Anahtar kelimeler: Malımera Otlakiyesi Ölçümlü Ergani Kadimden Halkının İfraz Yüz Hayvan Orta

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ergani 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Dava; kadastro öncesi nedene dayalı mera sınırlandırmasının iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro sonucunda; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki 353 parsel sayılı dava konusu taşınmazın kadimden beri ... köyü halkının hayvan otlakiyesi olarak kullanılması sebebiyle 137.600 metrekare yüz ölçümlü mera vasfıyla sınırlandırıldığı, sınırlandırmanın 5304 sayılı Kanun'un 12. maddesine istinaden 11.07.2005 tarihinde kesinleştiği, 11.08.2005 tarihli ve 1448 yevmiye sayılı işlem ile kamu orta malı-mera özel siciline kaydedildiği, taşınmazın 2005 yılında ... Belediyesinin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kapsamına alındığı, ifraz işlemleri sonucunda ... Mahallesinde 38.120,04 metrekare yüz ölçümlü mera vasıflı 2 80... parsel sayısını aldığı anlaşılmaktadır.Davacı; dava konusu kök 353 parsel sayılı taşınmazın tahminen 30.000 metrekarelik bölümünü kadastro tespit tarihinden 30 yıl öncesinde imar-ihya ederek bağ ve tarım arazisi haline getirdiğini, dava tarihine kadar davasız, aralıksız ve malik sıfatıyla bağ ve tarla olarak kullandığını, taşınmazın mera olmadığını belirterek mera sınırlandırmasının iptali ile adına tescilini istemiştir.Davalı Hazine; hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazın mera niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... Belediyesi; dava konusu parselin 2005 yılında imar planı kapsamına girdiğini, imar tarihine kadar davacının zilyetliğinin 20 yılı bulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... Belediyesi, davanın husumetten reddini savunmuştur.Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.05.2017 tarihli kararıyla; dava konusu alandaki kadastro çalışmalarının kesinleştiği 03.10.1980 tarihinden dava tarihine kadar on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2018 tarihli kararıyla; dava konusu kök 353 sayılı mera parselinin kadastro tutanağının 11.07.2005 tarihinde kesinleştiği, dava tarihine kadar hak düşürücü sürenin geçmediği, Mahkemece usulüne uygun mera araştırması yapılmadığı, mera tahsis kararlarının araştırılmadığı, ziraatçi bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, imar durumunun sorulmadığı, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun Geçici 3/1-2. fıkralarının uygulanma durumunun değerlendirilmediği gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Ergani 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının aksine bilirkişi raporlarına istinaden geçmiş tarihli hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazlar üzerinde tarım yapılmadığı, imar-ihyaya konu edilmediği, taşınmaz mera özelliğini yitirmiş ve imar planına dahil edilmiş olsa bile iktisaba yeterli zilyetlik süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 1953, 19 75... tarihli hava fotoğraflarında dava konusu kısımların hiçbirinde tarımsal faaliyet yapılmadığı, imar-ihya edilmedikleri, 2000 tarihli hava fotoğrafında (B)-(C)-(D) harfli kısımların ekili dikili olmadıkları, tarım yapılmadığı, imar-ihya edilmediği, (A)-(E) harfli kısımlarda ise 2000 yılı itibariyle zilyetliğin başladığının tespit edildiği, ziraat mühendisi bilirkişi raporunda da tüm bölümlerde 20 yıllık tarımsal faaliyet yapılmadığının bildirildiği, bilirkişi raporları karşısında mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilmediği, dava tarihine kadar imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap şartlarının oluşmadığı, bilirkişi raporlarının hükme elverişli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.