Anahtar kelimeler: Kaim Tapunun Karşiyaka Karşıyaka Yazim Eser İli İlçesi Mahallesinde İzmir

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2024
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAİRE KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM
:
Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; ...ili ... ilçesi.... mahallesinde kaim ve tapunun ...Ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde dava dışı arsa sahipleri ..., ... ve ... ile İzmir 30. Noterliğinin 01.07.2016 tarih ve 18744 yevmiyeli düzenleme şeklinde Satış Vaadini Havi Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre müteahhit sıfatı davacı ile davalı şirket birlikte sahip olduğunu, sözleşmenin düzenlenmesinin ardından gerekli masraflar ve izin, belge gibi işlemleri müvekkilinin takip ettiğini ve masrafları tek başına yaptığını ancak inşaat işlemlerine davalının yalnız olarak başladığını ve müvekkilinin müteahhitlik yapmasına izin vermediğini, Karşıyaka 3. Noterliğinin 03.01.2018 tarihli ve 00240 yevmiyeli numaralı ihtarnamesi ile; sözleşme gereği, 2.000,00 TL Kentsel dönüşüm bedeli, 6.000,00 TL yıkım bedeli, 7.000,00TL proje çizim bedeli (5.000,00 + 2.000,00) 3.500,00 TL Emlakçı Komisyon Belgesi 3.500,00 TL Emlakçı Komisyon bedeli, 1.845,33 TL Çiğli Belediyesi Çevre Temiz. Vergisi, 157,51 TL Çiğli Belediyesi Bina Vergisi, 170,00 TL Çiğli Belediyesi Yıkım bedeli,1.100,00 TL Noter işlem Bedeli , 401,99 TL Noter İşlem Bedeli, 421,59 TL Noter İşlem Bedeli, 950,00 TL Harita Tekn. Ücreti, 750,00 TL Harita Tekn. Ücreti, 36,00 TL Tapu masrafı, 22,80 TL tapu harç, 150,00 TL müracaat tetkik harcı, 450,00 TL Mühendis işlem Bedeli (.... Hnm) 250,00 TL Bina yıkım izin ücreti, olmak üzere toplamda 28.705,22 TL masrafının bulunduğunun davalıya bildirildiğini, yapılan masraflar yanında müvekkilinin ticari kazancının bulunduğunu, ticari itibar kayıplarının olduğunun da ihtar ile bildirildiğini, ancak davalı tarafça geri dönüş olmadığını, davalı tarafça, inşaata girilmelerinin engellendiği ve birlikte inşaat yapılmış olsaydı, müteahhit olarak müvekkilinin kazanç sağlayacağını ancak müvekkilinin bu kazançtan mahrum olduğunu ileri sürerek masraflarının belirli olmasına rağmen, müteahhitlik yapmalarına izin verilmemesi ile, sözleşmeden ve inşaat işinden doğan ticari kazançları ile yaşanan olay ile oluşan ticari itibar kaybı neticesinde meydana gelen zararlarının tespiti ile alacaklarının belirlenerek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla arttırmak üzere ve şimdilik 5.000,00 TL ticari kazanç kaybının ve 28.705,22-TL masrafın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
YANIT
:
Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, müvekkili ile davacının ... ili ... İlçesi ... Mah. kain ve tapunun .... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde taşınmaz malikleri dava dışı ..., .... ve ... ile İzmir 30. Noterliğinin 01.07.2016 tarih ve 18744 Yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadini havi Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzaladığını, sözleşmede tarafların birlikte yüklenici- müteahhit olarak yer aldıklarını, tarafların sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte gerekli işlemlere başladığı ve inşaatın yapılması için gerekli tüm işlemler birlikte takip ettiklerini. İşlemler devam ederken davacının müvekkili şirket yetkililerine haricen inşaatın yapımı konusunda yeterli nakdi sermayesinin bulunmadığını, inşaatın yapımı için kaynak bulamadığını söylediğini ve müvekkil şirketin de davacının kaynak bulmasını beklediğini ancak davacının gerekli kaynağı bulamaması sebebiyle sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmek ve inşaatı süresinde bitirerek temerrüde düşmemek için inşaatın yapımına başlamak suretiyle sözleşmeye devam ettiklerini, sözleşmenin işin süresi başlıklı 7.maddesinde inşaatın süresi "İnşaat ruhsatı işbu sözleşmeden itibaren 5 ay içerisinde alınacaktır. beş ay içerisinde alınmadığı takdirde arsa sahibinin işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih hakkı vardır. inşaat ruhsatından sonra (10) aydır." diye belirlendiğini, müvekkilinin sözleşmedeki süre içerisinde inşaatı tamamlayarak teslim edip cezai şart ödememek için inşaatın yapımına devam ettiğini, müvekkilinin bu şekilde hareket etmesinin davacının da menfaatine olup davacıyı da sözleşmeye aykırı hareket etmekten koruduğunu, davacı tarafından maddi kaynak bulma sıkıntısı giderilemediğini ve inşaatın mevcut durumda tamamen müvekkil tarafından yaptırıldığını, davacı tarafından bu hususun bilindiğini müvekkilinin davacının müteaahitlik yapmasına engel olmasının söz konusu olmadığını, davacının kendi isteği ve maddi olarak kaynak bulamaması sebebiyle inşaata dahil olmadığını, müvekkili şirketin sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasının da kabulü mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin gereğinin yerine getiriliyor olması sözleşmeye aykırılık değil sözleşmenin gereğinin yerine getirilmesinin gösterdiğini, Müvekkili şirketin inşaata davacı tarafından gönderilen ihtar döneminde başlamadığını, inşaat sözleşme gereğince süresinde başlandığını ve inşaat tamamlanma aşamasına geldiğini, sözleşmeye konu inşaat dava tarihi itibariyle son aşamada olup bitmek üzere olduğunu, davacı tarafından iddia edildiği gibi inşaata dahil olup müteaahitlik yapmak istemesine dair herhangi bir talebi olunmadığını, müvekkiline bu konuda yazılı veya sözlü olarak bir talepte bulunulmadığını, aksine inşaatın yapımı için maddi imkanının veya kaynak bulmasının mümkün olmadığını beyan ettiğini, müvekkili tarafından inşaat bitirme aşamasına geldikten sonra davacı tarafından ihtar gönderilmesi ve işbu davanın açılması kötüniyetli olduğunu, inşaat süresi boyunca hiçbir talebi olmayan davacı inşaat bitme aşamasına geldiğinde kazanç kaybını talep etmesinin reddinin gerektiğini, davacı tarafça ödediği belirtilen belgelerin Müvekkiline ibraz edilmediğini, müvekkili tarafından tekrar davacı ile irtibata geçilip, belgelerin ibrazı karşılığında ödeme yapılacağı tarafına bildirildiğini ancak davacı tarafından yine herhangi bir belge ibraz edilmeyerek bu davanın açıldığını savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BAM 4.HUKUK DAİRESİNİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... tarafından dava dosyasında delil olarak sunulan -17.853,89.-TL tutarındaki belgeli ve -10.851,33.- TL tutarındaki belgesiz olmak üzere toplam - 28.705,22-TL harcama yapıldığının tespit edildiği, bu harcamaların ve davalı ... Ltd defter ve kayıtlarında yer alamadığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu inşaatın başlangıcında yapılması gereken harcamaların davalı ... Ltd tarafından yapılmış olduğunu gösteren kayıtlara davalı defterlerinde rastlanamadığı dosya içine alınan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi raporuyla da hesap edildiği üzere, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davacı tarafından sözleşmenin konusu olan inşaatın yapımı için sözleşmenin devam edeceği inancı ile belgeli ve belgesiz olarak toplamda -28.705,22-TL harcama yapıldığı tespit edilmiş olup, davacının kazanç kaybına uğradığı iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla bu talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
BAM 4.HUKUK DAİRESİNİN ████████ ESAS ████████ KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI: İlk derece mahkemesi'nce uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin (..adi ortaklığın varsa defterinin, hesabının taraflardan istenilmemesi, ortaklığın süresi ve sona ermesi ile ilgili gerekirse tanıkların dinlenmemesi, inşaatın yapımına yönelik adi ortaklığa ilişkin 6098 Sayılı TBK'nun 642 ve devamı maddelerine uygun rapor alınmamış olması, aşamalı tasfiye usulünün uygulanmaması ...) toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin █████/2018 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı vekilinin ve davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine gerek ve yer olmadığına karar verilmiştir.
