Anahtar kelimeler: Kurucusu Emirleri Menfi Bakirköy Vergisi İlamda Sicil Özetle Tahsil Borçlarına

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Ticari işletme kurucusu olmadığını tespiti ve menfi tespitTaraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... sicil numaralı şirketin, müvekkilleri ... adına kayıtlı olduğu iddiasıyla ilgili iş yerinden tahsil edilemeyen prim/damga vergisi borçlarına ilişkin ... tarafından ...takip numaralı ödeme emirleri gönderildiğini, müvekkillerinin iş bu ödeme emirlerine itiraz etmek amacıyla süresinde Bakırköy 3. İş Mahkemesi ███████ Esas dosyası ile kurum işleminin iptali talep edildiğini, dosyada davacıya ait olmadığı iddia edilen şirket için ilgili ticaret mahkemesine menfi tespit davası açıp şirketin davacı tarafından kurulmadığının tespit ettirilip kararının sunulmasının istenildiğini, dolayısı ile müvekkillerinin borçların dayanağı olan şirketin kendisi tarafından kurulmadığının, dolayısı ile herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitinin yapılmasını talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek müvekkilleri aleyhine tesis edilmiş olan ...numaralı ödeme emirleri nezdinde yapılan takibin tedbiren durdurulmasına, müvekkilinin söz konusu şirketin kendisi tarafından kurulmadığı ve takiplere konu olan 126.314,48 TL alacak ile ilgili olarak davalı SGK Başkanlığı’na herhangi bir borcu olmadığının tespitini talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; .... Sosyal Güvenlik Merkezinde ... sicil numaralı dosyada işlem gören davacı ... unvanlı işyeri dosyasının incelenmesinde davacı tarafın dava konusu dönemlerine ait tahakkuk etmiş olan Prim, İşsizlik Sigortası Primi ve Damga Vergisi borçlarını ödenmediğinin tespit edildiğini, bu nedenle icra takipleri başlatıldığın gönderilen bu ödeme emirlerinden sonra davacı tarafın müvekkilleri kurum aleyhine söz konusu ödeme emirlerinin iptali için dava açtığını, mahkemece davacıya kendisine ait olmadığını iddia ettiği şirket için ilgili mahkemede menfi tespit davası açması için süre verildiğini, davacı taraf buna uymayarak, bunu yanlış yorumlayarak bahse konu ödeme emirlerinin iptali yönünde derdest bir davası olmasına rağmen bu ödeme emirlerinden dolayı bu sefer borçlu olmadığına yönelik müvekkilleri kuruma karşı iş bu davayı açtığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, ... sicil numaralı '...' isimli işletmenin (işyerinin) davacı tarafça kurulmadığı ve davalı tarafça talep olunan 126.314,48 TL'lik alacaklı ilgili olarak davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespiti istemli menfi tespit davasıdır. Davacı tarafça; davacının kimliğinin başka kişilerce ele geçirilerek söz konusu şirketi sahte kimlikle kurulduğundan bahisle menfi tespit talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Davalı kurum tarafından cevaben; açılan davanın Bakırköy 17. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile derdestlik oluşturduğunu, davacının borçlu olmadığının tespiti isteminin 5510 sayılı kanuna göre Ticaret Mahkemelerinde açılamayacağı, İş Mahkemesinde açılması gerektiği, zamanaşımı itirazlarının da bulunduğunu, husumet itirazlarının da bulunduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savundukları görülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı kurum tarafından, dava konusu "..." isimli işletme için davacı aleyhine tahakkuk ettirilen prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçları nedeni ile davacının söz konusu işletmenin kendisi tarafından kurulmadığı ve işletme ile ilgisi bulunmadığı yönündeki savunmasının doğru olup olmadığı, bu minvalde işletmenin davacı tarafından kurulmadığı ve söz konusu borçlardan davacının sorumlu olmayacağı sorumlu olup olmayacağı, davalının derdestlik, husumet ve zamanaşımı itirazlarının yerinde olup olmadığı hususlarıdır.Taraflarca dayanılan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek nitelikte tüm deliller toplanmış, söz konusu işletme için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevaptan belirtilen şekilde bir ticari işletme bulunmadığı anlaşılmış, söz konusu İş Mahkemesi dosyaları Uyaptan celp edilmiş, Avcılar Vergi Dairesinden işyeri açılış dosyası celp edilmiş, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ Sor sayılı dosyası celp edilerek bu şekilde toplanan tüm deliller mahkememizce değerlendirilmiştir. Davalı kurum tarafından her ne kadar zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de; davacının dava dilekçesindeki taleplerinin herhangi bir zamanaşımına tabi olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafın derdestlik itirazı mahkememizce değerlendirilmiştir. Davacı tarafın, davalı kuruma borçlu bulunmadığı yönündeki talebinin değerlendirilmesinde; davacı tarafça Bakırköy 3. İş Mahkemesinin ███████ Esas sayılı (ve bu dosya ile birleştirilmiş olan Bakırköy 19.