Anahtar kelimeler: Ydg Hasarsız Boşaltma Navlun Cmr Yükleme Euro Yükü Akdedildiğini Akdedilen

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 21.07.2023 tarihli CMR Uluslar Arası Taşıma sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği müvekkilinin yükü --------- yükleme yerinden alarak kararlaştırılan boşaltma yeri olan ---------- hiçbir gecikme olmadan süresinde tam ve hasarsız bir şekilde teslim ettiğini, taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesi gereğince 6.500 Euro Navlun bedeli ve 100 Euro YDG (gümrük bedeli) olmak üzere toplam 6.600 Euro bedelli iki adet fatura düzenlenip davalıya gönderildiğini ancak davalının faturalara 8 günlük yasal süresi içinde hiçbir itiraz etmediği gibi fatura bedellerini de ödemediğini, müvekkili tarafından alacağın tahsili için ------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı icra dosyasından takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyan ile davanın kabulü ile davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, 6.600 Euro alçağının 08.08.20223 tarihinden itibaren işleyecek aylık %5 gecikme faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından -------- teslim edilecek ürünlerin davacı tarafından “door to door” taşınmak suretiyle -------- teslim alınarak --------- teslimi hususunda anlaşmış olup, taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme akdedilmediğini, ürünlerin hızlı bir şekilde taşınması önem arz ettiğinden; 8000 Kg taşınacak malzeme için müvekkiline ait malzemeler dışında başka ürün olmaması, bu sebeple de 22.000 Kg kapasiteli TIR ile taşınması kabul edilmiş, hızlı teslimat yapılması için duraklama yapılmaması adına da 2 şoför ile taşınması şartlarına bağlı olarak ücret anlaşması bu şartlara göre yapıldığını, davacı tarafından müvekkilinin malzemelerinin yanına 3. kişilere ait başka yükler de taşınmak suretiyle müvekkili ile varılan mutabakata aykırı olarak parsiyel taşıma yaptığı gibi, 2 şoför yerine tek şoförle taşıma yapılması nedeniyle taşıma süresine de uyulmayarak ürünler geç teslim edilmiş, bu hali ile de davacı edimini ayıplı ve eksik ifa ettiğini, davacı tarafından ifanın ayıplı olarak yerine getirilmiş olması ve davacının ayıplı ifası ile müvekkilinin 13.400 Euro cezai şart ile karşı karşıya kalmış olması nedeniyle huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki mail yazışmaları ile de sabit olduğu üzere, 24.07.2023 tarihinde davacı tarafından teslim alınacak ürünlerin | gün sonra 25.07.2023 Salı günü hazır olacağı ve teslim edileceği hususunda taraflar mutabık kalmış olmasına rağmen ürünler davacı tarafından 26.07.2023 tarihinde gecikmeli olarak teslim alınmış ve mailde de yer aldığı üzere CMR, müvekkille 15 Ağustos 2023 tarihinde paylaşıldığını, 31 Temmuz 2023 tarihinde alıcısına teslim edilmesi gereken ürünler 2 haftadan da uzun süre ile geç teslim edildiğini, iş bu husus da █████/2023 tarihli mail ile alıcıya teslimin geç gerçekleştiğini, davacı tarafından dosyaya ürünlerin teslimini gösterir herhangi bir doküman dosyaya ibraz edilmediğini, davacı tarafından haksız bir şekilde müvekkiline verilmeyen hizmetlerin bedeli tahsil edilmeye çalıştığını, müvekkili tarafından talep edilen hizmet ile tek şoförlü ve parsiyel olacak şekilde taşıma arasında yarı yarıya ücret farkı bulunduğunu, davacı tarafından talep edilen aylık %5 gecikme faizi fahiş olup iş bu nedenle herhangi bir yasal dayanağı bulunmayan iş bu haksız faiz oranına da itiraz ettiklerini, icra takibinin yetkili icra müdürlüğünde başlatılmadığından yetki itirazlarının bulunduğunu ve mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, beyan ederek davanın yetki yönünden reddi ile yetkili ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, davanın esastan reddine, Davacının fahiş faiz taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle, CMR Konvansiyonu kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahisili için açılan -------- İcra Müdürlüğünün ---------- E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettirİİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, --------- İcra Müdürlüğünün --------- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; " Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, raporumuzun 4.a.2 bölümünde açıklandığı üzere davalı şirket defterleri incelenemediği ve hesap incelemesi yapılamadığı, Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; Dosya kapsamı delillere ve özellikle CMR taşıma senedine göre, davacının taşımayı 02.08.2023 tarihinde tamamladığı, gecikme söz konusu olmadığı, davacının kararlaştırılan ve fatura konusu edilen toplam 6.600 EURO alacaklı olduğu, davalı gönderenin iddiadan ibaret yük tesi 15.08.2023 tarihinde yapıldığını ispatlaması, yani gecikmenin sabit olması şartı ile ve buna ilave olarak, dosyada sadece beyandan ibaret olan 13.400 EURO