BAM 4.HUKUK DAİRESİNİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6098 Sayılı TBK'nun 620, 818 Sayılı BK'nun 520. maddesi gereğince adi ortaklık yazılı bir şekil şartına tabi değildir. Davacı ve davalı arasında, dava dışı arsa sahipleri ile İzmir 30.Noterliği █████/2016 tarih,18744 yevmiye numarası ile düzenleme şeklinde satış vaadini havi kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması suretiyle, sözleşmede belirtilen 41621 ada,23 parsel sayılı taşınmaza bina yapmak hususunda adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu, nitekim bu hususun taraflarında kabulünde olduğu, davalı her ne kadar davacının mali durumu iyi olmadığından inşaatın yapılması işini yalnız yürüttüğünü davacının katkısı olmadığını savunmuş ise de, davacının ibraz ettiği bir kısım belgeler uyarınca inşaat yapımına başlanılabilmesi için gerekli olağan harcamaların davacı tarafından yapıldığı, bu durumda taraflar arasında anılan sözleşme kapsamında inşaatın yapılması için ilgili 6098 Sayılı TBK'nun 620 vd maddelerinde öngörülen şekilde adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu, davacının kat karşılığı inşaatın ifası için ilk başta yaptığı masrafların davalının adi ortaklığın devamına engel olduğunu ileri sürerek iadesini ve kazanç kaybını istemesinin adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsadığı,6098 Sayılı TBK'nun 642. maddesindeki tasfiye hükümlerinin uygulanması suretiyle çözümlenmesi gerektiği, █████/2021 tarihli celsede taraflara tasfiye memurunu anlaşarak belirlemeleri konusunda süre verildiği, tasfiye memuru üzerinde anlaşma sağlanamadığından tasfiye memurunun █████/2022 tarihli celsede resen atandığı ,adi ortaklığın feshi, tasfiyeye ilişkin hükümleri uyarınca tasfiye memurunca üç aşamada gerçekleştirilen tasfiye işlemleri sonucunda, inşaat mühendisi bilirkişi tarafından, 16.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen müteahhide bırakılan 2. ve 3. kat meskenlerin dava tarihi (█████/2018) itibariyle değerleri; 2'inci kat 3 nolu bağımsız bölümün 412.667-TL + 3'üncü kat 4 nolu bağımsız bölümün 397.383-TL =810.050,00.-TL olacağı, buna göre yapılan hesaplamada taşınmazların toplam değerinden tarafların belgelendirdikleri giderlerden sonra net kalan 574.222,34.-TL nin dava tarihi itibariyle taraf giderleri düşüldükten sonra ortaklıkta kalan tutar olacağı ,tarafların yapmış oldukları giderlere göre davacının hissesine düşen tutarın 69.895,02 TL olduğu tespit edildiğinden açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı ile davalı arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, 5.000,00 TL alacağın █████/2018 dava tarihinden, 64.895,02 TL alacağın ıslah tarihi █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 28.705,22 TL masraf alacağı bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
BAM 11.HUKUK DAİRESİNİN ████████ ESAS-█████████ KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI; Tasfiyeye esas değerin karar tarihine en yakın tarih olarak tespit olunması gerektiği, taraf tanıklarının hangi hususta dinletilmek istenildiğine dair taraflarca beyanda bulunulduktan sonra tanık dinletme talebinin değerlendirilmesi, tapu kayıtlarından dava konusu her iki bağımsız bölümün satışının gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve Karşıyaka 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasının akıbetinin araştırılarak, kesinleşme durumunun belirlenmesi suretiyle, bu tutarın taraflarca ödemesinin yapılmış olması halinde buna ilişkin belgelerin ibrazı yönünden taraflara kesin süre verilerek, verilen süre zarfında ödemenin gerçekleştiğinin anlaşılması halinde tasfiye memuruna dosyanın tevdii ile ek rapor alındıktan sonra karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar dikkate alınmadan hükme esas almaya elverişsiz raporda yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır...'gerekçesiyle belirtilen eksikliklerin giderilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.
