Anahtar kelimeler: Çaycı Çeyreğinde Cevheri Cevherle Çinko Krom Kurşun Bakır Finans Başlamış

T.C.
İSTANBUL6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: TazminatDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2013 yılının son çeyreğinde kurulan davacı ... Tic. A.Ş, ticari faaliyetlerine krom cevheri satın alarak ve ihraç ederek başlamış, akabinde ise krom cevheri üretim faaliyetleri ile ticari faaliyetine devam ettiğini, davacı şirketin kurşun, çinko, bakır ve demir gibi birçok cevherle ilgilenmekte, ...(...) krom cevheri ihracatçıları listesinde ilk 3 şirket arasında yer aldığını, davalılardan ...'ın, 03.03.2021 tarihinden itibaren müvekkil şirkette “Finans Yetkilisi” olarak çalışmaya başladığını, yine davalılardan ... da müvekkil şirkette çaycı olarak çalıştığını, davalılardan ... ve ... birlikte hareket ederek el ve iş birliği içinde davalı ...Ş. nezdindeki banka hesaplarından çalıştıkları süre boyunca usulsüz bir şekilde toplamda 3.529.959.26 USD ve 127.800 TL para çekim işlemi gerçekleştirdiğini, bu para çekme işlemlerinde davalılardan ...'nin de tam ve ağır kusuru bulunduğunu belirterek davanın kabulü ile davalı şirketin davalılardan ... (“Banka”) nezdindeki hesaplarından 2021-2025 yılları arasında objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklı olarak usulsüzce çekilen 3.529.959.26 USD ve 127.800 TL'nin fazlaya ilişkin hakları ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000 TL'sinin paraların çekildiği tarihten itibaren USD alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı, TL alacağa bankaların Türk Lirasına uyguladığı en yüksek mevduat faizi uygulanmak suretiyle işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları kabul etmediklerini, davacının, davalı bankanın BDDK‘ya yaptığı bildirimdeki şikayetlerini / iddialarını sanki “BDDK ‘nın tespiti” gibi takdim etmiş gibi olduğunu, dava dilekçesindeki ithamların çoğunluğunun davalı ... ile ilgisinin bulunmadığın belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Banka Aş vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkil bankanın işlem güveliği-imza kontrolü gibi hususlarda “makul özen” kriteri çerçevesinde gerekli kontrolleri yaptığını, davacı firmanın kendi iç kontrol ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, oluşan zarara kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, müvekkili banka tarafından firmaya dönemlik hesap hareketleri gönderildiğini, ancak firmanın bu ekstreleri incelemediğini, söz konusu ekstreler incelenmiş olsaydı firmanın kendi içerisinde yaşanan kötüniyetli süreç işin çok daha başında kolaylıkla tespit edilebileceğini, davacının müvekkili Bankadan talep etmiş olduğu tutarın davacı ölçeğinde bir firmada 4 yıl boyunca farkedilmemiş olmasının basit bir bağımsız denetim ile ortaya çıkabilecek nitelikteki bu suistimalin davacının kendi kusur ve ihmali büyüdüğü dikkate alındığından davacı firmanın kendi yöneticilerinin ihmallerinin olduğunun açık ve net olduğunu, davacı tarafın kendi kusur ve ihmali ile sebep olduğu bu durumun ekonomik maliyetini müvekkili bankaya yükleme çabası içerisinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 30.01.2021 – 10.01.2025 tarihleri arasında davacı şirkette finans süreçlerine ilişkin idari görev ifa etmiş olup; şirket adına tek başına karar alma, bağımsız tasarrufta bulunma veya şirket malvarlığı üzerinde münferit irade kullanma yetkisine sahip olmadığını, davaya konu edilen işlemler bakımından müvekkilin şirket malvarlığını şahsi menfaatine yönlendirdiğine, hukuka aykırı şekilde tek başına tasarruf yetkisi kullandığına ya da hileli/muvazaalı işlem tesis ettiğine ilişkin somut, kesin ve inandırıcı herhangi bir delil dosyada mevcut olmadığını, davacı tarafın, şirket bünyesinde yürütülen finansal işlemleri geriye dönük olarak tek bir çalışanın kişisel fiili gibi nitelendirmeye çalışmakta ise de bu iddianın şirket organizasyon yapısı, bankacılık