Anahtar kelimeler: İtrazın Atm Muhtelif Krediler Borçluya Kefil İmzaladıklarını Anadolu İstinaden Şti

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI
: ███████ Esas- ████████ KararTARİH
: █████/2023DAVA
: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka ile .... Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı. Genel kredi sözleşmelerine istinaden borçluya muhtelif tarihlerde krediler kullandırıldığını, Diğer davalıların ise sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, Asıl Borçlu Şirketin İstanbul 1ATM █████████ E. Sayılı dosyası ile Konkordato talebinde bulunduğunu. Kredilerin ödenmemesi üzerine icra takibine girişildiğini. Kesin mühlet kararı verilmesinin 3. Kişilerin maddi hukuktan kaynaklanan haklarının kullanımına engel teşkil etmeyeceği ve kefillerin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, davalılar tarafından verilen itiraz dilekçesinde borcun mevcudiyetine yönelik bir itirazlarının bulunmadığı, itirazın şirketin konkordato mühleti içerisinde olduğundan dolayı borca itiraz ettikleri, uyuşmazlığın borcun muaccel olup olmadığı noktasında toplandığı, davalıların sunmuş oldukları itiraz dilekçelerinde, açıkça borçlu şirkete verilen konkordato mühletinden kendilerinin de yararlanmaları gerektiğini belirttikleri, ancak bu durumun hukuken mümkün olmadığı, zira geçici mühlet ile verilen takip yasağının yalnızca borçluya karşı olup müşterek borçlular ve borçlunun kefilleri hakkında takip yapılmasında hiçbir engel bulunmadığını, kefaletin niteliğinin adi kefalet olması halinde dahi bu durumun değişmeyeceğini, bu durumun TBK'nın 585-1-4. maddesinde belirtildiği. Davalıların ... uyarınca doğmuş bulunan borcu ödememiş olup borca haksız olarak itiraz ettiklerini, açıkladıkları nedenlerle davalı borçluların takibe ve ferilerine ilişkin itirazının İptaline, davalılar aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiği iddiasında bulunmuştur.SAVUNMA
: Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ███████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında;" Dava; Genel Kredi Sözleşmesine dayalı takibe vaki itirazın iptali davasıdır.Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... ... LTD ŞTİ arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalılarında müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla bahse konu Genel Kredi Sözleşmesini imzalandığı, borcun süresinde ödenmemesi üzerine başlatılan takibe vaki İtirazın İptali davasıdır.Uyuşmazlık; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... ... LTD ŞTİ arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı davalılarında müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla kredi sözleşmesini imzaladıkları anlaşılmakla, asıl borçlu ... ....LTD ŞTİ hakkında İstanbul 1. ATM'nin █████████ esas sayılı dosyası ile Konkordato talebinde bulunulduğu anlaşılmakla davalı müteselsil kefillerinde geçici mühlet ile verilen takip yasağı kapsamında olup olmadığı hususu ile başlatılan takibin haklı olup olmadığıdır.TBK'nun 585.maddesinde '' adi kefalette alacaklı, borçluya başvurmadıkça, kefili takip edemez; ancak aşağıda ki hallerde doğrudan doğruya kefile başvurulabilir:Borçlu aleyhine yapılan takibin sonucunda kesin aciz belgesi alınması,Borçlu aleyhine Türkiye'de takibatın imkansız hale gelmesi veya önemli ölçüde güçleşmesi,Borçlunun iflasına karar verilmesi ,Borçluya konkordato mehli verilmiş olması,''koşullarından birinin varlığı halinde doğrudan doğruya kefile başvuru yapılabileceği bildirildiğinden her ne kadar asıl borçlu için konkordato talebi nedeni ile takip yasağı mevcut olsa da bu durum müteselsil kefilleri kapsamadığı tespit edilmiştir.Dosya içerisine bankacı bilirkişiden 08.04.2020 tarihli rapor ile aynı bilirkişi den 08.07.2022 tarihli ek rapor alınmıştır. Taraflarca alınan raporlara itiraz edilmesi üzerine bu defa ikinci rapor olarak 09.01.2023 tarihli kök rapor dosya içerisine alınmıştır.Yapılan yargılama sonucu; davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu ...... ... LTD ŞTİ arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin borcun muaccel hale gelmesine rağmen ödenmemesi üzerine Beşiktaş 3. Noterliği'nin 16.04.2019 tarihli ihtarnamesinin düzenlendiği, tebliğ şerhinin incelenmesi sonucu '' muhatabın iş yerinde birlikte çalışan ...imzasına 18.