Anahtar kelimeler: Valfleri Sprey Onlarca Ulaşarak Saygın Grubuna Mensup Dünya Teslimatı Çapında

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVACI: Müvekkili Davacı Şirketin, -------- Üretim Tesisinin yanı sıra, dünya çapında onlarca ülkede
Üretim Tesisi olan, Merkezi ---------- bulunan bir şirketler grubuna mensup ve sprey valfleri
imalatı ve ticaret alanında son derece saygın bir şirket olduğu, Davacı ile Davalı Şirketler kapsamında müvekkili şirketin 26.029,86 EURO
alacağın oluşturduğu, Davalı yan işbu borcu doğuran ürünlerin üretimi ve kendilerine teslimatı için
müvekkili şirketle iletişime geçtiği, ardından faturada yer alan ürünlerin davalıya teslimi için siparişler
oluşturulduğu, akabinde davalı söz konusu ürünler için müvekkiline ulaşarak sipariş vermiş ve hatta
sonrasında ürünleri teslim almak için depo konum bilgilerini istemiş olduğu, davaya konu faturaların dayanağı ticari ilişki açık bir şekilde ortada olup, nitekim, malların davalıya
teslimine ilişkin e-irsaliye belgelerinin dava dilekçesi ekinde sunulduğu, tüm bu hususlar dikkate alındığında
müvekkili şirketin söz konusu ticari ilişki kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri tam anlamıyla
yerine getirdiği, dolayısıyla davalı yanda karşı edimlerini yerine getirmesini talep hakkına haiz
olduğunun ortada olduğu, müvekkili davacı bu ticari ilişkiden doğan alacakları için davalıya e-faturalar düzenleyip ilettiği,
davalı şirketin bu faturalara itiraz etmediği, bu nedenle fatura içeriklerini kabul etmiş sayılacağı, borcun ödenmesi için davalı şirketle iletişime geçildiği ancak davalı şirketin bakiye
borcunu ödemekten kaçındığı, ardından 22.05.2024 T. toplamda 26.029,86 EURO olan
borcun ödenmesi için davalı tarafa mail yoluyla ihtar gönderilmiş ise de 28.05.2024 tarihi mesai bitimine kadar süre verilmişse de davalı tarafın yine herhangi bir ödeme yapılmadığı beyan edilmekle,--------İcra Müdürlüğü nezdinde ---------- E. nolu icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan edilmekle, davanın kabulüne, davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına, % 20’ den az olmamak üzere
kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; -------- İcra Dairesi----------- Esas sayılı takip dosyasında vekil sıfatıyla itiraz edildiği halde mahkemece tensip tutanağında vekilin ismine yer verilmediği, dava dilekçesinin vekil yerine davalı asillere tebliğ edilmesinin HMK'nın 71. ve 73. maddeleri ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesine aykırı olduğu, bu nedenle taraf teşkilinin usulüne uygun sağlanmadığı, davacı ile müvekkilİİ şirket arasında süregelen ticari ilişkide son sipariş edilen 100.000 adet valf ürününün kusurlu çıkması nedeniyle müvekkilİ şirketin müşterilerinden iade almak zorunda kaldığı, bu durumun yaklaşık 110.000 USD tutarında zarara yol açtığı, davacı firmanın kusurlu ürünleri kabul etmesine rağmen herhangi bir telafi yoluna gitmediği, icra takibine konu edilen 26.029, 86 EURO tutarındaki borcun gerçekte mevcut olmadığı, 04.06.2024 tarihinde yapılan itirazın kötü niyetli olmayıp haklı gerekçelere dayandığı, davacı tarafından sunulan faturaların ve e-irsaliyelerin teslimatın eksiksiz ve kusursuz yapıldığını kanıtlamadığı, faturalara itiraz edilmemiş olmasının borcun zımnen kabul edildiği anlamına gelmediği, 22.05.2024 tarihli ihtarnamede belirtilen borç miktarının gerçeği yansıtmadığı, alacağın varlığı ve miktarı tartışmalı olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin şartlarının oluşmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava hukuki niteliği itibariyle,--------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyalarında icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu,----------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyalarının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; davalı borçlu vekili tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İİK. 67. maddesi uyarınca;İtirazın iptali davasında takibin yetkili İcra Dairesinde yapılması dava şartı olup icra dairesinin yetkisini itiraz edilmesi halinde mahkemece öncelikli olarak İİK’nın 50/1 maddesi yollamasıyla, HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre icra dairesinin yetkisini değerlendilerek karar verilmesi gerekmektedir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; taraflarının tacir olduğu ve aralarında ticari ilişki bulunduğu hususu çekişmesiz olup, davaya konu
