Anahtar kelimeler: Şehrindeki Tereke Vasiyetnamenin Bıraktıklarını Murisi Vasiyetnamesi Varlıklarını Tanınması Noterliğinin Kesinlik
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne duruşma talebinin davanın niteliği gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ortak murisi ... ve .... müşterek olarak .../.... şehrindeki ... .... Noterliğinin 29.01.2002 tarihli vasiyetnamesi ile tüm mal varlıklarını davacı ile davalı ...'a bıraktıklarını, işbu vasiyetnamenin ... Tereke Mahkemesinin 12.12.20 12... sayılı kararı ile açılmasına karar verildiğini ileri sürerek ...... Tereke Mahkemesi kararının tanınması ve vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini talep etmiş, 06.07.2017 tarihli dilekçe ile tenfizin konusunun İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, Suadiye Mahallesi, 31 90... parsel sayılı taşınmazda kain 5 numaralı bağımsız bölüm olduğunu belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin konusunun Almanya'da bulunan bir adet ev olduğunu, bu evin vasiyetnameye uygun olarak mirasçılar arasında paylaşıldığını, vasiyetnamenin murislerin tüm malvarlığını kapsamadığını, tanınması istenen mahkeme kararında kesinleşme şerhinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.09.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile "Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanacağı, taşınmaz mal vasiyetinin geçerli olması için Türk hukuk sistemindeki usul ile yapılmış olması gerektiği, TMK'nın 532 ve takip eden maddelerine göre; resmî vasiyetnamenin iki tanık huzurunda resmî memur tarafından düzenlenmesi gerektiği, dava konusu vasiyetnamenin bu şekle uygun düzenlenmediği, yine, 5718 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinde; taşınmazlara veya onların kullanımına ilişkin sözleşmelerin taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tâbi olduğu hüküm altına alındığı, davacı tarafça kesinleşme şerhli kararın sunulmadığı, fotokopi Noterlik evrakının içeriğinden muris ... ve ......... ölüme bağlı tasarrufundaki konunun Frankfurt/Main adresindeki evin üçte birlik kısmı olduğunun tespit edildiği, davacının belirtilen şartları haiz kesinleşmiş mahkeme ilâmı sunmuş olsaydı dâhi, vasiyete konu taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tâbi olması yani, taşınmazın Almanya'da bulunması nedeniyle her halükarda Alman Hukukuna tâbi olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu vasiyetnamenin sadece Almanya'daki mal varlığı için yapıldığının kabulünün doğru olmadığını, murislerin tüm mal varlığını kapsadığını, belgelerde eksiklik bulunmadığını, Frankfurt Tereke Mahkemesinin neden kesinleşme şerhi veremediğine dair kararını ibraz ettiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "yabancı mahkeme kararında kesinleşme şerhinin bulunmadığı, davacının tenfizin konusunu bir adet bağımsız bölüm olarak beyan ettiği, vasiyetnamenin tenfizi davalarının nispi harca tâbi olduğu nazara alındığında, davacı tarafça dava değeri belirtilip harcı yatırılarak usulünce açılmış vasiyetnamenin tenfizi davası da bulunmadığı, yasanın öngördüğü tanıma koşullarının oluşmadığı, davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının sonuç olarak doğru olduğu" gerekçesiyle davacı tarafın istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 06.07.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile "davacı 06.07.2017 günlü dilekçe ile tenfizin konusunun Kadıköy'de bir adet bağımsız bölüm olarak göstermiş, taşınmazın değerine ilişkin beyanda bulunmamıştır. Bu durumda Mahkemece tenfize konu taşınmazın değerini keşfen belirleyerek eksik harcı ikmal ettirip yargılamaya devam etmesi gerekirken yazılı şekilde karar vermesi doğru görülmemiş" gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"davacı tarafça kesinleşme şerhli kararın sunulmadığı ve fakat fotokopi Noterlik evrakının içeriğinden muris ... ve ....... ölüme bağlı tasarrufundaki konunun Frankfurt/Main adresindeki evin üçte birlik kısmı olduğunun tespit edildiği, davacı taraf, belirtilen şartlara haiz kesinleşmiş mahkeme ilâmı sunmuş olsaydı dâhi, vasiyete konu taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tâbi olması, yani taşınmazın Almanya'da bulunması nedeniyle her halükarda Alman Hukukuna tâbi olduğundan davanın bu bakımdan da reddinin gerektiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Mahkeme kararının usul ve yasaya, hukuka aykırı olduğunu,
b. Almanya’da vasiyetnamenin açılmasına ilişkin işlemin ilâm değil, ilan niteliğinde olduğundan kesinleştirilmesinin mümkün olmadığını bildirmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
Tenfiz talebinin taşınmazın aynına ilişkin olduğu ve davacı tarafından açıkca taşınmaz belirtilerek harcın yatırıldığı, nispi harca tâbi olmasına rağmen taraflarına maktu vekâlet ücreti takdirinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tanınması ve vasiyetnamenin tenfizi istemlerine ilişkindir.
Tarafların ortak murisleri ... ve Bedriye'nin müşterek olarak .../Main şehrindeki ... Heinrich'in Noterliğinde 29.01.2002 tarihinde düzenledikleri ortak vasiyetnamenin 5718 sayılı MÖHUK’un 20. maddesi gereğince Türk Hukuku yönünden geçerli bir vasiyetname olup davanın tarafları arasında bu yönde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Böyle bir durumda davacının 06.07.2017 tarihli dilekçesi ile tenfiz isteminde bulunduğu İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, Suadiye Mahallesi, 31 90... parsel sayılı taşınmazda kain 5 numaralı bağımsız bölüm yönünden mahkemece tapu iptal ve tescil kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!