Anahtar kelimeler: İçecek İçkilerin Paydaşı Alkollü Pazarlanması Pazarlaması Üretici Yana Ortağı Fabrika

T.C.

ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının, ... ... de bulunan fabrika tesislerinde alkollü içecek üretimi ve pazarlanması alanında faaliyet gösteren ... A.Ş.'nin olay tarihi itibariyle %99.9 ortağı olduğu çok ortaklı, dava tarih itibariyle ise %100 ortağı olduğu tek ortaklı bir şirket olduğunu, davacı müvekkili şirketin aynı zamanda hakim ortağı konumundaki adı geçen üretici şirketin de %16,5 paydaşı konumunda olduğunu, başından bu yana davacı şirketin, tam hakimi olan adı belirtilen şirketin üretim konusunu oluşturan alkollü içkilerin tamamını yakın kısmının dağıtım ve ve pazarlaması amacıyla kurulmuş ve adı belirtilen şirketin TTK hükümleri doğrultusunda yavru ve bağlı şirketi konumunda bulunan bir şirket olduğunu, sözü edilen dava dışı hakim ortak üretici şirketin herhangi bir pazarlama, satış departmanı bulunmadığını, tüm üretim konusu alkollü içkilerini bu amaçla kurmuş olduğu davacı şirketin eliyle satışa sunulduğunu, davacı şirket üreticisinin, hakim ortakça üretilen tüm içkilerin pazar ve piyasa fiyatlarını belirleyen, piyasa ve pazar hareketlerinden doğrudan etkilenen, diğer bir değişle Rekabet Kurulu kararları ile hakim durumunu kötüye kullanan davalı eylemlerinden doğrudan etkilenen ve sahada bu eylemlere doğrudan muhatap alınan şirket olduğunu, davalı şirketin ise 2004 yılında ...’in alkollü içkiler bölümünün özelleştirilmesi sürecinde .../.../.../... tarafından kurulmuş bir ortak girişim iken, ...’da yabancı bir yatırım fonu olan ... (...) ... ... (... ...)’e devredilmiş olduğunu, 2009 yılında ... tarafından yönetimine el konulması sonrası yapılan ihalede ... A.Ş. (...)’yi Rekabet Kurulu’nun ... tarih ve ...-.../...-... sayılı kararıyla bazı koşul ve yükümlülükler çerçevesinde devralmış olduğunu, daha sonra kararda öngörülen kapsamda “...” markası ve tesislerinin bir kısmını yine Rekabet Kurulun ... tarih ve ...-...-... sayılı onay kararı ile davacı müvekkili şirket hakim ortağı dava dışı ... A.Ş.’ne devretmiş olduğunu, aktarılan Kurul kararının bir sonucu olarak bir anlamda devretmek zorunda kalmış olduğunu, akabinde ... tarih ve ...-.../...-... sayılı Rekabet Kurulu onay kararıyla da dünyanın önde gelen uluslararası içki üretim ve pazarlama şirketlerinden olan ... ... (...)’nin, ... (...) ... (... ...) ve ... ...’den ...’nin hisselerini devralmasına bazı koşul ve yükümlülükler çerçevesinde izin verilmiş olduğunu, ...’nun davalı şirketi bu şekilde devralması ile de davalı önceden ... kapsamında bulunan başta “... ...” markası olmak üzere ülkemizin tüm eski ve tanınmış ... markalarını bünyesinde barındıran ancak tamamı uluslararası yabancı sermayeli bir şirket olarak ülke ... pazarında üretim ve pazarlama faaliyetlerine devam etmeye başlamış olduğunu, davalı şirketin ...'in özelleştirilmesi sonrası 2004 yılında elde ettiği değerler ile kendiliğinden hakim durumda olduğu ülke ... pazarındaki faaliyetleri nedeniyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine aykırı davranışları birçok kez şikayet konusu olmuş olduğunu, ancak bu konuda Rekabet Kurulu’nca şirket aleyhine bir karar verilmediğini, Rekabet Kurulu’nun davalı şirket aleyhine herhangi bir karar oluşturmamasından da cesaret alan davalı şirketin piyasadaki hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle haksız rekabet oluşturacak faaliyetlerine devam ettiğini, davalının uluslararası sermaye hakimiyetine girdiği 2011 yılı ve sonrasında, arkasına aldığı uluslararası sermaye ve finans destekleri ile aşırı şekilde arttırmış olduğunu, acımasız ve rakiplerini pazarda yok etme ve tartışmasız bir üretim ve pazar tekelini oluşturma amacıyla hareket eder hale gelmiş olduğunu, davacının hakim ortağı ve üreticisi olan dava dışı ... A.