BAM 11.HUKUK DAİRESİNİN ████████ ESAS-█████████ KARAR SAYILI KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ SON İLK DERECE MAHKEMESİ KARARINDA ÖZETİ: Kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve hakimin taktirine göre, dava dilekçesi ve 11.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile açılan davalarla ilgili olarak, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 5.000,00TL alacağın █████/2018 dava tarihinden 64.895,02 TL alacağın ıslah tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 28.705,22 TL masraf alacağı bakımından davanın reddine, dair karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN
:
Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
:
Davacı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;
-mahkeme son kararı ile 2018 yılında verdiği kararı ile çeliştiğini,
-28.705,22 TL masraf alacağını öncesinde kabul etmiş ancak son kararında masraf alacağının tasfiye giderleri içinde değerlendirildiğini kabul ettiğini,
- ticari kaybı içinde masraf alacakları mahsup edilmemesi gerektiğini ve inşaatların son reel değerlerine dikkat edilerek hükme elverişli bir hesaplama yapılmadığını,
-2018 tarihine ve 2020 tarihine göre hesaplama yapıldığını, satış tarihlerine göre taşınmaz değerleri tespit edilmediğini,
-davalı şirketin satış tarihi itibariyle elde ettiği değerin güncel fiyatı ile hesaplanması gerekirken, 2020 yılındaki değeri üzerinden hesaplama yapıldığını,
-Ticari kazanç miktarının hesaplanmadığı bilirkişi raporunda, inşaatın belirtilen özellikleri doğrultusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayınlanan Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ uyarınca hangi yapı grubu yapılardan olduğu değerlendirilip bilgi alınarak inşaatın değerinin hesaplatılması gerektiğini,
-dava dosyasına sunmuş olduğumu delil listesinde tanık deliline dayanmış bulunmuşsa da tanık delillerinin değerlendirilmediğini, belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava, dava dışı arsa sahipleri ile noterde yapılan kat karşılığı ve inşaat sözleşmesi uyarınca birlikte yüklenici olarak bina yapılmasına yönelik kurulan adi ortaklığın fesip ve tasfiyesi ile ortaklıktan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacı vekili, .... ili ....ilçesi .... mahallesinde kaim ve tapunun ... Ada.. parsel sayılı taşınmaz üzerinde dava dışı arsa sahipleri ..., ... ve ... ile İzmir 30. Noterliğinin 01.07.2016 tarih ve 18744 yevmiyeli düzenleme şeklinde Satış Vaadini Havi Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre müteahhit sıfatı davacı ile davalı şirket birlikte sahip olduğunu, sözleşmenin düzenlenmesinin ardından gerekli masraflar ve izin, belge gibi işlemleri müvekkilinin takip ettiğini ve masrafları tek başına yaptığını ancak inşaat işlemlerine davalının yalnız olarak başladığını ve davacının müteahhitlik yapmasına izin vermediğini, Karşıyaka 3. Noterliğinin 03.01.2018 tarihli ve 00240 yevmiyeli numaralı ihtarnamesi ile sözleşme gereği, 2.000,00 TL kentsel dönüşüm bedeli, 6.000,00 TL yıkım bedeli, 7.000,00TL proje çizim bedeli (5.000,00 + 2.000,00) 3.500,00 TL emlakçı komisyon belgesi 3.500,00 TL emlakçı komisyon bedeli, 1.845,33 TL Çiğli Belediyesi çevre temizlik vergisi, 157,51 TL Çiğli belediyesi bina vergisi, 170,00 TL Çiğli Belediyesi yıkım bedeli,1.100,00 TL noter işlem bedeli , 401,99 TL noter işlem bedeli, 421,59 TL noter işlem bedeli, 950,00 TL harita tekn. ücreti, 750,00 TL harita tekn. ücreti, 36,00 TL tapu masrafı, 22,80 TL tapu harç, 150,00 TL müracaat tetkik harcı, 450,00 TL mühendis işlem bedeli, 250,00 TL bina yıkım izin ücreti, olmak üzere toplamda 28.705,22 TL masrafının bulunduğunun davalıya bildirildiğini, yapılan masraflar yanında davacının ticari kazancının bulunduğunu, ticari itibar kayıplarının olduğunun da ihtar ile bildirildiğini, ancak davalı tarafça geri dönüş olmadığını, davalı tarafça, inşaata girilmelerinin engellendiği ve birlikte inşaat yapılmış olsaydı, müteahhit olarak davacının kazanç sağlayacağını ancak davacının bu kazançtan mahrum olduğunu ileri sürerek masraflarının belirli olmasına rağmen, müteahhitlik yapmalarına izin verilmemesi ile, sözleşmeden ve inşaat işinden doğan ticari kazançları ile yaşanan olay ile oluşan ticari itibar kaybı neticesinde meydana gelen zararlarının tespiti ile alacaklarının belirlenerek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla arttırmak üzere ve şimdilik 5.000,00TL ticari kazanç kaybının ve 28.705,22-TL masrafın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 11.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, ticari kazanç kaybı yönünden 5.000,00-TL lik talebini 69.895,02 TL'ye arttırmıştır.
Mahkemece; kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve hakimin taktirine göre: dava dilekçesi ve 11.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile açılan davalarla ilgili olarak:davanın kısmen kabul kısmen reddine, 5.000,00 TL alacağın █████/2018 dava tarihinden 64.895,02 TL alacağın ıslah tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 28.705,22 TL masraf alacağı bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Yerel Mahkemece taraf delillerinin toplanılarak İzmir BAM 4. Hukuk Dairesi'nin 17.02.2021 tarih ████████ E. - ████████ K. kaldırma kararı gereği TBK 620 vd, 642 , 644 maddeleri dikkate alınarak yerel mahkemece re'sen atanan tasfiye memuru ...'dan dava konusuna ilişkin üç aşamalı rapor alındığı, yine dava konusu taşınmazlara ilişkin dosyanın inşaat bilirkişisine tevdii edildiği, akabinde İzmir Bam 11. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı doğrultusunda bu kez tasfiyeye esas değerin karar tarihine en yakın tarih olarak tespit olunması gerekliliği dikkate alınarak tapu kayıtlarından dava konusu her iki bağımsız bölümün satışının gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve Karşıyaka 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasının akıbeti araştırılmış, Karşıyaka 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E.sayılı dosyasında belirlenen tutarın ödendiğine dair takip dosyasına konu olan ödemelere ilişkin belgelerin dilekçe ekinde sunulduğu ve ek rapor alındığı görülmüştür.