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği '' ihtarname ile iki günlük mehil verildiği, ertesi günün 19.04.2019 Cumartesi resmi tatil olduğu ve dava dışı asıl borçlunun 23.04.2019 tarihinde temerrüte düştüğü tespit edilmiştir. Davalı müteselsil kefiller yönünden de 18.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, araya hafta sonu tatili girmesi nedeniyle ihtarnamedeki iki günlük mehil süresinin bitim tarihinin 23.04.2019 tarihi olduğu ve bu tarih itibariyle davalı müteselsil kefiller hakkında temerrüdün oluştuğu tespit edilmiştir.Dosya içerisinde ki İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesi sonucu 02.05.2019 tarihinde davalı müteselsil kefiller hakkında 205.797,22 TL Diğer Krediler Asıl Alacağı 74.287,33 TL hesap kat tarihi öncesi ve sonrası faizler ile BSMV'leri ve ihtarname masrafı, 383.517,61 TL Kurumsal Kredi Alacağı olmak üzere toplam 663.602,16 TL toplam alacak için takip başlatılmış olup, asıl alacak miktarları yönünden %50 (yıllık %50 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV ) talep edilmiştir.TTK'nun 8/1.maddesinde '' Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.'' Bu konuda YHGK 'nun 02.05.2019 tarih ███████-1650 esas ████████ karar sayılı ilamında Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na bildirilen faizin değil, krediye fiilen uygulanan akdi faize sözleşmede kararlaştırılan artırım oranının uygulanması suretiyle temerrüt faizi istenebileceği kabul edilmektedir. Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 33.maddesi ile ''ticari kredilerden cari kredi faiz oranı en yüksek oranın %100 fazlası nispetinde bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi uygulanmasını'' kabul edilmiş olup bankanın temerrüt tarihinde kullandırdığı ticari krediler fiilen uygulandığı akdi faiz oranının %25 oranında olduğu, sözleşmenin bu maddesine göre davacı bankanın temerrüt tarihi itibariyle akdi faizin iki katı olan yıllık %50 oranında temerrüt faizi talep edebileceği, bu maddenin TTK'nun 8.maddesi ile yukarıda bahsi geçen YHKG uygun olduğu tespit edilmiştir. Hükme esas alınan 09.01.2023 tarihli teknik bilirkişi raporu ile takip tarihi itibariyle davacı banka tarafından Taksitli Ticari Kredi yönünden 383.517,61 TL asıl alacak yine Diğer Krediler (BCH ve Çek Kredi) yönünden 205.797,22 TL asıl alacak ile hesap kat tarihi öncesi ve sonrası işlemiş faiz ve BSMV ile ihtar gideri olmak üzere toplam 654.554,21 TL asıl alacak yönünden takibinin devamına, sözleşmenin 33.maddesi uyarınca %50 oranında temerrüt faizi uygulanmasına ve alacak likit olduğundan asıl alacak miktarları yönünde %20 İcra İnkar Tazminatının kabulüne dair aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile,''1- İTİRAZIN KISMEN KABULÜ İLEİstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası içinTaksitli Ticari Kredi yönünden 383.517,61 TL asıl alacakDiğer Krediler (BCH ve Çek Kredisi ) yönünden 205.797,22TL asıl alacakHesap Kat Öncesi ve Sonrası İşlemiş ve İşleyecek Faiz ve ihtar gideri olarak toplam 65.239,38 TL olmak üzere toplam 654.554,21 TL alacak yönünden takibin devamına , fazlaya ilişkin istemin reddine2- Takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar Taksitli Ticari Kredi yönünden 383.517,61 TL asıl alacak ve Diğer Krediler (BCH ve Çek Kredisi ) 205.797,22TL asıl alacak Toplam 589.314,83 TL asıl alacak üzerinden % 50 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV uygulanmasına3- Alacak likit olduğundan Taksitli Ticari Kredi yönünden 383.517,61 TL asıl alacak ve Diğer Krediler (BCH ve Çek Kredisi ) 205.797,22TL asıl alacak Toplam 589.314,83 TL asıl alacak üzerinden %20 İcra İnkar Tazminatı uygulanmasına'' karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin kararında 09.01.2023 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, söz konusu rapora itiraz edildiğini, mahkemece