Ş.'in de katıldığı bir kısım üreticilerin ... tarihli başvuruları ile davalının “satış noktaları üzerinde baskı oluşturarak rakip ürünlerin satışına engel olduğu, kendi ürünleri lehine münhasırlık uygulamak ve rakiplerin faaliyetini zorlaştırmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiği” yolundaki başvuruları üzerine Rekabet Kurumu’nca ... tarih ve ...-.../...-... sayı ile “... A.Ş. (... ...) tarafından “... pazarında" nihai satış noktalarında münhasırlığı amaçlayan veya münhasırlığa yol açan uygulamalar vasıtasıyla, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin, rakipleri dışlayıcı ve/veya pazarın kapanmasına yönelik uygulamalarla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesine aykırı şekilde hakim durumun kötüye kullanılıp kullanılmadığının tespiti için adı geçen teşebbüs hakkında aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına” karar verilmiş ve uzun süren bir soruşturma dönemini takiben ekte bir örneğini sayın mahkemeniz bilgi, inceleme ve değerlendirmesine sunulan ve ... tarihinde yayınlanan ... tarih ve ...-.../...-... sayılı Rekabet Kurulu kararı ile: “1- ...’nin geleneksel kanaldaki kapalı satış noktaları ve yerinde satış noktalarına çeşitli isimler altında verdiği indirimler ve peşin ödemeler ile rakiplerin satış noktasında görünürlüğünü sınırlamaya yönelik uygulamalarının, rakiplerin ... pazarının önemli bir bölümüne erişiminin sınırlanması amacını taşıdığı ve etkisini doğurduğu, 2-... pazarında hakim durumda olan ... ...’nin; Bölge Müdürlükleri insiyatifinde satış noktalarına verdiği indirimlerin, mal alım sözleşmeleri kapsamında verdiği indirimlerin ve rakiplerin geleneksel kanaldaki satış noktalarında görünürlüğünün engellenmesine ilişkin uygulamalarının, rakiplerini geleneksel kanaldaki kapalı satış noktalarından ve yerinde tüketim kanalındaki açık satış noktalarından dışlama stratejisinin bir parçası olduğu ve 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği, ve bu durumda ... ...’nin ... pazarındaki rakiplerini dışlayıcı etki doğurduğu tespit edilen söz konusu uygulamaları ile 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında hakim durumunu kötüye kullandığının tespit edildiği 3-4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Bu Kanun’un 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir.” hükmü yer aldığı, 4-Kanun’un 6. maddesi kapsamında ihlal olarak değerlendirilen rakipleri dışlayıcı söz konusu teşebbüs eylemlerine ilişkin olarak Kanun’un 4. maddesi kapsamında ayrıca bir ihlal değerlendirmesine dolayısıyla da bu madde kapsamında bir idari para cezasının uygulanmasına gerek bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, ... pazarında hakim durumda olduğu tespit edilen ...’nin, rakiplerinin pazardaki faaliyetlerini zorlaştırma amacı ve etkisi taşıyan uygulamaları ile hakim durumunu kötüye kullandığı, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği ve teşebbüs hakkında 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.” gerekçeleri ile ... A.Ş.’nin ... pazarında hakim durumda bulunduğuna OYBİRLİĞİ ile, -... A.Ş.’nin rakiplerinin pazardaki faaliyetlerini zorlaştırma amacı ve etkisi taşıyan uygulamalar ile hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine OYBİRLİĞİ ile, -Bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi hükümleri uyarınca 2013 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen gelirlerinin takdiren %1,5 oranında olmak üzere ... A.