Anahtar kelimeler: İnebolu Netice Adlî Adalet Görüşü Sıfatıyla Başvuran İstemi Kasten Yaralama

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kasten yaralamaİNCELEME KONUSUKARAR
: MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıİnebolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla), 19.12.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, 31/2, 62, 52/2. maddeleri gereğince 7.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olmakla, 19.12.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 22.12.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2026 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2026 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk üvey dedesine karşı işlemiş olduğu kasten yaralama eyleminden dolayı verilen ceza üzerinden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/3-a maddesi uyarınca artırım uygulanarak yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 86/3-a maddesinde belirtilen üstsoy hısımlığının, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 17. maddesinde belirtilen kan hısımlığı olduğu, üvey dedenin ise aynı Kanun’un 18. maddesi kapsamında kayın hısımı olup, kan hısımı olmadığı nazara alındığında, suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanan temel ceza üzerinden artırım yapılmasının mümkün olmadığı gibi, suça sürüklenen çocuk ile mağdur arasında böyle bir altsoy-üstsoy ilişkisinin de bulunmadığı, değişen suç vasfına göre 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu ve mağdurun yargılama aşamasında sanık hakkındaki şikâyetinden vazgeçmesi ve suça sürüklenen çocuk da şikayetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanının bulunmaması karşısında, şikayetten vazgeçme sebebiyle anılan Kanun'un 73/4 ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1. 5237 sayılı Kanun'un, "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar" başlıklı 73. maddesinin ilgili bölümleri; "(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz....(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz....(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez." şeklinde düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi ise; "(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,..." şeklindeki düzenlenmeyi haizdir.2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; kasten yaralama eylemini annesini evlat edinmiş bulunan mağdura karşı gerçekleştiren hükümlü hakkında mağdurun üst soyu olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 86/3-a maddesinin uygulanamayacağı ve bu itibarla hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi kapsamında kaldığı, mağdurun 10.12.2024 tarihli duruşmada şikâyetten vazgeçtiği anlaşılmıştır.3. Hükümlünün eylemine uyan suçun, şikâyete tabi olması ve mağdurun şikâyetçi olmaması nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan cezalandırılmasına karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. İnebolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla), 19.12.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü ... hakkında mağdura yönelik kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 73/4. maddesi delâletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği şikâyetten vazgeçme nedeniyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.03.2026 tarihinde karar verildi.