bu itirazlar hakkında olumlu/olumsuz bir karar verilmediği ve gerekçeli kararda değerlendirilmediğini, kararın gerekçesiz olduğunu, temlik eden bankanın TCMB'na bildirmiş olduğu faiz oranı yerine krediye fiilen uygulanan akdi faize sözleşmede kararlaştırılan artırım oranı uygulanarak hatalı tespit ve hesaplama hükme esas alınarak davacı şirket alacağının eksik hesaplandığını, Mahkemece itirazlar doğrultusunda hesaplama yaptırılmayarak davacının ıslah yoluna başvuru hakkının ortadan kaldırıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalılar aleyhine İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, işbu takip sebebi olarak davacı ile dava dışı şirket ... .... Ltd. Şti. ile akdedilen kredi sözleşmesi gösterildiğini, takibe konu kredi sözleşmesinin asıl borçlusu dava dışı ....Tic. Ltd. Şti. olduğunu, davalılar ..., ...ve ... kredi sözleşmesinin asıl borçlusu olan şirketin ortakları olduğunu, müteselsil kefiller olarak sözleşmeyi imzaladıklarını, borçlu şirket tarafından konkordato talep edildiğini, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ Esas sayılı dosyadan verilen █████/2018 tarihli geçici mühlet kararı ile komiser tayin edildiğini, şirket hakkında takip ve ihtiyati haciz işlemi yapılması tedbiren durdurulduğunu, █████/2018 tarihli duruşmada ise şirketin kesin mühlet talebinin kabul edildiğini, ardından dava dışı Şirketin konkordato projesi ve konkordato talebinin yerel mahkeme tarafından kabul edildiğini, istinaf ve temyiz incelemeleri sonucu yerel mahkeme tarafından kararın onandığını, dava dışı şirket tasdik edilen konkordato projesinde yer alan borçlarını düzenli olarak ödediğini, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyasının huzurdaki işbu dava dosyasının içinde yer aldığını, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişkinin giderilmeden karar verildiğini, konkordato tasdik kararının kefalet sözleşmesine etkisinin görmezden gelindiğini, bilindiği üzere, kefilin alacaklıya yapacağı ifa ile asıl borcun sona ermeyeceğini; söz konusu ifayla kefalet borcunun ortadan kalkacağını ve kefil alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olacağını, TBK md. 596, kefalet borcunu ödeyen kefalet borçlusu, alacaklıya halef olarak asıl borçluya karşı alacak hakkını ileri sürebileceğini, asıl borçlunun konkordato talep etmesi, mühlet kararı verilmesi ve yapılan yargılama sonucunda konkordato talebinin tasdik edilmesi durumunda; alacaklının kefile karşı haklarını tam olarak muhafaza edebilmesi için, öncelikle alacağını kaydettirmeli ve durumu kefile haber vermeli, alacak hakkını koruması için gerekeni örneğin, çekişmeli alacak için dava açılması yapması gerektiğini, örneğin, kefaletle temin edilen alacağı çekişmeli hale gelen alacaklı eğer İİK m.308/b uyarınca dava açmazsa alacağı koruma yükümlülüğünü ihlal etmiş olacağını ve kefilin durumunu kötüleştireceğini, bu ihlalin sonucu ise alacaklının kefilin uğradığı zararı miktarınca kefile başvuru hakkını kaybetmesi olduğunu, somut olayda, aslı borçlu ... Ltd. Şti. Konkordato yargılamasının yapıldığı İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ Esas sayılı dosyasında alacaklı ... A.Ş.'nin dolayısıyla alacağını temlik eden ... A.Ş.'nin alacağını reddettiğini, dolayısıyla alacağı çekişmeli hale gelen huzurdaki davanın davacısı İİK md. 308/b 'de yer alan çekişmeli alacak davası ikame etmediğini böylece huzurdaki davanın davalısı müvekkilleri zarara uğrattığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, huzurdaki itirazın iptali davasının konkordato tasdik kararı ve ödeme projesinde davacı ... A.Ş. için öngörülen miktar üzerinden görülmesi gerektiğini, bankanın hesap katetmesinin hukuka ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, davacı tarafın alacağı temlik aldığı ... A.