Ş.’ye ... TL idari para cezası verilmesine” karar verilmiş olduğunu, Rekabet Kurulu’nun bu kararı dava tarihi itibariyle kesinleşmiş durumda olduğunu, aktarılan karara rağmen davalı şirketin bu pazardaki (...) aynı ve benzer şekilde hakim durumunu kötüye kullanma faaliyetlerine devam etmesi nedeniyle ... tarihinde davacının hakim ortağı dava dışı ... A.Ş. tarafından Rekabet Kurulu’na yeni bir başvuru yapıldığını ve bu başvuru hakkında da Rekabet Kurulu tarafından ... tarih ve ...-.../...-... sayı ile verilen kararla bu şikayetin ... tarih ve ...-.../...-... sayı ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamına dahil edilmesine karar verildiğini, akabinde Kurulca ... tarih ve ...-.../...-... sayı ile yürütmekte olduğu soruşturmayı tamamlayarak verdiği ve diğer dava dayanağını teşkil eden ... tarih ve ...-.../...-... sayılı kararı ile" (...) ... tarihli ve ...-.../...-... sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor’a ve Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara, sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre, 1. ... A.Ş.’nin ... pazarında hakim durumda olduğuna OYBİRLİĞİ ile, 2. ... A.Ş.’nin rakiplerinin pazardaki faaliyetlerini zorlaştırıcı uygulamaları ile hakim durumunu kötüye kullandığına, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine OYBİRLİĞİ ile, 3. Bu nedenle, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. Maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 6. maddesinin birinci fıkrası ve 7. maddenin birinci fıkrası hükümleri uyarınca ... ...- ... ... mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren, % 4,21875 oranında olmak üzere, - ... A.Ş.’ye ... TL idari para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile," tekerrüren karar verdiğini, davacını, davalıya karşı "...-..." pazarına yönelik hakim durumunu kötüye kullanması nedeniyle uğranılan zararların tazmini talebiyle de dava açılmış olduğu gibi, dava dışı hakim ortağı ... A.Ş. tarafından da gerek "..." gerekse "...-..." pazarlarına yönelik olarak aynı davalıya karşı aynı Kurul kararlarına dayalı olarak açılmış tazminat davalarının da bulunduğunu, sonuç olarak; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’un m. 58/1 hükmü uyarınca; davalının Rekabet Kurulu’nun ... tarih ve ...-.../...-... ve ... tarih, ...-.../...-... sayılı kararlarıyla tespit edilen aynı Kanun’un 6. Maddesine aykırı eylemleri nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu tüm zararın şimdilik ... TL'lik kısmı olmak üzere, haksız fiil tarihinden itibaren yıllar bazında işlemiş ve işleyecek TCMB avans faiziyle birlikte, ileride yargılama sürecinde belirlenecek ve talep artırım dilekçesi ile artırılacak tutar yönünden işleyecek faizi de kapsamak üzere, davalı tarafından tazmin edilmesine, aynı Kanun’un m. 58/2 hükmü uyarınca; belirlenecek maddi zararın veya davalının elde ettiği veya elde etmesi muhtemel kârların 3 katı oranında olmak üzere tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek TCMB avans faiziyle birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yanın cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili aleyhine Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile aynı konuda dva ikame edildiğini, hali hazırda derdest dosya bulunduğundan öncelikli olarak derdestlik itirazında bulunduklarını, davacı şirketin %100'üne sahip olan ...'in halihazırda tüm zararları için kapsamlı bir tazminat davası ikamet etmiş iken yavru şirketi için de ayrıca tekrar tazminat talep edebilmesinin hukuken ve mantıken kabul edilebir olmadığını, ortada iki ayrı tüzel kişiliğin bulunması hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte ...'nin iki ayrı tazminat ödemesi gerektiği anlamını taşımamdığını, rekabet hukuku anlamında ... ile ...'in tek bir teşebbüs olduklarını, ayrıca hali hazırda da ortada bir ihlalin