İş mahkemesinin ████████ Esas sayılı) dosyasında davacı tarafça aynı borçlara ilişkin olarak menfi tespit talebinde bulunduğu, dolayısıyla davacının menfi tespit talebi yönünden mahkememizde görülen işbu davadan önce açılmış bulunan ve halen derdest olan dava bulunduğu anlaşılmakla derdestlik bulunmamasının dava şartlarından olması nedeni ile davacının davalı kuruma borçlu bulunmadığı yönündeki talebinin dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. Belirtilen İş Mahkemesi dosyalarında, davacı tarafın, söz konusu işletmenin kendisi tarafından kurulmadığının tespiti yönünde bir talebinin bulunmadığı görülmekle, bu talep yönünden derdestlik durumu bulunmadığı anlaşılmış ve bu talep yönünden esasa ilişkin değerlendirme yapılmıştır. Davacının dava konusu işletmenin kendisi tarafından kurulmadığının tespiti yönündeki talebine yönelik olarak, davalı tarafın husumet itirazının değerlendirilmesinde; bu talep yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğunun sabit olduğu, söz konusu işyerinin herhangi bir tüzel kişiliği bulunmadığından husumet yöneltilebilecek bir şirket tüzel kişiliği vs.bulunmadığı, davacının davalı kurum tarafından kendisine tahakkuk ettirilen borçlardan dolaylı öncelikle söz konusu şirket ile bir alakası olmadığı hususunda açtığı menfi tespit talebi yönünden, davalı kurumun, söz konusu işletmenin davacı tarafından kurulmadığı ve davacının bu şirketle bir ilgisinin bulunmadığı hususunu kabul etmediği, hal böyle olunca davalı kuruma husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiştir. Davacı ...'in müşteki sıfatı ile bulunduğu Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ Soruşturma sayılı dosyasında, dosyanın konusunun, müştekinin kimlik bilgileri kullanılarak sahte kimlik çıkartılarak adına ... isimli şirket kurulması olduğu, bu dosyada İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının █████/2014 tarih ve ██████████ sayılı uzmanlık raporu alındığı ve bu raporda █████/2012 tarih ve 500/3 sayılı yoklama fişi altındaki imzanın müştekiye ait olmadığının saptandığı, soruşturma sonucunda faillerin tespit edilememesi nedeni ile daimi arama kararı verildiği anlaşılmıştır. Dava konusu işletmeye ilişkin olarak, █████/2012 tarih ve 42799 sayılı işe başlama bildirgesi aslı celp olunarak sahtelik iddiası ile ilgili HMK'nun 211.maddesi uyarınca davacı asil mahkememizce isticvap olunmuştur. Davacıya duruşmada söz konusu işe başlama bildirgesi aslı ile ayrıca dosyada suretleri bulunan yoklama fişi ve işyeri kira sözleşme suretleri gösterilerek altındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı sorulmuş, davacı beyanında imzaların kendisine ait olmadığını bildirmiştir. Mahkememizce, söz konusu evraklar altındaki imzaların, dosyada davacıya ait vekaletnamede bulunan davacı imzasına benzemediği, davacının alınan beyanı ve özellikle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ Sor. sayılı dosyasının içeriği de birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu belgelerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığı hususunda kesin kanaate varılmış ve bu nedenle imza incelemesi hususunda bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir. Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm delillerden, davacının davalı kuruma borçlu bulunmadığı yönündeki davasının derdestlik bulunmaması dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, söz konusu işyerinin davacı tarafından açılmadığı yönündeki davasının ise; işyeri açılışına, yoklama ve kira sözleşmesine ilişkin imzaların davacının eli ürünü olmadığının saptanmış olması, ceza soruşturma dosyası içeriğinden davacının kimlik bilgilerinin çalınması sureti ile söz konusu işyerinin 3.