gecikme kaynaklı ceza ödemi yapılmış olduğunun birlikte ispatlanması hali için geçerli olmak üzere gecikmeni açtığı zararın navlun tutarını aşacağı gözetilerek davacı yanın alacak iddiasında bulunamayacağı, davacı alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip tarihinden sonrasında yabancı para (EURO) ana para alacağı için 3095 s.k m.4/a maddesi kapsamındaki Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. (3095 Sayılı Kanun m. 4/a).. izi isteyebileceği," şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle, " Davacı yanın itirazında aylık %5 faiz konusunda davalı yanın kabulünün sabit olmadığı, davalı yanın gecikme olgusunun yol açtığı zarar iddiasının sabit olmadığı, kök rapor sonuçlarını değiştirecek yeni bir sonuç ve kanaate ulaşılmadığı, kök rapor sonuçlarının değişmediği," şeklinde rapor sunulmuştur. CMR Konvansiyonu'un 1. Maddesinde, sözleşmenin, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda davaya konu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Yapılan yargılama, toplanan deliller, mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında emtiaların davalı tarafından -------- ---------- taşınacağı hususunda tarafların anlaştığı, taşımanın davacı tarafından gerçekleştirildiği, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 6600 Euro alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini inceleme için sunmadığı, davacının ticari defterlerinin HMK 222/3. Maddesi gereğince lehine delil olacağı, davalının taşıma bedelinin ödendiğine ilişkin delil sunmadığı dolayısıyla davacının davalıdan 6600 Euro alacaklı olduğu anlaşılmış olup davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir.Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür.İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır (1086 sayılı HUMK m. 238/1; 6100 sayılı HMK m.187/1). Türk Medeni Kanunun 6. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” denilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” denilmiştir. Davaya konu alacağın varlığını ispat yükü davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf defter kayıtları ile alacağını ispat etmiştir. Davalı taraf da taşımanın ifa edilmediğini iddia etmemektedir. Davalı tarafın taşımanın anlaşmaya aykırı olarak yerine getirildiği, gecikme olduğu, başka kişilere ait mallar ile kendilerine ait malların birlikte taşındığı, çift şoför ile taşıma yapılması gerekirken tek şoför ile taşıma yapıldığı iddiasında ispat yükü davalı tarafın üzerindedir. Davalı taraf taşımanın anlaşmaya aykırı olarak yerine getirildiği, gecikme olduğu, başka kişilere ait mallar ile kendilerine ait malların birlikte taşındığı, çift şoför ile taşıma yapılması gerekirken tek şoför ile taşıma yapıldığı iddiası ile taşımanın ayıplı yapıldığı beyan edilmiş ise de taraflar arasında her iki tarafın imzasını içerir yazılı bir sözleşme bulunmadığı ve yazılı sözleşme bulunmadığının davalının da kabulünde olduğu, davalının çift şoför ile taşıma, sadece kendi malların taşınacağı iddialarını ispata yarar dosya kapsamında somut delil bulunmadığı, taşıma sürelerine uyulduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği birlikte değerlendirildiğinde davalının ayıplı taşıma hususu ispat edemediğine kanaat getirilmiştir.Davaya konu icra takibinin incelenmesi neticesinde takibin TL üzerinden başlatıldığı Euro üzerinden başlatılmış bir takip bulunmadığı, davacının takibi başlatırken 6600 Euroyu Türk Lirasına çevirerek takip başlattığı anlaşıldığından TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir ayrıca davacı taraf takip talebinde % 7 faiz talep ettiğinden talep bağlı kalınarak kabul edilen asıl alacağı yıllık % 7 faiz işletilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde alacağın likit olduğu anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı talebi de yerinde görülmüştür.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KISMEN KABULÜ İLE,1-Davalının -------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 189.900 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %7 oranında faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Karar harcı 12.972,06-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.220,83-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.751,23-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 3.220,83-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 3.648,43-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine5-Davacı tarafından yapılan 1.829,00 -TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.000,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.829,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 9.155,12 -TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.414,74 -TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 705,26-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2026