ve bu ihlalden doğan bir zararın varlığının söz konusu olmadığını, ...'in birden fazla tüzel kişiliğe sahip olması halinde ...'nin o tüzel kişilik sayısı kadar ayrı tazminat ödemesi düşüncesinin mantıksız olduğunu ve suistimale açık sonuçlar doğuracağını, ... ... ile ... ... arasında mevcut %100 oranındaki iştirak ilkesine ek olarak bu şirketler arasında aynı zamanda şirketlerin yönetim organları arasında organik bağ bulunduğunu, dolayısıyla ... ... halihazırda bir tazminat davası açmış iken bir de yavru şirketi adına aynı davayı açmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca pazardaki önemli rakiplerinden birini ekonomik açıdan zor duruma düşürerek pazardaki rekabet seviyesini azaltmak ve nihayetinde de kendi konumunu güçlendirmek amacayla hareket ettiğini, davacının haksız kazanç kapsı olarak davaları ikame ettiğini, davacı yanın dayandığı ... Kararı ve ... Kararı'nda önemli bir hususunda da ... ... kararının şeklen dahi kesinlik teşkil etmediğini, bu kakarın iptaline ilişkin olarak Danıştay ... Dairesinin .../... E.sayılı dosyası ile derdest olduğunu, bu kararın herhangi bir kesinlik ve bağlayıcılık teşkil etmediğini, ... ... Kararının davaya temel teşkil edilmeden, hali hazırda derdest olan ... ... Kararının iplane ilişkin dava da göz önüne alındığında mahkemece maddi hakikatı ortaya çıkarmaya yönelik yargılama yapılması gerektiğini, davacı yanın davaya dayanak ettiği ... kararları dışında herhangi bir delile dayanmadığını, ispat yükünün davacı yanda olduğunu ancak ispatını karşılayacak delillerinin bulunmadığını, davacı yanın tazminat talebinin fahiş olduğunu, sözde zararlarının bulunduğunu iddia ettikleri yılların rekabet kurulu kararlarının dışına çıkarak 2023-2021 yılları arası olarak belirlenmesi ve iddia ettiği tazminat tutarının bu yılları baz alarak hesaplamaının tüm açıdan hukuka aykırı olduğunu, Danıştay ... Hukuk Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası derdest olması hasebiyle davanın kesinleşmesi hususunun eldeki davada bekletici mesele yapılmasını, sonuç olarak davanın tümden reddini savunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların tüm delilleri toplanmış, ticaret sici kayıtları, Rekabet Kurulu kararları, mahkememizin .../... esas sayılı dosyası getirtilmiş, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek davacının ticari defter ve kayıtları inceletilmiş ve heyetten denetime elverişli ayrıntılı rapor alınmıştır.
Taraflar arasında her iki şirketin aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, rekabet kurulu tarafından davalıya idari para cezası kesildiği konularında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davanın derdest olup olmadığı, davacı ve dava dışı ... A.Ş'nin grup şirket olup olmadığı, organik bağ bulunup bulunmadığı, mahkememizin .../... esas sayılı dosyası ile birleştirme gerekip gerekmediği, belirsiz alacak davası olarak açmakta davacının hukuki menfaatinin olup olmadığı, rekabet kurulu kararlarının kesinleşip kesinleşmediği ve bağlayıcı olup olmadığı, kusur, zarar, illiyet bağı, zarar dönemi ve 4054 sayılı yasanın 58/2. Maddesinin şartlarının oluşup oluşmadığı ve danıştay kararının bekletici mesele sayılıp sayılmayacağı, zaman aşımı konularından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... tarihli celsesinde; "5326 sayılı yasanın 2 ve 20/4 maddeleri gereğince uzamış ceza zaman aşımı süresi olan 8 yıllık süre dava tarihi itibariyle dolmadığından zaman aşımı itirazının reddine," karar verilmiştir.
Rekabet Kurumu Başkanlığına müzekkere yazılarak ... tarih ...-.../...-... sayılı ve ... tarih ...-.../...-... sayılı kurul kararlarının ve tüm dosyalarının birer suretinin dosyamız içerisine getirtildiği anlaşılmıştır.
