Anahtar kelimeler: Postaya İadeli Simsarlık Kesilmek Taahhütlü Seri Bedelli Anadolu Adresinde Aracılık

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI
: ███████ Esas- ███████ KararTARİH
: █████/2023DAVA
: İtirazın İptali (Simsarlık Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı şirket tarafından aracılık komisyon bedeli adı altında 13.08.2018 tarih, ... seri numaralı 35.400 TL. bedelli fatura kesilmek suretiyle iadeli taahhütlü olarak postaya verildiğini ve 15.08.2018 tarihinde davalının adresinde çalışanına tebliğ edildiğini, davalı tarafından iade edilmeyen faturanın kesinleştiğini, ayrıca faturanın kesileceği ve kargoya verileceğinin mail ile de davalıya bildirildiğini, fatura bedelinin ödenmediğini ve tüm şifahi ödeme taleplerinin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, davalının amacının sadece alacağın tahsilini geciktirmek olduğunu beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamış ve davalı şirket ortağı ...'ün 30.06.2020 tarihli duruşmadaki beyanında; Öncelikle dava dilekçesinde iddia edilen hususları reddettiğini, taraflar arasında aracılık veya komisyonculuk nitelendirilmesi yapılacak bir sözleşmenin olmadığını, davacı ve yetkilisi olduğu firma arasında öncesinden başlayan ve mal alım satımına ilişkin ticari ilişkinin mevcut olduğunu, ürettikleri tekstil ürünlerini davacı firmaya bedel karşılığında sattıklarını, davacının da bu malları kendi karını koyarak yurt dışı firmalarına ihraç ettiğini, somut olayda davacı firmanın sebebini ürettiği malın kalitesini beğenmediklerini düşünmeme istinaden kendisinden bu parti malı doğrudan kendi fiyatları üzerinden bir Hollanda firmasına ihraç edebileceğimi belirttiklerini, kendisinin de onların daha önce yaptıkları tutar üzerinden fatura düzenleyerek malı gönderdiğini, hiçbir şekilde aracılık sözleşmesinin kurulmadığını, kaldı ki satışa konu mal bedelinin yalnızca 4.700 Euro'sunu tahsil edebildiğini, bu hususun ticari defterlerin incelenmesinde görüleceğini, davanın reddine karar verilmesini talep ve iddia etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ███████ Esas- ███████ Karar sayılı kararında;"...Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; Tekstil Mühendisinin de raporunda geçtiği üzere 13 Ağustos 2018 14:52 tarihli mailde davaya sebep olan malların komisyon ve satış bedeli ile ürün başına alınan komisyon ve toplam komisyon bedelinin davalıya bildirildiği, malların toplam satış bedelinin 21.017-Euro olduğu, davalı her ne kadar taraflar arasında aracılık veya komisyonculuk nitelendirilmesi yapılacak bir sözleşmenin olmadığını, davacı ve yetkilisi olduğu firma arasında öncesinden başlayan ve mal alım satımına ilişkin ticari ilişkinin mevcut olduğunu, ürettikleri tekstil ürünlerini davacı firmaya bedel karşılığında sattıklarını, davacının da bu malları kendi karını koyarak yurt dışı firmalarına ihraç ettiğini beyan etmiş ise de; mailde geçen ürünlerin toplam bedeli olan 21.017 Euro'luk bir faturayı doğrudan kendisinin '...' isimli firmaya kestiği, yine bu faturanın TL karşılığının BS kayıtlarında göründüğü, dolayısıyla tüm yazışmalar ve fatura ile BA/BS kayıtlarından anlaşıldığı üzere taraflar arasında aracılık sözleşmesinin var olduğu, davalının bu satıştan kaynaklı komisyonu davacıya ödemediği, davacının alacak talebinin yerinde olduğu, alacağını ispatladığı, ancak temerrüde ilişkin bir ihtarname olmadığından takipteki faize yapılan itirazın yerinde görüldüğü anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:.."gerekçesi ile,''1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE;-Davalının İstanbul Anadolu 7.İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak miktarı olan 35.400,00 TL üzerinden devamına, asıl alacak miktarı olan 35.400,00 TL'ye takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Hükmedilen asıl alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,''karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu faturanın davalının ticari defterlerinde yer almadığını, faturanın davalıya tebliğ de edilmediğini, davacı tarafla olan yazışmalardan görüleceği üzere faturanın düzenlenmesine ilişkin karşılıklı bir mutabakat da bulunmdığını, 13 Ağustos 2018 tarihli mailde davalı; ihracat yapılan yurt dışı firmasından gelecek indirim ve alacak sonrasında para geldiğinde aynı gün ödemenin davacı hesabına gönderileceğini, müşteriden gelecek indirim ve alacaktan sonra fatura üzerinde tekrar görüşme yapılmasını talep ettiğini, buna rağmen davacı tarafça tek taraflı olarak fatura düzenlendiğini, 19.11.2020 tarihli bilişrkişi raporunda ticari defterler üzerinde yapılan incelemelerde de ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, incelenen resmi defter ve belgelerde davacının alacak bakiyesinin olmadığının tespit edildiğini, taraflar arasında komisyon değil mal alım satımına yönelik bir ticari ilişki olduğunu, davalının ürettiği tekstil ürünlerini davacı firmaya bedel karşılığında sattığını davacının da bu malları kendi kârını koyarak yurt dışı firmalara ihraç ettiğini, dava konusu olayda ise taraflar arasında komisyon sözleşmesi kurulması yönünde bir icap ve kabul olmadığını, davacı tarafın süre giden uygulama ile müvekkil firmadan ürün satın alarak kendi karını da ekleyerek yurtdışı firmalara yaptığı satışın bu kez direk davalı üzerinden yapılmasını istediğini, aksi halde ürünlerin ellerinde kalacağı yönünde davalıya baskı yaptığını, davacının amacı ihraç edilen ürünlerin ödemelerinin gelmemesi riskini üzerinden atmak ve iç piyasada müvekkile borçlu kalmadığını, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere tarafların komisyon oranını belirlemediği ve davacı tarafından tek taraflı düzenlenen faturada belirtilen komisyon oranının çok yüksek olduğunu, dava konusu alım satıma ilişkin bedelin davalı tarafından tahsil edilmediğini; davacı tarafın talimatı ile yurt dışı firmaya yapılan ihracatın bedeli 21.017 Euro olduğunu, bu bedelin 4.683,50 Euro'luk kısmını tahsil edilebildiğini ve zarara uğradığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, simsarlık sözleşmesinden doğan simsarlık ücreti alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.6098 sayılı TBK'nın 520. maddesine göre; Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekâlete ilişkin hükümler uygulanır. Aynı Kanunun 521. maddesine göre; simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi hâlinde ödenir. Simsarlık sözleşmesi simsar ile sözleşme yapan arasında kurulur. TBK'nın 522 maddesine göre ise ücret, belirlenmemişse tarifeye, tarife yoksa teamüle göre ödenir.Taraflar arasında önceki ticari ilişkide mal alım satım ilişkisi olduğu, davacının davalıdan satın aldığı ürünlerin üzerine kârını koyarak yurt dışına ihraç ettiği, ancak somut uyuşmazlığa konu mallara ilişkin satış bedelinin üzerine davacının kârının komisyon adı altında konularak doğrudan davalı tarafından yurt dışı müşterisine satışının ve ihracının yapıldığı ve bu hususlarda taraflar arasında ihtilafın bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu mallara ilişkin taraflar arasındaki ilişkinin niteliği simsarlık sözleşmesidir. Davalı tarafından simsarlık sözleşmesi inkar edilmiş ise de, taraflar arasındaki mail yazışmalarında ihracatın davalı tarafından yapılacağının, davalının davacı ve dava dışı müşterisi ile çalışmak istediğinin belirtildiği, davacı tarafından davalının fiyatı ile müşteriden onay alınan satış fiyatları ile kendilerinin hak ettiği komisyon ücretinin bildirildiği, komisyon ücretinden indirim yapıldıktan sonra davacının 30.000,00 TL komisyon faturasının düzenlenerek davalıya gönderileceğinin belirtildiği, davacı tarafından müşteriden gelecek indirim ve alacaktan sonra fatura üzerine tekrar görüşme rica ettiği, para geldiğinde aynı gün ödemeyi davalının hesabına geçileceğinin belirtildiği, davalı tarafından indirim uygulandığını ve geç yükleme sebebiyle kendi müşterisini kaybettiğini, başka yapacak bir durum olmadığını belirttiği, bu hususlar ve dava dışı alıcı ve davalı arasındaki