Anahtar kelimeler: Müteaddit Durdurduğu Defalar Bildiği Ödemediği Müşavirliği İlamsız Talepte Kötüniyetli Müşterilerine

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACI
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, müşterilerine gümrük müşavirliği hizmetleri verdiğini, bu hizmetler
karşılığında düzenlenen faturalar nedeniyle davalıdan toplam 62.107,57 TL alacaklı olduğu,
alacağın tahsili için müteaddit defalar talepte bulunmasına rağmen davalının borcunu
ödemediği, bu nedenle 01.10.2024 tarihinde --------- İcra Müdürlüğünün -------- E.
sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borçlu olduğunu bildiği hâlde
09.10.2024 tarihinde icra takibine haksız ve kötüniyetli şekilde itiraz ederek takibi
durdurduğu, itiraz sonrasında arabuluculuğa başvurulduğunu ancak herhangi bir anlaşma
sağlanamadığı, arabuluculuk tutanaklarının dosyaya sunulduğu, tarafların ticari defter ve
kayıtları ile davacı tarafından davalıya kesilen faturaların incelenmesi hâlinde davacının
62.107,57 TL alacaklı olduğunun tespit edileceği, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız
olduğunun ileri sürüldüğü, bu nedenlerle ---------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı
dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının yüzde yirmiden az olmamak
üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle, -------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda; dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı
adına düzenlenen gümrük müşavirliği hizmetlerine ilişkin faturalardan doğan toplam
62.107,57 TL tutarındaki cari hesap bakiye alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra
takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu,
davacı defterlerini, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması
zorunlu olan 2021 yılı Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış
tasdikinin ve 2021 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin süresinde yaptırılmış
olduğu 2022, 2023, 2024 yılı ticari defterleri ile ilgili olarak, davacının 2022, 2023,
2024 yılında E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, E-Defter uygulamasında yalnız
Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davacının 2022, 2023, 2024 yılı
Envanter defterinin açılış tasdikini yasal süresi içerisinde yaptırmış olduğu, bu
itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle
davacının 2021, 2022, 2023, 2024 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve
usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edildiği, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen
faturaların davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin -------- hesap kodu
altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davacının faturalardan kaynaklı takip
tarihi (02.10.2024) itibariyle davalıdan 13.798,42 TL tutarında cari hesap bakiye
alacaklı olduğu, Davalı █████/2025 günü Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye
katılmadığı, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği,
dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına
düzenlenmiş olan faturaların tamamının, davacı şirketin yasal ticari defterlerine
kaydedilmiş olduğu tespit edilmiş, söz konusu faturaların içerikleri incelendiğinde,
tamamının Gümrük Müşavirliği Hizmet Bedeli ve Dokümantasyon Bedeline ilişkin
olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir
mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın
tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura
içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne
uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı
hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu
faturaların hiçbirine, TTK m.21/2’de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın
yapılmadığı anlaşıldığı, bu durum, faturaların içeriği ve bedelinin davalı tarafından
zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlandığı, ayrıca, fatura içeriğiyle ilgili
herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da
dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturaların
davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturalara yasal süresi
içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriklerinin davalının bilgisi
dahilinde olduğu,25 Ocak 2021 tarihinde yayınlanan 523 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliğindeki değişiklikle 01.07.2021 tarihinden itibaren e-fatura ve e-arşiv fatura
olarak düzenlenen belgelerin BA-BS formlarındaki bildirim zorunlulukları
kaldırıldığı bu sebeple BA-BS formlarında dava konusu faturaların yer almadığı,
neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen
ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen
faturalardan kaynaklanan caeri hesap alacağı kapsamında, takip tarihi (02.10.2024)
itibarıyla davacının, davalıdan 13.798,42 TL asıl ve 6.668,22 TL işlemiş faiz olmak
üzere toplam 20.466,64 TL alacaklı olduğu mütala edilmiştir.
Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı
adına düzenlenen gümrük müşavirliği hizmetlerine ilişkin faturalardan doğan toplam
62.107,57 TL tutarındaki cari hesap bakiye alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra
takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, görülmektedir.
Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan 13.798,42 TL alacaklı olduğu, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamında davalıyı temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmamaktadır. Takip öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için davalının TBK. 117 (eski TBK. 101) maddesi uyarınca temerrüt ihtarnamesi ile temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) şarttır.
Takibe kadar işlemiş faize yönelik işlemiş faiz talebinin temerrüte düşürücü ihtar bulunmadığından işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak bilirkişi raporuyla davacı defteri incelenerek hesaplanan dava konusu asıl alacak üzerinden takibin devamına ispatlanamayan fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM
: (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)
Davanın KABULÜ KISMEN İLE,
1-Davalının------- İcra Müdürlüğünün----------- E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının 13.798,42 asıl alacak üzerinden iptali ile, fazlaya ilişkin talebin reddine
2- Kabulüne karar verilen alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 942,57 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 750,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 192,46 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 750,11 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.177,71 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 285,00 TL tebligat, müzekkere gideri ve 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.285,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.618,51 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 13.798,42 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 799,11 TL'nin davalıdan, 2.800,19 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!