Anahtar kelimeler: Bam Cismani Esaskarar Başkan Açılmadan Yazim Katip Bursa Ölüm Üye

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A...HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...BAŞKAN
:...ÜYE
: ...ÜYE
: ...KATİP
: ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: B... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ...KARAR NO
: 2...KARAR TARİHİ
: █████/2022İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2022 DavacılarDAVACILAR
: 1-...VEKİLİ
: Av...DAVALILAR
: 1-...VEKİLİ
: Av. ...DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )B.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan sürücü ... ...’in sevk ve idaresindeki ... Tur Taşımacılık Turizm Oto Bilg. Elek. San. Tic.’nin maliki olduğu ... plakalı 2015 model ... Marka servis otobüsü ile müvekkilinin 6 yaşındaki oğlunun yaralandığı trafik kazasının meydana geldiğini, davalılardan ... ... bilirkişi kaza tespit raporundan da anlaşılacağı üzere ... ili ... İlçesi ... Mh. 2. Akvaryum sokak istikametinde seyir halindeyken 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52.nci maddesinin A-B bendindeki kurallarını ihlal ederek müvekkili-davacının oğlunun yaralanmasına sebebiyet vermiş olduğunu, iş bu konu ile ilgili davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuruyu davalının taleplerini reddetmesi sonucu olumsuz sonuçlanmış olduğunu, kazaya sebep olan 1... Plakalı araç ... Sigorta Şirketi’ne zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ve kasko poliçesi ile sigorta ettirilmiş olduğundan, poliçelerdeki limit dahilinde tazminatlardan sorumlu olmak üzere davalıyı gösterilmiş olduğunu, müvekkili mağdur küçüğün ve ailesinin bahse konu trafik kazası nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların davalılar tarafından söz konusu kanun hükmü gereği tazmin edilmesini sağlamak amacıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile Beşir Kardoğan için 500,00-TL maddi ve 25.000,00-TL manevi tazminat müvekkil Rındi Kardoğan için 25.000,00-TL manevi tazminat müvekkil İzzet Kardoğan için 25.000,00-TL manevi tazminat, olmak üzere toplam 75.500,00-TL tazminatın kaza tarihi olan 23.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelişinde, kusur açısından itirazlarının olduğunu ve kusur oranına ilişkin inceleme yapılmasını talep ettiklerini, davalı müvekkili sürücü ... ...; kaza sırasında son derece yavaş seyir ederken davacı Beşir Kardoğan'ın kontrolsüz bir şekilde aniden yola çıkması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, davalı sürücü kazanın meydana gelmesine kadar geçen süreçte elinden gelen tüm çabayı sarf ederek kazanın meydana gelmemesi adına yoğun uğraş göstermiş olduğunu, davalı sürücünün tüm çabasına rağmen davacının tedbirsiz ve kontrolsüz bir şekilde yola çıkması kazanın meydana gelmesine sebep olduğunu, kazaya dair düzenlenen tutanaklarda da görülen, mağdur aracın sol arka tarafına çarptığını, mağdurun yol kenarında arkadaşlarıyla top oynarken topun yola kaçması sonrasında birden yola fırladığını, bu sırada geçişini büyük ölçüde tamamlayan davalı müvekkilin kullandığı aracı fark etmeyerek sol arka tarafa çarptığının ortada olduğunu, belirtmeye çalıştıkları bu kazada davacıların tamamen kusurlu olduklarını dile getirerek davanın reddini talep etmişlerdir.Mahkemece; davalı sürücünün kazanın oluşumunda kusurlu olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkilinin yaşı itibariyle kazanın oluşumunda kendisine kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, yaşı itibariyle trafik kurallarını ayırt edecek konumda olmadığını, kazanın oluşumu şeklinin kazanın davalı sürücünün beyan ettiği şekilde kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davalı sürücünün şehir içi yolda yola aniden bir yayanın çıkabileceği ihtimali ile hızının düşük olması gerektiği halde davalının aşırı hız ve dikkatsizliği nedeniyle kazaya sebebiyet verdiğini, ceza dosyasında bilirkişilerden alınan raporlarda davalının kusurlu olduğunun kabul edildiğini, ATK raporunda kazanın müvekkilinin davalı araca çarpması olarak kabul edildiğini ancak kazanın oluşum şekline bunun