Anahtar kelimeler: Butlanına Nüfusta Batıl Butlanla Ölümle Gözüktüğünü Evliliğin Gözüken Evliliğinin Annesi
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar, bir kısım davalıların annesi ...'nin nüfusta ... ile sonrasında ... ile evliliğinin gözüktüğünü, ... ve ... arasında nüfusta gözüken evliliğin mutlak butlanla batıl olduğunu ve butlanına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılardan ..., muris ...’ın evliliğin butlanına karar verilmeden önce öldüğünü, evlilik ölümle sona erdiğinden butlanına karar verilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 27.01.2021 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı bozma ilamı sonrası davacı vekiline HMK 31. maddesine dayanılarak davanın ... ile ... arasındaki evliliğin butlanı davası ya da mirasçılık belgesinin iptali davası olup olmadığı hususunda yazılı beyanda bulunmak üzere süre verilmiş; bir kısım davacılar vekili 29.09.2022 tarihli beyan dilekçesinde ... ve ...'ın evliliğin butlanı davası olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda; "Muris ...'ın nüfus kayıt örneği incelendiğinde; 12.01.1966 tarihinde ... ile evli iken vefat ettiği, ... ile 1925 tarihinde evlendiği, ...'ın 2004 tarihinde vefat ettiği, ... isimli kimse ile 1922 tarihinde evlendiği, ...'ın 1988 tarihinde vefat ettiği, 7...2 TC nolu bir kısım davalıların müteveffa annesi ... ... ile 1925 tarihinde evlendiği ve ... ... (...)'nın nüfus kayıt örneği incelendiğinde 1987 tarihinde dul olarak vefat ettiği, eşi olarak görülen ... ...'nın 1984 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.
Şüphesiz, eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması TMK 145. Madde uyarınca evliliğin mutlak butlanı sebebi olarak sayılmış, mutlak butlan olan evliliğin batıl olduğu hüküm altına alınmıştır. ... (...)'ın nüfus kayıt örneği incelendiğinde 1925 tarihinde ... ile evli iken aynı zamanda ... ...'nın eşi olarak nüfus kayıt örneğinde yer aldığı anlaşılmıştır. Bir kısım davacılar vekilinin de iddiasına göre ... (...) ile ...'ın boşandığı dönemde taraf beyanlarına göre nüfus hareketlerinin tescil ediliyor olduğu, tarafların boşandıkları ancak bu hususu ihmal suretiyle nüfusa bildirmedikleri iddia edilmiştir. Yargılama sırasında alınan davacı tanığı beyanlarından da ...'nın ... ile evli olduğu veya boşandığı hususları ile alakalı herhangi bir bilgi yer almadığından tanık beyanları hükme esas alınmamıştır. Bu nedenle hali hazırda ...'nın ... ve ... ... ile evli olarak nüfus kayıtlarının tescil edildiği anlaşılmıştır.
TMK 147/3. maddesine göre
:"Evliyken yeniden evlenen bir kimsenin önceki evliliği mutlak butlan kararı verilmeden önce sona ermişse ve ikinci evlenmede diğer eş iyiniyetli ise, bu evlenmenin butlanına karar verilemez." hükmü amirdir. Somut olayda bir kısım davalıların müteveffa annesi ... ... ... her ne kadar nüfus kayıtlarında ... ve ... ... ile evli görünse de bilindiği üzere geçerli bir evlilik ölüm halinde sona erer. Dolayısıyla mevcut olayda ...'ın vefat ettiği 12.01.1966 tarihinde ... ile olan evliliği sona ermiş sayılmaktadır. Bu nedenle 1966 tarihinden itibaren ... ... ile yapmış olduğu evlilik TMK 147/3 gereğince geçerlidir. ... ...'nın iyiniyetli olduğunun aksi bir durum dosyada mevcut değildir. İlk evlilik ölümle son bulmuştur. Bu nedenle TMK 147/3 gereğince açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; muris ...'ın ..., ... ve ... ile evlendiği aile nüfus kayıt tablosundan anlaşılmaktadır. ...'ın ..., ... ve ... ile evlendiği tarihlerin ve bunlar ile olan evliliklerinin sona erme tarihlerinin araştırılarak belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ...'ın ... ile 1922 tarihinde; ... ile 1925 tarihinde evlendiği yine diğer eş ... ile de 1925 tarihinde evlendiği nüfus kayıtlarında belirtildiği halde, ...'ın ... ile olan evliliğinin ilk evlilik olduğu ve ölümle sona erdiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!