Anahtar kelimeler: Gölcük Netice Çektirilmesine Adlî Rejimine Mükerrirlere Özgü Görüşü Adalet Teşebbüs
1. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Kasten yaralamaya teşebbüs
İNCELEME KONUSU
KARAR
: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, e, 35, 29, 62, 52/2, 58. maddeleri gereğince 2.250,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin ilişkin netice cezaların türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan bahisle 12.09.2024 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2026 tarihli ve KYB - █████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2026 tarihli ve KYB - █████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamından; sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2024 tarihli ve ████████ esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı halde yapılan yargılama sonucunda Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında tehdit suçundan hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de, mahallinde alınacak kararla meselenin hâlli mümkün olup, mahkemesince zamanaşımı süresi içinde bu konuda her zaman bir karar verilebileceği gözetilerek yapılan incelemede;
1) Mahkemesince mükerrir olarak kabul edilen sanık hakkında kasten yaralama suçu nedeniyle uygulanan 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinde hapis veya adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 58/3. maddesinde yer alan, 'Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.' şeklindeki düzenleme gereğince hapis cezasının tercih edilmesi zorunluluğunun bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/2 ve 86/3-a maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı halde, iddianamede belirtilen sevk maddeleri arasında anılan Kanun’un 86/3-e maddesine yer verilmemesine rağmen, sanığa ek savunma hakkı verilmeden anılan Kanun’un 86/3-e maddesi uygulanmak suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesine aykırı davranılmasında,
Kabule göre de;
3) Sanığın mükerrir olduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına karar verilmiş ise de, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01.11.2021 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmında '....5275 sayılı Kanunun 106. maddesinde adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan adli para cezasının infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, bu durumda, 5237 sayılı TCK'nın 58, 5275 sayılı Kanunun 1 06... . maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedildiği için, hükümlülük kararında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği anlaşılmakla...BOZULMASINA...' şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ancak hapis cezalarında uygulanabileceği gözetilmeden, kasten yaralama suçundan hükmolunan adli para cezası hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.11.2010 tarihli ve 2010/5-237 Esas, ████████ Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kesin nitelikteki cezaların yanında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması durumunda hükmün kesin nitelikte bulunmadığı belirlenmekle inceleme konusu hükümde
sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-a, e, 35, 29, 62, 52/2. maddeleri gereğince 2.520,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinden sonra verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edildiği, Mahkemece dosyanın istinaf mercine gönderilmesi gerektiği hâlde 16.09.2024 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmış ise de inceleme konusu hükmün usûlüne uygun şekilde kesinleşmediği belirlenmiştir.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!