şahıslarca kurulmuş olduğunun anlaşılması ve davacının söz konusu işyeri ile başkaca bir ilgisini bulunduğunun davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla davacının bu yöndeki davasının kabulüne " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı kuruma borçlu bulunmadığı yönündeki talebinin derdestlik nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine, ... sicil numaralı "..." isimli işletmenin davacı tarafından kurulmadığı, bu işyerinin davacı adına sahte imza ve belgeler kullanılarak açıldığının tespitine, davacının %20 tazminat talebinin davanın İİK'nın 72. maddesine göre açılmış bir menfi tespit davası niteliğinde bulunmaması nedeni ile şartları bulunmadığından reddine, davalının %10 tazminat talebinin yasal dayanağı bulunmadığından reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı işveren ...’in tahakkuk eden prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçlarını yasal ödeme süresinde ödememesi nedeniyle davacı hakkında süresi içinde ödenmeyen pirim ve diğer alacaklarının tahsili için 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre takip başlatıldığını, davacının söz konusu ödeme emirlerinin iptali için Bakırköy 3.İş Mahkemesinin ████████ E sayılı dosyası ile dava açtığını, davanın ████████ K ve 22.12.2016 tarihli karar ile reddedildiğini, bunun üzerine davacı tarafın istinaf mahkemesine başvurduğunu ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34.HD █████████ E,████████ K ve 25.04.2018 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddedildiğini, davacının temyiz yoluna başvurduğunu, Yargıtay 10.HD █████████ E, ████████ K Sayılı kararı ile "...davacıya kendisine ait olmadığını iddia ettiği şirket için ilgili mahkemede menfi tespit davası açması için süre verilmesi..." şeklinde hüküm tesis edildiğini, davacının kendisine ait olmadığını iddia ettiği şirket ile ilgili genel mahkemelerde menfi tespit davası açması gerektiğinin belirtildiğini, davacı tarafın bunun üzerinede Bakırköy 17.İş Mahkemesinin ████████ sayılı dosyası ile dava açtığını, ancak davanın, işletmenin davacı tarafa ait olmadığı yönünde menfi tespit davası olarak değil, davacı tarafa gönderilen ödeme emirleri nedeni ile borçlu olmadıklarının tespiti mahiyetinde görülerek Sayın Mahkeme tarafından derdestlik nedeni ile reddine karar verildiğini, sonrasında davacı tarafından "işletmenin kendilerine ait olmadığı yönünde menfi tespit davasıdır" denilerek karara karşı istinaf kanun yoluna gidildiğini ve dosyanın halen derdest olduğunu, öncelikle açılan davanın söz konusu işletmenin davacı tarafça kurulup kurulmadığının tespiti değil, davacıya gönderilen ödeme emirleri nedeni ile borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğunu, Bakırköy 17.İş Mahkemesinin ████████ E sayılı dosyasından verilen kararın henüz kesinleşmemiş olduğunu, davacının Yargıtay ve Bakırköy 3.İş Mahkemesinin ara kararlarına uymayarak, bunu yanlış yorumlayarak bahse konu ödeme emirlerinin iptali yönünde derdest davalar olmasına rağmen bu ödeme emirlerinden dolayı bu sefer borçlu olmadığına yönelik müvekkili kuruma karşı üstelik de Ticaret Mahkemesinde iş bu davayı açmasının doğru olmadığını, dava dilekçesinde bu yönde bir dava olmamasına rağmen ... sicil numaralı "..." isimli işletmenin (işyerinin) davacı tarafça kurulmadığı yönünde karar verilmesi doğru olmadığı gibi ayrıca bu şekilde bir dava olduğunu kabul edilse bile davacının gerekli imza örneği araştırması için alanında uzman bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili kuruma sunulan bütün resmi evraklarda davacının bahse konu işletmenin sahibi ve yetkilisi olarak gözüktüğünü, davacının bahse konu olayı 2012 yılında öğrenmiş olduğunu belirtmesine rağmen, olayı kesin şekilde çözecek bahse konu işletmenin kendisine ait olmadığının tespiti yönündeki davayı şimdiye kadar açmamış olmasının da iddialarında gerçekçi ve samimi olmadığını gösterdiğini, bu davada müvekkil kuruma karşı husumet yöneltilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, ... isimli iş yerinin davacı tarafça kurulmadığının tespiti ve davalı tarafça talep olunan 126.314,48 TL'lik alacakla ilgili olarak davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespiti istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı tarafından, kimliğinin ele geçirilerek söz konusu ticari işletmenin kurulduğu ve bu nedenle davalı kuruma borçlu bulunmadığı ileri sürülmektedir. Mahkemece; davacı tarafça Bakırköy 3. İş Mahkemesinin ███████ Esas sayılı ve bu dosya ile birleştirilmiş olan Bakırköy 19. