Anahtar kelimeler: Konusumarkaya Özetidavatedbir Neredeyse Görsel Ünvanlı Sinai İstemli Edici Ayırt Fikri

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
NUMARASI
:████████, 13.03.2026 tarihli ara karar
DAVANIN KONUSU
:Markaya Tecavüz, Haksız Rekabet, Tazminat İstemli
KARAR TARİHİ
:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Tedbir isteyen vekili dava dilekçesinde özetle; marka hakkının sahibi müvekkilinin, ... ŞİRKETİ ünvanlı şirketin de yetkilisi olduğunu, davalının müvekkili adına tescilli "...” markasını aynen ve görsel olarak neredeyse hiçbir ayırt edici fark bırakmayacak şekilde kullanması marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, somut olayda, davalının kullandığı "... ” ibaresi, müvekkilin tescilli markası olan "... ... & ...” ibaresiyle hem görsel hem de işitsel olarak birebir örtüşmekte, aralarındaki tek fark olan küçük harf kullanımı, tüketici nezdinde herhangi bir ayırt edici etki yaratmadığını, müvekkilinin sektörde bilinirlik kazanmış ve ticari değer elde etmiş markasını, tasarım ve danışmanlık hizmetleri kapsamında birebir kullanmakta, böylelikle müvekkilin marka değerinden haksız yarar sağlanmakta olduğunu, müvekkilinin markasının 06.09.2013 yılında başvurusunun yapıldığını, çok sayıda uluslararası ödül kazanmış ve müşteri portföyü bakımından güçlü bir marka olup; bu durum markanın tanınmışlık düzeyini de gösterdiğini, davanın esasına girilmeden önce, HMK'nın 403/1. maddesinde tebligata ilişkin düzenleme göz önünde bulundurularak, davalıya herhangi bir tebligat yapılmaksızın; mahkemenin atayacağı bilirkişi marifetiyle; Müvekkilin tescilli markalarından doğan haklarını ihlal eden davalı tarafın işlettiği Mersin, adresindeki işyerinde fiili kullanımlarının fotoğraflanmasına karar verilmesini, davalı taraflarca " ... '9 ibaresine sahip; üretilen, satılan, pazarlanan, ithal edilen davaya konu tecavüzü oluşturanfiilleri kapsamındaki tüm ürünlerin; gerek davalının gerekse üçüncü kişilerin adreslerindeki üretim, dağıtım, tanıtım, pazarlama, ithalat, ihracat ve satışının durdurulmasına, ithalat ve ihracat işlemlerinin durdurulması amacıyla Gümrükler Genel Müdürlüğü 'ne yazılmasına, davalının dava konusu tecavüzü oluşturan varsa; makine, araç, kalıp, ambalaj, etiket, kutu, iş evrakı, katalog ve her türlü tanıtım ve promosyon araçlarına el koyularak adli emanete teslim edilmesine, Tecavüzün yer aldığı: .../ .../....../.../ https:/... internet sayfalarına ... (...) aracılığıyla dava süresince erişimin engellenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR KARARI
:İlk derece mahkemesinin 14.01.2026 Tarihli ara kararında;
"-Davacının ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; İleride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere ihtiyati tedbir talep eden tarafça takdiren 500.000,00 TL ( Beş Yüz Bin Türk Lirası) nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, Davalının adresindeki üretim, dağıtım, tanıtım, pazarlama, ithalat, ihracat ve satışının durdurulmasına, -İthalat ve ihracat işlemlerinin durdurulması için Gümrükler Genel Müdürlüğüne yazı yazılmasına,
-Davalının dava konusu tecavüzü oluşturan varsa; makine, araç, kalıp, ambalaj, etiket, kutu, iş evrakı, katalog ve her türlü tanıtım ve promosyon araçlarına el koyularak adli emanete teslim edilmesine, -...'/.../ , .../.../ , ... alan adlarına Erişiminin Engellenmesine, Bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına, Davacının .../.../ alan adına yönelik tedbir talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ
:Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; tedbir kararının müvekkilinin ekonomik yaşamını ciddi biçimde zedeleme tehlikesi yarattığını, kararın hüküm fıkraları arasında infazda tereddüt yaratacak ciddi çelişkiler bulunduğunu, müvekkilinin savunma hakkı kısıtlandığını, tedbir kararının "Temizlik Makineleri, ... ve bu faaliyetle ilgili araç-gereçler hariç olmak üzere" şeklinde düzeltilmesini istediklerini, müvekkili şirket yetkilisi ... adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli ... numaralı "..." markası bulunduğunu, 18.01.2017 başvuru tarihli olduğunu, davacının dayandığı marka ise 2020 tarihli olduğunu, öncelik hakkına sahip ve tescilli bir markayı kullanan müvekkili olduğunu, Yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, "..." kelimesi zemin sektöründe ürün desenini ifade eden tanımlayıcı bir ibare olduğunu, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, tedbirin ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturduğunu, tedbirin yerinde olmadığını, tedbirin devamı halinde, HMK m. 392 gereği teminatın en az 5.000.000 TL'ye çıkarılmasını talep etmiştir.
