Anahtar kelimeler: Toki Altyapı Taahhüdü Varıldığını Taşeron Çevre Paylı Sıfatı İşlerde Merkezi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, taraflar arasında 08.04.2013 tarihli "Sözleşme" başlıklı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davalı Şirkete yüklenici sıfatı ile ihale edilen TOKİ Başkanlığı tarafından yaptırılan ".. ......... 19. Bölge 1009 adet konut, 3 adet ticaret merkezi altyapı ve çevre düzenleme işi" kapsamındaki işlerde anlaşmaya varıldığını, davacı Şirket tarafından taşeron taahhüdü kapsamında mülkiyeti Şirkete ait ..., ... Köyü 37 32... parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 1/2 arsa paylı 2 No.lu bağımsız bölüm üzerinde ipotek akit tablosu ile sözleşme konusu taşeron yükümlülükleri yönünden hüküm ifade etmek üzere 1. derecede ve 200.000,00 TL bedelli teminat ipoteği tesis edildiğini ve durumun 08.04.2013 tarihli sözleşmenin 5.1.F maddesine derc edildiğini, davacı Şirket tarafından sözleşme konusu işlerle ilgili imalatlar yapılmaya başlandığını, ancak davalı Şirketin yaşadığı finansman sorunları sebebiyle temerrüde düşmesi üzerine TOKİ Başkanlığı tarafından sözleşme feshedilerek işin tasfiye edildiğini, davacı Şirketin sözleşme kapsamındaki kısmi imalatları sebebi ile sözleşme ve eklerine göre hesaplanarak, hakediş alacaklarına ilişkin olarak davalı Şirket tarafından tasfiye ve kesin hesap hakedişi işlemleri yapılmadığı gibi, davacının sözleşme sebebiyle davalıya karşı hiç bir yükümlülüğünün kalmaması nedeniyle teminat olarak tesis edilen ipoteğin feshinin de davalı Şirket tarafından sağlanmadığını, davacı Şirket tarafından yapılan imalatlarla ilgili hakediş ve diğer alacak hakları ile ilgili haklarının saklı olduğunu, davalı Şirket lehine tesis edilen teminat ipoteğinin teminat altına aldığı hiç bir edimin bulunmaması karşısında ipoteğin hükmen terkini gerektiğini ileri sürerek, taşınmaz kaydında yer alan 04.04.2013 tarih ve 2755 yevmiye numaralı ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 27. maddesi gereğince ... mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, dava konusu ipoteğin, davacı Şirketin davalı Şirkete ödemesi gereken 200.000,00 TL tutarında nakdi teminat bedelinin ödenmesi amacı ile verildiğini, sözleşmenin 5.1.e-f maddelerinde "yüklenicinin burada tesis edeceği ipotek, teminat amaçlı olmayıp verilmesi gereken nakdi kesin teminatın tahsilini sağlamaya yönelik" olduğu, bu ipoteğin tesis edilmesi ile 200.000,00 TL olan teminat bedelinin ödenmesinin amaçlandığını, sözleşmenin imzalanması ile birlikte işverenin yükleniciden 200.000,00 TL alacağının muaccel hale geldiğini, paraya çevrilmesine engel bulunmadığı ve bu ipotek sebebi ile borçlu olunmadığının ileri sürülemeyeceğinin açıkça kararlaştırıldığını, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini, nakdi teminatın iadesi şartlarının oluşmadığını, sözleşmede öncelikle edim yükümlülüğünün bedelin ödenmesi değil, taşeron tarafından taahhüt edilen imalatların tamamının eksiksiz olarak kararlaştırılan şekilde ve zamanında gerçekleştirilmesi ve teslim edilmesi olduğunu, yüklenicinin hakediş ödemelerinin yapılmadığından bahisle işin tamamlanmasından imtina edemeyeceğini, davacının davalının icra takibine maruz kaldığı gerekçesiyle sözleşmeye aykırı şekilde imalatı durdurduğunu, sözleşmenin 18. maddesinde kesin ve nakdi teminatın iadesi hususunun düzenlendiğini, teminatın iadesi koşulları oluşmadığı gibi ipoteğin fekki şartlarının da oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 17.12.2015 tarihli kararı ile ipoteğin terkini için yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİKararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; "dava konusu ipoteğin muhtemel bir alacağın teminatı olmak üzere verilen bir üst sınır ipoteği olduğu, ipotek lehdarı İpek Tic. A.Ş.'nin ipotekle yükümlü olan .... Tic. Ltd. Şti.'den bir alacağı bulunup bulunmadığının belirlenmesi, alacağın ödenmiş olması halinde ipoteğin fekkine karar verilmesi, davalının alacağının mevcut olması halinde davacıya alacak miktarı depo edildikten sonra ipoteğin fekkine karar verilmesi, kısmi ödeme halinde ise ipoteğin fekki talebinin reddine karar verilmesi, ancak kısmi ödemenin sicilde gösterilmesi gerektiği" belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacıdan herhangi bir alacağı olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüyle, 37 32... parsel sayılı taşınmazda 04.04.2013 tarih ve 2755 yevmiye numaralı resmi senet ile davalı lehine tesis edilen ipoteğin fekkine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafa ikinci kez kesin süre verilmesinin hatalı olduğunu, ipoteğin nakdi teminat ödenmesine ilişkin olup borcun muaccel olduğunu, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirmediğini, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, eksik araştırma ve inceleme ile yetinildiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeTaraflar arasındaki uyuşmazlık, ipotek şerhinin kaldırılması (ipoteğin fekki) istemine ilişkindir.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.