Hemen belirtmek gerekir ki; TBK'nın 620. maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır." 621. maddesinde "Her ortak, para, alacak veya başka bir mal ya da emek olarak, ortaklığa bir katılım payı koymakla yükümlüdür. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa katılım payları, ortaklığın amacının gerektirdiği önem ve nitelikte ve birbirine eşit olmak zorundadır. Bir ortağın katılım payı, bir şeyin kullandırılmasından oluşuyorsa kira sözleşmesindeki; bir şeyin mülkiyetinden oluşuyorsa satış sözleşmesindeki hasara, ayıptan ve zapttan sorumluluğa ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır." 622. maddesinde "Ortaklar, niteliği gereği ortaklığa ait olan bütün kazançları aralarında paylaşmakla yükümlüdürler." ve "Kazanç ve zarara katılma" başlıklı 623. maddesinde "Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir. Sözleşmede ortakların kazanç veya zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirleme, diğerindeki payı da ifade eder. Bir ortağın zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılacağına ilişkin anlaşma, ancak katılma payı olarak yalnızca emeğini koymuş olan ortak için geçerlidir." şeklinde düzenlemeler mevcuttur.
Adi ortaklığın tasfiyesi için mahkemece, öncelikle kurulduğu tarihten itibaren ortaklığın tüm muhasebesi ile ilgili defterler ve bu defterlerin dayanağı olan belge ve faturaların ibrazı sağlanmalı, dava dışı arsa sahipleri ile yapılan sözleşme hükümlerine göre yükleniciye bırakılan daire ve bağımsız bölümlerde ortakların eşit pay sahibi oldukları benimsenmeli, ortaklığa ait olan söz konusu bu bağımsız bölüm ve dairelerden, davacı ortak tarafından üçüncü kişilere satılan daire ve bağımsız bölümlerin, satış tarihleri itibariyle rayiç değerleri belirlenmeli, belirlenecek bu değerler ortaklığın aktifinde dikkate alınmalı, yönetici ortak olan davacıdan yapılan tüm iş ve harcamalara ve üçüncü kişilere yapılan bağımsız bölüm satışlarına ilişkin satış bedelleri ile, gerekli görülecek diğer hususlar konusunda hesap listesi istenilmeli, hesap listesinin verilmemesi halinde yönetici ortağın hesap vermekten kaçınmış sayılacağı kabul edilmeli, hesap listesinin verilmesi halinde ise, hesapta uyuşmazlık çıktığı takdirde taraflardan delilleri sorularak toplanmalı, bu şekilde belirlenen mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği yine taraflardan sorulmalı, taraflar tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmeli, taraflar tasfiye konusunda anlaşamadıkları takdirde ise, ortaklığa ait tüm gelir gider hesabı çıkarıldıktan, ortaklığın tüm aktif ve pasifi kesin olarak belirlendikten sonra konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla, verilen hesap listesinin, defter ve belgeler ile inşaata yapılan imalatlarla uyumlu olup olmadığı belirlenerek denetimi sağlanmalı, tasfiyeye esas değerin, karar tarihine en yakın tarih olacağı gözden uzak tutulmamalı, ortaklığın varsa üçüncü kişilere veya kurumlara olan borçları ortaklığın aktifinden mahsup edilmeli, ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslarla, ortaklık için yapmış oldukları masraflar ve vermiş oldukları sermaye iade edildikten sonra ortaklara paylaştırılması gereken miktar belirlenmeli, tasfiye bu şekilde gerçekleştirilmelidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; Davacı ve davalı arasında, dava dışı arsa sahipleri ile İzmir 30.Noterliği █████/2016 tarih,18744 yevmiye numarası ile düzenleme şeklinde satış vaadini havi kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması suretiyle sözleşmede belirtilen ... ada...parsel sayılı taşınmaza bina yapmak hususunda adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu, davalı tarafın davacının mali durumu iyi olmadığından inşaatın yapılması işini yalnız yürüttüğünü davacının katkısı olmadığını savunduğu , davacının ibraz ettiği bir kısım belgeler uyarınca inşaat yapımına başlanılabilmesi için gerekli olağan harcamaların davacı tarafından yapıldığı; Bu durumda, taraflar arasında anılan sözleşme kapsamında inşaatın yapılması için ile ilgili 6098 Sayılı TBK'nun 620 vd maddelerinde öngörülen şekilde adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu, davacının kat karşılığı inşaatın ifası için ilk başta yaptığı masrafların davalının adi ortaklığın devamına engel olduğunu ileri sürerek iadesini ve kazanç kaybını istemesinin adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6098 Sayılı TBK'nun 642. maddesindeki tasfiye hükümlerinin uygulanması suretiyle çözümlenmesi gerektiği, taraflar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile kurulduğu anlaşılan adi ortaklığa ilişkin sözleşme olmadığı, tasfiyesine yönelik bir anlaşma da olmadığı, taraflarca tasfiye memurunun anlaşarak belirlemelerinin istendiği tasfiye memuru seçiminde anlaşamadıklarının bildirildiği, mahkemece tasfiye memuru olarak atanan bilirkişi ....'dan 3'er aylık raporlar alındığı ve davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın İzmir Bam 11.Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih ve ████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı görülmüştür.
