Anahtar kelimeler: Meskeniyet Mesken Konutu Konulu Haczin Şerhinin Haczedilen Kıymet Anadolu Borçlunun

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; haczedilen taşınmazın mesken niteliğinde olduğu taşınmaz üzerinde aile konutu şerhinin bulunduğunu, İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ███████ Esas sayılı dosya üzerinde meskeniyet konulu dava açıldığını beyan ederek haczin kaldırılması ve kıymet takdirine itirazlarının kabulünü talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, meskeniyet şikayetinin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, 103 davetiyesinin 18.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği şikayetin 18.05.2023 de yapıldığı görülmekle 7 günlük süreden sonra yapıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına şikayetin süre aşımından reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkeme kararlarında hükmün nasıl oluşturulacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde detaylıca açıklanmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesine göre “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur.”Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - ███████-778 E, ████████ K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı).İİK'nın 355/1. maddesinde istinaf incelemesinin “istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesinin kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re’sen gözeteceği hüküm altına alınmış,İstinaf incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi kararın neleri içereceği ve hükmün nasıl oluşturulacağı (HMK'nın 297. maddesine koşut şekilde) Yasa’nın 359. maddesinde düzenlenmiş ve özellikle 2. fıkrada“Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmüne yer verilmiştir.HMK'nın 359/2. maddesinde amaçlanan, özellikle infaza esas alınacak hüküm sonucunun şüphe ve tereddüd uyandırmayacak şekilde oluşturulmasıdır.Somut uyuşmazlıkta, borçlunun kıymet takdirine itirazı hakkında İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirme yapılmamış ve olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Meskeniyet şikayeti hakkında ise İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ███████ Esas sayılı dosya üzerinde meskeniyet konulu dava açıldığını beyan ettiği görülmekle derdestlik ya da kesin hüküm hususlarının değerlendirilmediği anlaşılmıştır.O halde, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş, borçlunun anılan itiraz ve şikayeti hakkında değerlendirme yaparak tüm talepleri hakkında yukarıdaki açıklamalar ışığında, HMK'nın 297. maddesine uygun karar vermektir.SONUÇ;Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 11.09.2025 tarih ve ███████ 84... /2292 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 371/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlunun esasa yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, dosyanın HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.