Rekabet Kurulu Başkanlığının ... tarih ...-.../...-... sayılı kararının incelenmesinde;
"1-... nin ... ve ... pazarlarında hakim olduğuna oybirliği ile,
2-... nin bu pazarlarda rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırıcı uygulamaları ile hakim durumunu kötüye kullandığını, dolayısıyla 4054 sayılı Kanunun 6.maddesini ihlal ettiğine oybirliği ile,
3-... nin ... ve ... pazarlarındaki ihlal teşkil eden davranışlarının kurulun ... tarih ve ...-.../...-... sayılı karar ile ... pazarında ihlal oluşturduğu değerlendirilen ve idari para cezasına hükmedilen davranışları ile aynı nitelikte olduğu, aynı dönemde gerçekleştiği ve teşebbüsün genel stratejisinin parçası olarak bütünlük arz ettiği dikkate alınarak yeni bir idari para cezası hükmedilmesine yer olmadığına oy çokluğu ile" karar verildiği anlaşılmıştır.
Rekabet Kurulu Başkanlığının ... tarih ...-.../...-... sayılı kararının incelenmesinde;
"1-... nin ... ve ... pazarlarında hakim olduğuna oybirliği ile,
2-... nin bu pazarlarda rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırıcı uygulamaları ile hakim durumunu kötüye kullandığını, dolayısıyla 4054 sayılı Kanunun 6.maddesini ihlal ettiğine oybirliği ile,
3-Bu nedenle ... ve ... pazarlarının her bir ihlal için ayrı ayrı olacak şekilde 4054 sayılı Kanunun 16.maddesinin 3.fıkrası ve rekabeti sınırlayıcı anlaşma uyumlu eylem ve kararlar ile hakim durumun kötüye kullanılması halinde verilecek para cezalarına ilişkin yönetmeliğin 5.maddesinin 1.fıkrasının b bendi ve 2.fıkrası ve 3.fıkrasının a bendi, 6.maddesinin 1.fıkrası ve 7.maddesinin 1.fıkrası uyarınca 2016 yılı mali yılın sonunda oluşan ve kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren %0,5625'er oranında olmak üzere, ... A.Ş'ye toplam ... TL idari para cezası verilmesine oybirliği ile karar verildiği" anlaşılmıştır.
Rekabet Kurulunun ... tarih ve ...-.../...-... sayılı kararının iptali istemiyle ... A.Ş. tarafından açılan davada Ankara ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve .../... E. .../... K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve .../... E., .../... K. sayılı kararı ile istinaf talebinin reddine temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine Danıştay ... Dairesi'nin ... tarih ve .../... E. .../... K. sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş olup, anılan karar kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin .../... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının ... A.Ş olduğu, davalısının ... A.Ş oluğu, Rekabet Kurulu Başkanlığının ... tarih ...-...-... sayılı kararına istinaden açılan tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... tarihli celsesinde; Mahkememizin .../... esas sayılı dosyası ile bu dava dosyası arasında davacılar ve dava konusu talep edilen zarar farklı olduğundan davalı vekilinin derdestlik ve birleştirme itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin ... tarihli celsesinde; mahallinde inceleme yetkisi verilerek davacı şirketin dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtları inceletilerek iddia, savunma, rekabet kurulu kararları göz önüne alınarak varsa talep edilebilir tazminat tutarı konusunda ayrıntılı rapor düzenlenmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdisine karar verilmiş, ... tarihli raporda özetle; "Rekabet Kurulu Kararıyla (...-.../...