prosedürleri, iç kontrol mekanizmaları ve ticari hayatın olağan akışı ile açıkça çeliştiğini, zira finansal işlemlerin banka iç kontrol sistemleri, çift taraflı teyit prosedürleri, hesap ekstresi bildirimleri ve şirket içi muhasebe kayıtları çerçevesinde yürütülmekte olup, yüksek meblağlı ve süreklilik arz eden işlemlerin şirket yönetim organlarının bilgisi ve denetimi dışında, tek bir çalışan tarafından sistematik biçimde gerçekleştirilmiş olduğunun kabulünün objektif hayat tecrübeleriyle bağdaşmayacağını, davacı tarafın, müvekkilinin şahsi malvarlığında olağan dışı bir artış bulunduğunu da ortaya koyamadığını, şahsi menfaat temini somut biçimde ispatlanmaksızın, soyut isnatlar üzerinden kusur ve sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, hukuka aykırı fiil, kusur ve illiyet bağı unsurlarının her biri davacı tarafından ispat edilmek zorunda olduğunu, bu unsurlar ortaya konulamadığından, davacı tarafın iddialarının tamamını açıkça ve kesin olarak reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Dava, haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.... 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 tarih ... esas...karar sayılı dosyası, 6102 sayılı TTK.'nun 5/2. maddesi ve HSK. Birinci Dairesi’nin ...karar tarihli ve ... sayılı Kararı uyarınca dosyanın “iş dağılımı nedeni ile” İstanbul 6., 7., 8. ve 9. nolu Asliye Ticaret Mahkemeleri’nden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, dair kararı üzerine mahkememize tevzi edilmekle mahkememizin ███████ esasına kaydedilmiştir.Gönderme kararı veren ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesince; Somut olayda uyuşmazlığın, davalıların işbirliği içinde davacı şirketin ... nezdindeki hesaplarından usulsüz bir şekilde para çekildiği ve davalı bankanın söz konusu para çekme işlemlerinde kusurlu olduğu iddiasına dayandırıldığı, uyuşmazlığın bankacılık işlemlerini ilgilendirdiği ve uyuşmazlığın çözümü için banka hesap hareketleri üzerinde inceleme yapılması/bankacılık mevzuatı çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği, uyuşmazlığın Hakimler Ve Savcılar Kurulu 1. Dairesi'nin mezkur kararına göre, uyuşmazlığın çözümünde istanbul 6,7,8,9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilerek dosya ihtisas mahkemesi olmamız nedeniyle mahkememize tevzi edilmiştir.Gönderme kararı veren ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin gerekçeli kararı incelendiğinde; dosya davalısının banka olduğu ve dava dilekçesi içeriğinden, davalıların işbirliği içinde davacı şirketin ... nezdindeki hesaplarından usulsüz bir şekilde para çekildiği ve davalı bankanın söz konusu para çekme işlemlerinde kusurlu olduğu iddiasına dayandırıldığı, uyuşmazlığın bankacılık işlemlerini ilgilendirdiği ve uyuşmazlığın çözümü için banka hesap hareketleri üzerinde inceleme yapılması/bankacılık mevzuatı çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle gönderme kararı verildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun " dava konusu dönemde davacı ... bünyesinde çalışan davalılardan ... ile ...'ın işbirliği içerisinde davalı ...Ş. nezdindeki banka hesaplarından çalıştıkları süre boyunca(2021-2025 yılları arasında) usulsüz bir şekilde toplamda 3.529.959.26 USD ve 127.800 TL para çekim işlemi gerçekleştirdiğinden bahisle çekilen tutarın tazmini istemi" şeklinde saptanmış olup, mahkememizce yapılan tespite göre yargılama konusu yapılarak çözümlenmesi gereken hususlar; davacı şirket yetkilisinin bilgi ve talimatı dışında sahte imzalarla ve yetkisiz kişilerden teyit alındığı, usule aykırı para çekme işlemleri sebebiyle davacı şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığı, zararın oluşmuş ise zararın oluşmasında tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı, davacı şirket bünyesinde hizmet ilişkisi içerisinde çalışan davalıların şirketi temsile yetkili olup olmadığı, bu hususun dava konusu eylemler gerçekleştirilirken basiretli