Anahtar kelimeler: Yidk Bam Esaskarar Sinai Sınai Fikri Hükümsüzlüğü Haklar Marka Layihalar

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ E. - ███████ K.DAVANIN KONUSU
: YİDK Marka Kararının İptali, Marka HükümsüzlüğüTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve ████████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markanın gerçek hak sahibi olduğunu, davalı şirketin ███████████ sayılı ve "... ..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... YİDK'nın 2023-M-5066 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, müvekkilinin markanın gerçek hak sahibi olup 13.09.2013 tarihinden beri bu markayı kullandığını, 20.02.2017 tarihinden beri ise, bu ibareyi taşıyan domain adının kullanıldığını, Instagram hesabının 67200'den fazla takipçisinin bulunduğunu, internet sitesinin ekran görüntüsündeki tarihin ise görüntünün alındığı tarih olduğunu, davacının daha önce de birçok magazin programı/ismi hazırlamış ve yayına hazır hale getirmiş olduğunu, davacının yeni magazin programının adının da “...” olduğunu, nitekim davacının “@...” ve “@...” isimli Instagram hesaplarının, “...” isimli Youtube kanalının, “@...” isimli Twitter hesabının ve ...@gmail.com şeklindeki e-posta adresinin sahibi olduğunu, davacının Instagram hesabını 13.09.2013 tarihinde açtığını ve o tarihten beri kesintisiz olarak kullandığını, davacının bu hesaplar vasıtasıyla magazin haberlerini yayına sunduğunu; yani müvekkilinin “...” markasının gerçek hak sahibi olduğunu, davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin davacıya ait bu markayı bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının davacının gerçek hak sahibi olduğu markayı davacının faaliyet gösterdiği sektörde kullanmasının aynı zamanda davalının davacı ile haksız rekabet yapma saikini gösterdiğini; müvekkilinin davalı şirketin markanın kullanımını durdurması için Beyoğlu 20. Noterliği vasıtasıyla 03.11.2021 tarihinde davalıya gönderdiği 23633 yevmiye nolu ihtarnameye davalının cevap vermediğini ve bu marka altındaki yayınlarına devam ettiğini ileri sürerek, ... YİDK’nın █████/2023 tarih ve 2023-M-5066 sayılı kararının iptaline, ███████████ sayılı ve "... ..." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalı Şirket vekili, davalının gazete, televizyon, internet ve dergi yayıncılığı, basım ve dağıtım alanında Türkiye’nin en büyük medya organizasyonu olan ... içerisinde yer aldığını, davalının bağlı olduğu medya grubu içerisinde yer alan ... adlı ulusal kanalın, Türkiye'nin dört bir yanında yayın hizmeti sağladığını, dava konusu edilen markada yer alan “...” ibaresinin işarete markasal hüviyette ayırt edicilik katan esas unsur olduğunu, davaya konu edilen marka bütünsel olarak incelendiğinde, davacının itirazına konu işaret ile aralarında ortalama insanın görsel, işitsel ve kavramsal algısının ilişkilendirilme durumunun da dahil karışıklığa neden olacak herhangi bir benzerliğinin bulunmadığının görülebileceğini, davacının delilleri meyanında sunduğu Youtube ve Instagram platformlarındaki "..." isimli hesap ile davacı şahıs arasındaki ilişkinin ortaya konulamadığını, sadece Twitter platformundaki "..." hesabından yapılan paylaşıma ait ekran görüntüsünde sol tarafta davacının adının yer aldığını, ancak ilgili hesabın sadece 23 takipçi sayısına sahip olduğunu, www.....com isimli internet sitesinden alınan ekran görüntüsünün sağ üst köşesinde yer alan tarihin dava konusu edilen markanın başvuru tarihinden sonraki bir tarih olduğunu ve bu alan adının sahibinin de davacı olduğunun anlaşılamadığını, dolayısıyla davacı tarafından marka işlem dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin davaya konu markanın kapsadığı hizmetler yönünden tescilinin reddini gerektirecek düzeyde markasal olarak aktif ve yoğun kullanımın ve davalının kötü niyetinin yeterli delille ispatlanamadığını, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddinin gerektiğini ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, davacının “gerçek hak sahipliği” ve “alan adından kaynaklanan hak” iddialarının, dava konusu edilen markanın tesciline/ hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı, davalının “...” kelime öbeğini kendisine marka olarak seçerken, markanın başvuru tarihinden önceki dönemlerde, Twitter, Instagram, Youtube sosyal medya hesaplarında ve www.....com uzantılı alan adı içerisinde ve dahi bu web sitesinin içeriğinde, markanın kapsamına alınmak istenilen “haber ajansı hizmetleri”nde kullanıldığından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına ters düşeceği, davalının marka seçiminin, ticari dürüstlük kurallarına uygun düşmediği ve başvurusunda kötüniyetli olduğu, YİDK kararının yerinde olmadığı ve iptali şartlarının oluştuğu, kötüniyetin varlığı nedeniyle davalı markasının hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... YİDK'nın 2023-M-5066 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Youtube ve Instagram hesabının davacıyla ilgisinin ispatlanamadığını, Twitter hesabının 23 takipçili olduğunu, internet sitesinin ekran görüntüsünün sağ üst köşesinde yer alan tarihin başvuru tarihinden sonra olduğunu, bu sitenin davacıyla ilişkisinin de ispatlanamadığını, tescilsiz kullanımların kime ait olduğunun anlaşılamadığını, kötüniyet gerekçesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuruda "..." ibaresinin ayırt ediciliği sağladığını, kötüniyet değerlendirmesinin kabulünün mümkün olmadığını, tescilsiz marka kullanımlarının müvekkilince bilinemeyeceğini, dava dilekçesi ile marka iptal davasına konu edilen hususlar arasında çelişki bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı taraf SMK'nın 6/3 ve 6/6 maddesine dayalı iddialarını kanıtlayamamış ise de, "..." ibaresinin dava konusu markanın kapsamına alınmak istenen "haber ajansı hizmetleri"nde kullanıldığının anlaşıldığı; bu ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğunun ve tesadüfen bulunacak bir ibare olduğunun kabul edilemeyeceği, söz konusu markasal kullanımlar davacıya gerçek hak sahipliği kazandıracak yoğunlukta değil ise de, davalının başkası tarafından kullanılan ibarenin aynısını yine aynı sınıfta tescil ettirmek istemesinin kötüniyetli kabul edilmesinin gerektiği; anlaşılmakla, davalı şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davalı şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davalı şirket ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.