Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Sinai Sınai Koyma Fikri Rekabetin Haklar Durdurulması Layihalar

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, El Koyma ile Maddi TazminatTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2023 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkilinin yaklaşık yarım asırdır "..." markasıyla kitap satışı, basım, yayın, eğitim ve öğretim faaliyetleri yürüttüğünü, markalarının 16, 38 ve 41. Sınıflarda tescilli olduğunu, davalı yanın "..." markasıyla 20 adet kitabın basım, yayın, satış ve tanıtım faaliyetlerini www...com web sitesinden ve fiziki olarak yürüttüğünü, davalı yanın bu faaliyetlerinin müvekkilinin "..." ibareli markalarına tecavüz oluşturduğunu, davalı şirketin "..." ibareli tescilinde ise "basılı yayınlar, basılı evrak; kitaplar, dergiler, gazeteler…" emtiasının bulunmadığını, davalı aleyhine açılan olan huzurdaki tazminat davasına hazırlık olması amacıyla Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti ve ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, davalı kullanımının müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin bilimsel mütalaa ile de tespit edildiğini, davalı yanın müvekkili markasıyla iltibas yaratacak şekildeki bu kullanımlar öğrenildiğinde 05.10.2020 tarihli İstanbul 39. Noterliği 20578 yevmiye numaralı ihtarname ile davalıya ihtarname çekildiğini, söz konusu ihtarnamenin 06.10.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı yan vekili tarafından mevcut durumun sulhen çözüleceği ve ayrıca piyasaya arzedilen kitapların toplanacağının şifahen bildirilmesine rağmen kullanımın durdurulmadığını ve kitapların piyasadan toplatılmadığını ileri sürerek, marka tecavüzü ve haksız rekabetini, önlenmesini, durdurulmasını ve tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulmasını, belirsiz alacak davası olarak, 6769 sayılı SMK'nın 151/2 (b) maddesi uyarınca müvekkilinin uğradığı fiili zarar ve yoksun kalınan kazanca binaen şimdilik 1.000,00-TL'nin sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazancın tespit edilecek ilk ihlal tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; 10.05.2023 havale tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 224.391,27-TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili, müvekkili şirketin ██████████ nolu "..." ve ██████████ nolu "..." markalarının sahibi olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davaya konu markaların tek bir ibareden oluşmadığını, davaya gerekçe gösterilen markanın "..." ibaresinin yanında esas unsur olan şekilden de oluştuğunu, ayrıca "..." kelimesinni davacı tarafından uydurulmadığını, özgün ve fantezi olmayan ve herkes tarafından sıklıkla kullanılan bir ibare olduğunu, "..."nin marka gücü düşük ibarelerden olduğunu, şekil ve renklerle markanın farklılaştığını ve ayırt edici hale geldiğini, davacı yana ait markaların 41.sınıfta tescilli olmadığını, müvekkili markasının davacı markalarına benzememesinin yanında davacının tescilli markalarının kapsamında müvekkilinin sunduğu yayıncılık hizmetinin bulunmaması nedeniyle karıştırılma olmasının söz konusu olamayacağını, bu durumun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosu ███████████ soruşturma nolu dosya içerisindeki 23.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiğini, Ankara 3. FSHHM ███████ sayılı D.İş dosyasındaki hatalı bilirkişi raporunu gösterdiğini, ancak bu raporda müvekkilinin iki ayrı markasının tek marka gibi değerlendirildiğini, müvekkili tarafından asla kitaplarda ve yayıncılık hizmetlerinde kullanılmayan ██████████ no ile tescilli "..." markası kitaplar üzerinde kullanılıyormuş gibi değerlendirme yapıldığını, dolayısıyla davacı tarafından açılan davaya hatalı raporun dayanak olduğu savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, davalıya ait ██████████ sayılı "..." ibareli ve ███████████ sayılı "şekil+..." ibareli marka başvurularının davacının itirazı üzerine 16 ve 41. sınıflar için kısmen reddedildiği; dava konusu kitapların tamamının ön sayfasında söz konusu basılı yayının markasını temsil edecek şekilde "şekil+..." işaretinin kullanıldığı; davalının kullanımının 16. sınıfta yer alan "█████ Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar.” alt grubuna ilişkin olduğu; incelenen kitapların arka sayfalarında yayınevini gösteren kutucuk içinde ve kitabın künyesinde kitabı yayınlayan hizmet kaynağını işaret edecek şekilde de "sekil+..." işaretinin kullanıldığı; davalı kullanımı aynı zamanda 41. sınıfta yer alan "█████ Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)." alt grubuna ilişkin olduğu; davacının ██████████, ██████████, ██████████, ██████████ ve ██████████ sayılı markalarının 16. sınıfta yer alan "Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler" malları ile 41. sınıfta yer alan "Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)." hizmetleri için tescilli olduğu; davalının "şekil+..." markası ile sürdürdüğü ticari faaliyetler ile davacıya ait yukarıda yer verilen markaların tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür ve benzer/ilişkili olduğu; davacının ██████████, ██████████, ██████████, ██████████ ve ██████████ sayılı "..." ibareli markalarının tamamı, davalının "... ..." ibareli markalarından önceki tarihli olduğundan, davalının iş bu markalarının varlığının SMK'nın 155 maddesi hükmü uyarınca haklı kullanım gerekçesi kabul edilemeyeceği; öte yandan, ██████████ ve ███████████ sayılı davalı markalarının, davalının fiili kullanımına konu 16 ve 41. sınıflardaki çekişme konusu mal ve hizmetleri kapsamadığı; ██████████ sayılı "..." ibareli davalı markası her ne kadar 16 ve 41. sınıflardaki çekişme konusu mal ve hizmetleri kapsamaktaysa da; iş bu davalı