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davacı tarafça aynı borçlara ilişkin olarak menfi tespit talebinde bulunulduğu gerekçesi ile davacının davalı kuruma borçlu bulunmadığı yönündeki talebinin derdestliğe ilişkin olumsuz dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, söz konusu işyerinin davacı tarafından açılmadığı yönündeki davasının ise işyeri açılışına, yoklama ve kira sözleşmesine ilişkin imzaların davacının eli ürünü olmadığının saptanmış olması, ceza soruşturma dosyası içeriğinden davacının kimlik bilgilerinin çalınması sureti ile söz konusu işyerinin üçüncü şahıslarca kurulmuş olduğunun anlaşılması ve davacının söz konusu işyeri ile başkaca bir ilgisini bulunduğunun davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesi ile davacının bu yöndeki davasının kabulüne karar verilmiştir.Dosyanın incelenmesinde; davacının davalı kurum aleyhine ödeme emirlerinin iptali için Bakırköy 3. İş Mahkemesinin ████████ E sayılı dosyası ile dava açtığı, davanın ████████ K. ve 22.12.2016 tarihli karar ile reddedildiği, davacının istinaf mahkemesine başvurduğu, istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, davacının bunun üzerine temyiz yoluna başvurduğu ve Yargıtay 10. HD'nin █████████ E, ████████ K sayılı kararı ile "...davacıya kendisine ait olmadığını iddia ettiği şirket için ilgili mahkemede menfi tespit davası açması için süre verilmesi..." şeklinde hüküm tesis edildiği, davacının Bakırköy 17. İş Mahkemesinin ████████ sayılı dosyası ile dava açtığı, davanın derdestlik nedeni ile reddine karar verildiği, sonrasında davacı tarafından istinaf kanun yoluna gidildiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi tarafından kararın kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Bakırköy 3. İş Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinde; davacı tarafça aynı borçlara ilişkin olarak menfi tespit talebinde bulunduğu görülmekle İlk derece Mahkemesince davanın menfi tespit yönünden derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.Öte yandan Ticaret Sicil Müdürlüğünün █████.2021 tarihli yazısında; davacı ...'in gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Esasen Bakırköy 17. İş Mahkemesinde görülmekte olan davada temel uyuşmazlık noktası Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olan davada ileri sürülen vakıalardır. Yani, İş Mahkemesi, menfi tespit talebini karara bağlayabilmek için, iş bu istinaf incelemesine konu davada ileri sürülen maddi vakıaları incelemek ve değerlendirmek zorundadır. Diğer bir deyişle, iş mahkemesindeki menfi tespit davasında çözümlenmesi gereken maddi vakıaların tespiti için eldeki tespit davasını açmakta hukuki yarar yoktur. Bu nedenle ilk derece mahkemesince, ... isimli iş yerinin davacı tarafça kurulmadığının tespiti talebi bakımından hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi hukuka aykırı bulunmuş ve hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, hukuki yarara ilişkin dava şartının resen ve öncelikle değerlendirilmesi gerektiğinden, davalı vekilince ileri sürülen esasa ilişkin istinaf nedenleri değerlendirilmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davacının davalı kuruma borçlu bulunmadığı yönündeki talebinin, derdestliğe ilişkin olumsuz dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1.ı ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine,2-... sicil numaralı "..." isimli işletmenin davacı tarafından kurulmadığı, bu işyerinin davacı adına sahte imza ve belgeler kullanılarak açıldığının tespiti talebinin ise hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.h ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine,3-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, davacı yanca peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kara rtarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansınlarından artan kısımların, karar kesinleştikten sonra, yatıran taraflara iadesine,7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Davalı yan harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,b-Davalı tarafından karşılanan 66,00 TL istinaf posta gideri giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 09.04.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.