mümkün olmadığını, müvekkilinin karşıdan karşıya geçtiği hususunun soyut iddiadan ibaret olduğunu, davalı sürücünün beyanına göre müvekkilinin aracı görmesine rağmen araca doğru koştuğu sonucunu çıktığını ve bunun hayatın olağan akışana aykırı olduğunu, ayrıca davalı sürücünün park halindeki arabanın arkasında müvekkilinin fırladığını iddia etmiş ise de olaydan sonra olay yerine gelen müvekkilin annesinin park halinde araba olmadığını beyan ettiğini, tüm bu hususlar dikkate alındığında davalı sürücünün beyanına göre kazanın meydana geldiği kabul edilerek kusur değerlendirmesi yapılmasının hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusuru bulunup bulunmadığı hususudur.Davacılar vekili, kazanın oluşum şeklinin davalı sürücünün tek taraflı ve yanlı beyanına göre kabul edilip kusur değerlendirmesi yapılması ile buna göre kazanın oluşumunda tüm kusurun müvekkiline yükletilmesinin hatalı olduğunu beyanla istinaf isteminde bulunmuştur.Davalı sanık hakkında ... 8.Asliye Ceza Mahkemesinin... karar sayılı dosyasında dosyamız davacıya karşı taksirle yaralama suçunu işlediğinden bahisle TCK 89/2 maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.6098 sayılı TBK 74 maddesi gereği hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hukuk hakimi ancak ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz .5271 sayılı CMK 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmiş mahkumiyet niteliğinde değildir.Olaydan sonra davacının, davalı araç ile tedavisinin yapılması için hastaneye götürüldüğünden kaza tespit tutanağının tanzim edilmediği anlaşılmıştır.Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden alınan raporda davalının kavşağa yaklaşırken aracın hızını yol durumuna göre ayarlamadığından dolayı tali, davacı Beşir'in ise taşıt yolunda geçiş kurallarına aykırı hareket ettiğinden dolayı asli kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Asliye Ceza Mahkemesinin yargılaması sırasında trafik bilirkişisinden alınan raporda da aynı şekilde kusur değerlendirmesi yapıldığı ve kazanın oluşumunda davalı sürücünün tali, davacı çocuğun ise asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.İlk derece Mahkemesinin yargılaması sırasında keşif sonrası trafik bilirkişisinden alınan rapor da soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden alınan rapor ve ceza yargılamasında trafik bilirkişiden alınan rapordaki ile aynı şekilde değerlendirme yapıldığı ve davacının taşıt yolundan geçme kurallarına aykırı hareket etmesi nedeniyle % 75 oranında asli, davalının ise kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmak kuralına aykırı hareket etmesi nedeniyle % 25 oranında tali kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmekle taraf vekillerinin kusur raporuna itiraz etmeleri üzerine ATK dan rapor alınmasına karar verildiği görülmüştür. ATK dan alınan raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusuru bulunmadığı , kazanın meydana gelmesine davacı çocuğun taşıt yolunu yeteri kadar kontrol etmeden yola giriş yapması şeklindeki davranışının etken olduğunun bildirildiği görülmekle trafik bilirkişilerinden alınan rapor ile ATK raporundaki kusur değerlendirmesi arasında çelişki oluşması nedeniyle mahkeme tarafından çelişkinin giderilmesi için Karayolları Fen Heyetinden üçlü bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup üçlü bilirkişiden alınan raporda da ATK ile aynı şekilde kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmakla raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan raporun bilimsel verilere uygun ve kazanın oluşumu ile uyumlu olması nedeniyle hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin kusura ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacılar tarafından yatırılması gereken 427,60.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 346,9.-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda davacı Beşir Kardoğan için maddi tazminat yönünden 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık ve manevi tazminat yönünden 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.Başkan......Üye......Üye......Katip...