Anahtar kelimeler: Fenomeni Mecrasında Youtube Okumasına Takipçisi Fırsat Medya Yarışmacı Yapımı Sinai

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2024NUMARASI
:████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
:3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi TespitKARAR TARİHİ
:█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; çok sayıda takipçisi olan sosyal medya fenomeni olan müvekkilinin, davalı firma yapımı olan ve Youtube adlı sosyal medya mecrasında yayınlanmaya başlayan ... programına yarışmacı olarak katılmak istediğini, katılım sürecinde davalı firma tarafından müvekkilinin okumasına fırsat verilmeden, son derece ağır şartlar içeren sözleşmeler imzalatıldığını, program çekimleri devam ederken davalı firmanın taleplerinin ve ağır baskıları sonucu müvekkilinin yarışmadan ayrılmak istediğini ancak davalı yapım şirketinin müvekkili ile konuşarak bunun mümkün olmadığını söylediğini, sözleşmeler nedeniyle hiçbir şekilde yarışmadan çıkamayacaklarını ifade ederek müvekkilini üstü kapalı tehdit ettiğini, müvekkilinin psikolojik destek almak zorunda kaldığını, davalı tarafından müvekkiline hiçbir bildirim yapılmadan müvekkilinin yarışmayı terk ettiği konusunda ve gerek programda gerekse de medyada yaptırılan açıklama ve haberler ile müvekkili hakkında karalama kampanyası başlatıldığını, davalı şirket tarafından müvekkiline imzalatılan sözleşmelerin ihtarnamede belirtilen 26, 27, 28, 29 ve 30. maddelerinin hukukta, gerek doktrin gerekse de Yargıtay içtihatları gereğince kişilik haklarına ve genel ahlaka aykırılığı sebebiyle kesin hükümsüz olduğunu ileri sürerek, söz konusu sözleşme maddelerinin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin Türk televizyon tarihinin en çok izlenen programlarına imza attığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk ya da Asliye Ticaret Mahkemelerinin olması gerektiğini, davanın esasına yönelik ise mağdur olan tarafın yalnızca müvekkili şirket olduğunu, müvekkili şirketin davacının programdan çıkışından sonra bir işlem başlatmadığını, program vasıtası ile tanıştığı ve tanıştıkları günden itibaren davacı ile birlikte oldukları tüm internet mecrasında bilinen ... ile yarışmadan birlikte ayrıldığını, sosyal medya üzerinden birçok canlı yayın açma suretiyle gelir sağladıklarını, ikili birlikte de işbirliği anlaşmaları yapmalarına rağmen taraflara karışılmadığını ve herhangi bir yaptırımda bulunulmadığını, dijital platform kisvesi altında geçen Youtube platformunda video paylaşıp sözleşmeye aykırı davrandığı için davacıya ihtarname gönderildiğini, davacı ile müvekkili şirket arasındaki akdedilen sözleşmelerin ve taahhütnamenin kelepçeleme sözleşmesi kapsamına girmediğini savunarak davanın reddini, aksi kanaatte bulunulması halinde işbu uyuşmalık konusu olan sözleşme maddeleri ile alakalı uyarlama taleplerinin değerlendirilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, öncelikle sektörel uygulamaların değerlendirilmesi bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmişse de, davacı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, sözleşmenin 26. maddesinde, genel itibari ile yapımın gizliliği, sırlarının açığa çıkmasının önlenmesi ve yapımın başarıya ulaşabilmesi için yapımcı tarafından öngörülen tedbirlere yönelik hükümlerin düzenlendiği, bu noktadaki hükümlere aykırı davranılması halinde davacının cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, hükmün davacının kişilik haklarına ve genel ahlaka aykırı şekilde ekonomik özgürlüğünü ve geleceğini aşırı derecede kısıtlayan bir sözleşme hükmü niteliğinde olmadığı, sözleşmenin 27. 28. 29. ve 30. maddelerinde yapımın yayında olduğu süre ve son bölümünün yayınlanmasından itibaren 3 yıllık süre içerisinde davacı yarışmacının uyması gerekli hükümlerin kararlaştırıldığı, ayrıca sosyal medya kullanımına ilişkin yükümlülüklerin belirlendiği, yukarıda da açıklandığı üzere sözleşmede öngörülen amaç bakımından bu maddeler birlikte değerlendirildiğinde, gerek süre, gerek gelir paylaşımı, gerekse de cezai şartın düzenleniş şekline bakıldığında, dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre, hükümlerin asıl edimin ifasının gerçekleştirilmesi ve zararın oluşumunun önlenmesi noktasında düzenlendiğinin kabulünün gerektiği, taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada sektörel anlamda teknik inceleme yapılamadığı, hükümsüz olduğu iddia olunan sözleşme maddeleri dikkate alındığında maddelerin aşırı orantısız olmadığı, taraflardan birinin kişilik haklarına ve genel ahlaka aykırı şekilde ekonomik özgürlüğünü ve geleceğini aşırı derecede kısıtlayan hükümler niteliğinde olmadığı, iki tarafa borç yükleyen sözleşme niteliğinde olduğu, kelepçeleme niteliğinde bir sözleşme olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi ücreti ödenmesi ile alakalı olarak gerekli yasal ihtaratların usule uygun yapılmadan dosyanın karara sürüklendiğini, yerel mahkemenin tanık delilini göz önünde bulundurmayıp dosyaya sundukları tanığı usulün göre çağırmadığını ve dinlemediğini, hüküm kurulurken yanılgılı değerlendirme yapılarak, başta Anayasa'nın amir hükümleriyle güvence altına alınan haklar olmak üzere, diğer emredici hükümler ve yerleşik içtihatların gözardı edildiğini, gerçekten de ilgili maddelerde müvekkilin youtube hesabı başta olmak üzere tüm dijital platformalardaki tüm görsellerin kaldırılmasını ve hesaplarının kalıcı olarak kapatılmasını, elde edilen gelirlerin kendileri ile paylaşılmasının talep edildiğini, eksik inceleme ile karara verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin 26, 27, 28, 29 ve 30. Maddelerinin hükümsüzlüğünün tespiti talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, █████/2024 tarihli duruşmada bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek, bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı vekiline 2 haftalık süre verildiği, davacı vekilinin bilirkişi ücretini yatırmadığı, bir sonraki duruşma olan █████/2024 tarihli duruşma davacı vekilinin "Aşamalardaki beyanlarımızı tekrar ediyoruz, dosya kapsamında talebimiz hukuki uyuşmazlık kapsamındadır, biz müvekkilimize ara karar ile ilgili bilgi verdik, ancak gelinen aşamada mevcut delillerimiz ışığında hukuki değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilebilir kanaatindeyiz, tüm beyanlarımızı tekrarla davanın kabulünü talep ederiz" şeklinde beyan ve talepte bulunduğu, bildirdiği tanığının dinlenmesini ve bilirkişi ücreti için yeniden süre verilmesini talep etmediği, mevcut deliller üzerinden hukuki değerlendirme yapılmasını talep ettiği, davaya konu sözleşme maddelerinin hükümsüzlüğünün tespiti talebinin değerlendirilmesinde, tanık beyanının uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamayacağı, hükümsüz olduğu ileri sürülen sözleşme maddelerinin mahkeme hakimi tarafından değerlendirilmesinde ve söz konusu maddelerin davacının kişilik haklarına ve genel ahlaka aykırı şekilde ekonomik özgürlüğünü ve geleceğini aşırı derecede kısıtlayan bir sözleşme hükmü niteliğinde olmadığı yönündeki değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026