; Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 34.155,00 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
7-Davacılar tarafından yatırılan 4.510,00TL tamamlama harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
8-Maddi tazminat yönünden; Kabul edilen değer ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacılar lehine takdir olunan 174.461,27TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
9-Davacıların Manevi tazminatı yönünden, kabul edilen değer ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacılar lehine takdir olunan 80.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsili ile davacılara verilmesine,
10-Manevi tazminat talebinin kabul edilmeyen kısmı yönünden Anayasa Mahkemesinin içtihatları doğrultusunda davalı ... vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
11-Davacıların adli yardım talebinin kabulü gereği, haksız çıkacak taraftan karşılanmak üzere Adli Ödenekten kullanıldığı anlaşılan 17.495,00TL bilirkişi ücreti ve posta giderinin 13.996,00TL'sinin davalılardan, 3.499,00TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
12-Davalı ... tarafından yargılama sırasında yapılan 600,00TL yargılama giderinin 120,00TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'a verilmesine, kalan kısmının davalının kendi üzerinde bırakılmasına,
13-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
14-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.040,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
15-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 760,00-TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!