Anahtar kelimeler: Mayo Amerika Birleşik Ürettiğini Devletlerinde Kargo Akıbetinin Tekstil Müşterisine Tasarım

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: ████████ Esas- ████████ KararTARİH
: █████/2023DAVA
: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin özel tasarım mayo ve tekstil ürünleri ürettiğini, Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan müşterisine teslim edilmek üzere davalılar ile anlaşıldığını, malların kargo şirketine teslim edildiğini, süresinde müşterisine malların teslim edilmediğini, davalılar ile yapılan görüşmelerde malların akıbetinin belli olmadığını, kargo aşamasında kaybolduğunu, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, 19.575,00 mal değeri olmak üzere tüm maddi ve manevi zararlarının şimdilik 500$ 'nın bir yıl vadeli mevduat hesabına en yüksek faiz oranında işletilecek faizi ile birlikte davalılardan tazminini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davacı vekili █████/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile; dava değerini 15.563,69-TL üzerinden ıslah ettiklerini, talep artırım dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... .... Ltd. Şti. vekili özetle; davanın süresi içerisinde açılmadığından reddini, taşıma işinin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin arabuluculuk görüşmelerinden haberdar olmadığını, davanın ... Konvansiyonu'na tabi olduğunu süresi içerisinde müvekkiline herhangi bir ihbarda bulunulmadığını, dava konusu hasarla ilgili müvekkili şirkete herhangi bir ihbarda bulunulmadığından ihbar şartı yerine getirilmediği için davanın reddini, açıklanan tüm nedenlerle müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Ltd. Şti. Vekili ise; dava dilekçesinde talep edilen değer üzerinden eksik harcın tamamlatılmasını, dava konusu olayda müvekkilinin kastı ya da kasta yakın kusurlu eyleminin olmadığını, sınırlı sorumluluğundan söz edilebileceğini, davacının iddia ve taleplerinin esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında;"Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki akdi ilişkiden kaynaklı davalarda taraflar arasında akdi ilişkinin varlığının kanıtlanması gerekmektedir. Davalılardan ... ... Ltd. Şti. akdi ilişkiyi kabul etmediğinden HMK'nın 190/1 ve TMK'nın 6.maddesi uyarınca akdi ilişkinin varlığını ispat yükü davacıya aittir. Davacı tarafından bu yönde bir yazılı delil sunulmadığından bu şirkete karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Diğer davalı ... açısından durum değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğu ve taşıma esnasında taşınanın kaybolduğu hususları çekişmesizdir.Uyuşmazlık; tazminat miktarı hususunda toplanmaktadır.Uyuşmazlığın çözümü teknik inceleme gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmıştır.Uluslararası hava taşımasından kaynaklanan uyuşmazlığa ... Konvansiyonunu uygulayan, taşıtan tarafından özel fayda ve yanında bulunulmaması nedeniyle sınırlı sorumluluk hükümlerine göre hesaplama yapan bilirkişi raporu benimsenmiştir.Her ne kadar davacı tarafından sunulan talep artırım dilekçesinde TL üzerinden talepte bulunulmuş ise de davacının eldeki davayı USD üzerinden açmakla bozucu yenilik doğurucu nitelikteki hakkını 6098 sayılı TBK'nın 99.maddesi uyarınca kullanıp tükettiği dikkate alınarak ve mahkememizce resen dava tarihindeki kur çerçevesinde USD kuru üzerinden hesap yapılarak maddi tazminat istemi USD cinsinden kabul edilmiştir.(Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas - █████████ K sayılı ilamı ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin █████████ - 10477 E. K. Sayılı ilamı) Son olarak; davadaki maddi vakanın taşımaya konu malın kaybolması olduğu, davalının eyleminin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..."gerekçesi ile,''Davanın KISMEN KABULÜ ile;1-1.280,37 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince kamu bankalarının 1 yıl vadeli USD hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı ile birlikte davalı ...Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,2-...Limited Şirketi'e karşı açılan manevi tazminat davasının reddine,3-... Limited Şirketi'ne karşı açılan maddi ve manevi tazminat davalarının pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Ltd. Şti. yönünden istinaf sebepleri; yerel mahkeme tarafından ...’e karşı açılan davada husumet yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmişse de lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...Ltd. Şti. yönünden sınırlı sorumluluğunun bulunduğunun tespit edildiğini, söz konusu tespitlere ilişkin herhangi bir itirazının bulunmadığını, ancak yerel mahkeme tarafından hüküm tesis edilirken taleple bağlılık ilkesi aşılarak ve SDR to USD hesabının yanlış yapıldığını, her ne kadar yerel mahkeme tarafından dava dilekçesinde davacı tarafından USD üzerinden davanın açılmış olması nedeni ile kararın USD üzerinden verilmesine karar verilmişse de, davacı tarafından dava dilekçesinde “Müvekkilin ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle ve tüm zararlar açısından fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 19.575,00$ mal değeri olmak üzere tüm maddi- manevi zararımızın $ için bir yıl vadeli mevduat hesabına en yüksek faiz oranında işletilecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalılardan tazmin suretiyle tahsilini talep ederiz.” şeklinde talepte bulunulduğunu, davacı tarafından dava dilekçesinde açık ve net bir şekilde fiili ödeme tarihindeki TL karşılığı talep edilmiş olduğunu yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise, ayrıca davacı tarafından 27.03.2023 tarihinde sunulan ıslah dilekçesinde “Bilirkişi raporu doğrultusunda belirlenen 15.563,69 TL üzerinden ıslah harcı yatırılmıştır... yukarıda artırımı yapılan bedele mevduat hesabına en yüksek faiz oranında işletilecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline” şeklinde denilmek sureti ile taleplerinin 15.563,69 TL olduğunu, ancak yerel mahkeme tarafından taleple bağlılık ilkesine aykırı bir şekilde davacının talebini aşar şekilde 1.280,37 USD'nin ödenmesine hükmedildiğini, kararın verildiği 17.07.2023 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın belirlediği dolar kuru 19,7692-TL olduğunu, yerel mahkeme tarafından verilen kararın TL karşılığı 25.311,89-TL olduğunu, davacının talebini aştığını, bu kapsamda yerel mahkeme kararı taleple bağlılık ilkesine de aykırı olduğundan mahkemece bozulmasına karar verilmesi gerektiğini, Yerel Mahkeme dosyasında alınan 04.02.2023 tarihli Bilirkişi Raporu’nda “Söz konusu kargonun brüt ağırlığının 27,8 olduğu görülmüştür. Buna göre; 22 * 27,8 = 611,6 SDR Davalının ödemesi gereken tutar olarak hesaplanmıştır.” şeklinde belirtilmek sureti ile davalı şirketin davaya konu taşımacılık ilişkisi kapsamında sorumluluğunun ... Konvansiyonu 611,6 SDR olduğunun belirtildiğini, sorumluluğun SDR cinsinden hesaplanmış olması nedeni ile karar verilebilmesi adına SDR hesabının USD ye çevrilmesi gerekeceğini, yerel mahkeme tarafından da SDR hesaplamasının USD’ye çevrildiğini, ancak 1 SDR 1.32774 USD’ye denk geldiğini yerel mahkeme tarafından söz konusu çevirme işleminin hatalı yapıldığını, bu kapsamda 611,6 SDR =812.06 USD olduğundan yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; uluslararası hava taşımacılığı sırasında zayi olan emtia sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararın davalılardan tahsili talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 1 numaralı davalıya karşı açılan maddi ve manevi tazminat talepli davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 2 numaralı davalıya karşı açılan maddi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne ve manevi tazminat talepli davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Mahkeme karar tarihinde yürürlükte bulunan 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 11. Fıkrasına göre taraflar geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.Somut davaya konu arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde 1 numaralı davalıya arabuluculuk ilk toplantı gün ve saatine ilişkin davet mektubunun ve bilgilendirme metnin mail ile gönderildiği ve davalı geçerli bir mazeret bildirmeksizin ilk toplantıya katılmamıştır. Bu durumda mazeretsiz olarak arabuluculuk toplantısına katılmayan davalının, davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davacı tarafından dava dilekçesinde 19.575,00$ mal değeri olmak üzere tüm maddi- manevi zararımızın şimdilik 500$'nın $ için bir yıl vadeli mevduat hesabına en yüksek faiz oranında işletilecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının talep edildiği, ıslah dilekçesi ile bu talebin tekrar edildiği ve aksinin düşünülmesi halinde bilirkişi tarafından TL üzerinden hesaplama yapılması sebebiyle TL değerinin belirtilerek harcın tamamlandığı, yoksa USD talebinin TL'ye çevrilmediği ve Mahkemece de açıklandığı üzere talebini USD para birimi üzerinden açıklaması sebebiyle ıslah dilekçesi ile TL