-...) hakim durumu kötüye kullanma tespit edilmiştir. Hakim durumu kötüye kullanan bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur. Davacının pazarda davalının rakibi olduğu somuttur. Davacı uygulamanın tespit edildiği yılların başlangıcı olan 2012 yılında, %5,28 Pazar payına ulaşmışken, sırasıyla; payına ulaşmışken, sırasıyla; 2013 yılında Pazar payının 4,32'ye düştüğü, 2014 yılında Pazar payının 2,82'ye düştüğü, 2015 yılında Pazar payının 1,98'e düştüğü, 2016 yılında Pazar payının 1,65'e düştüğü, 2017 yılında Pazar payının 1,08'e düştüğü, 2018 yılında Pazar payının 0,01'e düştüğü, 2019 yılında Pazar payının 0,001'e düştüğü, 2020 yılında Pazar payının 0,001 e düştüğü, 2021 yılında Pazar payının 0,0001'e düştüğü ve Pazar payı kaybı yaşadığı yani ihlalden zarar gördüğü anlaşıldığı, yapılan hesaplamalarda davacının 2017 yıl sonu ve 2020 yıl sonu olmak üzere seçenekli yapılan raporda belirtilen tablolarda belirlenen faaliyet kârı kaybı yaşadığının tespit edildiğini, davacının cirosunda oluşan satış azalmaları ile bu satış azalmalarının maliyetlerini çıkardıktan sonra yıllar itibariyle faaliyet kârı kayıplarını hesapladıklarını, genel ve tekdüze muhasebe sisteminde Brüt Kâr olarak isimlendirilen bu kalem firmaların faaliyetlerinde elde ettikleri kârı gösterdiğini, yapılan hesaplamaya göre davacının brüt kar kaybının 2017 yılı sonu itibari ile ... TL olacağı, davacının cirosunda oluşan satış azalmaları ile bu satış azalmalarının maliyetlerini çıkardıktan sonra yıllar itibariyle faaliyet kârı kayıplarının hesaplandığını, genel ve tekdüzen muhasebe sisteminde Brüt Kâr olarak isimlendirilen bu kalem firmaların faaliyetlerinden elde ettikleri kârı gösterdiğini, yapılan hesaplamaya göre davacının brüt kar kaybının 2020 yılı sonu itibari ile ... TL olacağı davacının brüt kar kaybının 2017 yılı sonu itibari ile .../... TL olduğu ve dava tarihi itibari ile bu tutarlar için hesaplanan avans faiz toplamının ... TL olacağı, davacının brüt kar kaybının 2020 yılı sonu itibari ile ... TL olacağı, dava tarihi itibari ile bu tutarlar için hesaplanan avans faiz toplamının ... TL olacağı bu hesaplamalardan hangisinin kabul edilmesi gerektiğinin takdirinin mahkemeye ait olduğunu, bu zararın 3 kata kadar zarar tazmini için 2 koşul öngörülmektedir. 1.“Ortaya çıkan zarar, Kanunu ihlal eden teşebbüsün kastı veya ağır ihmalinden kaynaklanmışsa. 2. Zarar görenin talep etmesi. Konu hakkındaki Rekabet Kurulu ...-.../...-... Sayılı kararı Davalının rakiplerinin pazardaki faaliyetlerini zorlaştırıcı uygulamalarının varlığını şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirtildiği açıktır. (oy birliği) Burada kast ve/veya ağır ihmal olup, olmadığı ve halin 1.koşulu karşılayıp karşılamadığının mahkemenin takdirinde olduğunu, 2. koşul davacının talebi ise mevcut olduğu"nun bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili ... tarihli dava değer arttırım dilekçesinde; dava değerini arttırarak toplam ... TL değer üzerinden değerlendirilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalı şirketin ... ve ... pazarlarında hakim durumda olduğuna ve rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırıcı uygulamaları ile hakim durumunu kötüye kullandığına, dolayısıyla 4054 sayılı Kanunun 6.maddesini ihlal ettiğine dayalı tazminat davasıdır.
Rekabetin Korunmasına ilişkin 4054 sayılı Kanunun ilgili hükümleri aşağıdaki gibidir:
" Madde 4 - Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.
Bu haller, özellikle şunlardır
:
a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tesbit edilmesi,
b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü,
c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi,
d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi,
e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması,
f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi,
Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder.
Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir."
" Madde 6 - Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.
Kötüye kullanma halleri özellikle şunlardır:
a) Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler,
b) Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması,
c) Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış halinde alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi,
d) Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler,
e) Tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin kısıtlanması."
