Anahtar kelimeler: Aleminyum Ödem İmali Durdurduğunu Satımdan Küçükçekmece Tesisatı Emrine Ekipmanları Kesildiği

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
Küçükçekmece İcra Dairesi
: ██████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki gereğince davalıya aleminyum hava tesisatı, bağlantı ekipmanları imali nedeniyle 28.01.2025 tarihinde 96.000 TL bedelli fatura kesildiği, davalının 48.000,00 TL ödem yaptığı bakiye 48.000,00 TL tutarlı borcunu ödemediğinden aleyhine ......... icra müdürlüğünün ........ esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı şirketin kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödemediği ve borca itiraz ederek, aleyhine açılan icra takibini durdurduğunu, borçlunun borca itirazının iptaline, icra takibinin devamına, alacağın % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıya ödettirilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça kesilen hizmet faturasının faturaya konu hizmetin müvekkilinin taleplerini karşılar şekil ve kalitede olmaması, yapılan işçiliklerin eksik olması nedeniyle ödenmediğini, davacı tarafın gerçekleştirmeyi taahhüt ettiği hizmetleri söz verdiği gibi gerçekleştirmemiş olmasına rağmen bedellerini tahsil etmek istediğini ifade ederek, davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri, arabuluculuk vekalet ücreti ve dava vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
: ...... İcra Dairesi’nin ...... esas sayılı dosyası, İstanbul Defterdarlığı yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında başlatılan ........ İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilinin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, ve asıl alacağın tamamı olmak üzere borca, işlemiş ve işleyecek faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
....... İcra Dairesi’nün ..... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 48.000,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 13.04.2026 tarihli raporunda; Bilirkişiye verilen görevlendirme yapılan inceleme neticesinde; davacı şirkete ait ticari defterler, davacı şirket inceleme sırasında e-defter mükellefi olduklarını ve ticari defterlerin elektronik ortamda tutulduğu beyanla bilirkişiye USB teslim edildiğini, kayıtlarını e-defter olarak tutmakta olduklarını, davacı tarafından sunulan USB içeriğinde defterlerin e-defter olduğu 13.12.2011 tarih 28141 sayılı resmi gazetede, elektronik ortamda defter tutulmasına imkân sağlayan elektronik defter genel tebliğinin yayınlanmış olduğu, elektronik defter tutanlar için hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınmasının ise kapanış onayı yerine geçtiğinden yevmiye ve kebir defterinin beratlarını zamanında yapmış olduğundan ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu kanaatine varıldığını, Davalıya Ait Ticari Defterler: Sayın mahkemenin 20.10.2025 tarihli celsesinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, inceleme günü davalı taraf incelemeye katılmamış ve ticari defterlerini ibraz etmemiş olduğunu, Davacıya Ait Ticari Defterlerde Davalı İle Olan Cari Münasebeti Borç Alacak Bakiye Durumu: Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, taraflar arasında yazılı olmayan cari hesap benzeri bir ticari münasebet (Açık Hesap İlişkisi) bulunmakta olduğunu, açık hesap ilişkisinin ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu olduğu, açık hesap ilişkisinde tarafların tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türü olduğunu, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda uyuşmazlığın; davacının alacağına ilişkin yapılan icra takibine davalının itirazı ile takibin durması sonrasında itirazın iptaline ilişkin olduğu, uyuşmazlık konusunun davacının alacaklı olup olmadığı noktasında olduğu tespit edildiğini, huzurdaki davanın, davacının davalıya kestiği faturanın ödenmeyen tutarını talep etmekte olduğu, taraflar arasındaki ticari faaliyetin 2025 yılı başlamış olduğu ve davalıya 1 adet fatura kesildiğini, davacının kesilen bu faturaya 48.000 TL tahsilat yaptı ve bakiye 48.000 TL nin ise davalıdan alacak olarak yevmiye defterinde işlendiğinin tespit edildiğini, davacının davalıdan takip tarihi ile ticari defterlerinde 48.0000,00 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunu, davacının davalı ile olan cari hesap muavin özetinin gösterildiğini, Dava Konusu Edilen Faturaların Davalı Şirkete Tebliğ Edilip Edilmediklerine Dair İnceleme: Davacı tarafından davalıya kesilen tüm faturalar elektronik ortamda TEMEL fatura olarak kesildiğini, temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara e-fatura uygulaması üzerinden red yanıtı dönülme imkanı bulunmadığı, bunun anlamının faturanın davalıya kesin olarak tebliğ edilmiş olduğunu, temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara e-fatura uygulaması üzerinden red yanıtı ile dönülememesi ve faturanın karşı tarafa tebliğ edilmesi halinde, alının Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen harici yöntemlerle ( noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile ) itiraz edilebilmesi, faturayı iade etmesinin mümkün olmadığını, dosya içeriğinde davalı şirketin bu faturaları kabul etmeyip itiraz ettiğinde dair hiçbir işaret olmadığı, bu sebeple davalı tarafın davacı tarafından kendisine gönderilen dava konusu faturayı kabul ettiği ve Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük süre içerisinde itiraz etmediğinin değerlendirilmiş olduğunu, davalıya gönderilen faturanın görsel örneğinin gösterildiğini, Ba- Bs Beyannameleri: ....... