Anahtar kelimeler: Travers Raf Çapraz Değin Davadavacı Ayak Deprem Satımdan Parçaları Başlattıklarını

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil 2. El raf sistemleri satışı yapan bir firma olup davalıya 2. El raf travers, 2. El raf parçaları, 2. El ayak, ve 2. El raf deprem çapraz takım olmak üzere bir kısım malzeme satışı yapmış ve bu malzemeleri davalıya teslim ettiğini, Satışların toplam tutarı 1.232.558,40 TL olup davalı tarafça bu tutarın 1.087.302,40 TL si ödendiğini, ancak davalı taraf bu güne değin bakiye borcu olan 145.256,00 TL yi ise ödemediğini, Bunun üzerine davalı aleyhine --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından sunulması gerekli olan mal ve hizmetlerin bir kısmı yerine getirmemiştir, bir kısmı ise vadedildiği şekilde yerine yerine getirilmediğinden müvekkil şirket tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, bir kısım mal ve hizmetler, davacı tarafından ayıplı bir şekilde teslim edildiğini vadedilen özellikleri taşımadığını, taraflar arasında birden fazla alım satım ilişkisi bulunmakta olup davacı tarafından müvekkile vadedildiği şekilde teslim edilen mal ve hizmetler yönünden ödemeler gerçekleştirildiğini, aNCAK somut olayda fatura konusu mal ve hizmetlerin gereği gibi veya hiç ifa edilmemiş olması sebebiyle davacı şirket faturada belirtilen miktara hak kazanmadığını Nitekim bu sebeple alacağın vadesinin geldiğinden veya likit olduğundan da bahsedilmesi mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davacı tarafından borcun hiç ifa edilmemiş olması halinde ödemezlik def'i kapsamında davanın reddine, fatura konusu mal veya hizmetin eksik/ ayıplı bir şekilde ifa edilmiş olması halinde ise ifadan kaçınma sebebi ile (ödemezlik def'i) kapsamında ve davanın esastan reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle, --------- İcra Müdürlüğünün--------- E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.İtirazın iptali istemine konu, -------- İcra Müdürlüğünün --------- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından alınan raporda özetle; Davalının karşı tarafla sıfır raf alımı konusunda anlaştıkları halde, karşı tarafın ikinci el raf parçaları göndermiş olduğu iddiası ispata muhtaç olduğu, davalı taraf hatalı olan traversleri karşılıklı denk getirerek veya raf ayağındaki bağlantı noktasını kaydırarak kullanıyor olsa da, toplam 70 adet raf traversinin ölçüsünün hatalı olmasından dolayı satıcının (davacı) satmış olduğu raf sistemi ile uyumsuz olan 70 adet raf traversini ölçüsü doğru olan raf traversi ile değiştirmesi veya iade alarak bedelini bakiye borçtan düşürmesi gerektiği, davacının bakiye 145.256,00 TL alacağından, hatalı ölçüye sahip olan 70 adet traversi iade alması durumunda (145.256,00 TL — 49.980,00 TL) 95.276,00 TL bakiye alacağını talep edebilmesinin, Davalının seçimlik hakkını hatalı ölçüye sahip 70 adet traversin, 12 cm ölçüsünde olan doğru ebattaki traversler ile bire bir değişimi yönünde kullanması durumunda, davacının bakiye 145.256,00 TL alacağını davalıdan talep edebilmesinin, davacının hatalı ölçüdeki traversleri birebir doğru ölçüdeki traversler ile değiştirmesinin takdirinin mahkememize ait olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştirBilirkişi heyeti tarafından alınan ek rapor da özetle; Davaya konu fatura detayında raf traverslerinin 12 cm veya 10 cm olduğuna dair bir açıklama bulunmadığı, Davacı taraf, kök rapora karşı beyanlarında karşı tarafa satış öncesinde sunduğunu iddia ettiği teklifte bir kısım raf traversinin 10 cm olduğunun belirtildiğini ifade ettiği, Davacının dosyaya sunmuş olduğu teklif formu, kök rapor hazırlanması öncesinde dosyada bulunmadığından incelemeye alınmadığı, Davacının sunmuş olduğu teklif formunda satışa konu bir kısım raf traversinin 10 cm olduğu ifade edildiği, Dosyaya yeni katılan teklif formu delili doğrultusunda yeniden yapılan değerlendirmeye göre; Teklif formunda davalının imzası veya onayı görülmediğinden, davacının teklif formunu karşı tarafın onayladığını, karşı tarafın 10 cm olan traverslerin alımını teklif formu ile