olarak talep etmesinin mümkün olmadığı, dava değerinin belirlenmesinde dava tarihi ve ıslah tarihindeki kur dikkate alınarak yabancı para biriminin TL'ye çevrilmesi ve harcın bu değer üzerinden yatırılması gerektiği, yoksa karar tarihindeki kurun dikkate alınmadığı, davacı tarafından ıslah edilen bedel ile birlikte toplam 25.563,69 TL üzerinden harç yatırıldığı, Mahkemece fazlaya değil daha aza hükmedildiği anlaşıldığından davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Somut uyuşmazlığa uygulanan Lahey ve ... Protokolleri ile değişik Varşova Konvansiyonunun 22. maddesi hükmü gereğince, taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğu hallerde ve dava açılması durumunda tazminata esas SDR biriminin karar tarihindeki kur dikkate alınmak suretiyle ilgili para birimine dönüştürüleceği öngörülmesine rağmen Mahkemece rapor tarihinden bir gün öncesine ait kurun dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru olmamış ise de, davacı vekili tarafından aleyhe istinafa gelinmediğinden bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır. Davacı tarafından alacağın USD üzerinden talep edildiği dikkate alınarak 22*27,80=611,6 SDR'nin hesaplamada dikkate alınan ve aleyhe istinafa gelinmeyen █████/2023 tarihindeki 1 SDR karşılığı 1.35274 USD dikkate alınarak 611,60*1.35274=827,33 USD'ye hükmedilmesi gerekirken bilirkişi tarafından hesabın TL üzerinden yapılması ve bu miktarın Mahkemece dava tarihindeki kura çevrilerek karar verilmesi yerinde olmamıştır.Sonuç olarak, 1 numaralı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, 2 numaralı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı ... Limited Şirketi'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalı ... Limited Şirketi'nin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2023 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,3-Davanın KISMEN KABULÜ ile;-827,33 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince kamu bankalarının 1 yıl vadeli USD hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı ile birlikte davalı ...Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,-...Limited Şirketi'e karşı açılan manevi tazminat davasının reddine,-... Limited Şirketi'ne karşı açılan maddi ve manevi tazminat davalarının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
:4-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 867,79 TL karar harcından davacı tarafından dava açılırken peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 436,78 TL'nin mahsubu ile bakiye 431,01 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 436,78 TL peşin ve ıslah harcı olmak üzere toplam 496,08 TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 3.225,00 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ...Limited Şirketi bu miktarın 1.602,50 TL'sinden sorumlu olmak koşuluyla)7-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediği anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 12.703,82 TL vekalet ücretinin davalı ...Limited Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine,9-Davalı ...Limited Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen maddi tazminat miktarı ve tarifenin 13/3 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 12.703,82 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,10-Davalı ...Limited Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen manevi tazminat miktarı ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 609,50 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,11-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabulucu ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, ( davalı ...Limited Şirketi bu miktarın 675,78TL'sinden sorumlu olmak koşuluyla)12-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,İSTİNAF YÖNÜNDEN
:13-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,14-Davalı ...Limited Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde bu davalıya iadesine,15-Davalı ... Limited Şirketi'nden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından bu davalı tarafından yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin bu davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,16-Davalı ...Limited Şirketi tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve 137,00 TL posta masrafı olmak üzere 875,00 TL nin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,17-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,18-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.