Anahtar kelimeler: Mersis Kapanmasından İhyası İhya İlamlı Açmak Erdiğini Erdiğinin Olunduğunu Anonim

T.C.
İSTANBUL16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi (Mersis No:...) tasfiyenin sona erdiğini, █████/2024 tarihinde sicil kaydı ticaret sicilinden terkin olunduğunu, böylece şirket tüzel kişiliği sona erdiğini, müvekkilin belirtilen şirketten olan alacağının tahsiline yönelik olarak .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasında ilamlı takip başlatıldığını, ancak şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinin anlaşılması üzerine ilgili icra dairesinden ihya davası açmak üzere süre verilmesinin talep edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. Maddesinde; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebileceği hükme bağlandığını, anılan Kanun maddesinin gerekçesinde "şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılması söz konusu ise" denilerek bu gibi durumda şirketin yeniden tescilinin istenebileceği yasa ile hükme bağlandığını, yine anılan Kanunun Geçici 7. maddesinde ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebileceğinin belirtildiğini, bu sebeple şirketin ticaret sicilinden terkin edilmiş olması şirket alacaklılarının alacağının düşmesine sebep olmadığını, tasfiye işlemlerinin bittiğini, ticaret sicilden terkin edilmiş bir şirketin bu süreçten sonra da birtakım hak, alacak ve borçları ortaya çıkması durumunda şirketin geçici tescili (ihya) ile bu sorunun giderileceğinin açık olduğunu beyanla ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketinden olan alacağımız sonuçlanıncaya kadar söz konusu şirketin yeniden tesciline (ihya), tasfiye Memurunun kusuru gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPLAR
:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı ve arkadaşları tarafından, ihyası istenen ... San. Tic. A.Ş.'ye karşı 19 adet dava açıldığını, tüm bu davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan ve aynı şirketin ihyası talep edildiğinden, ilk açılan ihya davası özelliği taşıyan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. (... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... E.) sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı ve arkadaşları tarafından 2021-22 yıllarında (pandemi dönemi) ihyası talep edilen şirkete karşı toplu olarak dava açıldığını, fabrikanın kapanmasına sebep olunduğunu, dava açanların büyük çoğunluğuna, Arabulucu nezaretinde işçilik haklarının ödendiğini, kendileri sonradan iş mahkemelerinde açtıkları davayı hak etmedikleri halde gerçek dışı beyanlarla kazandıklarını ya da davalarının devam ettiğini, dolayısıyla hak edilen bir alacağın söz konusu olmadığını, şirket tasfiyesinin usulüne uygun yürütüldüğünü, müvekkilinin, tasfiye sürecini 6102 sayılı TTK ve Ticaret Sicili Yönetmeliği hükümleri gereğince eksiksiz ve usulüne uygun şekilde yürüttüğünü, ilanların yasanın emrettiği süreye uyarak yapıldığını ve alacaklıların başvurması için kendilerine gazete ile çağrılar yapıldığını, davacının işçilik davasının henüz kesinleşmediğini, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, haklı sebebin ancak kesinleşmiş, tahsili mümkün veya haklılık payı açık alacaklarda kabul edilebileceğini, davacı tarafın, iddia ettiği gibi alacağını tahsil etmek amacıyla hareket etmediğini, ek tasfiye kurumu varken ihya davası açılmasının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin basiretli bir tacir olarak tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, dosya içerisine alınmıştır.Mahkememizde açılan iş bu dava; ... San. Tic. A.Ş.'nin (...-0 sicil) ihyası istemine ilişkindir.Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan █████/2026 tarihli dilekçe ile davalılar aleyhine açılan davadan feragat ettikleri ve feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce dosyanın incelenmesinde; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan dilekçe ile davalılar aleyhine açılan davadan feragat etmesine ilişkin beyanı doğrultusunda davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesine, 6100 sayılı HMK'nun 307, 309 ve 311.maddeleri gereğince davacının davadan feragat etmesi ve davadan feragatın kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu mahkememizce tespit edilmekle, davacı yanın açtığı davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın 6100 sayılı HMK'nun 307, 309 ve 311 maddeleri gereğince feragat nedeniyle REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu 22. Maddesi gereğince feragat ön inceleme aşamasından önce olduğundan alınması gerekli 244,00-TL harcın, davacı tarafından yatırılan 732,00-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 488,00-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar tayinine yer olmadığına,5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 22.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, (AAÜT m.6/1)6-Davacının HMK 333. maddesi gereğince yatırdığı gider avansından kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,Dair, taraf yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026Başkan ...e-imzaÜye ...e-imzaÜye ...e-imzaKatip ...e-imza