- İlk derece mahkemesinin █████/2026 Tarihli ara kararında ise;
"Davalı vekilinin talebi ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar tedbirin uygulanmasının tedbir talep eden tarafça talep edileceği ara kararda yazılmış ise de, kararın mahiyeti gereği tedbirin uygulanmasının ayrıca talep edilmesine yer olmadığı dikkate alınarak ara kararın bu yöndeki bendinin çıkartılmasına, her ne kadar karşı tarafa teminat yatırmak üzere 2 haftalık süre verilmiş ise de sehven ara kararda belirtilen talep edilme şartı nedeniyle aleyhine tedbir istenenin teminat yatırması için verilen süre yönünden tereddüte düştüğü dikkate alınarak yeniden iki haftalık süre verilmesine, bu süre içerisinde teminat yatırılmadığı takdirde tedbirin ağırlaştırılacağının ihtarına dair ara karar tesis edilmiştir. " gerekçesi ile neticeten;
"İhtiyati tedbir kararına itirazın KISMEN KABULÜNE, Mahkememizin 14.01.2026 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına, SMK'nun 159/2-c maddesi gereğince aleyhine tedbir talep edilen davalı tarafa ihtiyati tedbir kararının tefhiminden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde SMK' nun 159/2-c maddesi gereğince 500.000,00 TL nakdi teminatı ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubunu mahkememize depo etmesi için bir hafta kesin süre verilmesine, Talep edenin fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,Aleyhine tedbir talep edilen tarafça verilen süre içinde teminat yatırılmadığı takdirde talep edilmesi halinde daha ağır bir ihtiyati tedbire karar verilebileceğinin davalı tarafa ihtarına, (ihtarın ara kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına)" şeklinde karar verilmiştir
İSTİNAF İSTEMİ
:Davalı vekili istinaf isteminde özetle;İstanbul Anadolu 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 13.03.2026 tarihli ara kararının kaldırılması gerektiğini, Mahkemenin █████/2026 tarihli ara kararı ile davacı tarafın dahi talebini aşacak şekilde teminat yatırma yükümlülüğünün müvekkili üzerine bırakıldığını, Davacı tarafın iddialarının aksine müvekkilinin izinsiz bir kullanımı olmaıdğını, Müvekkili şirket yetkilisi ...adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın başvuru tarihi 18.01.2017 olup davacının dayandığı "... ... ..." markasının (...) başvuru tarihi ise 2020 yılı olduğunu, Davacı 42. Sınıfta (Mimari Tasarım/Hizmet) faaliyet gösterirken, müvekkil 19, 27 ve 37. Sınıflarda (Zemin Kaplama Malzemesi Satışı ve Uygulaması) faaliyet gösterdiğini, "..." kelimesi zemin sektöründe ürün desenini ifade eden tanımlayıcı bir ibare olduğunu, ayırt ediciliği zayıf olduğunu, karıştırılma ihtimali olmadığını, sektör farkı gözetilmeksizin tüm ticari faaliyetin durdurulması, müvekkilini ekonomik yıkıma sürükleyeceğini, Davacı, tecavüz iddiasını yaklaşık ispatla dahi kanıtlayamamışken müvekkilinin kendi ticaretini sürdürebilmek için 500.000,00-TL gibi bir bedel ödemeye zorlanmasının usul hukukuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Kabul anlamına gelmemekle birlikte; takdir edilen 500.000,00-TL nakdi teminat miktarı, dosyanın kapsamı ve tarafların ekonomik ölçeği dikkate alındığında son derece ölçüsüz olduğunu belirterek █████/2026 Tarihli kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
:Dava, marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, meni, refi, alan adının devri ve tazminat istemlerine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ilk derece mahkemesinin █████/2026 Tarihli ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; mahkemenin █████/2026 tarihli ara kararında davalı vekiline teminatı depo etmesi için yeniden iki haftalık süre verdiği, teminatın depo edilmediği anlaşılmakla █████/2026 Tarihli ara karar yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmamış olması, teminatın depo edilmemiş olması da dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin █████/2026 Tarihli ters teminat tedbiri kalkmış sayılacağından konusuz kalan istinaf istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin konusuz kalan istinaf istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!