markası ile davalının fiili kullanımına konu "şekil+..." işareti farklı markalar olup; davalının fiili kullanımının tescilli marka kullanımı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı; somut olayda dava konusu mal ve hizmetler açısından "..." ibaresi, ayırt ediciliği bulunan bir marka işareti olduğu gibi; davalı kullanımının da markasal etki yaratacak mahiyette olduğu; davalı kullanımının davacı markaları ile iltibas tehlikesi yarattığı; bu nedenle; davalının "şekil+..." şeklindeki markasal kullanımının, 6769 sayılı SMK'nın 7 ve 29. madde hükümleri kapsamında davacının marka haklarına yönelik ihlal oluşturduğu, bu eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet de meydana getirdiği; davacı yanın SMK'nın 151/2-b hükmü uyarınca maddi tazminat isteminde bulunduğundan; bu hususta mahkememizce oluşturulan bilirkişi heyetine muhasip bilirkişi de eklenerek, davalıya ait ticari kayıtların da incelenmesi suretiyle ek bilirkişi incelemesi yaptırıldığı; davalıya çekilen ihtarname tarihi olan █████/2020 ile dava tarihi olan █████/2021 tarihi arasındaki defter kayıtlarının incelendiği; davalının 2020 ve 2021 yılı defter ve belgeleri üzerinde "şekil+..." markası kullanılarak yapılan satış tutarının tespitine yönelik olarak █████/2020-█████/2021 tarihleri arasındaki satış faturalarının incelendiği; davalı şirket tarafından █████/2020-█████/2020 tarihleri arasında 543.618,77-TL tutarında davaya konu kitap satıldığının tespit edildiği; davalı şirket tarafından █████/2020-█████/2021 tarihleri arasında 717.160,90-TL tutarında davaya konu kitap satıldığının tespit edildiği; davalının █████/2020-█████/2021 tarihleri arasında; 2020 yılında "..." markasını kullanarak sattığı 543.618,77-TL tutarındaki kitaplardan %36,66 oranında, 2021 yılında sattığı 717.160,90-TL tutarındaki kitaplardan %3,50 oranında kâr elde ettiği, buna göre; dava konusu markasal kullanım nedeniyle davalı yanın elde ettiği net kazancın SMK 151/2-b hükmü uyarınca 224.391,27 TL olduğu; davalının, "... ..." ibaresini kullanarak elde ettiği net kazanç SMK 151/2-b hükmü uyarınca 224.391,27-TL olarak tespit edilmişse de, SMK 151/3 hükmünün de yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında dikkate alınmasının gerektiği; anılan hükme göre, yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenlerin göz önünde tutulduğu; belirtilen hükme göre somut olayda yapılan incelemede; davalı yan her ne kadar davacıya ait tescilli "..." markaları ile iltibas oluşturacak derecede benzer "şekil+..." ibareli markayı kullanıp davacıya ait marka haklarına tecavüz eyleminde bulunarak haksız kazanç elde etmişse de, davalının elde ettiği net kazanç üzerinden 6769 sayılı SMK'nın 151/3 ve 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesinde düzenlenen hak ve nesafet ilkeleri uyarınca takdiren %60 indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığı; davacının, davalı yandan talep edebileceği maddi tazminat miktarının 89.756,51-TL olabileceği; belirlenebilen ilk haksız fiil tarihinin yerinde incelenen faturalara göre █████/2020 olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davalının "..." ibaresini, davacıya ait tescilli "..." ibareli markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler üzerinde, tek başına yahut sair tali unsurlarla birlikte fiziken veya internet üzerinde kullanması, bu markalı ürünleri satışa arz etmesi, satması, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçla kullanması eylemlerinin, davacıya ait marka haklarına tecavüz ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemlerin önlenmesine, durdurulmasına, tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına; 89.756,51-TL maddi tazminatın █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının "... ..." adını kullanarak yaptığı satışlardan elde ettiği kârdan %60 indirim yapılmasının haksız olduğunu, kararın kullanımı teşvik mahiyetinde bulunduğunu ve hukuka aykırı olduğunu, ticari faizin içeriğinin de belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını, müvekkili kullanımının iltibasa sebebiyet vermeyeceğini, davacının markasının yayıncılık hizmetinde tescilli olmadığını, "..." ibaresinin herkes tarafından kullanılabileceğini, hesaplanan kâr miktarının gerçeği yansıtmadığını, gider olarak sadece pazarlama, satış, dağıtım giderlerinin düşüldüğünü; hammadde, kağıt, baskı, depolama, telif gibi giderlerin düşülmediğini; bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını; "... ..." markasının kâra etkisinin hesaplanmadığını, dava konusu kitapların "..." markasının serisi olması nedeniyle satıldığını, kitapları asıl sattıranın yayınevi olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, el koyma ile maddi tazminat istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının 16 ve 41. sınıfta tescilli markalarının esas unsuru "..." ibaresi ile davalı şirketin 16 ve 41. sınıfları kapsayan "..." ibareli markasal kullanımının ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebilecek derecede benzer olduğu, dava konusu mal ve hizmetlerde "..." ibaresinin ayırt ediciliği bulunup, zayıf bir ibare olarak nitelendirilemeyeceği; bu hale göre davalı taraf eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda maddi tazminata esas olmak üzere davalı şirketin elde ettiği net kazancın hesaplandığı; rapora itirazların değerlendirilmesi için ek rapor da alındığı; öte yandan, mahkemece yoksun kalınan kazancın hesabında SMK'nın 151/3. maddesinin dikkate alındığı, takdir edilen tutarda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 6.131,27-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 1.533,02-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 4.598,25-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.