tacir olan taraflarca teyit edilip edilmediği, davacı şirket çalışanlarının sahtecilik ve dolandırıcılık faaliyetleri ile davacı firmayı zarara uğratıp uğratmadığı, davacı şirketin personel seçimi ve denetimi konusunda gerekli özeni gösterip göstermediği ve bu hususun kusura etkisi ve tüm bu hususlardan hareketle zarar oluşmuş ise sonuç zararın tespiti noktalarında toplanmaktadır.Detayları ile sayılan uyuşmazlık konuları arasında 5411 sayılı yasa ile 6361 sayılı yasadan kaynaklanan yahut anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde çözüme kavuşturulacak bir uyuşmazlık bulunmadığı, zira taraflar arasında kredi sözleşmesi bulunmadığı, davacının haksız fiil hukuki sebebine dayanması sebebiyle tarafların arasında sözleşme ilişkisinden bahsedilemeyeceği dolayısıyla taraflar arasında sözleşmeden doğan bir bankacılık yahut finansal işlemden bahsedilemeyeceği, banka tarafından gerçekleştirilen her işlemin finansal işlem olarak tanımlanması halinde tüm ticari davaların esasen finansal işlem olarak değerlendirilmesi gerekeceği, finansal işlem tanımının bu denli geniş yorumlanmasının Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki iş bölümünü etkisiz kılacağı kanaatiyle; davacı şirket yetkilisinin bilgi ve talimatı dışında sahte imzalarla ve yetkisiz kişilerden teyit alındığı, usule aykırı para çekme işlemleri sebebiyle davacı şirketin zarara uğratılmasına dayalı olarak zararın tanzimine ilişkin davanın davalı tarafında banka, faktoring firması yahut finansal kiralama şirketi olmasının HSK. Birinci Dairesi’nin ... karar tarihli ve ... sayılı Kararı gereği Finans Mahkemelerini görevli kılmayacağı açık olup; dava konusu olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları; dava konusu dönemde davacı ... bünyesinde çalışan davalılardan ... ile ...'ın işbirliği içerisinde davalı ...Ş. nezdindeki banka hesaplarından çalıştıkları süre boyunca(2021-2025 yılları arasında) usulsüz bir şekilde toplamda 3.529.959.26 USD ve 127.800 TL para çekim işlemi gerçekleştirdiğinden bahisle çekilen tutarın tazmini istemi noktasında toplanmaktadır. Dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın, kredi, finansal kiralama yahut faktoring ilişkisinden kaynaklanmadığı, borç ilişkisinin haksız eylem iddiasından kaynaklandığı, davalılardan birinin banka olmasının Mahkememize görevli kılmayacağı, uyuşmazlık hakkında 5411 sayılı yasa ile 6361 sayılı yasanın tatbik olunmayacağı TBK ve TTK'da düzenlenen genel hükümlerin uygulanacağı, bu sebeple davanın ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesine devam edilmesi gerektiği kanaatiyle Mahkememize gönderme kararı ile tevzi olunan ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas ...Karar sayılı dosyasının mahkemesine iadesine, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ile mahkememiz arasına oluşan uyuşmazlığın çözümü için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine, kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. (Benzer mahiyette içtihat; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesinin ...tarih, ...Esas ve ...Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesinin █████/2025 tarih,... Esas ve...Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesinin █████/2025 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesinin █████/2025 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı).HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;1-Mahkememize gönderme kararı ile tevzi olunan ... 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ...Karar sayılı dosyasının mahkemesine iadesine,2-... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ile mahkememiz arasına oluşan uyuşmazlığın çözümü için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine,3-Mahkememizin esasının bu şekilde kapatılmasına,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, karar verildi.█████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*