Anahtar kelimeler: Konusumarka Sınıfta Sinai Sınıflarda Sınıflarında Fikri Tescilli Yaptıkları Markasının Markası

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... no'lu ''...'' markasının 25.35.36 ve 39 sınıflarda, ... numarası ile tescilli olan ''...'' markası 24.sınıfta müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı ...'nın 16,23,24,25,36,39,41 sınıflarında ... no'lu ''... ...'' marka başvurusuna yaptıkları itirazın 16 ve 23 sınıfta yer alan ürünler bakımındankabul edildiğini, davalı şirketin kurucu ortağı ...'ın davacı şirketin eski çalışanı olduğunu, davalı şirket ortağı ...'ın davacı şirket içinde çalıştığı sıralarda davacının gerek ticari işlerini, yurt içi ve yurt dışı müşteri çevresini öğrenmiş ve könüniyetle davranarak davacıyı zarara uğrattığını, davalı şirket unvanının dahi davacıya ait olan marka ile aynı olduğunu, ... web adresine girildiğinde aşağıdaki ana sayfa ilekarşılaşılmaktadır. ana sayfada kullanılan görsel davaya ait şirket adına tescil edilmiş marka ile ayrılmayacak şekilde benzerlik taşıdığını ileri sürerek, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine, davalı şirketin ticaret unvanındaki ''...'' ibaresinin terkinine, "..." alan adının iptaline, davalı adına henüz tescil edilmemiş markanın hükümsüzlüğüne, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı ....Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ibaresini markasal olarak kullandığı yönündeki iddianın doğru olmadığını, "..." uzantılı web sitesinin ..., ... menşeili ... unvanlı şirkete ait olup müvekkiline ait olmadığı gibi, davacının marka başvurusundan 8 yıl önce oluşturulduğunu, bahsi geçen şirketin 19 ülkede temsilciliğinin bulunduğunu, müvekkillerinin de bunlardan biri olduğunu, müvekkili şirketin kuruluşunun davacının marka tescil başvurusundan 6 ay önce olduğunu, davacının ... ibaresinin tescili için başvuruda bulunmasının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili üzerine tescilli bir marka bulunmadığını, müvekkiline davalı olarak husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin █████/2020 tarihinde ''... ...'' markası için ...numarası ile başvuruda bulunmuşsa da davacının itirazı üzerine marka tescilinin sağlanamadığını, dolayısıyla müvekkilinin üzerine tescilli bir marka bulunmadığı ve ilan da edilmediğini, ayrıca davaya konu markanın müvekkili tarafından hiçbir zaman ve hiçbir yerde de kullanılmadığını savnarak, davanın esas ve usulden reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının; ... no'lu "...+Şekil" ve ... numaralı "... +Şekil" markaları için █████/2020 tarihinde tescil başvurusunda bulunduğu, davalı ....Şti.nin ünvanın ise █████/2020 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, davalı şirketin ünvanını; davacının marka başvurularından önce kullanılmaya başladığı, marka hakkının; gerçek hak sahipliği dışında tescille elde edildiği bilinmekle, şirket ünvanının terkini koşulları oluşmadığından, ünvan terkini ile markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i taleplerinin reddine karar vermek gerektiği, davalı ...'nın marka başvurusunun geçersiz hale geliğ işlemden kaldırıldığından, hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının hatalı, hukuka ve içtihatlara aykırı olduğunu, mahkemce yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemeleri arasında çelişkiler mevcut olup, bu çelişkiler giderilmeden karar oluşturulduğunu, davacı şirkette çalışan davalı şirket kurucu ortağının, müvekkil şirketçe henüz kanunen koruma altına alınmadığını bildiği için kötü niyeli davranarak müvekkil şirkete ait olan ve koruma altında olmayan ... ibaresini kurduğu şirket ünvanında kullanarak tescil ettirdiğini, davalı şirket adresinde yapılan görsel tespitler ile zaten davalı şirketin amacının ortaya konarak tespit edildiğini, buna rağmen unvandan ... ibaresinin kaldırılması talebimizin gerek olmadığı yönündeki tespitlerin kabul edilemez olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ....Şti.vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece bir vekalet ücretine hükmedilmişse de, müvekkili açısından davanın, müvekkilinin ticaret unvanının davacının marka tescilinden önce tescil edildiği, diğer davalı açısından ise markanın tescilli olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, dolayısıyla red gerekçeleri farklı olduğundan her bir davalı açısından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, unvar terkini, alan adı terkini ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ... numaralı "...+şekil" ve ... numaralı "... +şekil" markalarının, davacı adına tescilli olduğu, davacı markalarının tescil başvurusunun █████/2020 tarihinde yapıldığı, davalı şirketin ünvanın davacı markalarının başvuru tarihinden önce █████/2020 tarihinde tescil ve ilan edildiği, davacının marka hakkının gerçek hak sahipliği dışında tescille elde edildiği, davacının önceye dayalı kullanım ve markaya tecavüz iddialarını ispat edemediği, terkini talep edilen alan adının da davalılara ait olduğu ispat edilemediği gibi 2012 yılında oluşturulduğunun tespit edildiği, hükümsüzlüğü talep edilen davalı markasının da tescil edilmeyip geçersiz hale geldiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin dava dilekçesinde her iki davalı yönünden markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve giderilmesi talebinde bulunduğu, ayrıca unvan terkini talebinde bulunmadığı, bu nedenle markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik davanın reddi nedeniyle her iki davalı lehine tek vekalet ücretine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; hükümsüzlük talebinin reddi yönünden, davalı ... lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmediği, ancak davalı ...'nın istinaf yoluna başvurmadığı anlaşılmakla, davalı ....Şti. vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ....Şti. vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
3-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davalı ....Şti'den alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalı ....Şti'den alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı ve davalı ....Şti tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!