Kaldırma kararından sonra celbedilen Karşıyaka 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E.sayılı dosyası İzmir 13. İcra Müdürlüğünden █████████ E sayılı icra dosyası tapu kayıtları doğrultusunda inşaat bilirkişi ve tasfiye memurundan ek raporlar alınmıştır. Adi ortaklığa ait defter olmadığı, davalı ...…..Şti.’nin resmi defter kayıtları ve belgelerinin 18.04.2022 ve 16.05.2022 tarihli bilirkişi raporlarında incelendiği ,inşaat mühendisi bilirkişi .... tarafından düzenlenen 16.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu bağımsız bölümlerin davalının satış tarihleri itibariyle rayiç değerlerinin (█████/2020) değerlerinin; 3 nolu bağımsız bölümün 1.350.000-TL x 462,███████,01=403.445,07-TL olarak, 4 nolu bağımsız bölümün 1.300.000-TL x 464,███████,01=390.199,03-TL olarak hesaplandığı görüldüğünden; 403.445,07-TL + 390.199,03-TL = 793.644,10.-TL'nin ortaklığın aktifinde hesaplamaya dahil edildiği ,dosyaya sunulan belgelere göre tarafların yaptığı giderlerin davalı ..... Şti. nin İzmir 13.İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına yapılan 252.016,68-TL lik ödeme ve +207.122,44.-TL Davalı ...…..’in inşaat ile ilgili giderleri olmak üzere 459.139,12.-TL davalı ...…..’in Belgelendirdikleri icra + inşaat Gid. Toplamı, 28.705,22.-TL, Davacı ...’in İnşaat ile ilgili Giderleri +459.139,12.-TL Davalı .....’in Belgelendirdikleri İcra + İnşaat Giderleri Toplamının 487.844,34.-TL tarafların belgelendirdikleri inşaat giderleri toplamı olduğu , taşınmazların toplam değerinden tarafların belgelendirdikleri giderler düşüldükten sonra ortaklığa kalan tutarın 305.799,76 TL olacağı, TBK 622. maddesinde "Ortaklar, niteliği gereği ortaklığa ait olan bütün kazançları aralarında paylaşmakla yükümlüdürler." ve "Kazanç ve zarara katılma" başlıklı 623. maddesinde "Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir. Sözleşmede ortakların kazanç veya zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirleme, diğerindeki payı da ifade eder. Bir ortağın zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılacağına ilişkin anlaşma, ancak katılma payı olarak yalnızca emeğini koymuş olan ortak için geçerlidir." şeklinde düzenlemeler gereği davacının ortaklığa kalan tutar 305.799,76-TL nin yarısını 152.899,88 -TL yi talep edebileceği, davacının talep ettiği 28.705,22 -TL alacağı tasfiye giderleri içinde değerlendirileceğinden, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında bu miktarı talep edemeyeceğinden bu kısmın reddine ilişkin karar usul ve yasaya uygun olmakla, taraflarca bildirilen tüm istinaf taleplerinin HMK 353-1-b-1 maddesi uyarınca reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!