kabul ettiğini, satışın bu kabule göre gerçekleştiğini ispatlaması koşuluyla, Davalının bir kısım raf traverslerini 12 cm olarak bir kısım raf traverslerini 10 cm olarak kabul ederek satın almış olduğundan, farklı ölçülerdeki traverslerin davalının kabulünde satın alınmış olmasından dolayı ölçü farkı ayıbı durumunun ortadan kalkacağından, davacının bakiye 145.256,00 TL raf bedelini davalıdan talep edebileceği, Davacının, teklif formunu karşı tarafın onayladığını, karşı tarafın teklif formu ile 10 cm olan traversleri kabul ederek satın aldığını ispatlayamaması durumunda, Kök raporda ifade edilen, davacının bakiye 145.256,00 TL alacağından, hatalı ölçüye sahip olan 70 adet traversi iade alması durumunda (145.256,00 TL – 49.980,00 TL=) 95.276,00 TL bakiye alacağını talep edebilmesinin takdirinin mahkememize ait olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından alınan ikinci ek raporda özetle; Davalının, davaya konu olan ölçü hatası olan 70 adet raf traversini kaydırarak karşı traversle aynı seviyeye getirerek veya aynı ölçüdeki traversleri karşılıklı bir birine denk getirerek raflardan menfaatleniyor olmasından dolayı semender indiriminin gerektiği değerlendirilmiş, Buna göre semender indiriminin; 70 adet travers x 595,00 TL = 41.650,00 TL + KDV = 49.980,00 TL (%20 KDV dahil) %50 oranında semender indirimi miktarının 49.980,00 TL x %50 = 24.990,00 TL olarak hesaplanmış, bu durumda davacının bakiye 145.256,00 TL alacağından, hatalı ölçüye sahip olan 70 adet travers için fatura bedelinin %50' si kadar uygulanacak semender indirimi ile (145.256,00 TL – 24.990,00 TL=) 120.266,00 TL bakiye alacağını talep edebilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir. Davaya konu uyuşmazlık; davacının, davalıya ikinci el emtia satışından kaynaklanan bakiye alacağının bulunup bulunmadığı ile davacı tarafından teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. Davacı vekili tarafından sunulan teklif formunda “---------” ibaresiyle ürün ölçüsünün belirtildiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu teklif formunda davalının imzasının bulunmaması nedeniyle bu husus davalı bakımından bağlayıcı kabul edilmemiştir. Her ne kadar davaya konu rafların bir kısmının ölçü uyumsuzluğu nedeniyle ayıplı olduğu anlaşılmış ise de, davalının ölçü hatası bulunan 70 adet raf traversini kaydırarak karşı travers ile aynı seviyeye getirmek veya aynı ölçüdeki traversleri karşılıklı olarak birbirine denk şekilde kullanmak suretiyle raflardan faydalanmaya devam ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenle ayıp nedeniyle bedelden indirim yapılmasının uygun olduğu değerlendirilmiş; davacının bakiye 145.256,00 TL alacağından, hatalı ölçüye sahip 70 adet travers yönünden fatura bedelinin %50’si oranında bedel indirimi uygulanarak 24.990,00 TL düşülmüş ve sonuç olarak davacının 120.266,00 TL bakiye alacağının bulunduğu kanaatine varılmıştır. Bu itibarla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmadığından davalının kötüniyet tazminatı talepleri yerinde görülmemiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalının -------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 120.266,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine,2-Alacak likit olduğundan kabulüne karar verilen asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,3-Şartlar oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,4-Karar harcı 8.215,37 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.754,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.461,04 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.754,33 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.181,93 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.335,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 11.868,79 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 24.990,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.980,65 TL'nin davalıdan, 619,35 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair taraf vekillerine (e- duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026