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, davacıya ait 2025 yılına ilişkin mal karşılığı karşılıklı satım/alım beyannamesi, aynı beyannamede, davalı şirketin de davacıdan 1 adet fatura karşılığında yine KDV hariç 80.000 TL tutarında mal/hizmet alımı yaptığına ilişkin kayıtların mevcut olduğunu, dosyaya celbedilen davalı vergi dairesi kayıtları BA-BS beyannamesi incelendiğinde, taraflar arasında beyan edilen kayıtların birbiriyle uyumlu olduğunun tespit edildiğini, .......... İcra Müdürlüğü .............. esas sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklı şirket, borçlu aleyhine 11.03.2025 tarihinde başlattığı ilamsız takipte, 48.000 TL alacağının, asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %53,25 oranda işleyecek TTK 1530. Maddeye göre faizi ile tahsilini talep ettiğini, borcun sebebini ise mal ve hizmet faturası olarak beyan ettiğini, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine, borçlu vekilinin 13.03.2025 tarihli itiraz dilekçesinde; alacaklı olduğunu iddia eden tarafa müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, borca, ödeme emrine, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiğinin anlaşıldığını, Davalı Açısından İnceleme: Sayın Mahkemenin taraflara ait ticari defterler ile bunların dayanağı belgeler üzerinde inceleme yapılması hususunda 19.01.2026 günü davacı vekilinin hazır olduğu duruşmada taraflara verilen süre içerisinde ilgili yıl ticari defterlerinin mahkeme kaleminde hazır bulunması için ihtar davacı vekilinin halde bunları ibrazdan kaçınmış ve karşı tarafın iddialarının kabul edileceği sayılarak haklarında TTK ve HMK’nın ilgili maddelerinin uygulanacağının ihtar edilmiş olduğunun görülmüş olduğunu, duruşma günü hazır olamayan tarafa duruşma zaptının tebliğ edildiğini, davalı tarafın inceleme günü defter ibraz etmemiş yerinde incelemede talep etmemiş olduğunu, sunulmuş olan 2025 yılı davacı nezdinde davalı için tutulan cari hesap dökümüne göre takip tarihi olan 11.03.2025 tarihi itibariyle davacının ticari defter kayıtlarında, davalıdan 48.000,00 TL alacaklı bulunduğunun görünmekte olduğunu, bu hesapların davacının sunulan 2025 yılı cari hesap dökümünün ve fatura fotokopilerinin incelenmesi sonucunda elde edilmiş olduğunu, davalı taraf ticari defterlerini sunmadığından cari hesap özeti anlamında tarafların kayıtlarını karşılaştırma olanağı bulunamadığını, Sonuç Ve Kanaat: Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamındaki incelemeler birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirketin ticari defterlerinin Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu ve delil niteliğini haiz olduğu, davacının elektronik sistemine kayıtlı olarak düzenlediği faturaları e-fatura kapsamında “Temel Fatura ve Temel İrsaliye Senaryosu” ile alıcılarına gönderdiği, bu senaryo kapsamında düzenlenen faturaların alıcısına tebliğ edilmiş sayıldığı, söz konusu faturalara itirazın ise Türk Ticaret Kanunu’nun 18’inci maddesinde belirtilen harici yöntemlerle (noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile) yapılmasının mümkün olduğu,
Davalı tarafın, Türk Ticaret Kanunu’nun 21’inci maddesinde düzenlenen 8 (sekiz) günlük yasal süre içerisinde faturalara itiraz ettiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı, bu nedenle e-faturaların ve içeriklerinin davalı alıcı tarafından kabul edilmiş sayılması gerektiği, bu kabul karinesi kapsamında davalının davacıya 48.000,00 TL borçlu olduğunun değerlendirilmesi gerektiği,
Davacının, ......... İcra Müdürlüğü’nün ........ Esas sayılı dosyası ile 48.000,00 TL asıl alacak talebinde bulunduğu,Yapılan incelemeler neticesinde davacının 48.000,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, söz konusu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun uyarınca yıllık %44,25 oranından başlamak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmasının uygun olacağını bildirmiştir.
İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır.
İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir.
İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. ........ Esas, ....... Karar sayılı kararı)
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı vekili her ne kadar █████/2026 tarihinde mahkememize sunmuş olduğu dilekçe ile bir kısım defter belge sunup defterlerin yerinde incelenmesini talep etmiş ise de, bu talep ticari defterlerin incelenmesi için mahkememizce belirlenen günden önce sunulmadığı gibi, söz konusu dilekçede ticari defterlerin vaktinde ibraz edilememesi nedeninin delillendirilmeyerek HMK'nun 95. ve devamı maddelerine uygun şekilde eski hale getirme talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla, HMK'nun 222 maddesi uyarınca davalı şirketin defterlerini ibrazdan kaçındığı, aynı zamanda inceleme gününden sonra dilekçe sunulmuş olup bu haliyle celse talikine neden olduğu, tarafların karşılaştırmalı BA BS kayıtlarının uyuştuğu, ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 48.000,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, ispat edilen 48.000,00 TL yönüyle davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, davalının ......... İcra Müdürlüğünün ........... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına,
2-Hükmedilen dava konusu asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 9.600,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 3.278,88 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 615,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 2.663,48 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 8.106,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ..........
¸e-imzalıdır
Hakim ......
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!