ihtilafın, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibarıyla, faturalara dayalı açık cari hesap
bakiye alacak talebinin yerinde olup, olmadığı ve varsa miktarı hususlarında toplandığı, dosya kapsamı ve davacı şirketin usul ve yasaya uygun tutulduğu tespit olunan ticari defter ve
kayıtları ile dayanak belgeleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda;
davacı şirketle Davalı şirket arasında 2023 yılından süre gelen ve 2024 yılında sürdürüldüğü görülen
ticari ilişki kapsamında, davacı şirketçe davalı şirket adına muhtelif tarih ve miktarlı, taşıyıcı firma
plaka ve sürücü bilgilerini de kapsayan e-irsaliyeler ile mal sevkiyatları yapılmış, yapılan bu mal
sevkiyatlarına ilişkin olarak, davacı şirketçe davalı şirket adına, irsaliyelerde yer alan mal ve
miktarları ile uyum içinde olan ticari fatura/satış nitelikli e-faturalar düzenlenerek elektronik
ortamda davalı şirkete tebliğ edildiği ve usul / yasaya uygun tutulduğu tespit olunan elektronik ticari
defterlerinde dayanak belgeleriyle uyumlu bir şekilde borç kayıtlarının yapılmış bulunduğu,
davacı yanca yapılan bu kayıtlar sonucunda, yukarıda hesap incelemesi bölümünde yer verilen
muavin hesap ekstresinden de görüleceği üzere, davacı şirketin davalı şirketten, takip/dava tarihi
itibarıyla, takip talebinde olduğu gibi faturalara dayalı açık c/h bakiyesinden kaynaklı olarak
26.029,85 EURO asıl alacaklı durumda bulunduğu tespit edildiği mütala olunmuştur.
Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre Davacı şirketle Davalı şirket arasında 2023 Yılından süre gelen ve 2024 Yılında sürdürüldüğü görülen ticari ilişki kapsamında, Davacı şirketçe Davalı Şirket adına muhtelif tarih ve miktarlı, E-İrsaliyeler ile mal sevkiyatları yapılmış, yapılan bu mal sevkiyatlarına ilişkin olarak, Davacı şirketçe Davalı şirket adına, irsaliyelerde yer alan mal ve miktarları ile uyum içinde olan Ticari E-Faturalar düzenlenerek elektronik ortamda Davalı Şirkete tebliğ edilmiş, usul ve yasaya uygun tutulduğu tespit olunan elektronik ticari defterlerinde dayanak belgeleriyle uyumlu bir şekilde borç kayıtlarının yapılmış bulunduğu,
Davacı şirketin Davalı şirketten, Takip/Dava tarihi
itibarıyla, Takip Talebinde olduğu gibi Faturalara dayalı Açık C/H Bakiyesinden kaynaklı olarak
26.029,85 EURO asıl alacaklı durumda bulunduğu tespit edilmiştir. HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.
Davalının Ayıplı Mal iddialarını kanıtlamaya elverişli herhangi bir hukuki nitelikli tespit ve/veya ayıplı mallara ilişkin olarak
düzenlenmiş bir iade faturasının dosya kapsamında yer almadığı gibi iddia da edilmediği, davalıya ayıplı malların yerini mahkememize bildirmek üzere ihtaratlı süre verildiği malların imha edildiğinin bildirildiği ayıp iddiasına ilişkin inceleme yaptırılamadığı bunun yanında Davalı şirket ibraz edilmesi gereken ticari defter ve kayıtları ile ilgili ekstre ve dayanak belgelerini, herhangi bir mazaret bildiriminde bulunmaksızın bilirkişi incelemesine sunmayarak Davacı şirket ticari defter kayıtlarında yer alan 26.029,85 EURO borç mevcudiyetinin aksini kanıtlayamadıkları, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen alacağın takip tarihindeki Türk Lirası cinsinden karşılığının %20 'si
oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davalının -------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin devamına,
2- Kabulüne karar verilen alacağın takip tarihindeki Türk Lirası cinsinden karşılığının %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 64.829,69 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 11.654,73 TL harcın mahsubu eksik kalan bakiye 53.174,96 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 11.654,73 TL peşin harç olmak üzere toplam 12.270,13 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 670,00 TL tebligat, müzekkere gideri ve 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.670,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen148.357,69 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin ve yüzüne karşı davalının vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!