Anahtar kelimeler: Fnin Satımdan Amir Yolla Ttk Tllik Keşide Anadolu Aldığını Faturalara

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI
: ████████ Esas- ████████ Karar
TARİH
: █████/2023
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkili ile sözleşme ilişkisi içerisine girdiğini ve mal satın aldığını, elektronik yolla keşide edilen faturalara 6102 sayılı TTK m.21 f.2'nin amir hükmü uyarınca süresinde itiraz edilmediğini ve içeriğinin kabul edildiğini, müvekkilinin, davalıdan olan █████/2021 tarihli 172.818,08 TL'lik fatura alacağının tahsil edilememesi üzerine davalı borçlu aleyhine İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve borçluya ödeme emri gönderildiğini, borçlunun, takibe konu olan borca, işlemiş faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu beyanla davanın kabulüne, borçlunun yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkili şirkete ait adreste iş yaptığını iddia ederek fatura düzenlediğini ve bu faturalar ile müvekkili şirket hakkında icra takibi başlattığını ancak davacının, müvekkili şirketin adresinde belirtilen işleri yapmadığını, faturanın tek taraflı olarak düzenlenebilecek bir belge olduğunu, tek başına ispat yeterliliği taşımadığını, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının düzenlediği faturalarda hem malzeme bedeli hem de işçilik bedelinin yer aldığını, verildiği iddia edilen malzemelere ait bir irsaliye ya da teslim tutanağının bulunmadığını, takibe konu faturada da irsaliye bulunmadığını, aynı zamanda, bahsi geçen faturalarda işçilik bedeli belirtildiğini, bu işçiliğe ilişkin bir açıklama yapılmamış olduğunu beyanla davanın reddine, davacının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini tatep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece; davanın hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre; tarafların tacir oldukları, davacı tarafından davalı aleyhine faturaya bağlı alacak nedeniyle takibe başlandığı, tarafların tacir olması nedeniyle her iki tarafından ticari kayıtları üzerinde mali müşavir tarafından inceleme günü verildiği, her iki tarafın ticari kayıtlarının incelenmesinde, davacı tarafından kesilen faturanın davalının yevmiye defterine kayıt ettiği, her iki tarafın bir birini doğrular nitelikteki ticari kayıtlarına göre davacının davalıdan 172.818,08 TL alacaklı olduğu, tarafların BA-BS beyanlarında uyumsuzluk bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafından kesilen faturada teslim alan imzası bulunmamakta ise de davacı tarafından kesilen faturanın davalının ticari kayıtlarında ve davalı tarafından takibe konu faturayı BA kayıtlarında bildirmiş olması sebebiyle faturaya konu emtia/hizmeti davalıya teslim ettiğinin anlaşıldığı, takipten önce davacının davalıyı temerrüte düşürdüğüne dair bilirkişi raporundaki tespitler davacıya tebliğ edilmesine rağmen davacının bunu ispat edemediğinden takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, asıl alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle likit olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Davacının icra takip talebinde 200.658,36 TL alacak talep ettiği ancak dava dilekçesinde dava değerinin 172.818,08 TL olarak gösterildiği ve harcın bu miktar üzerinden yatırıldığı, Mahkemece harcı yatırılmayan kısım yönünden de değerlendirme yapılarak kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu, davacı tarafından fatura konusu hizmetin verilmediği, bu nedenle müvekkilinin adresinde keşif yapılması gerekirken yalnızca ticari defterler üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğu, faturada hem malzeme hem de işçilik bedeli olduğu ancak bu işlemlerin detaylarının belirtilmediği, davacının hizmetin verildiğine dair herhangi bir irsaliye sunmadığı ve aksi halde ise fatura bedellerinin piyasa koşullarına göre belirlenmesi gerektiği, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-███████ md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre; tarafların ticari defterleri ile dava konusu faturanın düzenlediği yılda bağlı oldukları vergi dairesine sundukları BA-BS formları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda, tarafların usulüne uygun şekilde tutulan ticari defterlerinde davalı adına düzenlenen takip konusu faturanın kayıtlı ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 172.818,08 TL alacaklı olduğunun, yine tarafların BA-BS formları ile dava ve takip konusu faturayı bildirdiklerinin tespit edildiği, dolayısıyla davalı tarafından faturanın tebliğ alınmış olduğu ve süresi içinde faturaya itiraz edilmediği, davacının takipte talep ettiği 172.818,08 TL asıl alacağını HMK madde 222'de sayılan şartları sağlayan ticari defter ve kayıtları ile ispat ettiği ve davalı tarafından ticari defterlerde yer alan kayıtların aksini ispata yarar herhangi bir kesin delilin sunulmadığı, bu itibarla takipte talep edilen asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu, öte yandan davacının takipte 172.818,08 TL asıl alacak ve 27.840,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 200.658,36 TL alacağın tahsilini talep ettiği, dava dilekçesinde ise dava değerinin yalnız asıl alacak miktarı olarak gösterildiği, takipte talep edilen işlemiş faiz yönünden harçlandırılarak açılmış bir dava olmadığından Mahkemece davanın yalnızca asıl alacak yönünden açıldığı değerlendirilerek tam kabulüne karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmış ve davalı vekilinin yalnızca bu yöndeki istinaf sebepleri haklı görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
2-DAVANIN KABULÜNE,
Davalının İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacak olan 172.818,08 TL üzerinden takip başlangıcında belirtilen şartlar altında aynen devamına,
3-Hüküm altına alınan 172.818,08 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 34.563,61 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
:
4-Dairemiz karar tarihi itibariyle kabul edilen miktar üzerinden davalıdan alınması gereken 11.805,20 TL nispi karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.948,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.857,18 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.948,02 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere; toplam 2.028,72 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 99,50 TL tebligat/posta gideri ve 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 1.099,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşılmakla; bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 45.00,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN
:
11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
12-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
13-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri 179,00 TL toplamı 917,90 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
14-Kullanılmayan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!