Anahtar kelimeler: Tekirdağ Evraktan Tedbire Kıymetli Başkan Yazim Katip Etkili Menfi Derdest

DOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .............. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:NUMARASI
:............/.......... Esas sayılı derdest dosyada verilen ihtiyati tedbire itirazın reddi kararıDAVACI
:VEKİLLERİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA KONUSU
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:KARAR YAZIM TARİHİ
:İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ........... Bankası A.Ş. keşideli, ................... vadeli ve ............... TL bedelli çek nedeniyle müvekkili .....................................Ltd. Şti.'nin davalı .......................... A.Ş.'ye borçlu olmadığını, çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine b.mait olmayıp sahte olduğunu, ................................'un kendisine verilen ticari vekaleti işletme menfaatleri dışında kötüye kullanarak davacı adına usulsüz çek keşide ettiğini, taraflar arasında herhangi bir mal veya hizmet alımına dayalı gerçek bir ticari ilişki bulunmadığını, söz konusu eylemlere ilişkin .................. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ........./............ soruşturma numaralı dosyasında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık şüphesiyle tahkikatın devam ettiğini, çekin bankaya ibraz edilmesinin davacının ticari itibarını ve bankacılık sicilini telafisi imkansız şekilde zedeleyeceğini belirtmiş ve bu nedenle öncelikle çek üzerine ihtiyati tedbir mahiyetinde ödeme yasağı konulmasını ve davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ........... vadeli ve ............. TL bedelli çekin sahte imzalı olduğu iddiasıyla açtığı davanın haksız olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında GIB....................... fatura numaralı ve ............ tarihli .................. TL bedelli hizmet faturası düzenlendiğini, davacının faturaya itiraz etmediği gibi dava konusu çeki müvekkili şirket yetkilisi huzurunda imzalayarak bizzat teslim ettiğini, çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun sunulan imza sirküleri ve belgelerle sabit olduğunu, çekin faturanın kesildiği tarihten yaklaşık 6 ay sonrasına vadelenmiş olmasının davacının rızasını ve iradesini yansıttığını, davacı yetkilisi ...................’ın savcılık ifadesindeki beyanlarının çelişkili ve muğlak olduğunu, davacının imza incelemesi talebinde dahi bulunmamasının kötü niyetini gösterdiğini, davanın müvekkili şirketin haklı alacağına erişimini engelleme amacı taşıdığını, düşük teminatla verilen ihtiyati tedbir kararının müvekkilini telafisi imkansız zararlara uğrattığını, ispat yükü üzerinde olan davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu belirterek haksız davanın reddine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini savunmuştur.Davalı vekili ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesinde özetle; mahkemece tesis edilen ihtiyati tedbir kararının davalı şirketin alacağına zamanında erişimini engellediğini, davacı tarafın alacaklıdan mal kaçırmasına sebebiyet verildiğini, GIB................. fatura numaralı ve .................. tarihli ...................-TL bedelli faturaya konu hizmetin davacıya sunulduğunu, davacının söz konusu faturaya itiraz etmediğini, çekin davalı şirket yetkilisi huzurunda imzalanarak elden teslim edildiğini, çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun sunulan imza sirküleri ve belgelerle sabit olduğunu, davacının savcılık ifadesindeki beyanlarının muğlak ve çelişkili olduğunu, yaklaşık ispat şartları oluşmadan ve yetersiz teminatla verilen tedbir kararının davalının ticari hayatını tehlikeye düşürerek telafisi güç zararlara yol açtığını, bu nedenlerle ihtiyati tedbir kararının ivedilikle kaldırılmasını, bu talebin kabul görmemesi halinde ............................. olan duruşma tarihinin öne alınmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İlk Derece Mahkemesi .......................... tarihli ihtiyati tedbir kararında "... ihtiyati tedbir talep eden tarafça aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen taraf lehine ............................. Bankası, ................ vade tarihli, .................. TL bedelli, ............................. seri numaralı çeki davacı şirket yetkilisinin serbest iradesiyle ve geçerli imzasıyla düzenlenmediğini, çekin ön yüzünde yer alan sağ alt köşedeki imza davacı şirket yetkilisine ait olmadığını, üst kısımda yer alan paraf davacıya ait olmakla birlikte, bu paraf çek düzenleme iradesi anlamına gelmemekte, bilakis boş çek yaprağının sonradan ve yetkisiz biçimde doldurulduğunu gösterdiğini iddia ettiği, HMK 389 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi için talebin tam ispatına gerek bulunmayıp yaklaşık olarak ispat edilmesinin yeterli olduğu, davacı tarafın çek üzerinde atılı imzanın şirket yetkilisine ait olmadığına dair beyanı ve olayla ilgili ..................... Cumhuriyet Başsavcılığı ........../.......... sayılı soruşturma sayılı dosyası dikkate alınarak ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi hususunda yaklaşık ispat şartlarının oluştuğu, talep edenin doğabilecek ve ileride telafisi imkansız zararının olmaması adına aleyhine tedbir talep edilen yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği, ancak çekin bir ödeme aracı olması ve illetten mücerret olması sebebiyle ödeme yasağının yalnızca aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen yönünden verilmesi gerektiği, üçüncü kişileri bağlayıcı şekilde çeklere ödeme yasağı konulmasının dava dışı kimselerin haklarına halel getirebileceğinden bu talebin reddi gerektiği ..." gerekçesiyle "Davacı vekilinin ihtiyati talebinin İ.İ.K'nin 72/2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜ ile; 1-.................. A.Ş'ye ait, ...................... seri nolu .............. vadeli ................ TL bedelli , keşidecisi davacı ......................... Şirketi, lehtarı davalı ................................... Şirketi olan çekin takdiren %15'i oranında (201.600,00-TL) teminatın nakit olarak yatırılması veya kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, üzerine dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren sadece davalı .................................. Şirketi Tarafından bankaya ibraz halinde ödeme yapılmaması hususunda ÖDEME YASAĞI konulmasına, 2-İşbu tedbir kararının sadece taraflar arasında hüküm ifade etmesine, iyi niyetli 3. Kişi cirantaları ETKİLEMEMESİNE, 3-Üçüncü gerçek ve tüzel kişiler ile cirantalar yönünden ödeme yasağı konulması talebinin REDDİNE, 4-Dava konusu çeklerin karşılığı bulunması halinde en yüksek ticari faiz getiren bloke bir hesaba alınmasına/aktarılmasına ve ......................... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin işbu esas sayılı dosyasından bu konuda bir karar verilinceye kadar taraflara ödenmemesine..." karar vermiştir.İlk Derece Mahkemesi ............................ tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddi kararında "... ..." gerekçesiyle "1-Davacı ve davalı vekilinin mahkememiz .................... tarihli ihtiyati tedbir ara karara karşı yapmış oldukları itirazların bu aşamada ayrı ayrı REDDİNE..." karar vermiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ..................... tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın hukuka aykırı olduğunu, söz konusu kararın davalı şirkete tebliğ edilmediğini ve çekin bankaya ibrazı aşamasında durumdan haberdar olunduğunu, taraflar arasında .................... tarihli ve ....................-TL bedelli GIB................... numaralı faturaya dayalı bir ticari ilişki bulunduğunu, hizmet karşılığı düzenlenen faturaya itiraz edilmediğini ve çekin bizzat teslim edildiğini, davacının imza inkarına yönelik iddialarının haksız olduğunu, nitekim davacı yetkilisinin şikayeti üzerine başlatılan ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, ihtiyati tedbir kararı için aranan yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığını, verilen kararın davalının alacağına ulaşmasını engelleyerek telafisi güç zararlara yol açtığını, davacının adli makamlar önündeki beyanlarının muğlak ve çelişkili olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLER
: ................... Asliye Ticaret Mahkemesinin .........../........... Esas sayılı dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan/olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep şu şekildedir :Dava, kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir talebine itiraza ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.İstinaf incelemesine konu karar başlığında; tarafların MERSİS/VERGİ numarası ve adresleri ile taraf vekillerinin adreslerinin; "Türk Milleti Adına" ibaresinin; karar yazım tarihinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.Davacının İstinafa konu uyuşmazlık, çek nedeniyle menfi tespit talepli olarak açtığı davada dava konusu çeklere dayalı olarak bankaya ibrazı hâlinde ödeme yasağı konulması yönündeki ihtiyati tedbir taleplerinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığına, dolayısıyla bu yöne ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinin reddinin hukuka uygun olup olmadığına yöneliktir.HMK'nin "İhtiyati Tedbirin Şartları" kenar başlıklı 389. Maddesinin 1. fıkrası; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.Madde metninden de anlaşılacağı üzere, Ancak taraflar arasında çekişmeli uyuşmazlık konusu hakkında verilebilmesi mümkün olan ihtiyati tedbirin koşulları; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâllerin varlığı olarak belirlenmiştir.HMK'nin ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez.Öte yandan, İhtiyati tedbir kararlarında “Ölçülülük” ilkesi; Anayasa ile güvence altına alınan bir ilke olup içinde “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç farklı alt ilkeyi de barındırmaktadır. Başvurulan tedbir, ulaşılmak istenen amaç bakımından elverişli ve gerekli olmakla birlikte; başvurulan tedbir ile ulaşılmak istenen amaç arasında orantı olmalıdır. Söz konusu ilke, hayatın her alanında uygulama bulmakta olan genel bir ilkedir. İhtiyati tedbir kararı ile ulaşılmak istenen amaç arasında da ölçülülük ilkesi gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.Davacının, dava konusu çeke dayalı olarak bankaya ibrazı hâlinde ödeme yasağı konulması yönündeki tedbire itirazına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; Geçici hukukî koruma tedbiri niteliğinde olan ihtiyati tedbir kararlarının davanın tarafı olmayan üçüncü kişiler hakkında uygulanabilmesi mümkün olmadığı, dolayısıyla her ne kadar ..................... Cumhuriyet Başsavcılığı ............/............ sayılı soruşturma sayılı dosyasında kavuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiyse de söz konusu kararın hukuki uyuşmazlık nedeniyle verildiği, taraflar arasında imza incelemesinin henüz yapılmadığı dikkate alınarak ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi hususunda yaklaşık ispat şartlarının oluştuğu, talep edenin doğabilecek ve ileride telafisi imkansız zararının olmaması gerekçesiyle verilen inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararında usûl ve yasaya uygun olmayan bir hâl bulunmadığı Dairemizce değerledirilmiş ve davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir.Bu itibarla, davalı vekilinin inceleme konusu ilk derece mahkemesi ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-)Davalının istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,4-)İstinaf başvuru giderlerinin esas hükümle birlikte İlk Derece Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-)Artan istinaf avanslarının İlk Derece Mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine,7-)Karar ilamının 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,İlişkin; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.BaşkanE-İmzaÜyeE-İmzaÜyeE-İmzaKatipE-İmza* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*