tüm sürecin davacı aracılığı ile gerçekleştiği dikkate alındığında taraflar arasındaki simsarlık sözleşmesinin kurulduğu, yine dava dışı alıcı ile davalı arasında asıl mal satış sözleşmesinin kurulduğu, davalı tarafından malların gönderildiği, malların gecikmeli ve ürün kalitesinin tolerans dışında gönderilmesi sebebiyle davalıya kısmi ödeme yapıldığı, kalan malların geri alınmasının, aksi takdir imha edileceğinin davalıya ihtar edildiği, bu durumda asıl sözleşmenin kurulması ile davacının simsarlık ücretine hak kazandığı, simsarlık ücretine hak kazanılmasının sözleşmenin ifa edilmesi şartına bağlı olmadığı, ayrıca TTK'nın 20 maddesi uyarınca da tacirin yaptığı iş karşılığı ücret isteme hakkının bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Bununla birlikte davacı vekili taraflar arasında simsarlık ücreti alacağının kararlaştırıldığını iddia etmiş ise de, mail yazışmalarında davacının davalıya bildirdiği 30.000,00 TL bedelin davacı tarafından kabul edilmediği, müşteri tarafından dönüş yapılmasından sonra fatura üzerinden tekrar konuşulmasının talep edildiği, davacı tarafından davalıya iadeli taahhütlü mektupla gönderildiği iddia edilen faturaya ilişkin tebligatı alan kişinin davalının SGK'lı çalışan listesi içerisinde bulunmadığı, faturanın davalı tarafından defterlerine kaydedilmediği ve BA formlarında beyan edilmediği ve tarafların simsarlık ücreti konusunda mutabık olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece sektör bilirkişisinden alınan raporda davacının ortalama % 34,02 oranında komisyon aldığını, bu oranın sektör uygulamasına göre yüksek olduğu ve oranın % 5 ile % 10 arasında olmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Dava konusu malların satış değeri, davacının harcadığı emek ve mesai ve bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının fahiş oranda komisyon bedeli talep ettiği anlaşılmakla satış bedelinin % 8 oranında ücret takdirinin hakkaniyete uygun olacağı kanaati ile davacı lehine (21.017,00 Euro*%8) 1.681,36 Euro'nun fatura tarihindeki kur dikkate alınarak 1.681,36*7,85=13.198,67 TL +2.375,76 TL KDV olmak üzere 15.574,43 TL ücret takdirine karar verilmiş, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Sonuç olarak, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ███████ Esas- ███████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,-Davalı borçlunun İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 15.574,43 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte takip talebindeki koşullar ile aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,-Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine,İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
:3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.063,89 TL karar harcından peşin olarak yatırılan 445,36 TL'nin mahsubu ile 618,53 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 445,36 TL peşin harç ve 54,40 TL başvuru harcı toplamı olan 499,76 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 223,60 TL posta/tebligat gideri 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.723,60 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 728,04 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 15.574,43 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,8-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 21.300,73 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,9-1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre; 557,43 TL'sinin davalıdan, 762,57 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,10-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,İSTİNAF YÖNÜNDEN
:11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,12-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 137,00 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere toplam; 875,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,13-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,14-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.