Ş. █████/2019 tarihinde İİK md. 296 amir hükmüne aykırı bir şekilde asıl borçlunun hesabını kat ettiğini, kefalet borcunun, fer’i bir borç ilişkisi doğurduğunu: kefalet sözleşmesi, kefil tarafından güvence altına alınan asıl bir borcun varlığını gerektirdiğini ve bu borcun, asıl borca bağlı hüküm doğurduğunu, buna göre, asıl borcun sona ermesi durumunda kefalet borcunun da sona ereceğini, TBK m 131,I asıl borcun kısmen sona erdiği takdirde, kefilin sorumluluktan kurtulmasının da kısmen gerçekleşeceğini, kefalet sözleşmesinin fer’i özelliği sebebiyle, kefaletin varlığı, devamı ve sona ermesinin de asıl borca bağlı olduğunu, bu sebeple kefalet borcu, asıl borç miktarıyla sınırlıdır ve kefile asıl borçtan fazla bir sorumluluk yüklenemeyeceğini; yine alacak asıl borçluya karşı muaccel olmadan kefile karşı da muaccel olmayacağını, konkordato alacaklısının, asıl borçluya mühlet verilmesi üzerine kefile karşı takip yapabilmesi için borcun muaccel olması gerektiğini; çünkü konkordato mühleti verilmesi borcu kendiliğinden muaccel hale getirmeyeceğini, bilindiği üzere, konkordato koşulları kamu düzenine ilişkin nitelikte olduğundan, mahkemelerin bunları resen inceleme ve değerlendirme yetki ve görevleri olduğu gibi taraflarca yargılamanın her aşamasında dile getirilmesinin mümkün olduğunu, somut olayda, dava konusu alacağı temlik eden ... A.Ş.'nin hesap kat işleminin yasaya aykırı olduğunu, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarında "Banka'nın hesabı kat etme yetkisinin bulunduğu" tespitinin eksik ve hatalı olduğunu, iddia ve savunmaların genişletilmesi yasağının ihlal edildiğini, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan ön raporda, "Belgelerin gönderilmesi beklenmiş ancak gönderilmediğinden Alacaklı'nın bir alacağının bulunduğu tespit edilememiştir" şeklinde tespitte bulunulduğunu, diğer bir deyişle davacı taraflar süresi içinde dosyaya herhangi bir bilgi belge sunmadığını, süresi geçtikten çok sonra bilirkişi raporu hazırlanmakta iken dosyaya bilgi belge sunduklarını, taraflarca getirilme ilkesi ihlal edildiğini, bilirkişi kök ve ek raporlarında, temerrüt faizi olarak akdi faiz oranının yüzde 100 fazlası olan %34 oranının kabul edildiğinin belirtildiğini, istinaf başvurusuna konu hükme esas alınan, █████/2023 tarihli dosyadan en son aldırılan bilirkişi raporunda ise bu oran %50 olarak tespit edildiğini, tüm bu tespitlerin hukuka aykırı olduğunu, hukuk yargılamasında taraflarca getirilme ilkesinin hakim olduğunu, kamu düzeninden olmayan ve emredici hükümlerin dışında kalan alanlarda mahkeme ve bilirkişiler tarafların iddia, talep ve delilleri ile bağlı olduğunu, istikrar kazanan Yargıtay kararlarında "Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Tebliğleri gereğince, bankalar uygulayacakları azami faiz oranlarını serbestçe tespit ederek, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na bildirmek zorundadırlar. Bildirilen bu oranlar bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranlar olup, fiilen uyguladıkları oranlar ile farklılık gösterebilmektedir." şeklinde hüküm kurulduğunu, davacı tarafın dosyaya temerrüt faizinin belirlenmesi için hukuken geçerli herhangi bir bilgi ya da belge sunmadığı dikkate alındığında, mahkemece temerrüt faizini akdi faizin yüzde 100 fazlası olarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça süresi içinde hukuka uygun olarak ileri sürülmeyen bir talebi mahkemenin kabul ettiğini ve buna göre hüküm kurduğunu, mükerrer ödemenin söz konusu olduğunu, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyasına sunulan kayyım raporlarından görülebileceği üzere dava dışı asıl borçlu şirket tasdik edilen konkordato ödeme planı kapsamında aylık ödemelerini düzenli yaptığını, ... A.Ş.'ye yapılan ödemelerin de kayyım raporları incelendiğinde görülebileceğini, Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; temlik eden banka ile dava dışı asıl borçlu .... Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen, davalıların müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, kararın sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Mahkemece, davacı tarafın dava dilekçesinde davalı olarak gösterdiği tüm kişiler hakkında ileri sürdüğü talepleri ile ilgili olumlu/olumsuz bir karar verilmemesi, talep sonucunun karşılanmaması açık bir kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, istinaf aşamasında re’sen nazara alınması gerekmektedir.Somut uyuşmazlıkta temlik eden banka ile dava dışı asıl borçlu .... Tic. Ltd. Şti. Arasında █████/2013 tarihli 350.000,00 TL limitli, █████/2014 tarihli 500.000,00 TL limitli, █████/2017 tarihli 1.500.000,00 TL limitli, █████/2016 tarihli 100.000,00 USD limitli genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, davalıların bu sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzaladıkları, genel kredi sözleşmeleri kapsamında banka tarafından dava dışı şirkete taksitli ticari kredi ve BCH kredisi kullandırdığı, Beşiktaş 3. Noterliği'nin █████/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi için oluşan mali ve hukuki riskler gözetilerek mezkur kredi sözleşmelerinin ilgili maddeleri gereğince tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya dair hakları saklı tutulmak kaydıyla █████/2019 tarihi itibariyle hesabın kat edildiği, dava dışı asıl borçlu şirketin █████/2018 tarihinde konkordato talebinde bulunmasından sonra kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, alacağın ödenmemesi üzerine temlik eden banka tarafından davalı kefiller aleyhine İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında ilamsız icra takip yolu ile icra takibi başlattığı, davalılar tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve iş bu davanın açıldığı, dava dışı asıl borçlu şirket tarafından İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ██████████ esas ve ████████ karar sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunduğu, Mahkemece █████/2018 tarihli ara kararı ile şirket lehine İİK'nin 287. maddesi uyarınca █████/2018 tarihinden başlamak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve komiser heyeti görevlendirildiği, █████/2018 tarihinde ise 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, sonraki tarihlerde kesin mühlet kararının █████/2020 tarihine kadar uzatıldığı ve █████/2020 tarihli kararı ile konkordato talebinin kabulüne ve projenin tasdikine karar verildiği, kararın itiraz eden alacaklar tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin █████/2021 tarih, ████████ esas ve ████████karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davalılar tarafından yukarıda belirtilen istinaf sebepleri icra takibine itiraz dilekçesi, aşamalardaki beyan dilekçeleri, bilirkişi raporlarına itiraz dilekçeleri ile ileri sürülmesine rağmen Mahkemece gerekçeli kararda bu hususlarda değerlendirme yapılmadığı, banka tarafından Beşiktaş 3. Noterliği'nin █████/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi için oluşan mali ve hukuki riskler gözetilerek mezkur kredi sözleşmelerinin ilgili maddeleri gereğince tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya dair hakları saklı tutulmak kaydıyla █████/2019 tarihi itibariyle hesabın kat edildiğinin belirtildiği, dava dilekçesinde dava dışı asıl borçlunun kredi borcunu ödememesi sebebiyle ihtarname gönderildiğinin belirtildiği, ancak ihtarnamede hesabın kat edilmesinin sebebi olarak borcun ödenmemesinin gösterilmediği, aşamalardaki beyan dilekçelerinde ise taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin 33.2 maddesinde "müşteri, işbu sözleşmeden doğmuş olan borçların ifasında, kredi vade ve türlerine bakılmaksızın özellikle kredi anapara, dönem faizi ve teferruatını vadesinde ödemediği takdirde hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın borçlarının tamamının muaccel olacağını ve muacceliyetini takip eden günden itibaren temerrüde düşmüş sayılacağını,..." maddesine dayalı olarak alacağın muaccel olduğunun ileri sürüldüğü, ancak Mahkemece genel kredi sözleşmelerinin tüm hükümleri, dosyada ileri sürülen iddia ve savunmalar ve dava dışı asıl borçlunun konkordato başvuru ve geçici mühlet tarihine kadar ödenmemiş kredi borcunun bulunup bulunmadığına ilişkin inceleme yaptırılmak suretiyle alacağın muaccel olup olmadığının, kat tarihi itibariyle temerrüte düşülüp düşülmediğinin tespit edilmediği, konkordato dosyası celbedilerek TBK'nın 586 maddesi ve İİK'nın 303/1-2 maddesindeki "Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder. Konkordatoya muvafakat eden alacaklı da kendi haklarını, borçtan birlikte sorumlu olan kişilere ödeme mukabilinde devir teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en az on gün önce haber vermek şartıyla bu hükümden yararlanır." hükmüne göre kefillere başvuru koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmediği, konkordato dosyasının dahi celbedilmediği, davalıların kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olmasına ve bu kefillere başvuru şartlarının TBK'nın 586 maddesinde düzenlenmesine rağmen bu maddeye göre değerlendirme yapılmadığı, hangi gerekçe ile adi kefalete ilişkin TBK'nın 585 maddesine göre değerlendirme yapıldığının açıklanmadığı, dosyada aynı bilirkişinde bir kök, iki ek rapor ve farklı bir bilirkişiden bir kök rapor alındığı, ilk bilirkişiden alınan raporlar ile ikinci bilirkişiden alınan raporlar arasında uygulanan akdi ve temerrüt faizi oranlarına ilişkin farklılık bulunduğu, genel kredi sözleşmesinin temerrüt ile ilgili 33.2 maddesinin “....Banka'nın temerrüt tarihindeki kısa, orta ve uzun vadeli ticari kredilerden cari kredi faiz oranı en yüksek olanının % 100 (yüzde yüz) fazlası nispetinde bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi uygulanmasını...” hükmünü içerdiği, davacının ticari kredilere fiilen uygulanan en yüksek faiz oranları yerine Merkez Bankasına bildirilen faiz oranlarını bildirdiği, bu sebeple ilk bilirkişi tarafından taksitli ticari kredi yönünden krediye uygulanan % 17 akdi faiz oranı dikkate alınarak temerrüt faiz oranının %34 olarak tespit edildiği, BCH kredileri için ise akdi faiz oranı bildirilmediğinden bu krediye de aynı temerrüt faiz oranının uygulandığı ve sonuca gidildiği, ikinci bilirkişi raporunda ise bankanın ticari kredilere uyguladığı akdi faiz oranının % 25 olduğunun tespit edildiği ve temerrüt faiz oranının % 50 olarak tespit edilip sonuca gidildiği, ancak ikinci bilirkişi raporunda bankanın ticari kredilere uyguladığı akdi faiz oranının % 25 olduğunun ne şekilde belirlendiğinin açıklanmadığı, buna ilişkin bir verinin dosyada görülemediği, Mahkemece bankanın temerrüt tarihinde kısa, orta ve uzun vadeli ticari kredilerden cari kredi faiz oranlarına ilişkin bilgi almadığı gibi bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmesine rağmen bilirkişiler tarafından yerinde inceleme yapılmadan eksik belge ve bilgilere dayalı olarak hesaplama yapıldığı, Mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünde rapor alınmadığı gibi bu çelişkinin ne şekilde giderildiğinin ve en son alınan bilirkişi raporuna hangi gerekçe ile itibar edildiğinin açıklanmadığı, yine davalılar tarafından konkordato dosyasında ödemeler yapıldığı savunulmasına rağmen temlik eden banka kayıtları, davacı kayıtları, dava dışı şirketin ticari defter ve banka kayıtları ile konkordato dosyası yerinde ve tüm dosya kapsamı incelettirilmek suretiyle ödemelerin denetlenmediği ve icra takibinden sonra dava tarihinden önce ödeme bulunması halinde TBK 100 maddesi hükümlerine göre hesaplama yaptırılıp davalıların borçlu olduğu asıl alacak ve fer'ilerine ilişkin miktarın tespit edilmediği, İİK. 296 maddesindeki hükmünün kefiller tarafından ileri sürülüp sürülmeyeceği hususunun değerlendirilmediği anlaşılmakla eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmemesi isabetli olmamış, davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.Sonuç itibariyle; davalıların istinaf başvurularının yukarıda açıklanan sebeplerle kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalının sair istinaf sebepleri ile davacının istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, dosyanın yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile;İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ███████ Esas-████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Davacının istinaf sebeplerinin, davalının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,4-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran taraflara iadesine,5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.