" Madde 57 - Her kim bu Kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu kötüye kullanırsa, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur. Zararın oluşması birden fazla kişinin davranışları sonucu ortaya çıkmış ise bunlar zarardan müteselsilen sorumludur."
" Madde 58 Rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması sonucu bundan zarar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki farkı zarar olarak talep edebilirler. Rekabetin sınırlanmasından etkilenen rakip teşebbüsler, bütün zararlarının tazminini rekabeti sınırlayan teşebbüs ya da teşebbüslerden talep edebilir. Zararın belirlenmesinde, zarar gören teşebbüslerin elde etmeyi umdukları bütün karlar, geçmiş yıllara ait bilançolar da dikkate alınarak hesaplanır.
Ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa, hakim, zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan karların üç katı oranında tazminata hükmedebilir."
Somut olayda, davalının ... ve ... pazarlarında hakim durumda olduğu ve bu hakim durumunu kötüye kullanarak rakiplerinin pazardaki faaliyetlerini zorlaştırıcı haksız uygulamalarda bulunduğu, rekabet kurulunun kesinleşen kararı ile tespit edilmiştir. Rekabetin korunmasına ilişkin 4054 sayılı Kanunun 4.maddesini ihlal ettiği tespit edilen ve aynı Kanunun 6.maddesinin ihlal ettiği tespit edilen davalı şirket, 4054 sayılı Kanunun 57.maddesi gereğince zarar görenlerin her türlü zararını tazmini mecburdur. Aynı Kanunun 58.maddesi gereğince zarar gören rakip teşebbüsler bütün zararları talep edebilir. Zararın belirlenmesinde elde etmeyi umdukları bütün karlar, geçmiş yıllara ait bilançolar da dikkate alınarak hesaplanır.
Yine, 4054 sayılı Kanunun 58/2.maddesi gereğince ortaya çıkan zarar tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmakta ise, hakim zarar görenlerin talebi üzerine uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan karların 3 katı oranında tazminata hükmedebilir.
Somut olayda, davacı tarafça 2013-2020 yılları arası zarar talep edilmiş ise de rekabet kurulunun kararına dayanak dönem 2013-2017 yılları arasına ait olup bu nedenle davalının haksız rekabette bulunduğu tespit edilen ve kesinleşen dönem olan 2013-2017 yılları arasına ait zarara hükmetmek gerekmiştir.
Yine, davacı tarafça davacı teşebbüsün haksız eylem ve ihlalden kaynaklanan uğradığı kar kaybı zarar olarak talep edilmiş olup yeminli bilirkişi heyeti tarafından da Yasaya uygun olarak geçmiş yıllar bilançoları göz önüne alınarak davacının geçmişteki pazar payı ve ortalaması tespit edilerek haksız rekabete konu döneme ilişkin yıllar itibari ile uğramış olduğu pazar payı kaybı tespit edilerek buna göre zararı doğru bir yöntem ile hesaplanmıştır. Yine, davalı şirketin haksız eyleminin niteliği, yoğunluğu, bütün piyasaya yönelik olması, ihlalin çok uzun bir süre devam etmesi ve yoğunluğu göz önüne alınarak 4054 sayılı Yasanın 58/2.maddesi gereğince her bilanço yılı sonu itibari ile tespit edilen zararın 3 katı oranında tazminata hükmetmek gerektiği ve zararın doğduğu her yıl sonundan itibaren faize hükmetmek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M
: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın kısmen kabulü ile; toplam ... TL'nin;
... TL'sinin ... tarihinden,
... TL'sinin ... tarihinden,
... TL'sinin ... tarihinden,
... TL'sinin ... tarihinden,
... TL'sinin ... tarihinden,
itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen ... TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL (... TL peşin harç + ... TL ıslah harcı) harçtan düşümü ile artan ... TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç, ... TL ıslah harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı ... TL yazışma/tebligat gideri, ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin, kabul / ret oranına göre hesaplanan ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen ... TL üzerinden davacı lehine takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, reddedilen ... TL üzerinden davalı lehine takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ...-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davada kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan ... TL'sinin davalıdan, bakiyesi ... TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE,
8-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; tarafların yüzüne karşı HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!