Anahtar kelimeler: Verişmiş Kal Talepli Davalıbirleştirilen Talebiyle Atmanın Öncesinde Bozulmuştur Kararıyla Önlenmesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.29.09.2010 tarihli tapu iptali ve tescil, alacak talepli davada, Mahkemece 23.09.2014 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verişmiş, bir kısım davalıların temyiz talebi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 07.03.2016 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla karar bozulmuştur.Bozmaya yönelik Yargıtay ilâmından sonra 06.04.2023 tarihinde davanın, 02.08.2010 tarihinde ... tarafından el atmanın önlenmesi, kâl talebiyle açılan (ve öncesinde 16.01.2020, 26.01.2023 istinaf incelemesi de yapılmış olan) asıl dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 06.06.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararla asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı-birleştirilen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 26.02.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla kanun yolu incelemesinin Yargıtay tarafından yapılması gerektiği belirtilerek dosyanın Yargıtay ilgili hukuk dairesine gönderilmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/1 hükmünde bölge adliye mahkemelerinin Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin ikinci fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 4 27... . madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Kanun'un 427. ve 444. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tâbi olup, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. Buna karşılık, 20.07.2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi hâlinde ise 6100 sayılı Kanun'un 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerinin uygulanması için bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur.Hemen belirtilmelidir ki, daha önce Yargıtay denetiminden geçen birleştirilen davanın “İstinaf” kanun yoluna tâbi olmadığı açıktır. Ne var ki, asıl dava yönünden bu dava ile ilgili daha önce Yargıtayın bir denetimi de söz konusu olmadığı gibi 16.01.2020, 26.01.2023 tarihlerinde istinaf incelemesi de yapılmış olduğundan, anılan kararın ''İstinaf'' kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılmaktadır.Hâl böyle olunca, davaların birleştirilmekle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan asıl davanın istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmesi, sonucunda verilen kararın temyiz edilmesi hâlinde dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi (anılan dosya temyiz edilmese dâhi temyize tâbi olan birleştirilen davanın gönderilmesi) için dosyanın Yerel Mahkemesine iadesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen gerekçeler ile dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;Dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.